Yazı Detayı
26 Temmuz 2021 - Pazartesi 10:11 Bu yazı 588 kez okundu
 
KOÇVİRAN'DA TARİHİ DOKU YOK OLMAK İLE KARŞI KARŞIYA
Mehmet SARMIŞ
mehmetsarmis@gmail.com
 
 

Esas adı Koçviran. Koçören de diyenler var. Ne hikmetse bu güzel ve tarihi isim sonradan "Şahinler" olarak değiştirilmiş. Her zaman her yerde rastladığımız bu gereksiz ve bilinçsiz isim değiştirmeler, tarihi anlamaya ve algılamaya çok büyük zarar veriyor. 

Koçviran, Urfa-Akçakale Yolu üzerinde, hemen şehrin bitiminde.

Adını daha önce duymuş ama görmemiştim. Geçtiğimiz cumartesi günü bir davet üzerine gitmek, gezmek, görmek mümkün oldu.

Daveti yapan Muharrem Çelik'in çocukluğu o köyde geçmiş. Onun rehberliğinde köyün tarihi mekânlarını dolaştık.

Köyün hemen girişinde eski bir mezarlık alanı var. Akkoyunlu dönemine ait olduğu tahmin ediliyor. 2021 Yılında burada incelemeler yapan Sanat Tarihçisi Yrd. Doç. Dr. Cihat Kürkçüoğlu'nun izlenimleri şöyle:

"Mezar şahidelerinden birine işlenmiş 11 kollu bir güneş motifi, birinde ise stilize bir ağaca işlenmiş Kayı damgası dikkati çekmektedir. Koç Heykelleri ise kalker taşından kabaca yontulmuş bir vaziyettedir. Heykeller, bu şekilleri ile Urfa merkez ilçeye bağlı Keçiburcu Köyü Antik mezarlığındakilere büyük ölçüde benzemektedirler.  

Mezarlıkta büyük bir kısmı toprağa gömülmüş iki adet Arapça yazılı mezar şahidesine rastlanılmıştır. Bunlardan biri çok silik ve aşınmış olduğundan okunamamıştır. Birinde ise sadece "La İlahe" yazısı okunabilmiştir."

Cihat Bey, bundan 20 yıl önce, "toprak altında olması muhtemel Akkoyunlulara ait buluntulara zarar vereceğinden dolayı mezarlığa yeni gömülerin yapılmaması, arkeolojik kazılar yapılarak Akkoyunlulara ait bulgu ve belgelere ulaşılması, mezarlığın mutlaka korunma altına alınması gerektiğini" de dile getirmiş.

Öyle de olmuş. O günlerde o alanın etrafı briket ve tel örgülerle çevrilmiş, yeni gömü de yapılmasına da engel olunmuş. Fakat o kadar, başka hiçbir gelişme olmamış. O yüzden 20 yıl sonra biz gittiğimiz zaman, onun söz ettiği bulguların çoğuna rastlayamadık. Ya alınmış, ya çalınmış, ya da tahrip ve yok olmuş. 

Muharrem Hocanın dediğine göre koç başlı bir mezar taşı, bir evin önündeki betonun altına dolgu malzemesi olarak konulmuş. Bazıları, bazı köylüler tarafından evlerine götürülüp süs eşyası olarak sergilenmeye başlanmış.

Köyün geçmişinin Neolotik Döneme kadar gittiği söyleniyor. Eski devirlere ait olduğu anlaşılan kaya oyukları köyün zengin geçmişi hakkında bir fikir veriyor. 

Roma dönemine ait bir tapınak, çok sayıda kaya mezarı ve seramik kalıntıları var. 

O dönemlerden kaldığı tahmin edilen kocaman sarnıçlardan bir tanesi ise bugün fosseptik çukuru olarak kullanılıyor.

Bir evin tabanında bulunan mozaikler, duyulursa evimizi elimizden alırlar denilerek kazma ile yok edilmiş. 

Kayalara oyulan genişçe bir mağara ise bugün ahır olarak kullanılıyor.

Ayrıca, şarap ve zeytinyağı imal edilen kaya oyukları var ki, bu da o zamanlar bölgede üzüm bağlarının ve zeytin ağaçlarının çok olduğunun göstergesidir. Asırlar sonra, şu içinde yaşadığımız 21. Yüzyılın başlarında ise Urfa'nın birçok köyü gibi burası da yeşile hasret.

Bir ucu köyün dışında olan uzun ve birkaç kola ayrılan bir yer altı tüneli var. Bir kol tepelere, bir kol köyün içindeki kuyuya kadar uzanıyor. Hazine ararken bu kuyudan bazı dibek taşları çıkarıldığını duydum. 

Yeni Hayvan Pazarının yerinde Bizans döneminden kalma bir karakol varmış; pazar inşa edilirken ortadan kaldırılmış. Ancak birkaç parça taş kalmış.

