Yazı Detayı
02 Şubat 2021 - Salı 10:59 Bu yazı 910 kez okundu
 
NE OLACAK BU ESKİ URFA’NIN HALİ?
Mehmet SARMIŞ
mehmetsarmis@gmail.com
 
 

Son zamanlarda “Eski Urfa”nın mahallelerinde dolaşmaya ve yazmaya başlayınca bir şey dikkatimi çekti; sokaklar çok tenha, hatta bazı yerler bomboş. Merak edip internet üzerinden bir araştırma yaptım. Sur içinde kalan Eyyübiye ilçesine bağlı 14 ve sur dışında kalıp da Eski Urfa’ya dahil etmemiz gereken Haliliye ilçesine bağlı 2 mahallenin nüfuslarını tespit ettim. Aşağıdaki tabloda 2007 ve 2019 yıllarındaki rakamlar görülüyor.

SIRA

İLÇE

MAHALLE

2007 YILI NÜFUSU

2019 YILI NÜFUSU

1

Eyyübiye

Beykapısı

1802

798

2

Eyyübiye

Bıçakçı

1713

806

3

Eyyübiye

Cami-i Kebir

1523

703

4

Eyyübiye

Göl

798

462

5

Eyyübiye

Gümüşkuşak

1332

638

6

Eyyübiye

Hekim Dede

1800

895

7

Eyyübiye

Kadıoğlu

3285

1335

8

Eyyübiye

Kendirci

2301

1486

9

Eyyübiye

Kurtuluş

2847

1559

10

Eyyübiye

Pınarbaşı

644

311

11

Eyyübiye

Tepe

3873

2551

12

Eyyübiye

Türk Meydanı

3276

1879

13

Eyyübiye

Yeni Mahalle

4727

1641

14

Eyyübiye

Yusuf Paşa

2302

1330

15

Haliliye

Atatürk

3736

2235

16

Haliliye

Kamberiye

4409

2028

TOPLAM

40.368

20.657

 

                Görüldüğü gibi 16 mahallenin hepsinin nüfusu giderek azalmış; 2007’de 40 bin olan sayı, 2019’da 20 bine düşmüş. Yani 12 yılda tam yüzde 50 azalmış. Eğer aynı hızla giderse ki öyle görünüyor, bir 12 yıl sonra 10 bine düşecek, sonra da azalmaya devam edecek demektir.

                Gerçekten üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir durum söz konusu.

Şüphesiz bunun sosyal, kültürel, ekonomik çok çeşitli sebepleri var. Oralar yeni hayat anlayışımıza uymuyor. Oralarda yaşamak zor. Öyle sadece hanımlar ve çocuklar değil hepimiz apartman dairelerinin konforuna alıştık. Ayrı odalar, mobilyalar, su, elektrik, internet, araba yolu, ulaşım, güvenlik, komşuluk ilişkileri, çocuklarımızın eğitimi, hatta toplumsal algı, vs vs. Bunlar artık vazgeçemeyeceğimiz hususlar ve bunları o eski mahalle ve sokaklarda bulamayız. Onun için her ne kadar o Eski Urfa’ya özlem duyuyoruz desek de hiç birimiz yeniden oralara dönmeyi düşünmüyoruz.

                Orada kalanlarsa maddi imkânı olmayanlar ve yaşlılar ki, onların da çoğunun hayallerini de yeni mahallelerin apartman dairelerinin süslediğini, onlarında ilk fırsatta oraları terk edeceğini tahmin etmek zor değil.

                Peki, o mahalleler şimdi ne durumda? Yarınlarda ne olacak?

                Hepimiz tarihî dokunun korunması gerektiğine inanıyoruz. Fakat nasıl?

                Birazcık araştırdım, ömrünü başta mimari olmak üzere Urfa’nın kültür hayatı ile ilgili çalışmalara vakfetmiş emektar sanat tarihçisi Cihat Kürkçüoğu Hoca ve Koruma Kurulundan sanat tarihçisi ve yazar Şahin Doğan ile telefon görüşmeleri yaptım. Cihat Hocanın yazdıklarını okudum.

                Edindiğim bilgilere göre birçok kıymetli eser, başta geçmişte görev yapmış olan vali ve belediye başkanlarının resmi binalara yer ve trafiğe yol açma çalışmalarına kurban gitmiş.

