Yazı Detayı
19 Ocak 2021 - Salı 09:53 Bu yazı 2123 kez okundu
 
URFA’NIN UNUTTUĞU BÜYÜK HATTAT BEHÇET ARABÎ
Mehmet SARMIŞ
mehmetsarmis@gmail.com
 
 

Behçet Arabî, Urfa'nın önemli bir değeri. Hat sanatının Urfa'daki en önemli ismi. 

Son zamanlarda başladığım "Eski Urfa yürüyüşlerim" çerçevesinde Harrankapı Mezarlığında yatan önemli isimlerin kabirlerini ziyaret ederken hedeflerimden biri de Behçet Arabî idi.

Kabrin hali o büyük sanatkâra yakışmıyor. Ortada, öylesine, sıradan… Yazılar silik olduğu için, dikkatli bakmayınca ona ait olduğunu anlamak bile zor. Öyle şatafatlı bir şey olması şart değil, ama en azından ziyaret edenlerin kolayca bulabileceği, etrafı korunaklı, yatan hattat olduğu için üzerinde güzel bir hat örneği olan, bir tarafında yatanın kim olduğunu gösteren bilgilendirici bir levhanın bulunduğu bir kabir olmalı değil mi?

Bu konuyla ilgili olarak hafta sonu sosyal medyada bir paylaşım yaptım. Kısa zamanda yoğun bir ilgi gördü ve arkasından güzel gelişmeler oldu. Urfalı Genç hattat Seyyit İsmail Özbek, "Ben gereğini yapacağım." dedi. "Tarih ve Kültür Şehri Urfa" Grubundan bir arkadaş, grup üyeleri olarak biz yapalım dedi. Derken Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Selami Yıldız, devreye girip "Konuyu Mezarlıklar Müdürümüze ilettim, gereği yapılacak." diye yazdı. Hemen peşinden Mezarlıklar Şube Müdürü Mustafa Özdemir aradı, pazartesi günü mezarlığı ziyaret edeceğini ve ne gerekiyorsa yapılacağını söyledi. Hattat İsmail Özbek ile iletişimlerini sağladım. Behçet Arabî'nin ailesi ile de beraber hareket edecekler. İnşallah ortaya güzel bir şey çıkacak.

Bu arada yine kimsenin pek bilmediği bir bilgi vereyim; Büyük ustanın adı İl milli Eğitim Müdürlüğümüz tarafından 2014 yılında açılan Haliliye İlçesi İpekyol Mahallesindeki bir okula verildi: "Behçet Arabî imam Hatip Ortaokulu".

Bu vesile okul müdürü Ahmet Ergün'ü de arayıp konuştum. Birkaç öğretmenle beraber, okulun adının sahibi Behçet Arabî'nin kabrini ziyaret etmelerinin güzel olacağını söyledim. Okulda onu tanıtan bir köşe oluşturulmasını, eserlerinden örneklerin okulun değişik yerlerine asılmasını önerdim. Zaten varmış, daha da geliştireceklerini söyledi. Memnun kaldı. Okullar yüzyüze eğitime başlayınca onu öğrencilere tanıtmak için çeşitli etkinlikler yapılması, eserlerinden oluşan bir sergi açılması gibi konularda da anlaştık.

Konuyu bazı başka arkadaşların da gündemine taşıdım; onlar da bu konuda değişik faaliyetler yapılabileceğini söylediler.

Bir bilgi daha: A. Cihat Kürkçüoğlu hocamızın onun için hazırlamış olduğu "Urfalı Hattat Behçet Arabî" adlı bir kitap "Şanlıurfa'nın Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 77. Yıldönümüne Armağan" olarak 1997 yılında "Şanlıurfa Belediyesi Kültür ve Eğitim Yayınları" arasında çıkmış.

ŞURKAV (Şanlıurfa İli Kültür Eğitim Sanat ve Araştırma Vakfı) iki defa ödüllü "Behçet Arabî Hat Yarışması" düzenlemiş.