İslami dönemle ilgili yukarıda söz ettiğimiz Akkoyunlular dışında Selçuklu, Artuklu ve Osmanlı Dönemine ait izlerden de söz ediliyor.

Kim bilir, üstü bu kadar zengin olan köyün altında daha ne hazineler saklıdır? Hazine demişken, hazineyi sadece altın ve para olarak düşünen bazı kimseler, şimdiye kadar kaçak olarak birçok kazılar yapmışlar ve aradıklarını bulamayınca esas hazine olan tarihi mirası tahrip etmişler.

Köyün geçmişini ve bugününü kıyasladığımız zaman medeniyetin düz bir çizgide sürekli gelişim göstermediğini bir kere daha görüyoruz. O zengin geçmişe karşılık bugünkü durum… Üzülmemek elde değil.

Dikkat çekmek istediğim bir husus daha var: Şu anda köyde yaşayanlar Döger aşiretine mensup ve Kürtçe konuşuyorlar. Ancak bilindiği gibi Dögerler Oğuz boylarından biridir ve Türktür. Köyde yaşayan bugünkü Dögerlerin, tarihteki Oğuzların Döger Boyu ile ilişkisi nedir? 

Bütün bu tarihi mirasın ortaya çıkarılıp korunması, değerlendirilmesi ve bütün bu soruların cevabının bulunması, ancak burada yapılacak kapsamlı kazılardan ve araştırmalardan sonra mümkün olacaktır.

Oysa on yıllardan beri burada hiçbir çalışma yapılmamıştır. Köy, şehre çok yakın olup, TOKİ'nin yaptığı apartmanlar hemen köye giden yolun başlangıcına kadar ulaşmıştır. Hayvan Pazarının çok yakın olması da köy üzerinde baskıya sebep olmaktadır. Bu yüzden 20 yıl önce birkaç haneden oluşan köy, şimdi birkaç katlı betonarme evlerden oluşan kocaman bir mahalleye dönüşmüştür. Bu da demektir ki birçok tarihi eser o evlerin altında kalmış veya inşa sırasında heder olup gitmiştir. Kalanlar da yok olma tehdidi ile karşı karşıyadır.
Yazı bittikten sonra yeniden gözden geçirirken, sanki bütün suç orada yaşayan insanlarınmış gibi bir izlenim oluştuğunu gördüm. Değil. Ben bu gibi konularda zaman zaman eleştirsem de vatandaşları suçlamayı doğru bulmam. Biz onlara ne verdik ki ne bekliyoruz? Esas suç, görevi ve yetkisi olduğu halde oraları zamanında koruma altına almayanların, gerekli çalışmaları yapıp değerlendirmeyenlerin ve o insanlara o eğitimi ve o bilinci vermeyenlerin.

Yetkilileri, daha fazla gecikmeden harekete geçmeye davet ediyorum.

 

