Yazı Detayı
10 Kasım 2021 - Çarşamba 09:50 Bu yazı 340 kez okundu
 
KÜLTÜR ve DİL- 2
Ali TUTLUOĞLU
alitutluoglu_1976@outlook.com
 
 

Dünden devam…

Yerli ahali sömürgecilerin dilini öğrendiği zaman kolaylıkla sömürgecilerin kültürüne adapte olup, kendi kültürlerinden ve milletinden kopuyor, bir nevi onların kölesi olmaya namzet oluyorlardı. Emperyalizmde Fransızlar, İngilizler kadar olmasa da, onlardan geri kalmamışlardı.

 

70 yakın İslam ülkesinin 26'sında Fransızca ya da İngilizce resmidir ya da ikinci derece de resmi dil olarak konuşuluyor. Dil konusundaki bu hassasiyet sömürge devletlerimin karakteristik yapısını ortaya koyuyor. Sömürgeci zihniyete dayalı ülkeler nereyi işgal etmişlerse oraya kendi dillerini de kesinlikle dayatmışlardır. Şimdi bir bakalım; dünya da ana dili Çince olan 982 milyon insan var 1.1 milyon konuşan var. Hintçe 460 milyona 650 milyon konuşan. Arapça 206 milyona 300milyon. Fransızca 79 milyona 370 milyon. İspanyolca 330 milyona 420 milyon. Portekizce 216 milyona 235 milyon. Rusça 165 milyona 275 milyon. Almanca 105 milyona 185 milyon. Japonca 127 milyona 128 milyon. Korece 78 milyon gibi ilk rakamlar anadili olarak konuşanlar ikinci rakamlar ise toplam konuşan sayıdır yani dilin kullanım derecesini gösterir.

 

 Türkçe Ural-Altay Dil Ailesine mensup bir dil. Ural kolunda Macarca, Fince, Estonca, Samoyedçe, Eskimoca 50 milyon, Altay kolunda ise Türkçe, Moğolca, Mançuça, Tunguzca, Japonca, Korece 700 milyon toplamda Ural-Altay koluna mensup dillerin konuşulma sayısı 750 milyon. Türkiye Türkçesi zaten Anadolu coğrafyasında konuşulduğu için 80 milyondur. Emperyalizm nerede güçlüyse o ülkenin dili yaygın bir şekilde kullanılıyor. Bunu reklamlarımıza bakarakta görebilirsiniz.

 

Kullanılan kelimelerin hepsi o ülkenin kültürünü size empoze ediyordur. Şu Hamburger kültüründen tutunda ayakta yeme içme ve müzik anlayışına kadar sizi çevreliyordur. Latince, Roma İmparatorluğu'nun resmi dili olması nedeniyle Akdeniz ve Avrupa'da konuşulan en yaygın dil olarak kabul görmüş ve ölü bir dil olmasına rağmen Fransızca, İspanyolca ve İtalyanca gibi dillerin kökenini oluşturduğu için Avrupa okullarında ve üniversitelerinde öğretilmeye devam ediliyor.

 

Hatta 19. yüzyıla kadar Avrupa'daki bütün üniversitelerdeki derslerin tamamı Latinceydi. Biz ise 100 sene önce atalarımızın konuştuğu dil olan Osmanlıcayı anlayamıyoruz, okuyamıyoruz. Tamamen geçmişinden kopuk bir nesil ve kültürünü okuyamayan, anlayamayan ve sorgulamaktan yoksun bir millet olmuşuz ve gittikçe de kültürel derinliğimizi, zenginliğimizi kaybediyoruz. Mutfağınızda ne kadar malzemeniz varsa, o kadar yemek yapabilirsiniz. Bir milletin kelimeleri de o milletin kültür mutfağında ki malzemeleridir. Kelime hazinesi çok olan bir milletin kültür ürünleri de o nispette çok olacaktır. Dil fakirleştikçe, düşünce de kısırlaşır çünkü. 1890'lar da Redhouse "Türkçe-İngilizce Sözlük"ü hazırlarken Türkçe, yüzyıl önce 200.000 kelime yazılan ve konuşulan bir içeriğe sahipti. Bu dil aşağı-yukarı bu günkü dilden, İngilizceden giren kelimelerde dahil 50.000'e düşmüştür.

