Yazı Detayı
26 Mayıs 2021 - Çarşamba 08:51 Bu yazı 845 kez okundu
 
İŞİNE AŞKI KATAN MİMAR: CEVHER İLHAN-3
Mehmet SARMIŞ
mehmetsarmis@gmail.com
 
 
ÇEKÜL (Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı) Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen ile yakın dost olup Urfa'daki birçok projede beraber çalışmışlardır. Onunla beraber "Tarihi Kentler Birliği" toplantılarına katılmıştır.
 
O, sıradan mimarlar gibi sadece masa başında ve sadece çizimle uğraşmamış, sahaya inmiş, projesini yürüttüğü işlerle bizzat ve çok yakından ilgilenmiştir. Açmış olduğu taş işleme kurslarında bizzat kendisi de ders vermiş, taş ve tuğla ile kubbe örme, kemer çatma gibi teknikleri kendisi öğretmiştir. Taşçı ustaları ile yakından ilgilenmiş, taşın tozun içine girip beraber çalışmış, çizdiği motiflerin taşa işlenmesine nezaret etmiş, yardımcı olmuş, her fırsatta bilgi ve tecrübesini onlara aktarmıştır.
 
Ona göre yapıların da ruhu vardır ve bu ruh yapılara insanlardan geçer. Konuyla ilgili olarak kendisiyle yapılan bir röportajda şöyle bir hatırasını anlatmaktadır: 
 
"Vali Ziyaeddin Akbulut benden bir ricada bulundu; Viranşehir'e bağlı Eyüp Nebi Beldesine gidip, Belediye Başkanı ve Kaymakamla görüşerek alanda inceleme yapmamı ve yapılacak işlerin tespitini istedi. Kaymakam bey ile beraber beldeye gitmek üzere yola çıktık. Yolda kendisine buraya yapılacak türbe ve müştemilatının beton ve briket değil de Urfa taşı ile yapılması gerektiğini söyledim. Bunun üzerine benden Urfa taşının özelliklerini sordu. Ben de "Urfa taşı canlıdır, nefes alır verir, terler, asildir, bir şey kabul etmez." dedim. Beni hayretle dinledi. Aradan birkaç ay geçtikten sonra tekrar bir araya geldiğimizde, "Ya ben bu taş olayını çevremde anlattım. Bir taş canlı olabilir mi? Nefes alıp verebilir mi? Böyle bir şey mümkün olabilir mi?" diye hayret ettiğini söyledi. Ben de; "Sanma ki o taştır. Atomlardan meydana gelir, artı eksi kutbu vardır, hareket halindedir, eğer bu hareket hâli son bulursa dünya tuzla buz olur" dedim. Kaymakam bey de "Kusura bakma, biz bu açıdan bakmamıştık ve bunları bilmiyorduk" dedi. Tabiattaki bütün varlıklar canlı haldedir ve Cenab-ı Hakk'ı zikreder. Bu manada da baktığınız zaman taşın da ruhu vardır, ağacın da ruhu vardır. Ki bu şekilde bakmak gerekir."  
 
Urfa'nın tarihi doku ve mimari açıdan ne kadar önemli bir yer olduğunu en iyi bilenlerden biri de Cevher İlhan'dır. Ancak her duyarlı Urfalı gibi kıymetinin yeterince bilinmediğinin de farkındadır ve bundan dolayı dertlidir. Çeşitli sebeplerle tarihi mekanları yıkan ve buralarda yapılaşmaya müsaade eden idarecilere kızgındır. Ancak özellikle Göbeklitepe'nin keşfinden sonra Urfa'da bu konuda bir bilinçlenmenin olduğunu da ifade etmektedir.
 
Fakat genel mimari açıdan Urfa'nın mevcut durumundan son derecede rahatsızdır. Topografik özellikleri göz önüne alınmadan yapılan şehircilik uygulamalarının şehrin tıkanmasına sebep olduğuna inanmaktadır. Adı geçen röportajda "Bu duruma baktığınız zaman neler hissediyorsunuz?" şeklindeki soruya verdiği şu cevap oldukça çarpıcı: "Bunun için mimar olmaya gerek yok. Çıkın Top Dağı'na, bu şehrin haline bakın, içiniz kararır. Başka bir şey söylemeye lüzum var mı?"
 
