Yazı Detayı
15 Ocak 2016 - Cuma 08:48 Bu yazı 4407 kez okundu
 
TARİHİ AÇIDAN BAĞIMLILIK
Ali TUTLUOĞLU
alitutluoglu_1976@outlook.com
 
 

Geçen gün Yeşilay Derneğinin Şanlıurfa Şubesinin kendi üyeleri ve duyarlı müdavimleri arasında hizmet içi eğitim gibi 15 günde bir mutad olarak yapmaya çalıştığı, "Bağımlılıkla Mücadele"  bilinçlendirme toplantılarından birine katıldım. İlimizin önde gelen ilim adamları ve bu işe duyarlı ağabeyleri davet edip önce onlara güzel bir ikram yaptıktan sonra seminer tarzında, sonrasında foruma dönüştürerek soru cevap tarzında gelişen bu sohbetler oraya gelen insanlara zaman zaman ilginç bilgiler, farklı detaylar aktarıyor.

 İlk sunumu İl Milli Eğitim Müdürlüğü Ar-Ge Bürosunda çalışan Sevgili Hocamız Halil Atlı yapmıştı. Seçtiği konu çok güncel olan "Teknoloji Bağımlılığı"yla ilgiliydi. Günümüz dünyasında genci-yaşlısı herkesi ilgilendiren bu konuda çok şey öğrendim. Bu konuyla ilgili dokümanları Muharrem Çelik Hocamızın sosyal medya hesabında görebilirsiniz. Sonraki haftada ise İl Müftümüz bağımlılığın manevi boyutu hakkında konuştu sohbet tarzında.
  
Bu hafta ise Harran Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Abdullah Ekinci "Tarihi Açıdan Bağımlılık" başlıklı bir sunum yaptı. Bizi tarihin şanlı sayfalarında gezintiye çıkarırken, bağımlılıkla ilgili tarihsel seyir içerisinde nasıl bir gelişme ve dünya coğrafyasında nasıl bir yayılma ve kabul gördüğünü ve özelde de İslam coğrafyasında ve Osmanlı toplumundaki yerini anlattı.

Bağımlılık, başlı başına insanları yönetmenin, sömürmenin, ticari olarak kısa zamanda zengin olmanın, insanları köleleştirmenin hatta doğu toplumlarında üretilmesine rağmen doğu toplumlarını nasıl tahakküm altına alınmasıyla ilgili kısa kısa örnekler sundu. Madde bağımlılığının tarihinin M. Ö Sümerlere dayandığını ve bu işin bazı pratiklerinden bahsetti. İslam pratiğinde Emevi ve Abbasi pratiğiyle birlikte Osmanlı pratiğiyle ilgili okumalarını anlattı. Bizim gözümüzde öyle çok büyüttüğümüz Osmanlı meğerse bu konuda çokta iyi bir sınav vermediğini, örneğin kendi koyduğu yasağı bile kısa zamanda deldiği deyimleştiğini öğrendim.

"Osmanlının yasağı üç gün sürermiş" gibi. Keyif verici maddeler kullanımıyla ilgi tarih okumalarına baktığımızda çokta iyi bir sicilimiz olmadığı ortada, daha düne kadar şehirlerarası otobüslerde fokur fokur sığara içen şoförlerle ve yolcularla beraber seyahat etmiyor muyduk.  Allahtan sığara içmeyen bir iradesi kuvvetli bir lider Türkiye'nin başında da bu konuda bir çok kişiye sigarayı bıraktırdı. Tütün, afyon ve şarabın yasaklanmasıyla ilgi Osmanlı pratiğinde IV. Murat gerçek bir mücadele verir ama hepimizin de bildiği ve fıkralara konu olduğu gibi kendisi de tütün içmekten geri kalmadığı bilinir. İslam halifelerinden de bir çok örnekler vardır açıp bakarsak tarihin şanlı sayfalarına.   

Bu lanetlediğimiz uyuşturucu ve keyif veren maddelerinin eskiden bir veya birkaç ismi var olduğunu bize Hocamız hatırlattığı gibi şimdi iki sayfaya yetmeyecek kadar isimlerinin çoğaldığını dehşetle öğrenmiş oldum. En basiti, dün afyon, esrar, eroin, kokain şimdide bonzai daha bakalım başımıza ne illetler gelecek. Allah çoluk çocuğumuz korusun. Uyuşturucu ve madde bağımlılığıyla ilgili çok çetin bir sınavda olduğumuz malumumuz.

