Yazı Detayı
16 Aralık 2019 - Pazartesi 10:55 Bu yazı 1210 kez okundu
 
KADINA ŞİDDETE HAYIR DEMEKLE OLMUYOR
Emine GÜLLÜOĞLU
eminegulluoglu@gmail.com
 
 

Kadına yönelik şiddete karşı ne kadar dayanışma ve mücadele edin, kendinizi kadın için ne kadar heder edip çalışsanız çalışın kadının hayatında kolay  kolay bir şey değişmiyor.

Yaşanan olumsuzlukların azaldığını veya bittiğini düşündüğünüz an bir olay patlak verip aniden karşınızda bitiveriyor. Kadına ve çocuğa şiddet uygulayanların ve cinsel istismarda bulunanların cezası sorgusuz sualsiz müebbet hapis olmalı. Bu şerefsizleri yargılamaya bile gerek kalmamalı.

Geçenlerde duyduğum bir olay insanı insanlığından utandırıyor. İki bin on sekiz yılında olmamıza rağmen halen çirkin olaylara maruz kalıyoruz. Bazı olayları görmezlikten geliyoruz.  Eskiden kadın cinayetleri Güney doğu Anadolu bölgesinde töre adı altında namus cinayetleri olarak işlenirdi.  Şöyle bir bakıyorum da, eskiden daha çok köy yerlerinde kadının hayatı darmadağınık olurdu. Fiziksel ve psikolojik şiddet görürdü.Bunu yapanlara eh işte cahil, köylü derlerdi.  Günümüzde kadın cinayetleri artık daha çok, İstanbul, İzmir , Bursa … gibi batı bölgelerinde işlenmeye başlandığına göre  etraf okumuş eşeklerle doldu.  Bunların doktoru, askeri, polisi, öğretim görevlisi kısacası  mürekkep yalamış bu insanlar bile rahatlıkla cinayet işleyebiliyor.  Demek ki zihniyet kolay kolay değişmiyor. Tahsil cehaleti alır eşeklik baki kalır deyimi ne kadar doğru berdel desen günümüzde halen var. Kumalık desen  kaçınılmaz bir durum ve kadınların baş belası ve geçmiştekinden daha çok . 

Tahsilli insanlar bile kuma üstüne gitmekten ar etmez oldular. Şehirlerde  18 lik kızlar isteyerek kuma üstüne 2. ve 3. eş olarak gitmekten çekinmez oldular.Bazen duyduklarım karşısında şok oluyorum desem yeridir. Akıl almayacak olaylar karşısında şaşırıp kalıyoruz.  Bir diş doktorunun üç çocuklu  bir beye aşık olup evlenmesine şaşırmamak elde değil. Arkadaş aşık olacağın yeri bileceksin. Yuva dağıtmak,  bir aileyi darmadağın etmek bir ailenin üstüne  kabus gibi çökmek ne insanlığa sığar ne de Allah kabul eder. Şehirlerde  kuma üstüne  gitmek isteyerek olsada. Köylerde  kuma üstüne  ve yaşlı kocaya gitmek  genç kızların korkulu rüyasıdır. Dayak, işkence, psikolojik baskı, işçilik, fabrika gibi çocuk doğurmak, evin geçimine katkıda bulunmak bütün bunlar kadının hayatında olmazsa olmazlardan. Bütün bunlara katlanabilmek için bir insanın taştan demirden yapılmış olması gerekir. Geçen sene  İclal Aydın'ın bir programında konu  berdeldi  Urfa'nın bir ilçesinden giden iki genç yaşadıkları sıkıntıları anlatıyorlardı. Konu Urfa olunca bende dinlemeye başlamıştım. Sonra İclal Aydın Urfalı bazı bürokratların kanalı aradıklarını ve bizleri gericilikle itham ediyorsunuz diyerek rahatsızlıklarını dile getirdiklerini söyledi. 

Şimdi ben bu bürokratlara seslenmek istiyorum. Berdel, kumalık, başlık, kan yerine gitmek, yaşlı kocaya verilmek, ölen kocasının kardeşi ile evlendirilmek ve artı töre cinayetleri bütün  bunlar töre adı altında kadınlara  dayatılmasından rahatsız olmuyorsunuz da bir kanalda konu edilmesi mi sizi rahatsız ediyor.  Bütün bu konular bizim yöremizin değil tüm Türkiye'nin gerçekleri değimli? Bunları inkar edebili rmisiniz.? Batıda metres bizde kuma. Batıda psikolojik rahatsızlığa dayandırılan cinayetler bizde töre adı altında işleniyor. 

Batıda sevgilisi, biz de dostu diyoruz. Birbirinden farkları yok sadece isimleri değişik olan bu sorunlar tüm Türkiye'nin sorunudur ve yılda bir defa  sokaklara düşerek şiddete   hayır demekle olmuyor. Herkes kendi ailesi içinde bu sorunlara çözüm getirse ülkenin sorunu olmaktan çıkar. Töreler  nedense hep kadınlar için var olmuş ve onların hayatını karartmıştır.  
Üç bin yıllık bir geçmişe sahip olan töre ve şiddet günümüzde töre ve kadın cinayetleri adı altında yoğunluk kazanmaktadır. Nedir bu kadınların hayatın karartan, töre ve namus kelimelerinin anlamı. 

