Yazı Detayı
10 Nisan 2018 - Salı 10:16 Bu yazı 2278 kez okundu
 
URFA’NIN KURTULUŞ SAVAŞI 11 NİSAN 1920
Emine GÜLLÜOĞLU
eminegulluoglu@gmail.com
 
 

Eskiden kış gecelerinin en zevkli yanı ne diye sorarsanız, o zamanın çocuklarından  hikayelerdi, yanıtını alırsınız. Bu kurtuluş savaşı hikayesi olunca daha da bir güzel oluyordu. Hele onu anlatan kurtuluş savaşını yaşamış biri olunca bu daha da bir anlam kazanıyordu.
 Halam kız Fatma yirmi  yaşlarında Urfa kurtuluş savaşını ve Urfa'nın acı,tatlı bütün yaşadıklarını bu kadim  şehirle  birlikte yaşamış bir kadındı. Ne zaman kurtuluş savaşını hatırlasa göz yaşları sessizce yanaklarını yalayarak aşağılara süzülür dururdu.
 Arpa  unundan  nasıl  ekmek  yapıp    yediklerini     bunları   Fransızlarla    savaş  halinde  olan   çetelere  gizlice   nasıl   gönderdiklerini  anlatırken     gözleri  yaşarırdı. Halam Kız Fatma bunları  anlatırken  nasıl  kötü  günler  yaşadığı  yüz  hatlarındaki  mimiklerinden  belli  oluyordu.  Sanki  hala  o  günleri  yaşıyor  gibiydi.                                                             
 Çift kubbeye ve kalenin arkasına karargah  kuran  çetelere mahalledeki kadınlarla birlikte sabahlara kadar nasıl ekmek yaptıklarını,  kırk  elli  metrelik  kuyulardan  nasıl  su  çektiklerini   bunları    çetelere nasıl götürdüklerini, Fransızların baskın yapacağı haberi duyulunca amcasının herhangi bir baskın halinde evdeki mermileri Fransızların eline geçmektense  kuyuya atın dediği o günlerde mermileri damdan dama atlayarak ta çift kubbeye giderek kalenin arkasında konuklanan çetelere nasıl götürdüğünü  büyük  bir  gururla  anlatır, o  günleri  yeniden  yaşıyormuş  gibi  gözyaşları  dökerdi. Urfa'nın    kurtuluşunda  payı   olan   Amcası Güllü zade    Osman   efendiden  gururla  bahsederdi.           
1- Güllü zade  Osman   efendi.  
2- Belediye   Reisi  Hacı  Mustafa  efendi.
3- Barutçu zade  Hacı  imam   efendi.
4- Molla oğlu  Mahmut  Efendi.
5- Polis  Komiserliğin den   müstafi   Arabizade  Şakir  Efendi.
6- Tüccar   Kamil zade   Hacı Mustafa  Reşit  Efendi. 
7-Esnaftan  Şelli zade   Ali   Efendi.
8- Tüccardan   Nebo  zade  Hacı  İmam Efendi.
9- Eşraftan   Hacı   Bedir ağa zade  Halil  Ağa  
10- Jandarma  Tabur   Mülhakı   İzmirli  Adil  Hulusi  Efendi.
11- Takım  Kumandanlarından  mülazımı evvel  Hüseyin  Pertev  Efendi.
12-  Jandarma  Çavuşu   Sofi  oğlu   Hacı  Mustafa  Çavuş
Güllü zade   Osman   efendi.   Fransızların   Urfa  halkının  toplanmalarını  yasakladığı   bir   dönemde  On  iki   arkadaşıyla   olan  ilk toplantılarını    büyük  bir   cesaret   göstererek   4 eylül  1919 da    kendi   evinde  yapmıştır. Komşusu Ali Şelli aracılığıyla bu kişilere haber göndererek  toplanmalarına vesile olmuştur.  Hacı Mustafa'ya Urfalılar yan gelip yatmaktan başka bir şey yapmıyor diyen bir zatı da davet etmiştir Yatsı  namazından  sonra  oğlu  Müslüm'ü  Hasan   paşa  camisine   gönderir.   Camide  bulunan  mermer  sütünün  yanında  biraz  bekledikten  sonra  caminin  batı  tarafına  geçmesini  orada da  biraz  durduktan  sonra  tekrar  mermer  sütünün  yanına  gelmesini  ve  biraz  durduktan  sonra  eve  dönmesini  söyler .  oğlu  Müslim  kendisine  tembihlenenleri  aynen  uygular  ve  eve  döner. Eve  girer   girmez  arkasından  kapı  çalınır.  Babası  kapıyı  açmasını  söyler  kapıyı  açınca  hiç  tanımadığı  bir  adam  ve  kendisine  doğrultulmuş  bir  silahla  karşılaşır.  Babasının  sesi  onu  kendine  getirir.