 

Şu anda ise Türk Dil kurumunun çıkardığı sözlükteki kelime sayısı ise 28.000'dir. İşte gördüğünüz gibi gittikçe daralan, kısırlaşan, düşünce ve kültür zihin haritamıza vurulan prangaları rakamlarla görmüş oluyorsunuz. Şimdi ise en fazla 150 kelimelik hafızayla düşünen ve konuşan bir gençlik…

 

Ortaçağ Avrupa'sında Latince, hukuk ve edebiyat alanına hâkimken, 16. yüzyılda İspanyolca, 17,18 ve 19. yüzyıllar ise Fransızcanın yaygın olduğu dönemlerdir. Fakat Fransızca da tıpkı Latincenin olduğu gibi diplomasi, eğitim ve saray diliydi. Eğitimli herkes Fransızca konuşurdu ve seyahatlerde bugünün İngilizcesi gibi herkes tarafından konuşulurdu. 18. yüzyılda Fransız dili ve kültürü, Avrupa'nın her yerinde saray, diplomasi ve fikir dili olarak kabul görmüştür. Bunun en önemli sebeplerinden biride Fransız edebiyatının o dönemde doruk noktaya ulaşmasıydı. Öyle bir anlayış oluşmuştu ki Fransız dili ve hayat tarzı medeniyetin ta kendisi olmuştu.

 

Bizim medeniyetimiz o zamanlar ne durumdaymış sizce; duraklama ve gerileme. Kendi kültür kodlarımızdan uzaklaştığımızın işaretleri o dönemde Avrupa'ya gidip eğitim alıp dönen öğrenciler ve diplomatlarımızın Tanzimat Dönemi romanlarındaki öykünmeci durumunu hepimiz biliyoruz. Müslümanlar, Batı medeniyetini şeklen taklit edip, ilmini, tekniğini almayıp kendi kültürel kodlarını koruyamamıştır. Bir kültür taşıyıcısı olarak dilini, kültürünü, medeniyetini yenileyememiş, çağın gerisinde kalmış, gelişen değişen ve kendi modernitesini oluşturan Avrupa'ya karşı ezik durumda kalmıştır. Almanca, 19. yüzyıl ortalarında bilim ve sanat diliyken, kaybettiği I. ve II. Dünya Savaşları ile birlikte bu statüsünü yetirmiş yine de kendi küllerinden tekrar yeşermesini başarmıştır.

 

Çünkü tarih boyunca şu görülmüştür ki emperyalizm hangi ülkede güçlüyse o ülkenin dili de hâkim olmuştur. Ama kendi kültüründen kopmayan ve diline, geçmişine sahip olan milletler ise kapitalizme direnmiştir ve dünya savaşlarında yenilseler bile kendilerini gerçekleştirmişlerdir. En güzel örneği Japonya ve Almanya gibi… Başa dönecek olursak Ortaçağ'da İslamiyet'in yayılması bilimde, sanatta, kültürde ve felsefe de ki büyük etkisiyle beraber Arapça da yaygınlaştı ve İslamiyet'in değerlerini de yaygınlaştırmış oldu. Biz şu an eğer düşünce özgürlüğünden ve özgür düşünceden korkuyorsak; öncelikle bin yıllık taassuplarımızdan kurtulup bize düşünmeyi ve sorgulamayı günah sayan, yasaklayan zihniyetten kurtulmamız olduğunu bilmemiz gerekiyor.

 

Mehmet Akif İnan'ın dediği gibi: Türk toplumunun bütün bunalımlarının temelinde, medeniyet davası yatar. Buna bir çözüm getirilmeden, bu temel konuda aydınlarımız bir ortak bilince varmadan hiçbir şey yapılamaz. Biz Batı Medeniyetinden değil, Türk-İslam medeniyetindeniz. Bütün tarihimiz, sanatımız, kültürümüz, folklorumuz, edebiyatımız, mimarimiz, müziğimiz hatta mutfağımız, zevklerimiz, güzel anlayışımız, geleneklerimiz bu medeniyet içinde şekil almıştır. Akıl bunu inkâr edemez. Bütün bunlar yüzyıllar içerisinde oluşmuş, olgunlaşmıştır. Günlük yaşayışımızdan, sosyal kurumlarımıza kadar her şeyimiz ona uygun bir tarzda düzenlenmedikçe varlığımızı onurlu bir biçimde sürdürmemiz mümkün olamaz.