Ona göre tarihi Urfa evlerinin korunması için içinde yaşanılması lazımdır. Aksi takdirde kısa zamanda harabeye dönüşür: 
 
"Urfa Evlerini oluşturan nehit taşları, insan nefesine alışıktır. Evlerde insan nefesi olmayınca taşlar yosunlaşmaya, derzlerin arasında otlar çıkmaya başlar. Uzun süre terkedilmiş evlerde bunu gözlemek mümkündür."
 
Ancak o da benim gibi Urfalı'nın bu şartlarda yeniden Eski Urfa'ya dönmeyeceğini kabul etmektedir. Çözüm olarak önce tarihi dokuya zarar vermeden çağın imkânlarını buralara nakletmenin şart olduğunu; ondan sonra isteyenlerin ev olarak kullanabileceğini, ama daha çok konukevi, otel, iş yeri, devlet dairesi, kurs vb amaçlı olarak değerlendirmek gerektiğini söylemektedir.
 
Cevher İlhan'ın Urfa'da yapmış olduğu projelerin bir kısmı şunlardır:
 
Ulu Caminin avlusundaki, Yusuf Paşa Camiinin karşısındaki (ŞURKAV'ın kullandığı Buluntu Hocanın evinin önü), Kara Meydanı'ndaki, Kelleci Çayı'nın üzerindeki ve Dabakhane Camiinin güneyindeki şadırvanlar.
Samsat Meydanı'ndaki abide. (Daha önce belediye binasının önünde olup bölgedeki yol çalışmaları sırasında yıkılmış olan bu eseri eski bir fotoğrafına bakarak çizmiştir.)
 
Bediüzzaman Mezarlığının doğu ve kuzey girişlerindeki kemerli kapılar.
 
Harran Üniversitesi Osman Bey Kampüsünün giriş kapısı. Bu eserinde, üniversitenin adını aldığı tarihi Harran şehrini sembolize edecek şekilde, konik kubbeli Harran evlerini, Harran Ulu Camii minaresini ve büyük kemerini birleştirmiştir.
 
Urfa surları ve surlar arasındaki tarihi kapıların canlandırılmasının da mümkün ama çok büyük bir iş olduğunu, maliyetinin çok büyük olduğunu söylüyor. Bu arada bu kapılardan Samsat Kapısı ve Bey Kapısı'nın projelerini çizmiş ve bu projeler kabul edilip onaylanmış, uygulanmayı bekliyormuş. 
 
Cevher Bey, eserlerinin hiçbirinin üzerine ismini yazdırmamış. Sebebini sorduğum zaman, tasavvufi anlayışı gereği olduğunu söyledi. Evet, onun bir de tasavvufi yönü vardır.
 
Zaten Urfa'nın en bilinen şeyh ailelerinden birine mensuptur. Fakat kendisinin yolu zaman içinde, Malatya ve Yozgat'ta metfun başka zatların yolları ile kesişiyor. Malatya'da Şeyh Ali Kara (1900-1971) ve onun Yozgat'taki şeyhi Osman Nuri Bağdadî (1881-1944).
 
Önce bir arkadaşının teklifi üzerine Malatya'daki Şeyh Ali Efendi Külliyesi için bir proje hazırlıyor. Mescidi, türbesi, çeşmesi, şadırvanı, saat kulesi bulunan bu büyük külliye için hazırladığı proje kabul görünce artık sık sık ve uzun süreli olarak Malatya'ya gitmeye başlıyor. Külliyenin bütün çizimleri kendisine ait olup, Selçuklu, Osmanlı, İslam, Hint, Barok mimarilerinin özelliklerini sentezleyen, oranın manevi atmosferine mahsus pek çok detayın da bulunduğu kendine has bir mimari tarz geliştirmiştir. Bazı bölümleri mermer de olmakla beraber ağırlıklı olarak Urfa taşındandır, inşasında Urfalı ve Mardinli taş ustaları da çalışmaktadır.
 