"oğlum  misafirimizi   kapıda  bekletme,  içeriye  alsana.
Gelen  kişi  sonradan  öğrendiğine  göre  Ali  Rıza  diye  biridir.  O  gece  kapıyı  çalıp  parola   süngü  diyen  bir gurup  insan Güllüzade  Osman'ın  evinde toplanmış. Urfa'nın  kurtuluşuna   kadar  mücadele  edeceklerine  dair   Kuran-ı  Kerim   üzerine   yemin  etmişler.  On  ikilerin  toplandığı  gece   bir şeyler   olacağını  sezen Kız Fatma  bile   gizlice(bu konuyu romanımda teferruatlıca anlatacağım)  gözcülük  yapmışlar.   Kahveci çırağı olan on bir, on iki  yaşlarında ki Kelle Bakır adlı  çocuk   on ikiler  arasında  kuryelik  yapmış.   çocuk  olduğu  için  kimse  kendisinden    şüphelenmemiş.  On  ikiler  ikinci  toplantılarını   Ömer iye  camisinde ,  üçüncü  toplantılarını da  eski  davar  mezadının  yanındaki  kahvede  yapmışlar.  Değişik  yerlerde  toplanmalarının  amacı  kimsenin  kendilerinden   şüphelenmemesi ve  her  hangi  bir  baskına  maruz  kalmamaları  içindi.  Şehit  kanıyla  sulanan   bu  Vatan  toprağının   altında  yüzlerce  Mehmetçik  yatmaktadır. Atatürk   bu  güzel   cennet  Vatanı  geleceğin  gençlerine  armağan  etmiştir.  Düşmandan   kurtardığımız   bu  Vatan nın     kıymetini  bilin.  Atatürk ün  dediği  gibi. Bundan  sonra   muhafaza   ve  müdaafa  etmek siz  gençlere  düşer   derdi. 
Güllü zade  Osman  efendinin  karne  zamanında  ambar ettiği  bütün  Buğdayını  öğütüp  çuvallarla  halka  dağıttığını  ballandıra,  ballandıra anlatırdı.    Onun üstüne  çıkan  manileri de    büyük  bir zevkle söylerdi.  O   günlerde  Urfa  kan  ağlıyordu.   Müslüman  halk   işgalden  sonra   aç,  işsiz,  perişan  ve  sefil  olmuştu.   Urfalılar   o  güne  kadar  kaybetmiş  oldukları  değerlerini   yavaş,  yavaş  yeniden  kazanmaya  başlamışlardı.   Ama   tutunacak  dalları  kalmamıştı.   Şimdide  yoksulluk başlamış,  geçim  derdine  düşmüşlerdi.  Kimsenin  elinde avucun da  bir  avuç  unları  yoktu ki  ekmek  yapıp   yesinler. Karne  ile  verilen  ekmek  kimseyi  doyurmuyordu.   Karne  senesi  başlamıştı. Kerkes  bir  parça  ekmeği  karneyle  alıyorlardı.