 

Yakın tarihimiz bunu gösteren örneklerle doludur. Bunun içinde öz değerlerimizi anlayabilmek için dilimizi, kültürümüzü ve sanatımızı hem kendi kaynaklarımızdan öğrenmeli ve gelecek kuşaklara da bunu güzel bir dille dünya dili olabilecek bir Türkçeyle yapabilmeliyiz.    -SON-

 
Etiketler: KÜLTÜR, ve, DİL-, 2,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Aralık 2021
NADİRATTAN BİR AD: MİSBAH HİCRİ
353 Okunma.
30 Kasım 2021
URFA’DAN S. AHMET KAYA GEÇTİ
313 Okunma.
20 Kasım 2021
HAK ETTİĞİNİZİ BULURSUNUZ!
285 Okunma.
19 Kasım 2021
DİL ÜZERİNE BİR DENEME
256 Okunma.
17 Kasım 2021
KALBİN KIRIK TARAFI
259 Okunma.
13 Kasım 2021
KAHVENİN SERÜVENİ
276 Okunma.
09 Kasım 2021
KÜLTÜR ve DİL- 1
282 Okunma.
05 Kasım 2021
GİTMEK GÜZELDİR ÖTELERE
331 Okunma.
27 Ekim 2021
SEVMEYİ HEP ERTELEDİK BAŞKA ZAMANLARA
388 Okunma.
22 Ekim 2021
ÇOCUK YETİŞTİRMEK BİR SANATTIR
363 Okunma.
29 Eylül 2021
YOKLUĞUN VARLIĞINDA
486 Okunma.
25 Eylül 2021
BİR ÇAĞRIDIR ŞİİR
410 Okunma.
23 Eylül 2021
SENİ DÜŞÜNMEK
447 Okunma.
10 Eylül 2021
YILDIZ YAĞMURU-2
502 Okunma.
09 Eylül 2021
YILDIZ YAĞMURU-1
415 Okunma.
03 Eylül 2021
GİTMESEYDİN EĞER
528 Okunma.
31 Ağustos 2021
BİR SÜRGÜNDÜR YÜREĞİM
527 Okunma.
27 Ağustos 2021
GİDİŞİNLE...
539 Okunma.
20 Ağustos 2021
KIRMIZIDIR AŞKIN RENGİ
565 Okunma.
26 Temmuz 2021
CAFE'NİN HİKÂYESİ
758 Okunma.
20 Mayıs 2021
URFA’YA AĞIT-III.
1105 Okunma.
19 Mayıs 2021
URAFA’YA AĞIT -II-
753 Okunma.
18 Mayıs 2021
URAFA’YA AĞIT -I-
860 Okunma.
17 Mayıs 2021
URFA’YA AĞIT
759 Okunma.
23 Şubat 2021
ÖZGÜR DÜŞÜNCEYİ KAVRAMAK
1557 Okunma.
15 Şubat 2021
SEVGİLİLER GÜNÜNE REDDİYE
954 Okunma.
12 Şubat 2021
SEVMELİYİM
847 Okunma.
28 Aralık 2020
HOŞ BİR SADÂ..!
1416 Okunma.
07 Aralık 2020
MİSBAH HİCRİ HOCAMIZ VEDA ETTİ
1615 Okunma.
02 Aralık 2020
NARIN HİKÂYESİ
1158 Okunma.
13 Kasım 2020
ŞAZELİ ŞEYHİ ALİ DEDE
1311 Okunma.
09 Kasım 2020
GÜL BAHÇESİ
933 Okunma.
10 Eylül 2020
DEDE OSMAN AVNİ HAZRETLERİ
2053 Okunma.
14 Ocak 2020
MAŞALLAH (!) HERKES KARAKÖPRÜLÜ OLDU
1357 Okunma.
25 Eylül 2019
ÇOCUKLAR ÖLDÜ TURNAM SEN ÖLME