Yine Hararn Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden Doç. Dr. Ömer Sabuncu Hocamız, Behçet Arabî ile ilgili makale ve bildiri hazırlamış. Bundan sonrası için de güzel projeler hazırlama aşamasında olduğunu öğrendim.

Bütün bunlara rağmen, bu süreç bana büyük hattat Behçet Arabî'nin, küçük bir grup dışında Urfalılarca pek tanınmadığını göstermiş oldu.

Behçet Arabî, 1893 yılında Urfa'nın Kalaboynu Mahallesinde doğdu, 1965 yılında vefat etti. Peygamber Efendimizin sancaktarı Ebu Eyyup el-Ensarî'nin soyundan olan ailesi 400 yıl önce Arabistan'dan gelip Urfa'ya yerleşmiş. Soyadı Kanunu çıkınca "Görgün" soyadını alan ailesi "Arâbizâdeler" lakabıyla biliniyor. Kendisi babası Hamid Efendinin tek evladı.

Hat sanatındaki yeteneği küçük yaşta keşfedilmiş. Yetişmesinde en önemli hocası devrinde "Lobud Ahmet" diye meşhur Hattat Ahmet Vefik Efendi olup icazetini de ondan almıştır. İmla hocası ise Abdulvahap Efendidir.

Behçet Efendi 17 yaşında evlendi. 24 yaşında ve üç çocuk sahibi iken Birinci Dünya Savaşı çıkınca askere alındı. 5,5 yıl süren askerliğinin tamamını, "Medine Müdâfii" ve "Çöl Kaplanı" lakapları ile tanınan Fahreddîn Paşa'nın emri altında geçirmiştir. Yazıdaki mahareti dolayısıyla onun tarafından fırka katipliği görevine getirilmiş, bu arada hat çalışmalarına da devam etmiştir.

 Medine'de birçok yere yazmakla beraber en önemlisi Büyük Urfalı Şairimiz Nâbi'nin, "Sakın terk-i edebten kûy-ı mahbub-ı Hüdâdır bu/ Nazargâh-ı ilâhidir makam-ı Mustafadır bu" beyti ile başlayan ünlü kasidesini Peygamber Efendimizin makamına yazmış olmasıdır. (Maalesef sonraki yıllarda Mescid-i Nebevî'deki tadilatlar sırasında bu güzel eser silinmiştir.) Bundan dolayı kendisine hatıra olarak, Ravza-i Mutahhara'da muhafaza edilmekte olan Sakal-ı Şerîf'ten bir örnek hediye edilmiştir.

 Medine'nin teslimi ve ordunun terhisi üzerine memleketine döndükten sonra bu kutsal emâneti Kamberiye Mahallesindeki "Peygamberler Camii (Circis Peygamber Camii)ne hediye etmiş olup o günden beri de orada muhafaza edilmekte ve her yıl Ramazan Ayının Kadir Gecesine denk gelen gününde ziyarete açılmaktadır.

Urfa'ya geldikten sonra bir süre bazı okullarda hüsn-i hat dersleri veren Behçet Arabî, Harf İnkılabından sonra işsiz kalınca Tekel İdâresi'nde memuriyete başladı. Siverek'e tayini çıktıktan bir yıl sonra memuriyetten istifa etti. Geçimini sağlamak için bahçecilik yapmaya başladı. Bu arada klasik müzikle de ilgileniyordu. Sesinin çok güzel olduğu ve çok güzel gazel okuduğu rivayet ediliyor. Fakat esas ağırlığı hat çalışmalarına verdi. Eserlerinin çoğunun 1940'tan sonrasına ait olmasının sebebi budur. 

Büyük sanatçı, aynı zamanda büyük bir tevazu sahibidir. Nitekim kendisine "Bu güzel eserleri nasıl yazıyorsun?" diye sorulduğu zaman, "Ben yazmıyorum, yazdıran yazdırıyor; bu sanat bana Cenab-ı Allah'ın bir lütfudur." diye cevap verirdi.

Yazdığı yüzlerce hat örneği hâlâ Urfa'da başta camiler olmak üzere çok sayıda ev ve dükkânı süslemektedir. Yüzlerce mezar taşında yazıları bulunmaktadır. 