 Urfa nın   ileri   gelenleri  ellerinden   geldiği   kadar   halka  yardım   etmeye   çalışıyorlar    ellerindeki   yiyecekleri  onlarla   paylaşıyorlardı. Hacı  Hamza  efendi   her  sabah  evinde   yaptırdığı  ekmekleri  adamı   İbo yi  safi  eliyle  fakir  halka  dağıttırıyordu. Suruç'taki orduyu dokuz ay besleyen Hacı İbrahim Güllüoğlu  Urfa'ya elli km uzaklıktaki karakaş köyünden develerle getirdiği buğdayı Güllü zade   Osman  efendinin fabrikasında öğüttükten sonra fakirlere dağıtmaya başlamışlardı. ve Urfa'nın diğer ileri gelenleri    kendi  imkanlarıyla  halka  yardım  etmeye  çalışıyordu.   Kurtuluş  savaşından   sağ   kurtulan  Urfa  halkı  bir  lokma  ekmek  için  ölemezdi.  Osman  efendi   buğdaylarını   koyduğu    Ambarların   kapılarını   açtırdı.  ambar    ettiği  buğdayını    kendi    un  fabrikasında  un  haline  getirip  halka  dağıtmaya   başlamış.     
Allaha şükür bizim ekmek sıkıntımız yoktu. Amcam  hasat  zamanı  elde ettiği buğdayını ambarında depolamış ambarın ağzını demir kapılarla kapattıktan sonra  önünü de duvarla ördürmüştü.   
Halk geçim sıkıntısına düşünce ambarın duvarın söktürdükten  sonra  bütün buğdayları  çuvallara doldurduktan sonra ihtivacı olan  Urfa ahalisine dağıtmaya başlamıştı.  Fransızların karargahın da  da geçim sıkıntısı yaşandığı haberleri geliyordu. Güllüzade Osmanının  ambarında buğday olduğu haberini alan Fransız askerleri amcamın ambarının kapsına kilit vurarak onun unu halka dağıtmasına engel olmuşlardı. Amcam gecenin bir yarısı  ambarın kilidini kırmadan kapıları yerinden söktürdükten sonra içerideki bütün buğday çuvalların taşıttıktan sonra  yerlerini hırdavat çuvallarını koyup kapıları da yerlerine taktıktan sonra sessizce oradan uzaklaşmışlar. Bütün buğday çuvalları  bir zamanlar işçilerimizin kullandığı  odaya dolduruldu. Her lazım oldukça kullanılmaya başlandı. Un değirmenlerinde öğütülen unlar  ihtiyaç sahiplerine  dağıtılmaya başlandı.                                                                                                 
Allaha    şükür ekmek ihtiyacımız yoktu. Değirmenlerde gizlice öğütülen unlar gizlice eve  getiriliyordu. Gece yapılan ekmekler sabahleyin erzaklarla birlikte çetelere ulaştırılıyordu. Amcamın ambarın açan Fransız kumandanı sajor orada un yerine hırdavat torbalarını görünce çılgına dönmüş. Kudurmuş kopek gibi sağa sola saldırıp baskınlar yapıyorlardı. Ambara kilit vurması  hiçbir şeyi değiştirmemişti. .   Bu   olay dilden dile yayılmıştı  Urfa  halkının   çok  hoşuna   gitmiş   olmalı ki    ondan    sonra    Güllü zade  Osman  efendinin   üstüne    mani  çıkarmışlardı. Çocukların dilinden  bile bu maniler söylenip duruyordu. 
Fabrikasına  mühür  vurup  gitmişler.  Onlar  gittikten  sonra      Güllü zade  Osman  efendi   kapatılan  fabrikanın   mühür üne  el  vurmamış   ama   fabrikanın   kapısını  yerinden  söktürmüş.  bütün  unlukları  çıkarmış.   Hiç bir  kargaşa ya  meydan  vermeden  unlukların  hepsini  fakir fukaraya  dağıtmış. Çuvalları  teneke  ve  kutularla  doldurmuş.  Kapıyı  yeniden    yerine  taktırmış.  Daha   sonra  fabrikaya  gelen  belediye  yetkilileri   çuvalların   içinde  un   yerine   eski   tenekelerle   karşılaşmışlar.   Fabrikayı  mühürlerken   torbaların  içine  bakmayan  belediye  memurları   bir  şey  ispat   edememişler.   Bu   olay   Urfa  halkının   çok  hoşuna   gitmiş   olmalı ki    ondan    sonra    Güllü zade  Osman  efendinin   üstüne    mani  çıkarmışlar  
                                                             
Hayatları  değil mi  ?