Düşünün bir kere bizim gözümüzde dokunulmazlığı olan Osmanlı Sarayı bu maddeye "Saray Hapı" dediğini, işin merkezi o zamanki bazı kahvehanelerin olduğunu ve bu tür keyif veren maddelerin bir literatürünün olduğunu, işte tiryak-tiryaki-tiryakilik-tiryaki çarşısı gibi edebiyatımıza bile girdiğini, mitolojinin oluştuğunu hatta "mekos"adında bir kadının haşhaşın sembolü olduğunu öğrendim.
 
 Bu madde maalesef bu topraklarda yani Doğu toplumlarında yetiştirildiğini Sümerlerden başlayıp, Mezopotamya, Mısır, Araplar aracılığıyla Avrupa'ya ulaştırıldığı ve böylece dünyaya yayılarak bir dünya problemi olduğunu özellikle İngilizlerin 19. Yüzyılda bu maddeyi ticaret ve zenginlik kaynağı olarak Hindistan'da ekip yetiştirip onları köleleştirme aracı olarak ta kullanmış olduklarını görmüş olduk.

Biz bu lanetlediğimiz maddeyi Avrupalılar özelliklede İngilizler ticaret ve zenginlik kaynağına dönüştürüp kendilerine özgü dille mesela doğu ülkelerinde esrarın, afyonun satıldığı yerlere "Divan" derler. Hindistan'ı sömüren İngiltere hem orada bu maddeyi yetiştirir, hem oradaki halkı uyuşturur, hem de dünya hegomonyasını devam ettirmekte bir araç olarak kullanır ve kullanmaya da devam etmektedir. Maalesef geçmişte "mahassa" adında esrarkeşler mekanlarının olduğunu hatta bazı tekke ve saraylarda kullanıldığı ve masumlaştıracakta başka adlarla isimlendirildiğini; şu isimlere bir bakar mısınız: Zabit duymaz, sarı kız, fino, gonca, antin, kaynar, diş, baba, dalga, haşhaş, dem, karabiber, burun otu vs..! 
 
 Evet üç bin yıllık bir tarihi olan bu maddenin Hasan Sabbah ve Fedailerini okumayan bilmeyen olmadığını biliyoruz "geçmişi bilip, bu günü de bilip geleceğimiz öylece kurgulamazı gerekiyor" dedi Hocamız. Bu maddeyle mücadele çok eski değil; yeni yeni bağımlılık yapan maddelerin zararlarıyla ilgili bilinçli bir şekilde mücadele edildiğini, geç kalınmadığını ve bireysel olarak ta bu işin bire bir markajla yapılacağını toplumdan çok bireyi bilinçlendirmek gerektiğini ifade ederken, çocuklarımız ve gençlerimizi olumlu örneklerle bu tür bağımlılıklara karşı bilinçlendirmekten başka çarede olmadığını söyledi. Kutsadığımız bazı tarihi şahsiyetlerimiz bile bazı maddelere mübtela olmaktan kurtulamadığını yakın tarihimizin fotoğraflarından da görüyoruz. Mustafa Kemal Paşanın elinden sığara, sofrasından likörlerin eksik olmadığını, Yahya Kemal, Nazım Hikmet,  Necip Fazıl'ın iyi bir içici olduğunu ve yakın tarihimizde Mehmet Akif İnan'in iyi bir sığara müptelası olduğunu bilerek çok yakınımızdaki herkesin bu işlere bulaşabileceğini düşünerek uyanık olmamız gerektiği kanaatindeyim. Önce kendimiz bilinçlendirilmeli bu illetlere karşı, sonra ise çocuklarımızı uzak tutmak iyi örnekler, güzel yollar bulmalıyız.
 
 Herkesin mutluluğu aradığı bu geçici dünyada hepimiz nelere müptela değiliz ki, maneviyattan başka sığınağımızın olmadığını bilmemize rağmen kendimizi nelere vurmuyoruz ki. Sığınmak ve kaçmak en kolay olanı aslında; ama direnmek, nefislerimizi terbiye edebilmek ne yüce bir duygu ve değer olduğunu olumlu örneklerle anlatmamız lazım. Şükürler olsun ki bu işe duyarlı insanlarımız çoğalıyor.