Bazı levhalarını Mareşal Fevzi Çakmak ve Diyanet İşleri Eski Başkanlarından Ahmet Hamdi Akseki'ye göndermiş, onlar tarafından çok beğenilmiş ve kendisine takdir ve teşekkür mektupları gönderilmiştir. 

Bazı eserleri İstanbul'a kadar ulaşmıştır. Ayasofya Camii mihrabının sol tarafında ve Üsküdar'daki Özbekler Tekkesi'nin mihrabında birer levhasının asılı olduğu, Urfalı Hattat Halil Adnan Alpay tarafından tespit edilmiştir.

Bazı yazı ve kompozisyonları da devrin önemli mecmuaları olan Sebilürreşad ve Hilal'de yayınlanmıştır. 1960 yıllarında Hilal takviminde de bazı eserlerine yer verilmiş, bu eserler Türkiye ve bazı İslâm ülkelerinde büyük ilgi görmüştür.

Bugün de eserleri çeşitli yerlerde yayınlanmakta, ancak sahibinin ismi pek ön plana çıkmamaktadır.

Zaten yaşadığı devirde de kıymetinin bilindiği söylenemez.

Cihat Kürkçüoğlu'nun kitabından aldığım şu cümleler bunu yeterince ortaya koymakta değil midir?

"Behçet Arabî, yazmış olduğu nefis bir yazıyı sabahleyin eline alıp bazı tanıdık kişilerin kapısını çalarak bir kaç liraya satar; bazen kırtasiyeye karton karşılığı yok pahasına vermek zorunda kalır, çoğu kez satamadan eve eli boş dönerdi. Yine de Behçet Arabî bu durumdan yılmaz, sürekli yazmaya devam ederdi."

Okuduğum zaman içim acımıştı, "Öyle bir sanatkârın hayatı böyle olmamalıydı." diye düşünmüştüm, hâlâ da öyle düşünüyorum.

 Behçet Efendi'nin bir diğer özelliğinin de, hazır mürekkep kullanmayıp kendi mürekkebini kendisinin üretmesidir. Yine Cihat Hoca'dan nakledeyim: 

"Kendi yaptığı özel mürekkebi hazırlarken zeytinyağı kandilini etrafı kapalı bir sacın altında yakar, bunun saca yapışan islerini kazıyarak toplardı. Sonra bu isleri yakarak kararttığı pirinçle birlikte iyice döver, daha sonra bunları kaysı ağacı sakızıyla uzun müddet karıştırmak suretiyle kaynatır, mürekkebe parlaklık versin diye de bazen bu karışıma kaynama safhasında soğan kabuğu ilave ederdi. Elde ettiği bu mürekkep gayet parlak ve uzun ömürlü olur, su ile dahi çıkmazdı."

Her sanatkâr gibi hattatların da eserlerinde tercih ettikleri, kendilerini diğerlerinden ayıran farklı zevkleri ve özellikleri vardır. Behçet Arabî'nin bu yanını yine Cihat Hoca'nın eserinden okuyalım:

"Behçet Arabî, kûfi hariç, nesih, sülüs, divanî ve rik'â gibi yazı çeşitlerini büyük bir ustalıkla kullanmış, ancak en çok celi sülüs ve celi tâ'lik yazı çeşitlerinde eser vermiştir. 
Özellikle celi sülüs tarzındaki "Aman Yâ Muhammed", "el-izzetü Lillâh" ile yıldız ve tuğra şeklindeki "Kelime-i Tevhid" ve "Vehüve Alâ Külli Şey'in Kadîr" kompozisyonları kendisinin çok beğendiği, sürekli yazdığı özgün istifli yazılarındandır. 

Behçet Arabî, celi sülüs eserlerinin altına celi divanî; celi ta'lik eserlerine de celi ta'lik imza kullanırdı. Eserlerinin altına rik'a ve divanî yazı çeşitleriyle ay, gün ve tarih yazar, eserinin sol tarafına ta'lik yazıyla "Urfa" yazardı."

