Yazı Detayı
24 Kasım 2021 - Çarşamba 10:15 Bu yazı 212 kez okundu
 
HAFIZA ODASI
Muharrem ÇELİK
muharremcelik_063@hotmail.com
 
 

Batı sanatında özellikle de Rönesans'tan sonra sanat akımları kendini gösterir. Sanatçıların yeni arayışlar eserlerde yeni ifade biçimleri ve sanat yapıtlarıyla farkındalık oluşturmaları sanat tarihi açısından önemli bir süreçtir.

 

 Akımlar,  sanatçılar ve yapıtlar böylelikle tarih sahnesinde kendisinden söz ettirmektedir. Kendisinden söz ettiren akımlardan biri de 1960'lı ve 1970'li tarihler arasında fikir sanatı olarak da ortaya çıkan kavramsal sanat akımıdır. Bu sanat akımı halen kullanılmaktadır. Henry Flynt tarafından bir Fuluxus yayından kavram sanatı anılmıştır. 

 

Kavram sanatı Josoph Kosuth Art Longuage gurubu farklı alanlarda kullanmıştır. Bu sanat akımını Anadolu'da ise Altan Gürmen tarafından 1963'ten kataloglardan dizi resimleri kesilerek oyulmuştur. Böylece sanat yapıtları ortaya konulmuştur.  Sanatçılar her dönem farklı çalışmalarla dikkat çekip farkındalık ortaya koymak ister. Özellikle yeni bulgular, yeni yapıtlar ve yeni tarzlar sanatçıyı ölümsüzleştirir. 

 

Değerli okuyucularım bir sanat tarihçisi bir ressam olarak geçtiğimiz günlerde bir toplantı vesilesiyle Diyarbakır'da idim Diyarbakır Dağkapı keçi burcunda açılan aslen Batmanlı ve İstanbul'da yaşayan Ahmet Güneştekin'in eserlerini böylece inceleme fırsatını buldum. Sergi öncesinde de sanatçının eserleri ve yaşamı ile ilgili sosyal medyada incelemelerde bulundum.  

 

Birçok doğu insanı gibi Ahmet Güneştekin de hayatın zorluk süreçlerinden geçmiş. Eğitimsiz bir ailenin 7 çocuğundan biriymiş üniversiteyi terk etmiş. Hayata erken atanmış.  

 

Güneştekin'in öyküsü sosyolojik açıdan dikkat çekici ancak bu zorluklar içinde çok çabuk yıldızının parlaması, Avrupa'ya açılması, Türkiye'de büyük finansmanlardan destek alması ve toplumun her kesiminden desteğini alması da bir o kadar dikkat çekicidir.  Eserleri incelediğimizde 1960'lı yıllarda var olan kavramsal sanat Tunç çağından itibaren döküm tekniği, rölyefleri çağrıştıran üç boyutlu eserler bildiğimiz ve alışık olduğumuz sanat teknikleridir. 


Ahmet GÜNEŞTEKİN bu teknikleri sıcak renklerle halkın sevdiği biçimlerle sosyolojik düşünce yapısıyla ortaya koyması dikkat çekicidir.  Böylece sanatına da ilginin artması yoğun bir izleyici kitlesinin oluşması görünen bir gerçektir.  Bir diğer nedeni ise sergisinin temelinde tanıtım ve organizasyon iyi planlanması yatmaktadır.

 

 Güneştekin, toplumu iyi gözleyen toplumun değer yargılarını toplumu rahatsız etmeden verebilen eserler izleyiciler üzerinde hayranlık bırakmaktadır. Devasa resimler yapıtlar ve resimlerde göz önünde olan Ay, Güneş ve Dünya formülleri Güneştekin'in sürekli kullandığı formüllerindendir. Renkler ve zemin oldukça temiz kullanılmış. 

 

Mekan nesne bütünleşmesi açısından özen gösterilmiş. Yapıtların yanında isimlerinin olması da izleyicide tablo çözümlemesini kolaylaştırmıştır.  Sergi girişinde kayıp sokak isimleri ve alfabeler,  halkın olumlu yönde desteğini almıştır. En çok da serginin ismi  dikkat çekicidir. 

 

Hafıza Odası denildiğinde beraberinde birçok çağrışımları yapmaktadır kanımca!  Diyarbakır halkının sergiye yoğun ilgi göstermesinin temelinde de serginin ismi yatmaktadır. Bir sanatçı olarak sanatçı meslektaşımdan kendine özgün yeni akım ve biçim ile yeni bulgular yeni formüller ortaya koymasıdır. Bunu da bu sergisinde çok görmek isterdim. Bundan sonraki sergilerinde olmayacak anlamına da gelmez. 