Taşını  saydım yüz yirmi.
Güllüler de bir   gül  var.
Güllüzade Osman değil mi?

Merdiven basamak,  basamak
Çıkma   yukarı   yasak
Güllü   Osman'ı   çağırın
Unluğuna mühür basak

Güllü zade   Osman  efendi     belediyede     sözü     geçen      bir     insandı . Urfa nın  kurtuluşunda   rol  oynayan   büyük  insanlardan  biri idi.   Urfa nın  tanınmış   eşraflarındandır   bileği   ve   yüreği  güçlü   bir  insandı. Çeteler  için  zenginlerden  yiyecek  topluyorlardı.  Çok  zengin  olan  bir  zatın  bir şey  vermek  istemediğini   duyan  Güllü zade  Osman   buna  çok  kızmış   bu  vatan  hepimizin,  hepimiz  gücümüzün   yettiği  kadar  değil. Hatta  gücümüzün  üstünde  yardım  etmeliyiz  demiş.  Ertesi  gün  sabah  damdan  adamlarını    Hasan  efendinin  evine  indirmiş. Kilerinde  bulunan  bir  kazan  yağın  kulpuna  adamlar  sopa  geçirip   kadınların  şaşkın  bakışları  arasında  sırtlarına  alıp kapıdan  çıkmışlar.  Eve  geldiğinde  olanları  duyan  Hasan  efendi  evime  girecek  kadar  cesaretli  olan  bu  kişi  Güllü zade  Osman dan  başkası  değildir.  
Demiş  ve işin  ciddiyetini  anlayıp evinde  bulunan  ne  kadar  erzak  varsa  hepsini  kendi  elleri  ile  Güllü zade   Osman'a  götürmüş  ve  yaptığı   yanlışlıktan  dolayı  affını   rica  etmiş.  Güllü zade  Osman   ve  arkadaşları  Bir  gece   Arabi zade  Reşit  efendi  ve  Urfa'nın  diğer  zenginleri  gibi kendilerine  devamlı  maddi  yardım  sağlayan  Amcazadesi  Hacı   İbrahim  Güllü oğlunun   evine  davetliydiler.   Bütün   arkadaşlar   zamanında  geldiği  halde  Belediye  Reisi   Hacı  Mustafa  gelmemiş  herkes  merak  içinde  onu  bekliyordu.  Nihayet   Hacı  Mustafa  teşrif  etmişti.  Rengi  ben beyaz   olmuştu     çok  üzgün  ve  kederli  bir  hali   vardı.   Arkadaşları   bir şey   olduğunu  anlamışlardı.  
Devamı yarın...

 
Etiketler: URFA’NIN, KURTULUŞ, SAVAŞI, , 11, NİSAN, 1920,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
22 Eylül 2021
TERZİ KIZI
278 Okunma.
16 Eylül 2021
SİGARA=ÖLÜM
215 Okunma.
25 Ağustos 2021
BERDEL
336 Okunma.
30 Kasım 2020
KOMŞULUK HAKKI
1966 Okunma.
13 Ekim 2020
BOŞANMALAR NEDEN ARTTI
5547 Okunma.
15 Şubat 2020
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ
1717 Okunma.
16 Aralık 2019
KADINA ŞİDDETE HAYIR DEMEKLE OLMUYOR
1200 Okunma.
11 Eylül 2019
EVLİLİK NEDİR
8870 Okunma.
13 Mayıs 2019
ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN
1857 Okunma.
12 Aralık 2018
SEN HİÇBİR ŞEY BİLMİYORSUN
3808 Okunma.
01 Aralık 2018
URFA AK PARTİ ADAYI
1862 Okunma.
26 Mayıs 2018
HİÇ BİR GÜÇ TÜRKİYE’Yİ DURDURAMAZ
9022 Okunma.
12 Nisan 2018
URFA’NIN KURTULUŞ SAVAŞI - 3
4638 Okunma.
11 Nisan 2018
URFA’NIN KURTULUŞ SAVAŞI - 2
1916 Okunma.
08 Mart 2018
8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
1994 Okunma.
12 Nisan 2017
11 NİSAN KURTULUŞ HİKAYESİ - 3
4481 Okunma.
11 Nisan 2017
11 NİSAN KURTULUŞ HİKAYESİ - 2
2579 Okunma.
10 Nisan 2017
11 NİSAN KURTULUŞ HİKAYESİ - 1
2469 Okunma.
22 Mart 2017
BU NE ŞİDDET BU CELAL
3135 Okunma.
21 Şubat 2017
REFERANDUMDA EVET Mİ HAYIR MI?