1980’li yıllardan başlamak üzere, özellikle başka bazı vali ve belediye başkanlarının duyarlılığı sayesinde bir kısmı da kurtarılmış. Bu zamanda şehrin tarihi dokusunu tespit ve tescil çalışmaları başlatılmış ve değişik kurumlarda görev yapan konuyla ilgili görevlilerden oluşan ekipler yıllarca Eski Urfa’nın yapılarını (cami, han, hamam, ama özellikle ev) tek tek dolaşıp kaydını tutmuş; Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu da bunlardan uygun olanlarını ilgili kanunlar gereği koruma altına almış. Bu evlerde oturan vatandaşlara neler yapıp neler yapamayacaklarına dair açıklamalar yapılmış, aksine davrananlar oldukça da yaptırım uygulanmış.

Bu arada bu evlerden çok büyük, anıt niteliğinde olanların bir kısmı Valilik, Belediye ve sivil kurumlar tarafından kamulaştırılmış, satın alınmış, restore edilmiş ve farklı hizmetlerde kullanılmaya başlanmış. Konukevi dediğimiz yerlerin hepsi bu türden evlerdir.

Bütün bunlar çok güzel. Ancak ya geriye kalan evler? O evlerden oluşan mahalleler? Onlar tabir caizse “kaderine terk edilmiş” durumda.

                Oralarda ikamet edenlerden imkân bulabilenlerin çoğu “Yeni Urfa’ya göç ediyor. Kimi yerini kiraya veriyor, kimi Urfa usulü “oda” olarak kullanıyor. Çarşıya yakın olanlar iş yeri veya depo olarak kullanılıyor. Bir kısmı da yıllardır bomboş duruyor.

Bu arada kaç evde aslına aykırı değişikler yapıldı, bilmiyoruz. Kaçı, hazine aramak için kazıldı, yıkıldı, bilmiyoruz. Kaçının, uyuşturucu bağımlılarının mekânına döndüğünü bilmiyoruz. Buna karşılık boş ve bakımsız kalan evleri kısa zamanda otların kapladığını, bir takım hayvanlara yuva olduğunu ve hızla çürüyüp çöktüğünü biliyoruz. Cihat Hocadan duyduğum Mimar Cevher İlhan’ın şu sözü bu gerçeği çok güzel ifade ediyor: “Urfa Evlerini oluşturan nahit taşları, insan nefesine alışıktır. Evlerde insan nefesi olmayınca taşlarda yosunlaşma, derzlerin arasında otlar çıkmaya başlar. Uzun süre terkedilmiş evlerde bunu gözlemek mümkündür.”

                İşin bir diğer yönü de şu: Maddi durumu iyi olmayıp o evlerin parasına ihtiyacı olanlar var, ama satamıyorlar. Kim, niçin alsın? Yola ve çarşıya yakın olan büyük evler, gerekli restorasyondan sonra “konukevi” ve başka işler için değerlendirilebiliyor, ama çoğunda bu özellikler yok. Ne yapsın o insanlar? Ne kullanabiliyorlar, ne satabiliyorlar, bu yüzden mağdur oluyorlar.

                Peki, devlet bu konuda bir şey yapabilir mi? Madem korumaya aldı, o halde satın alsın, değil mi? O da o kadar kolay değil. Uzun yıllardır niceleri yıkılıp yok edilse bile elde kalanlar o kadar çok ki, devletin bunları satın alması mümkün değil. Alsa, restorasyona bütçe dayanmaz. Onu da yaptı diyelim, ne olacak o evler? Bir kısmını bir takım amaçlar için değerlendirse, bir kısmını bazı STK’lara tahsis etse bile çoğu yine boş kalacak demektir. Boş kalması da kısa zamanda harabeye dönmesi anlamına gelir.

                Ne oluyor peki? Hiçbir şey! Öylece bekleniyor. Ne zamana kadar? Belli değil. Çözüm, çare? O da yok. Bu arada o güzelim evlerin çürüdüğünü, yıkıldığını, bu kadim şehrin tarihî dokusunun bir daha geri gelmemek üzere yok olup gittiğini tahmin etmek zor değil. Sahiplerinin mağduriyeti de giderek artıyor tabii.

                Anlayacağınız, ortada zaman geçtikçe daha da büyüyecek olan çok boyutlu bir sorun var. “Zenginliğimizin sorunumuz olması” gibi garip bir durumla karşı karşıyayız.

