Selam dostlar

Evet…

Dostun en acı haliyle yazacağız, kimseye uşaklık etmeden!

AK Parti nasıl bu hale geldi, yazalım… Hakça halkça…

Aslında, biliyorsunuz… Biliyorsunuz da biz yine tarihe not düşelim

Belki akıl devreye girer.

Bakın, bura Şanlıurfa garip guruba yoksul bir memleket….

Bir yani mülteci, bir yanı yokluk, ağa çok, reis çok, müdür çok.

Bu memlekette liyakat yok, icraat yok ve yalakalık hırca.

Sazı eline alan( ben ki gelsin) marşını söylemeye başlar.

Ve Urfa pardon…. Şanlıurfa eski tas eski hamam.

İster kabul edin, ister kabul etmeyin

Türkiye’nin bu yüz yılana damga vurmuş bir AK Parti vardı.

Vardı diyorum… zira yok olmaya doğru gidiyor.

Halen uyanan yok. Tıpkı ANAP dönemi gibi.

Peki, AK Parti niye bu hale geldi.

Yerelden başlayalım. Ey AK Partililer.

Halka rağmen halkı yok saydınız, bilmem nerenin kanunu…

Urfa da uyguladınız…

Urfa en kalabalık en genç nüfusa sahip olmasına rağmen.

İstihdam sağlayamadınız.

Belediye ye alınan işçilerinin tamamı elit tabakadan.

Ağam arabayla işe gelir…!

Kim sever fakir fukarayı, fukarayı.

Ey  kimi AK Partililer….

Evde avrat size yüz vermezken çaycınız bile protokol oldu.

Hiçbir idareci telefona cevap vermez.

Halen öyle…

Deprem oldu, bir yıl bitti gidilmeyen evler var…

Yıkılmaya Mahkûm.

Mazeret hazır( Geldik yoktunuz) yalan beyan, halkı yok sayma anlayışı

Yaratana beş vakit ulaşırsın ….

Şanlıurfa da AK Parti ye ulaşamasın

İl başkanına.

Vekillerine

Müdürlerine

Kimi sayarsan say ulaşmanız zor, nerdeyse imkansız.

Ya toplantıları vardır, ya da bin defe teflonunu çaldırırsın cevap vermezler.

Peki, her seçimde ne deniyor.

(Sizin için.  Bizi seçin halkla beraberiz) Biz kimiz Allah aşkına…

O dediğiniz halk kim, sizin ki mi? Kim? Zira…

Çocuğum yasaklı madde bağımlısı çözüm bulamam.

Çocuğum işsiz, muhatap bulamam.

Evim yıkılmış… İdareci bulamam.

Su pahalı, omuz silkeleyen silkeleyene….

Eletirdik kâbusu tepemde, derman yok.

Her tarafımız icralık, yok mu çözümü, yok dediniz!

Benim mülteci din kardeşlerim her şeyimizi aldı götürdü

Çözüm dinleyen yok.

Ey yerel AK Partililer yürüyüşünüz değişti.

Liderinizin anlayışıyla hareket etmediniz.

Tek derdiniz millete tepeden bakmak.

Benim ki diye diye halkı unuttunuz!

Bir çıkar tatil der.

Biri çıkar şu kadar yol park yaptık der. Yalan dolan!

Bazen de… Ya biri çıkar ya da çıkmaz.

Özel kaleminiz bile kişiye göre görücüye çıkıyordu!

Halen bu yoldasınız.

Halen ukalalık, halen kibir, halen dert dilemeyen anlayış.

Böyle devam ederse… Urfa da bir ANAP filimini izleriz.

Geçmişler olsun. Dost acı söyler.

Sayın şeğ. Ağe…

Yani… Yeni belediye başkanımız M. Kasım Gülpınar.

Maşallah, nur topu gibi, beş dil bilen, dört dönem vekillik yapmış.

Ve Fransa’nın bir nişanını da almış, meslektaşım, yani muhabirlik yapmış…

AK Partinin nerdeyse ikinci adamıyken…

Şansımızın güzelliğine bakın, gelmiş Urfa’mızın belediye başkanı olmuş.

Halkın iradesi bu başımızın üstünde yeri var. Gurur duyuyoruz.

Hoş geldiniz.

Kasım başkanım iki lafımızı da size edelim.

Burası Urfa halkın iradesini gördünüz… Şimdi sizi başköşe oturttular.

Dikkat et.

Sınıf ırk ayrımı yapma… Hepimiz kardeşiz. Kimsenin ekmeği ile oynama.

Elbette ekibini kur… Ama liyakatli ama vatanperver.

Yol yap kaldırım yap… Ama istihdamı unutma.

Halkın önünün de eğil… Hakkın önünde eğildiğin gibi.

Su pahalı… Ödenemiyor dayatma, çözüm sende.

Protokol yapma… Halkı dinle. Dediler değil, gör, araştır.

Ben ki yok! Biz varız, attığın her adım, yüz yılla yayılsın.

Urfa’nın sosyoloji yapısı malum, halden anla.

İş yok, yok aş yok… Sana ulaşmalıyız.

Zira dediklerimiz yapmasan…

Urfa yine eski taş eski hamam. Yerel AK Partiyi örnek al!

Zeynel Abidin iyi bir insan, ama ekibi onu bitirdi?

Demedi deme!

KAYBEDERSİN.

Biz dedik… İsteyen gül atar, isteyen diken saplar gül de bizim diken de.