Töre kelimesi Türkçeye iki yerden girmiştir.

1- İbraniceden Türkçeye girmiştir. Töre, toru yani Tevrat anlamındadır. Tevrat'ın kelime anlamı yazılı olmayan kanun, kural demektir.

2-Töre eski Moğolistan'dan Türkçemize geçmiş olup anlamı devlet demek ve devletin kanunları olarak kullanılır. Şiddet , töre,kural,namus devlet çalışmaların engellenmesi, zorlama, iktidar,ikinci konum ve baskı yöntemi gibi baskıları bünyesinde toplar.

Namus kelimesi ise  namustan gelmiş olup Arapça ve Farsça'dan dilimize girmiştir. Onlarda eski yunanlılardan almıştır.Namus kelimesi, iktidar, kural, kanun anlamındadır. Namusunda kökü nemadan gelmiştir. Nemada bir erkeğin sahip olduğu otlak alan ve otlak alan üstünde otlayan hayvanlar anlamındadır. 

Hem namus kelimesinin, hem töre kelimesinin kökünde kural, kanun ve sahiplenmek yatmaktadır. Öfke, saldırganlık, ekonomik yetersizlik, bireysel yetersizlik, kıskançlık, kadın ve erkeğin farklı gelişim göstermesi, ailede şiddeti kanıksama, göreneklerin yanlış değerlendirilmesi hak ve özgürlüklerin kısıtlanması şiddetin başlıca nedenleridir.

 Şiddet çeşitli şekillerde ve genellikle kadınlara uygulanmaktadır. 

Bunlar

Fiziksel şiddet: Boğmak, aç bırakmak, vücudunda sigara söndürmek, bıçaklamak, dövmek, öldürmek, taciz, tecavüz…gibi

Cinsel şiddet: taciz, tecavüz olaylar, küçük yaşta evliliğe zorlanmak, kürtaja zorlanmak…gibi 

Psikolojik şiddet: Kadının duygusal psikolojik yapısına yapılan baskı, dikkate almama, küçük düşürme, aşağılama, tehdit etme, tükürmek, başarıyı küçümseme, lakap takma…gibi

Ekonomik şiddet: Ekonominin kontrol aracı olarak kullanılması, ev işçiliğinin tanımlanmaması,kadın emeğinin sömürülmesi, çalışmayı engelleme veya zorla çalıştırmak..gibi şiddetin türleri hep kadınlara uygulanmakta,  kadınlar eskiden töre ve namus adı altında acımasızca  işlenen cinayetlere kurban giderlerdi. 

Genellikle küçük çocukları töre cinayetlerine alet edenler uzun yıllar hapis yatmaktan da bu sayede kurtulmaktadırlar. 

Kadınlara uygulanan bu baskılara bir nebzede olsa engel olabilmek için erkeklere yönelik eğitim ve konferanslar verilmeli, cinsiyet ayrımcılığı konuları ele alınmalı, yönetim ve karar mekanizmasında kadının teşvik edilip desteklenmesi, aile mahkemelerinin artması,  kadının mağduriyetinin önlenmesi ve aileyi koruma yasasının toplumda uygulanır hale getirilmesi ve genellikle erkek toplumunun bilinçlendirilmesi halinde kadına uygulanan şiddet ve baskılar bir nebze de  olsa engellenmiş olur. gün geçmiyor ki bir kadın cinayeti haberi almayalım. 

Töre cinayeti namusa sürülen leke karşısında işlenir. Bu suçlu olsun veya suçsuz olsun fark etmez adı kötüye çıkan kız veya kadın mutlaka töreler gereği öldürülür. Bu suçu iki işi işlese de suçlu çoğu zaman kadın olarak gösterilmiştir. Oysa Allahın verdiği canı Allah'tan başka kimse alamaz. Bir insan öldüren bütün insanlığı öldürmüş gibi olsa da. Kadın cinayetleri hız kazanmış durumda. Daha çok boşanan eşlerde görünen eşinin ayrılmasını hazm edemeyen erkeklerde görülmektedir. Bu durumu engellemek için yukarıda da söylediğim gibi, kadın cinayetleri ve çocuk istismarında bulunanlar sorgusuz sualsiz müebbet hapisle cezalandırılmalı ki bu sorunlar son bulsun.. 
Sevgiyle kalın.