                Benim çözüm için somut bir teklifim yok. Durumu yetkililerin ve Urfa’yı dert edinen ilgililerin dikkatine sunmak, zaten bilenlere de hatırlatmak istedim.

                Diyorum ki, valilik, yerel yönetimler ve üniversite tarafından konu masaya yatırılmalı, çalıştaylar düzenlenmeli, dünyadaki örnekler incelenmeli, işin uzmanları ile istişareler yapılmalı ve çok geç olmadan bir çözüm bulunmalı.

                Bu arada başta konuyla ilgili STK’lar olmak üzere duyarlı herkes konuyla ilgili düşünmeli, düşüncesini kamuoyu ile paylaşmalı. Tamamına olmasa bile bir kısmına yönelik projeler geliştirilmeli ve ilgili makamlara sunulmalı.

Bir şey daha, iyi bir tanıtım ve uygulanabilir projeler sunularak başka ülkelerden ve uluslararası kuruluşlardan finansman desteği sağlanamaz mı?

Velhasıl acilen bir şeyler yapılmalı.

Yoksa Eski Urfa boşalıyor, boşalan Urfa da kaybolup gidiyor.

 
Etiketler: NE, OLACAK, BU, ESKİ, URFA’NIN, HALİ?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
28 Ekim 2021
OĞLUNUN DİLİNDEN DERVİŞ HOCA - 4
164 Okunma.
27 Ekim 2021
OĞLUNUN DİLİNDEN DERVİŞ HOCA-3
251 Okunma.
26 Ekim 2021
OĞLUNUN DİLİNDEN DERVİŞ HOCA -2
382 Okunma.
25 Ekim 2021
OĞLUNUN DİLİNDEN DERVİŞ HOCA
546 Okunma.
02 Ekim 2021
AYRILMALAR VE KAVUŞMALAR
246 Okunma.
18 Ağustos 2021
UZAK DİYARLARDAN URFA’YA GELENLER
1010 Okunma.
26 Temmuz 2021
KOÇVİRAN'DA TARİHİ DOKU YOK OLMAK İLE KARŞI KARŞIYA
671 Okunma.
15 Temmuz 2021
URFA’NIN ÇOK RENKLİ SİMASI: MUHARREM ÇELİK
555 Okunma.
14 Temmuz 2021
BİR MÜNZEVİ HATTAT: ADNAN HALİL ALPAY-3
479 Okunma.
13 Temmuz 2021
BİR MÜNZEVİ HATTAT: ADNAN HALİL ALPAY-2
459 Okunma.
12 Temmuz 2021
BİR MÜNZEVİ HATTAT: ADNAN HALİL ALPAY-1
488 Okunma.
27 Mayıs 2021
İŞİNE AŞKI KATAN MİMAR: CEVHER İLHAN-4
1563 Okunma.
26 Mayıs 2021
İŞİNE AŞKI KATAN MİMAR: CEVHER İLHAN-3
844 Okunma.
25 Mayıs 2021
İŞİNE AŞKI KATAN MİMAR: CEVHER İLHAN-2
959 Okunma.
24 Mayıs 2021
İŞİNE AŞKI KATAN MİMAR: CEVHER İLHAN-1
932 Okunma.
12 Mart 2021
BİR GAZELİN PEŞİNDEN “VAMIK U AZRA”
3496 Okunma.
10 Şubat 2021
URFA KÜLTÜR VE SANATININ BÜYÜK EMEKTARI: CİHAT KÜRKÇÜOĞLU / İKİNCİ BÖLÜM
1099 Okunma.
09 Şubat 2021
URFA KÜLTÜR VE SANATININ BÜYÜK EMEKTARI: CİHAT KÜRKÇÜOĞLU BİRİNCİ BÖLÜM
773 Okunma.
04 Şubat 2021
URFA HİNDİYYE TEKKESİ-2
1089 Okunma.
03 Şubat 2021
URFA HİNDİYYE TEKKESİ-1
1040 Okunma.
27 Ocak 2021
BİR “YALAVUZ” ŞAİR: BEKİR URFALI -2
1006 Okunma.
26 Ocak 2021
BİR “YALAVUZ” ŞAİR: BEKİR URFALI -1
1003 Okunma.
22 Ocak 2021
İKİ GÜZEL İNSAN, İKİ ÖRNEK ESNAF
1208 Okunma.
19 Ocak 2021
URFA’NIN UNUTTUĞU BÜYÜK HATTAT BEHÇET ARABÎ