Daha sonra aynı anlayışla Yozgat'ta Osman Nuri Bağdadî Külliyesinin çizimlerini yapmış ve inşasına nezaret etmiştir.
 
Malatya ve Yozgat dışında Sivas, Mardin, Adıyaman gibi şehirlerde de çeşitli eserlere imza atmıştır.
 
"Taştan Gelen Medeniyet", İshak Polat-Seyfullah Polat, GAP Gündemi Gazetesi, 21.04.2021.
 
Etiketler: İŞİNE, AŞKI, KATAN, MİMAR:, CEVHER, İLHAN-3,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
28 Ekim 2021
OĞLUNUN DİLİNDEN DERVİŞ HOCA - 4
175 Okunma.
27 Ekim 2021
OĞLUNUN DİLİNDEN DERVİŞ HOCA-3
255 Okunma.
26 Ekim 2021
OĞLUNUN DİLİNDEN DERVİŞ HOCA -2
384 Okunma.
25 Ekim 2021
OĞLUNUN DİLİNDEN DERVİŞ HOCA
547 Okunma.
02 Ekim 2021
AYRILMALAR VE KAVUŞMALAR
246 Okunma.
18 Ağustos 2021
UZAK DİYARLARDAN URFA’YA GELENLER
1010 Okunma.
26 Temmuz 2021
KOÇVİRAN'DA TARİHİ DOKU YOK OLMAK İLE KARŞI KARŞIYA
672 Okunma.
15 Temmuz 2021
URFA’NIN ÇOK RENKLİ SİMASI: MUHARREM ÇELİK
555 Okunma.
14 Temmuz 2021
BİR MÜNZEVİ HATTAT: ADNAN HALİL ALPAY-3
479 Okunma.
13 Temmuz 2021
BİR MÜNZEVİ HATTAT: ADNAN HALİL ALPAY-2
459 Okunma.
12 Temmuz 2021
BİR MÜNZEVİ HATTAT: ADNAN HALİL ALPAY-1
488 Okunma.
27 Mayıs 2021
İŞİNE AŞKI KATAN MİMAR: CEVHER İLHAN-4
1563 Okunma.
25 Mayıs 2021
İŞİNE AŞKI KATAN MİMAR: CEVHER İLHAN-2
960 Okunma.
24 Mayıs 2021
İŞİNE AŞKI KATAN MİMAR: CEVHER İLHAN-1
932 Okunma.
12 Mart 2021
BİR GAZELİN PEŞİNDEN “VAMIK U AZRA”
3496 Okunma.
10 Şubat 2021
URFA KÜLTÜR VE SANATININ BÜYÜK EMEKTARI: CİHAT KÜRKÇÜOĞLU / İKİNCİ BÖLÜM
1100 Okunma.
09 Şubat 2021
URFA KÜLTÜR VE SANATININ BÜYÜK EMEKTARI: CİHAT KÜRKÇÜOĞLU BİRİNCİ BÖLÜM
773 Okunma.
04 Şubat 2021
URFA HİNDİYYE TEKKESİ-2
1089 Okunma.
03 Şubat 2021
URFA HİNDİYYE TEKKESİ-1
1041 Okunma.
02 Şubat 2021
NE OLACAK BU ESKİ URFA’NIN HALİ?
910 Okunma.
27 Ocak 2021
BİR “YALAVUZ” ŞAİR: BEKİR URFALI -2
1006 Okunma.
26 Ocak 2021
BİR “YALAVUZ” ŞAİR: BEKİR URFALI -1
1004 Okunma.
22 Ocak 2021
İKİ GÜZEL İNSAN, İKİ ÖRNEK ESNAF
1209 Okunma.
19 Ocak 2021
URFA’NIN UNUTTUĞU BÜYÜK HATTAT BEHÇET ARABÎ
2122 Okunma.
14 Ocak 2021
URFA İÇİN BÜYÜK BİR DEĞER: MAHMUT KARAKAŞ
1882 Okunma.
30 Aralık 2020
SORUN BÜYÜK VE DERİNDE
740 Okunma.
17 Aralık 2020
ŞANLIURFA YAZITLARI
1155 Okunma.
28 Kasım 2020
MİSBAH HİCRİ
1001 Okunma.
05 Kasım 2020
ŞAHİN DOĞAN VE İKİ KİTABI
1765 Okunma.
26 Eylül 2020