 

Bu denli cesaretli, girişimci sanatçı Ahmet GÜNEŞTEKİN'in bundan sonra umarım yeni ufuk açacak farklı bir akımla sanatseverlerinin karşısına çıkar. Bu sergisinden dolayı kendisini kutluyor başarılarının devamını diliyorum. 
Sevgilerle!

 
Etiketler: HAFIZA, ODASI,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
17 Eylül 2021
OĞLUM MUHAMMED YUSUF’UN NOSTALJİK SÜNNET MERASİMİ
1129 Okunma.
11 Ağustos 2021
KOÇÖREN'DEKİ KAYI BOYU ESERLERİ YOK OLUYOR
710 Okunma.
06 Ağustos 2021
KOÇÖREN KÖYÜNDEKİ YOK OLMAYA TERK EDİLMİŞ ROMA KAYA MEZARLARI
527 Okunma.
27 Nisan 2021
ERMENİ TEHCİRİNİN GÖLGESİNDE AREN
1383 Okunma.
22 Ocak 2021
MUTLU MUSUNUZ?
1414 Okunma.
31 Aralık 2020
NEDEN Mİ ARGE!
972 Okunma.
21 Aralık 2020
ŞEHİRLERİN AVLULARI MEYDANLAR
1366 Okunma.
14 Aralık 2020
MÜCADELEMİZ NEDEN?
1090 Okunma.
01 Aralık 2020
KORONA’DAN YİTİRİLEN BİR DEĞER DAHA; MİSBAH HİCRİ
991 Okunma.
30 Kasım 2020
ÖNCEDEN UYANMAK!
799 Okunma.
19 Kasım 2020
YİTİRDİĞİMİZ BİR DEĞER: CEMİL SEZGİN
885 Okunma.
01 Ekim 2020
SANAL MUTLULUK
961 Okunma.
28 Eylül 2020
MUTLU YAŞAMIN SIRRI!
759 Okunma.
05 Mart 2020
BİR ANNENİN KÜLLERİNDEN DOĞUŞU
1723 Okunma.
25 Şubat 2020
ASIRLIK ÇINAR HİLAL-İ AHDAR
1628 Okunma.
05 Şubat 2020
ÇOK SALLANDIK AZ ÖLDÜK
1257 Okunma.
24 Ocak 2020
TEK YUMRUK OLMA ZAMANI...
1087 Okunma.
06 Aralık 2019
KIBRIS İZLENİMLERİ
1295 Okunma.
25 Ekim 2019
KAFİYE KOKUSU
1863 Okunma.
22 Ekim 2019
GÖNÜLLERİ FETHEDEN (BAKAN) ZİYA ÖĞRETMEN
1368 Okunma.
18 Ekim 2019
YEDAM NEDİR?
2350 Okunma.
11 Ekim 2019
HEP BİRLİKTE!
1261 Okunma.
04 Ekim 2019
URFA İÇİN KİMSE ÖLMESİN
1196 Okunma.
07 Ocak 2019
HER TÜRLÜ ŞİDDETE HAYIR
5313 Okunma.
08 Aralık 2018
HIZLA DEĞİŞEN GENÇLİK
2478 Okunma.
13 Kasım 2018
EĞİTİM BİR-SEN’e İNANMAK
2014 Okunma.
07 Kasım 2018
AMATEM ve ÇEMATEM’in URFA’ya KAZANDIRILMASININ ÖYKÜSÜ
1833 Okunma.
11 Ekim 2018
FELAKETTEN ÖNCE KOLLARI SIVAYALIM
1765 Okunma.
12 Ağustos 2016
15 TEMMUZ'DA TARİH YAZDIK
19834 Okunma.
22 Temmuz 2016
ŞANLIURFA'DA DARBEYE KARŞI ATLI VE EŞEKLİ EYLEM
2714 Okunma.
27 Nisan 2015
ŞANLIURFA'DA ÇÖZÜM BEKLEYEN SORUNLAR
3406 Okunma.
09 Aralık 2014
UMUT'LAR ÇÖP BİDONLARI ARASINDA
3687 Okunma.
10 Haziran 2014
MAĞARADA SOLMAYAN EĞİTİM
4044 Okunma.
27 Mayıs 2014
FELAKETTEN ÖNCE KOLLARI SIVAYALIM
2876 Okunma.
16 Mayıs 2014
KOÇÖREN KÖYÜNDEKİ ESERLER ELVEDA DİYOR.
2922 Okunma.
12 Mayıs 2014
KANAYAN BU YARAYI YÖNETİCİLER DURDURMALI
2799 Okunma.
25 Nisan 2014
BELEDİYE BAŞKANLARI NE YAPACAK(!)
3078 Okunma.
21 Nisan 2014
VALİ İZZETTİN KÜÇÜK GÜVEN VERDİ
2902 Okunma.
25 Ocak 2014
EBEDİYET YOLUNDA “ANAM”
1580 Okunma.
Haber Yazılımı