Böyle büyük bir sanatkârın şimdiye kadar kadir kıymetinin yeterince bilinmemesi ve tanınmaması son derecede üzücü bir durum. Sadece onun için değil, Urfa ve Urfalılar için üzücü, üzücü ve düşündürücü.

İnşallah bundan sonra başta ilgili ve yetkililer olmak üzere resmî ve sivil kesimler, özellikle kültür ve sanatla uğraşanlar, özellikle de hat sanatına gönül verenler, onun fazlasıyla hak ettiği vefayı gösterirler.

 
Etiketler: URFA’NIN, UNUTTUĞU, , BÜYÜK, HATTAT, BEHÇET, ARABÎ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
28 Ekim 2021
OĞLUNUN DİLİNDEN DERVİŞ HOCA - 4
176 Okunma.
27 Ekim 2021
OĞLUNUN DİLİNDEN DERVİŞ HOCA-3
255 Okunma.
26 Ekim 2021
OĞLUNUN DİLİNDEN DERVİŞ HOCA -2
385 Okunma.
25 Ekim 2021
OĞLUNUN DİLİNDEN DERVİŞ HOCA
547 Okunma.
02 Ekim 2021
AYRILMALAR VE KAVUŞMALAR
246 Okunma.
18 Ağustos 2021
UZAK DİYARLARDAN URFA’YA GELENLER
1010 Okunma.
26 Temmuz 2021
KOÇVİRAN'DA TARİHİ DOKU YOK OLMAK İLE KARŞI KARŞIYA
672 Okunma.
15 Temmuz 2021
URFA’NIN ÇOK RENKLİ SİMASI: MUHARREM ÇELİK
555 Okunma.
14 Temmuz 2021
BİR MÜNZEVİ HATTAT: ADNAN HALİL ALPAY-3
479 Okunma.
13 Temmuz 2021
BİR MÜNZEVİ HATTAT: ADNAN HALİL ALPAY-2
459 Okunma.
12 Temmuz 2021
BİR MÜNZEVİ HATTAT: ADNAN HALİL ALPAY-1
488 Okunma.
27 Mayıs 2021
İŞİNE AŞKI KATAN MİMAR: CEVHER İLHAN-4
1563 Okunma.
26 Mayıs 2021
İŞİNE AŞKI KATAN MİMAR: CEVHER İLHAN-3
845 Okunma.
25 Mayıs 2021
İŞİNE AŞKI KATAN MİMAR: CEVHER İLHAN-2
960 Okunma.
24 Mayıs 2021
İŞİNE AŞKI KATAN MİMAR: CEVHER İLHAN-1
932 Okunma.
12 Mart 2021
BİR GAZELİN PEŞİNDEN “VAMIK U AZRA”
3496 Okunma.
10 Şubat 2021
URFA KÜLTÜR VE SANATININ BÜYÜK EMEKTARI: CİHAT KÜRKÇÜOĞLU / İKİNCİ BÖLÜM
1100 Okunma.
09 Şubat 2021
URFA KÜLTÜR VE SANATININ BÜYÜK EMEKTARI: CİHAT KÜRKÇÜOĞLU BİRİNCİ BÖLÜM
773 Okunma.
04 Şubat 2021
URFA HİNDİYYE TEKKESİ-2
1089 Okunma.
03 Şubat 2021
URFA HİNDİYYE TEKKESİ-1
1041 Okunma.
02 Şubat 2021
NE OLACAK BU ESKİ URFA’NIN HALİ?
910 Okunma.
27 Ocak 2021
BİR “YALAVUZ” ŞAİR: BEKİR URFALI -2
1006 Okunma.
26 Ocak 2021
BİR “YALAVUZ” ŞAİR: BEKİR URFALI -1
1004 Okunma.
22 Ocak 2021
İKİ GÜZEL İNSAN, İKİ ÖRNEK ESNAF
1209 Okunma.
14 Ocak 2021
URFA İÇİN BÜYÜK BİR DEĞER: MAHMUT KARAKAŞ
1883 Okunma.
30 Aralık 2020
SORUN BÜYÜK VE DERİNDE
740 Okunma.
17 Aralık 2020
ŞANLIURFA YAZITLARI
1155 Okunma.
28 Kasım 2020
MİSBAH HİCRİ
1001 Okunma.
05 Kasım 2020