2122 Okunma.
14 Ocak 2021
URFA İÇİN BÜYÜK BİR DEĞER: MAHMUT KARAKAŞ
1882 Okunma.
30 Aralık 2020
SORUN BÜYÜK VE DERİNDE
740 Okunma.
17 Aralık 2020
ŞANLIURFA YAZITLARI
1153 Okunma.
28 Kasım 2020
MİSBAH HİCRİ
1001 Okunma.
05 Kasım 2020
ŞAHİN DOĞAN VE İKİ KİTABI
1765 Okunma.
26 Eylül 2020
BİR GÜZEL İNSAN: İBRAHİM TORU
1159 Okunma.
08 Eylül 2020
BİR HAS ŞAİR: SEYYİD AHMET KAYA
1300 Okunma.
06 Şubat 2020
OKUMAK…
1972 Okunma.
17 Ocak 2020
ANSIZIN HAYAT
1164 Okunma.
13 Aralık 2019
SELAHATTİN EYYUBİ GÜLER VE SOĞMATAR KİTABI
1517 Okunma.
10 Aralık 2019
HÜZÜN
1071 Okunma.
22 Kasım 2019
BİR KİBİR, BİR KİBİR
1077 Okunma.
16 Kasım 2019
KADINLARLA İLGİLİ KISA KISA
1044 Okunma.
16 Eylül 2019
BİR ACAYİP GENÇLİK
1485 Okunma.
06 Ağustos 2019
KURTULUŞUN 100. YIL HAZIRLIKLARI
1895 Okunma.
02 Mayıs 2019
“HAKİKATİN İZİNDE” BİR “EZELÎ MAĞLUP” VE BİR “YALNIZ ENTELEKTÜEL”
1997 Okunma.
09 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-6- SON
1954 Okunma.
08 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-5
1551 Okunma.
07 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-4
1580 Okunma.
06 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-3
1572 Okunma.
05 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-2
1676 Okunma.
04 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-1
1957 Okunma.
26 Şubat 2019
YOLCULUK NEREYE?
1330 Okunma.
14 Şubat 2019
İMTİHAN GERÇEĞİ
2825 Okunma.
10 Aralık 2018
MİSBAH HİCRİ VE İKİ KİTABI
3272 Okunma.
01 Kasım 2018
SÖZ OKYANUSUNDA YOLCULUK
2296 Okunma.
08 Ekim 2018
MEHMET KURTOĞLU VE “EZELDEN URFA”
3168 Okunma.
24 Temmuz 2018
GÖBEKLİTEPE ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
7263 Okunma.
17 Temmuz 2018
ÇAPIT TOP
3316 Okunma.
23 Mayıs 2018
EDİRNE’DEN MOSTAR’A KÜLTÜR KERVANI
4482 Okunma.
19 Mart 2018
GAP GÜNDEMİYLE 20 YIL
2881 Okunma.
14 Mayıs 2015
KENAN EVREN ÖLDÜ, ADI YAŞIYOR
2749 Okunma.
05 Mayıs 2015
ÖLÜME ÖVGÜ
2909 Okunma.
28 Nisan 2015
YA BİZDENSİN YA DA…
1152 Okunma.
21 Nisan 2015
YENİ BİR FIRSAT
2770 Okunma.
08 Nisan 2015
DEVLETİN MALI NEDİR?
3200 Okunma.
01 Nisan 2015
GÜZEL ÖRNEKLER DE VAR
2682 Okunma.
26 Mart 2015
BİZ'İ ANLATMAYA DEVAM
2605 Okunma.
20 Mart 2015
YA, ALLAH BAŞARAMADINIZ DERSE…
1128 Okunma.
16 Mart 2015
1915'TEN GÜNÜMÜZE
2571 Okunma.
05 Mart 2015
ÇÖZÜM UMUDU
2558 Okunma.
02 Mart 2015
URFA'NIN BÜYÜK POTANSİYELİ
2845 Okunma.
26 Şubat 2015
MİLLETİN VEKİLİ OLMAK İSTEYENLERE…
1528 Okunma.
23 Şubat 2015
DEĞERLER EĞİTİMİ
2566 Okunma.
18 Şubat 2015
İKİ BABA VE BİZ
2593 Okunma.
10 Şubat 2015
YENİDEN YAZMAK
3265 Okunma.
Haber Yazılımı