1675 Okunma.
13 Eylül 2019
KÜLTÜR DEĞERLERİMİZDEN...
1281 Okunma.
29 Ağustos 2019
YIKILMIŞ BİR MEZARIM Kİ.!
2465 Okunma.
20 Ağustos 2019
KÜLTÜR DİLİ OLARAK TÜRKÇE
1588 Okunma.
03 Ağustos 2019
BİR OKUYUCU MEKTUBU
1305 Okunma.
20 Şubat 2019
MEDENİYETİN ÇILDIRDIĞI AN
1637 Okunma.
11 Şubat 2019
ADALET ÖZGÜRLÜK VE ONUR. HER ŞEY İNSANLIK İÇİN
1963 Okunma.
04 Ocak 2019
URFALI MEHMET AKİF
2377 Okunma.
05 Eylül 2018
ACI HAYAL
3072 Okunma.
30 Ocak 2018
NARIN HİKÂYESİ - 2
7394 Okunma.
29 Ocak 2018
NARIN HİKÂYESİ - 1
5532 Okunma.
23 Ekim 2017
KARAKÖPRÜ'DE ALİ BABA HAYRATI
2571 Okunma.
13 Eylül 2017
BİR ÇAĞDAŞ OZAN'IN CANDAN TANELERİ
2632 Okunma.
20 Haziran 2017
HERKES KARAKÖPRÜLÜ OLDU
3128 Okunma.
27 Mayıs 2017
BÜYÜKŞEHİR’İN KİTAP TANITIM GÜNLERİ
2765 Okunma.
13 Mayıs 2017
BİRAZ DA NOSTALJİ
2673 Okunma.
14 Şubat 2017
SEVGİLİLER GÜNÜNE DAİR..!
3075 Okunma.
07 Ocak 2017
MEHMET AKİF İNAN ve SENDİKACILIK
3514 Okunma.
18 Ağustos 2016
BEN DE SİZİN KADAR BURALIYIM -2
3079 Okunma.
17 Ağustos 2016
BEN DE SİZİN KADAR BURALIYIM -1
2861 Okunma.
23 Haziran 2016
"BU ŞEHRİN GECELERİ"
3272 Okunma.
31 Mayıs 2016
ŞANLIURFA'NIN AK ve karası
2982 Okunma.
25 Nisan 2016
"HAYIRDA YARIŞANLAR OLUN"
2993 Okunma.
16 Nisan 2016
KARAKÖPRÜ’DE ALİ BABA HAYRATI
4393 Okunma.
14 Nisan 2016
GAP KIZ ANADOLU LİSESİ VE AHMET ÖZYAVUZ
3243 Okunma.
13 Şubat 2016
AZİZ VALENTİN GÜNÜ…!?
707 Okunma.
15 Ocak 2016
TARİHİ AÇIDAN BAĞIMLILIK
4407 Okunma.
01 Aralık 2015
"M. NİHAT KÜRKÇÜOĞLU FIRÇASINDAN" ŞANLIURFA ALBÜMÜ ÜZERİNE
2857 Okunma.
27 Şubat 2015
YEŞİLAY ve TBM
3556 Okunma.
22 Ağustos 2014
ÖZGÜR DÜŞÜNCEYİ KAVRAMAK
3201 Okunma.
06 Ağustos 2014
HZ. İBRAHİM, DERGÂHTA YAPILAN ZİKİRLER VE İHSAN ÇERMİKLİ
7187 Okunma.
04 Temmuz 2014
ALİ BABA CAMİİ'NDE RAMAZANI YAŞAMAK
3824 Okunma.
21 Haziran 2014
IRMAKLARI KAN AKAN COĞRAFYA
3198 Okunma.
22 Mayıs 2014
URFA’NIN KÜLTÜREL VİZYONU NASIL OLMALI
3919 Okunma.
17 Mayıs 2014
"KÖMÜR KARASIDIR GÖZYAŞI"
3637 Okunma.
09 Mayıs 2014
ŞEHİR VE MEDENİYET
3737 Okunma.
18 Nisan 2014
YENİDEN MERHABA
3759 Okunma.
Haber Yazılımı