Başta Yeşilay Derneğimiz, yerel basınımız, üç merkez İlçe Belediyelerimiz ve Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Başkanı Av. Nihat Çiftçi, Şanlıurfa Valisi Sayın İzzettin Küçük bu konuda hem kendileri "Bağımlılıkla Mücadele" noktasında örnek oluyorlar hem de birlikte bu illetlerle mücadele etme anlamında bütün kurumlarla beraber eşgüdümlü bir çalışmanın içinde olduklarını görüyoruz. Daha güzel yarınlar için, saygı ve selamlarla..!

 
Etiketler: TARİHİ, AÇIDAN, BAĞIMLILIK
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Aralık 2021
NADİRATTAN BİR AD: MİSBAH HİCRİ
353 Okunma.
30 Kasım 2021
URFA’DAN S. AHMET KAYA GEÇTİ
313 Okunma.
20 Kasım 2021
HAK ETTİĞİNİZİ BULURSUNUZ!
285 Okunma.
19 Kasım 2021
DİL ÜZERİNE BİR DENEME
256 Okunma.
17 Kasım 2021
KALBİN KIRIK TARAFI
259 Okunma.
13 Kasım 2021
KAHVENİN SERÜVENİ
276 Okunma.
10 Kasım 2021
KÜLTÜR ve DİL- 2
339 Okunma.
09 Kasım 2021
KÜLTÜR ve DİL- 1
282 Okunma.
05 Kasım 2021
GİTMEK GÜZELDİR ÖTELERE
330 Okunma.
27 Ekim 2021
SEVMEYİ HEP ERTELEDİK BAŞKA ZAMANLARA
388 Okunma.
22 Ekim 2021
ÇOCUK YETİŞTİRMEK BİR SANATTIR
363 Okunma.
29 Eylül 2021
YOKLUĞUN VARLIĞINDA
486 Okunma.
25 Eylül 2021
BİR ÇAĞRIDIR ŞİİR
410 Okunma.
23 Eylül 2021
SENİ DÜŞÜNMEK
447 Okunma.
10 Eylül 2021
YILDIZ YAĞMURU-2
502 Okunma.
09 Eylül 2021
YILDIZ YAĞMURU-1
415 Okunma.
03 Eylül 2021
GİTMESEYDİN EĞER
528 Okunma.
31 Ağustos 2021
BİR SÜRGÜNDÜR YÜREĞİM
527 Okunma.
27 Ağustos 2021
GİDİŞİNLE...
539 Okunma.
20 Ağustos 2021
KIRMIZIDIR AŞKIN RENGİ
565 Okunma.
26 Temmuz 2021
CAFE'NİN HİKÂYESİ
758 Okunma.
20 Mayıs 2021
URFA’YA AĞIT-III.
1105 Okunma.
19 Mayıs 2021
URAFA’YA AĞIT -II-
753 Okunma.
18 Mayıs 2021
URAFA’YA AĞIT -I-
860 Okunma.
17 Mayıs 2021
URFA’YA AĞIT
759 Okunma.
23 Şubat 2021
ÖZGÜR DÜŞÜNCEYİ KAVRAMAK
1557 Okunma.
15 Şubat 2021
SEVGİLİLER GÜNÜNE REDDİYE
954 Okunma.
12 Şubat 2021
SEVMELİYİM
847 Okunma.
28 Aralık 2020
HOŞ BİR SADÂ..!
1416 Okunma.
07 Aralık 2020
MİSBAH HİCRİ HOCAMIZ VEDA ETTİ
1615 Okunma.
02 Aralık 2020
NARIN HİKÂYESİ
1158 Okunma.
13 Kasım 2020
ŞAZELİ ŞEYHİ ALİ DEDE
1311 Okunma.
09 Kasım 2020
GÜL BAHÇESİ
933 Okunma.
10 Eylül 2020