BİR GÜZEL İNSAN: İBRAHİM TORU
1159 Okunma.
08 Eylül 2020
BİR HAS ŞAİR: SEYYİD AHMET KAYA
1300 Okunma.
06 Şubat 2020
OKUMAK…
1972 Okunma.
17 Ocak 2020
ANSIZIN HAYAT
1164 Okunma.
13 Aralık 2019
SELAHATTİN EYYUBİ GÜLER VE SOĞMATAR KİTABI
1518 Okunma.
10 Aralık 2019
HÜZÜN
1072 Okunma.
22 Kasım 2019
BİR KİBİR, BİR KİBİR
1078 Okunma.
16 Kasım 2019
KADINLARLA İLGİLİ KISA KISA
1044 Okunma.
16 Eylül 2019
BİR ACAYİP GENÇLİK
1485 Okunma.
06 Ağustos 2019
KURTULUŞUN 100. YIL HAZIRLIKLARI
1895 Okunma.
02 Mayıs 2019
“HAKİKATİN İZİNDE” BİR “EZELÎ MAĞLUP” VE BİR “YALNIZ ENTELEKTÜEL”
1997 Okunma.
09 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-6- SON
1955 Okunma.
08 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-5
1552 Okunma.
07 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-4
1581 Okunma.
06 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-3
1572 Okunma.
05 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-2
1676 Okunma.
04 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-1
1958 Okunma.
26 Şubat 2019
YOLCULUK NEREYE?
1330 Okunma.
14 Şubat 2019
İMTİHAN GERÇEĞİ
2826 Okunma.
10 Aralık 2018
MİSBAH HİCRİ VE İKİ KİTABI
3273 Okunma.
01 Kasım 2018
SÖZ OKYANUSUNDA YOLCULUK
2298 Okunma.
08 Ekim 2018
MEHMET KURTOĞLU VE “EZELDEN URFA”
3169 Okunma.
24 Temmuz 2018
GÖBEKLİTEPE ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
7263 Okunma.
17 Temmuz 2018
ÇAPIT TOP
3316 Okunma.
23 Mayıs 2018
EDİRNE’DEN MOSTAR’A KÜLTÜR KERVANI
4482 Okunma.
19 Mart 2018
GAP GÜNDEMİYLE 20 YIL
2881 Okunma.
14 Mayıs 2015
KENAN EVREN ÖLDÜ, ADI YAŞIYOR
2749 Okunma.
05 Mayıs 2015
ÖLÜME ÖVGÜ
2909 Okunma.
28 Nisan 2015
YA BİZDENSİN YA DA…
1152 Okunma.
21 Nisan 2015
YENİ BİR FIRSAT
2770 Okunma.
08 Nisan 2015
DEVLETİN MALI NEDİR?
3200 Okunma.
01 Nisan 2015
GÜZEL ÖRNEKLER DE VAR
2683 Okunma.
26 Mart 2015
BİZ'İ ANLATMAYA DEVAM
2605 Okunma.
20 Mart 2015
YA, ALLAH BAŞARAMADINIZ DERSE…
1128 Okunma.
16 Mart 2015
1915'TEN GÜNÜMÜZE
2572 Okunma.
05 Mart 2015
ÇÖZÜM UMUDU
2559 Okunma.
02 Mart 2015
URFA'NIN BÜYÜK POTANSİYELİ
2847 Okunma.
26 Şubat 2015
MİLLETİN VEKİLİ OLMAK İSTEYENLERE…
1528 Okunma.
23 Şubat 2015
DEĞERLER EĞİTİMİ
2566 Okunma.
18 Şubat 2015
İKİ BABA VE BİZ
2593 Okunma.
10 Şubat 2015
YENİDEN YAZMAK
3265 Okunma.
Haber Yazılımı