2440 Okunma.
25 Temmuz 2016
BU MİLLET YENİ BİR TARİH YAZMIŞTIR
2931 Okunma.
11 Haziran 2016
HAİN İÇERİDEN OLUNCA KAPI KİLİT TUTMAZMIŞ
2537 Okunma.
25 Mayıs 2016
KÜRT, TÜRK, ARAP HEPİMİZ KARDEŞİZ
4277 Okunma.
20 Mayıs 2016
NASIL BİR GENÇLİK YETİŞİYOR
3699 Okunma.
11 Nisan 2016
11 NİSAN KURTULUŞ SAVAŞI VE KÖRELEN MİLLİ DUYGULARIMIZ
2758 Okunma.
08 Mart 2016
ÖLDÜRÜLEN BİN KADIN VE 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
3341 Okunma.
12 Ekim 2015
DERDİNİZ ÖZGÜRLÜK DEĞİL
2696 Okunma.
15 Haziran 2015
BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN
2991 Okunma.
13 Haziran 2015
SEÇİMİN ARDINDAN
2776 Okunma.
01 Haziran 2015
İSTANBUL DENİNCE AKLA FATİH SULTAN MEHMET GELİR
4030 Okunma.
19 Mayıs 2015
SEÇİM ARENASI RİNG BAŞLADI
2745 Okunma.
07 Mayıs 2015
KENDİ MEMLEKETİMİZDE YABANCI OLDUK
2835 Okunma.
13 Nisan 2015
11 NİSAN KURTULUŞ HİKAYESİ
5032 Okunma.
10 Nisan 2015
KURTULUŞ SAVAŞIMIZIN İKİ KAHRAMAN KADINI
5546 Okunma.
07 Mart 2015
8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
3074 Okunma.
03 Mart 2015
KARACADAĞ’A SAHİP ÇIKMAYANLAR UTANSIN
3065 Okunma.
24 Şubat 2015
AVRUPALILAR KENDİLERİNE OSMANLIYI HATIRLATAN TÜRKLERİ SEVMEZ
4692 Okunma.
20 Ocak 2015
KAZANCI BEDİH EFSANESİ
3859 Okunma.
15 Ocak 2015
KADIN CİNAYETLERİNİN KORKUTUCU BOYUTLARI
3144 Okunma.
07 Ocak 2015
DUYURULUR BELEDİYE’NİN SORUMLULUKLARI VE GÖREVLERİ
2688 Okunma.
02 Aralık 2014
URFA'YI ANLATAN REZİL DİZİLERE KİM DUR DİYECEK
9142 Okunma.
26 Kasım 2014
YÖREMİZDE KADININ HAYATINDA YOK, YOK
2813 Okunma.
17 Haziran 2014
ÖLÜMLERİNİN 6. YILIDA ANNEM VE SERDAR GÜLLÜOĞLU
5885 Okunma.
14 Haziran 2014
BABALAR GÜNÜ
3056 Okunma.
11 Haziran 2014
12 HAZİRAN DÜNYA ÇOCUK GÜNÜ
2957 Okunma.
11 Nisan 2014
URFA KURTULUŞ SAVAŞINDAN KURTULUŞ MÜZESİNE
5285 Okunma.
04 Nisan 2014
URFA YİNE SİYASET DERSİ VERDİ
2950 Okunma.
17 Mart 2014
SİYASET HİÇ BU KADAR KİRLENMEMİŞTİ
3731 Okunma.
08 Mart 2014
8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
2924 Okunma.
Haber Yazılımı