 
Etiketler: KOÇVİRAN'DA, TARİHİ, DOKU, YOK, OLMAK, İLE, KARŞI, KARŞIYA,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
18 Ağustos 2021
UZAK DİYARLARDAN URFA’YA GELENLER
836 Okunma.
15 Temmuz 2021
URFA’NIN ÇOK RENKLİ SİMASI: MUHARREM ÇELİK
470 Okunma.
14 Temmuz 2021
BİR MÜNZEVİ HATTAT: ADNAN HALİL ALPAY-3
393 Okunma.
13 Temmuz 2021
BİR MÜNZEVİ HATTAT: ADNAN HALİL ALPAY-2
384 Okunma.
12 Temmuz 2021
BİR MÜNZEVİ HATTAT: ADNAN HALİL ALPAY-1
407 Okunma.
27 Mayıs 2021
İŞİNE AŞKI KATAN MİMAR: CEVHER İLHAN-4
1418 Okunma.
26 Mayıs 2021
İŞİNE AŞKI KATAN MİMAR: CEVHER İLHAN-3
735 Okunma.
25 Mayıs 2021
İŞİNE AŞKI KATAN MİMAR: CEVHER İLHAN-2
701 Okunma.
24 Mayıs 2021
İŞİNE AŞKI KATAN MİMAR: CEVHER İLHAN-1
841 Okunma.
12 Mart 2021
BİR GAZELİN PEŞİNDEN “VAMIK U AZRA”
3381 Okunma.
10 Şubat 2021
URFA KÜLTÜR VE SANATININ BÜYÜK EMEKTARI: CİHAT KÜRKÇÜOĞLU / İKİNCİ BÖLÜM
998 Okunma.
09 Şubat 2021
URFA KÜLTÜR VE SANATININ BÜYÜK EMEKTARI: CİHAT KÜRKÇÜOĞLU BİRİNCİ BÖLÜM
690 Okunma.
04 Şubat 2021
URFA HİNDİYYE TEKKESİ-2
948 Okunma.
03 Şubat 2021
URFA HİNDİYYE TEKKESİ-1
874 Okunma.
02 Şubat 2021
NE OLACAK BU ESKİ URFA’NIN HALİ?
800 Okunma.
27 Ocak 2021
BİR “YALAVUZ” ŞAİR: BEKİR URFALI -2
917 Okunma.
26 Ocak 2021
BİR “YALAVUZ” ŞAİR: BEKİR URFALI -1
903 Okunma.
22 Ocak 2021
İKİ GÜZEL İNSAN, İKİ ÖRNEK ESNAF
1116 Okunma.
19 Ocak 2021
URFA’NIN UNUTTUĞU BÜYÜK HATTAT BEHÇET ARABÎ
1957 Okunma.
14 Ocak 2021
URFA İÇİN BÜYÜK BİR DEĞER: MAHMUT KARAKAŞ
1751 Okunma.
30 Aralık 2020
SORUN BÜYÜK VE DERİNDE
654 Okunma.
28 Aralık 2020
AYRILMALAR VE KAVUŞMALAR
596 Okunma.
17 Aralık 2020
ŞANLIURFA YAZITLARI
1011 Okunma.
28 Kasım 2020
MİSBAH HİCRİ
872 Okunma.
05 Kasım 2020
ŞAHİN DOĞAN VE İKİ KİTABI
1663 Okunma.
26 Eylül 2020
BİR GÜZEL İNSAN: İBRAHİM TORU
1028 Okunma.
08 Eylül 2020
BİR HAS ŞAİR: SEYYİD AHMET KAYA
1205 Okunma.
06 Şubat 2020
OKUMAK…
1855 Okunma.
17 Ocak 2020
ANSIZIN HAYAT
1060 Okunma.
13 Aralık 2019
SELAHATTİN EYYUBİ GÜLER VE SOĞMATAR KİTABI
1424 Okunma.
10 Aralık 2019
HÜZÜN
961 Okunma.
22 Kasım 2019
BİR KİBİR, BİR KİBİR
961 Okunma.
16 Kasım 2019
KADINLARLA İLGİLİ KISA KISA
964 Okunma.
16 Eylül 2019
BİR ACAYİP GENÇLİK
1402 Okunma.
06 Ağustos 2019
KURTULUŞUN 100. YIL HAZIRLIKLARI
1803 Okunma.
02 Mayıs 2019
“HAKİKATİN İZİNDE” BİR “EZELÎ MAĞLUP” VE BİR “YALNIZ ENTELEKTÜEL”
1909 Okunma.
09 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-6- SON
1872 Okunma.
08 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-5
1464 Okunma.
07 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-4
1477 Okunma.
06 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-3
1488 Okunma.
05 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-2
1576 Okunma.
04 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-1
1854 Okunma.
26 Şubat 2019
YOLCULUK NEREYE?
1238 Okunma.
14 Şubat 2019
İMTİHAN GERÇEĞİ
2709 Okunma.
10 Aralık 2018
MİSBAH HİCRİ VE İKİ KİTABI
3181 Okunma.
01 Kasım 2018
SÖZ OKYANUSUNDA YOLCULUK
2212 Okunma.
08 Ekim 2018
MEHMET KURTOĞLU VE “EZELDEN URFA”
3076 Okunma.
24 Temmuz 2018
GÖBEKLİTEPE ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
7183 Okunma.
17 Temmuz 2018
ÇAPIT TOP
3224 Okunma.
23 Mayıs 2018
EDİRNE’DEN MOSTAR’A KÜLTÜR KERVANI
4401 Okunma.
19 Mart 2018
GAP GÜNDEMİYLE 20 YIL
2766 Okunma.
14 Mayıs 2015
KENAN EVREN ÖLDÜ, ADI YAŞIYOR
2670 Okunma.
05 Mayıs 2015
ÖLÜME ÖVGÜ
2803 Okunma.
28 Nisan 2015
YA BİZDENSİN YA DA…
1133 Okunma.
21 Nisan 2015
YENİ BİR FIRSAT
2684 Okunma.
08 Nisan 2015
DEVLETİN MALI NEDİR?
3104 Okunma.
01 Nisan 2015
GÜZEL ÖRNEKLER DE VAR
2592 Okunma.
26 Mart 2015
BİZ'İ ANLATMAYA DEVAM
2530 Okunma.
20 Mart 2015
YA, ALLAH BAŞARAMADINIZ DERSE…
1127 Okunma.
16 Mart 2015
1915'TEN GÜNÜMÜZE
2482 Okunma.
05 Mart 2015
ÇÖZÜM UMUDU
2480 Okunma.
02 Mart 2015
URFA'NIN BÜYÜK POTANSİYELİ
2774 Okunma.
26 Şubat 2015
MİLLETİN VEKİLİ OLMAK İSTEYENLERE…
1525 Okunma.
23 Şubat 2015
DEĞERLER EĞİTİMİ
2493 Okunma.
18 Şubat 2015
İKİ BABA VE BİZ
2517 Okunma.
10 Şubat 2015
YENİDEN YAZMAK
3187 Okunma.
Haber Yazılımı