ŞAHİN DOĞAN VE İKİ KİTABI
1765 Okunma.
26 Eylül 2020
BİR GÜZEL İNSAN: İBRAHİM TORU
1159 Okunma.
08 Eylül 2020
BİR HAS ŞAİR: SEYYİD AHMET KAYA
1300 Okunma.
06 Şubat 2020
OKUMAK…
1972 Okunma.
17 Ocak 2020
ANSIZIN HAYAT
1164 Okunma.
13 Aralık 2019
SELAHATTİN EYYUBİ GÜLER VE SOĞMATAR KİTABI
1518 Okunma.
10 Aralık 2019
HÜZÜN
1072 Okunma.
22 Kasım 2019
BİR KİBİR, BİR KİBİR
1078 Okunma.
16 Kasım 2019
KADINLARLA İLGİLİ KISA KISA
1045 Okunma.
16 Eylül 2019
BİR ACAYİP GENÇLİK
1485 Okunma.
06 Ağustos 2019
KURTULUŞUN 100. YIL HAZIRLIKLARI
1895 Okunma.
02 Mayıs 2019
“HAKİKATİN İZİNDE” BİR “EZELÎ MAĞLUP” VE BİR “YALNIZ ENTELEKTÜEL”
1997 Okunma.
09 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-6- SON
1955 Okunma.
08 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-5
1552 Okunma.
07 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-4
1581 Okunma.
06 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-3
1572 Okunma.
05 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-2
1676 Okunma.
04 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-1
1958 Okunma.
26 Şubat 2019
YOLCULUK NEREYE?
1330 Okunma.
14 Şubat 2019
İMTİHAN GERÇEĞİ
2826 Okunma.
10 Aralık 2018
MİSBAH HİCRİ VE İKİ KİTABI
3273 Okunma.
01 Kasım 2018
SÖZ OKYANUSUNDA YOLCULUK
2298 Okunma.
08 Ekim 2018
MEHMET KURTOĞLU VE “EZELDEN URFA”
3169 Okunma.
24 Temmuz 2018
GÖBEKLİTEPE ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
7263 Okunma.
17 Temmuz 2018
ÇAPIT TOP
3316 Okunma.
23 Mayıs 2018
EDİRNE’DEN MOSTAR’A KÜLTÜR KERVANI
4482 Okunma.
19 Mart 2018
GAP GÜNDEMİYLE 20 YIL
2881 Okunma.
14 Mayıs 2015
KENAN EVREN ÖLDÜ, ADI YAŞIYOR
2749 Okunma.
05 Mayıs 2015
ÖLÜME ÖVGÜ
2909 Okunma.
28 Nisan 2015
YA BİZDENSİN YA DA…
1152 Okunma.
21 Nisan 2015
YENİ BİR FIRSAT
2770 Okunma.
08 Nisan 2015
DEVLETİN MALI NEDİR?
3200 Okunma.
01 Nisan 2015
GÜZEL ÖRNEKLER DE VAR
2683 Okunma.
26 Mart 2015
BİZ'İ ANLATMAYA DEVAM
2605 Okunma.
20 Mart 2015
YA, ALLAH BAŞARAMADINIZ DERSE…
1128 Okunma.
16 Mart 2015
1915'TEN GÜNÜMÜZE
2572 Okunma.
05 Mart 2015
ÇÖZÜM UMUDU
2559 Okunma.
02 Mart 2015
URFA'NIN BÜYÜK POTANSİYELİ
2847 Okunma.
26 Şubat 2015
MİLLETİN VEKİLİ OLMAK İSTEYENLERE…
1528 Okunma.
23 Şubat 2015
DEĞERLER EĞİTİMİ
2566 Okunma.
18 Şubat 2015
İKİ BABA VE BİZ
2593 Okunma.
10 Şubat 2015
YENİDEN YAZMAK
3265 Okunma.
Haber Yazılımı