DEDE OSMAN AVNİ HAZRETLERİ
2053 Okunma.
14 Ocak 2020
MAŞALLAH (!) HERKES KARAKÖPRÜLÜ OLDU
1357 Okunma.
25 Eylül 2019
ÇOCUKLAR ÖLDÜ TURNAM SEN ÖLME
1675 Okunma.
13 Eylül 2019
KÜLTÜR DEĞERLERİMİZDEN...
1281 Okunma.
29 Ağustos 2019
YIKILMIŞ BİR MEZARIM Kİ.!
2465 Okunma.
20 Ağustos 2019
KÜLTÜR DİLİ OLARAK TÜRKÇE
1588 Okunma.
03 Ağustos 2019
BİR OKUYUCU MEKTUBU
1305 Okunma.
20 Şubat 2019
MEDENİYETİN ÇILDIRDIĞI AN
1637 Okunma.
11 Şubat 2019
ADALET ÖZGÜRLÜK VE ONUR. HER ŞEY İNSANLIK İÇİN
1963 Okunma.
04 Ocak 2019
URFALI MEHMET AKİF
2377 Okunma.
05 Eylül 2018
ACI HAYAL
3072 Okunma.
30 Ocak 2018
NARIN HİKÂYESİ - 2
7394 Okunma.
29 Ocak 2018
NARIN HİKÂYESİ - 1
5532 Okunma.
23 Ekim 2017
KARAKÖPRÜ'DE ALİ BABA HAYRATI
2571 Okunma.
13 Eylül 2017
BİR ÇAĞDAŞ OZAN'IN CANDAN TANELERİ
2632 Okunma.
20 Haziran 2017
HERKES KARAKÖPRÜLÜ OLDU
3128 Okunma.
27 Mayıs 2017
BÜYÜKŞEHİR’İN KİTAP TANITIM GÜNLERİ
2765 Okunma.
13 Mayıs 2017
BİRAZ DA NOSTALJİ
2673 Okunma.
14 Şubat 2017
SEVGİLİLER GÜNÜNE DAİR..!
3075 Okunma.
07 Ocak 2017
MEHMET AKİF İNAN ve SENDİKACILIK
3514 Okunma.
18 Ağustos 2016
BEN DE SİZİN KADAR BURALIYIM -2
3079 Okunma.
17 Ağustos 2016
BEN DE SİZİN KADAR BURALIYIM -1
2861 Okunma.
23 Haziran 2016
"BU ŞEHRİN GECELERİ"
3272 Okunma.
31 Mayıs 2016
ŞANLIURFA'NIN AK ve karası
2982 Okunma.
25 Nisan 2016
"HAYIRDA YARIŞANLAR OLUN"
2993 Okunma.
16 Nisan 2016
KARAKÖPRÜ’DE ALİ BABA HAYRATI
4393 Okunma.
14 Nisan 2016
GAP KIZ ANADOLU LİSESİ VE AHMET ÖZYAVUZ
3243 Okunma.
13 Şubat 2016
AZİZ VALENTİN GÜNÜ…!?
707 Okunma.
01 Aralık 2015
"M. NİHAT KÜRKÇÜOĞLU FIRÇASINDAN" ŞANLIURFA ALBÜMÜ ÜZERİNE
2857 Okunma.
27 Şubat 2015
YEŞİLAY ve TBM
3556 Okunma.
22 Ağustos 2014
ÖZGÜR DÜŞÜNCEYİ KAVRAMAK
3201 Okunma.
06 Ağustos 2014
HZ. İBRAHİM, DERGÂHTA YAPILAN ZİKİRLER VE İHSAN ÇERMİKLİ
7187 Okunma.
04 Temmuz 2014
ALİ BABA CAMİİ'NDE RAMAZANI YAŞAMAK
3824 Okunma.
21 Haziran 2014
IRMAKLARI KAN AKAN COĞRAFYA
3198 Okunma.
22 Mayıs 2014
URFA’NIN KÜLTÜREL VİZYONU NASIL OLMALI
3918 Okunma.
17 Mayıs 2014
"KÖMÜR KARASIDIR GÖZYAŞI"
3637 Okunma.
09 Mayıs 2014
ŞEHİR VE MEDENİYET
3737 Okunma.
18 Nisan 2014
YENİDEN MERHABA
3759 Okunma.
Haber Yazılımı