 
Etiketler: KADINA, , ŞİDDETE, , HAYIR, , DEMEKLE, OLMUYOR,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
22 Eylül 2021
TERZİ KIZI
314 Okunma.
16 Eylül 2021
SİGARA=ÖLÜM
233 Okunma.
25 Ağustos 2021
BERDEL
346 Okunma.
30 Kasım 2020
KOMŞULUK HAKKI
1996 Okunma.
13 Ekim 2020
BOŞANMALAR NEDEN ARTTI
5582 Okunma.
15 Şubat 2020
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ
1732 Okunma.
11 Eylül 2019
EVLİLİK NEDİR
8893 Okunma.
13 Mayıs 2019
ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN
1869 Okunma.
12 Aralık 2018
SEN HİÇBİR ŞEY BİLMİYORSUN
3840 Okunma.
01 Aralık 2018
URFA AK PARTİ ADAYI
1873 Okunma.
26 Mayıs 2018
HİÇ BİR GÜÇ TÜRKİYE’Yİ DURDURAMAZ
9034 Okunma.
12 Nisan 2018
URFA’NIN KURTULUŞ SAVAŞI - 3
4651 Okunma.
11 Nisan 2018
URFA’NIN KURTULUŞ SAVAŞI - 2
1934 Okunma.
10 Nisan 2018
URFA’NIN KURTULUŞ SAVAŞI 11 NİSAN 1920
2286 Okunma.
08 Mart 2018
8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
2007 Okunma.
12 Nisan 2017
11 NİSAN KURTULUŞ HİKAYESİ - 3
4498 Okunma.
11 Nisan 2017
11 NİSAN KURTULUŞ HİKAYESİ - 2
2595 Okunma.
10 Nisan 2017
11 NİSAN KURTULUŞ HİKAYESİ - 1
2485 Okunma.
22 Mart 2017
BU NE ŞİDDET BU CELAL
3164 Okunma.
21 Şubat 2017
REFERANDUMDA EVET Mİ HAYIR MI?
2452 Okunma.
25 Temmuz 2016
BU MİLLET YENİ BİR TARİH YAZMIŞTIR
2941 Okunma.
11 Haziran 2016
HAİN İÇERİDEN OLUNCA KAPI KİLİT TUTMAZMIŞ
2548 Okunma.
25 Mayıs 2016
KÜRT, TÜRK, ARAP HEPİMİZ KARDEŞİZ
4295 Okunma.
20 Mayıs 2016
NASIL BİR GENÇLİK YETİŞİYOR
3708 Okunma.
11 Nisan 2016
11 NİSAN KURTULUŞ SAVAŞI VE KÖRELEN MİLLİ DUYGULARIMIZ
2770 Okunma.
08 Mart 2016
ÖLDÜRÜLEN BİN KADIN VE 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
3354 Okunma.
12 Ekim 2015
DERDİNİZ ÖZGÜRLÜK DEĞİL
2707 Okunma.
15 Haziran 2015
BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN
3005 Okunma.
13 Haziran 2015
SEÇİMİN ARDINDAN
2798 Okunma.
01 Haziran 2015
İSTANBUL DENİNCE AKLA FATİH SULTAN MEHMET GELİR
4048 Okunma.
19 Mayıs 2015
SEÇİM ARENASI RİNG BAŞLADI
2762 Okunma.
07 Mayıs 2015
KENDİ MEMLEKETİMİZDE YABANCI OLDUK
2848 Okunma.
13 Nisan 2015
11 NİSAN KURTULUŞ HİKAYESİ
5044 Okunma.
10 Nisan 2015
KURTULUŞ SAVAŞIMIZIN İKİ KAHRAMAN KADINI
5557 Okunma.
07 Mart 2015
8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
3086 Okunma.
03 Mart 2015
KARACADAĞ’A SAHİP ÇIKMAYANLAR UTANSIN
3081 Okunma.
24 Şubat 2015
AVRUPALILAR KENDİLERİNE OSMANLIYI HATIRLATAN TÜRKLERİ SEVMEZ
4713 Okunma.
20 Ocak 2015
KAZANCI BEDİH EFSANESİ
3873 Okunma.
15 Ocak 2015
KADIN CİNAYETLERİNİN KORKUTUCU BOYUTLARI
3152 Okunma.
07 Ocak 2015
DUYURULUR BELEDİYE’NİN SORUMLULUKLARI VE GÖREVLERİ
2699 Okunma.
02 Aralık 2014
URFA'YI ANLATAN REZİL DİZİLERE KİM DUR DİYECEK
9160 Okunma.
26 Kasım 2014
YÖREMİZDE KADININ HAYATINDA YOK, YOK
2824 Okunma.
17 Haziran 2014
ÖLÜMLERİNİN 6. YILIDA ANNEM VE SERDAR GÜLLÜOĞLU
5898 Okunma.
14 Haziran 2014
BABALAR GÜNÜ
3068 Okunma.
11 Haziran 2014
12 HAZİRAN DÜNYA ÇOCUK GÜNÜ
2967 Okunma.
11 Nisan 2014
URFA KURTULUŞ SAVAŞINDAN KURTULUŞ MÜZESİNE
5299 Okunma.
04 Nisan 2014
URFA YİNE SİYASET DERSİ VERDİ
2970 Okunma.
17 Mart 2014
SİYASET HİÇ BU KADAR KİRLENMEMİŞTİ
3746 Okunma.
08 Mart 2014
8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
2934 Okunma.
Haber Yazılımı