Yazı Detayı
23 Haziran 2022 - Perşembe 09:55 Bu yazı 83 kez okundu
 
ÇAYDA ÇIRANIN HİKÂYESİ
M.Ali ABAKAY
 
 

DİCLE NEHRİ

Çay akar, şehrimin önünden; ismi şad konulmuş, şet denilir, Dicle’ye. Asırlardan asra olan çağlaması dur-durak bilmeyen Dicle, tanığıdır, olanın bitenin binlerce senedir. O çağlayıp akar ve her yöneldiği yerleşim alanının adeta kurucusudur. İnsanlık tarihinde suyun yolculuğu, suyun olduğu yerde hayatın inşâı olarak bilinir. Nerede su varsa orada hayat vardır, insanlığın yerleşik yaşama geçme durumu söz konusudur.

 

Çay akar, yüreğimin bir köşesinde ve nereyi sulamış ise Dicle, orada tabiatın binbir nebatı yetişmiştir, yetişmektedir. İnsanlığın ortak tanığı olan Dicle, tarihten bugüne Cennet Akarsularından bilinir, gümrahlığıyla, kendisine kutsallık atfedilir, açıkça.

 

Suyun olduğu yerde medeniyet nevş u nema bulur, uygarlık tarihinde kurulan bunca devlet bunun şahididir, açıkça. Su olunca tabiatın çehresi değişir ve  değişim insanlığın hayatına akseder, kuşkusuz.  Mimarî gelişir, musiki farklılaşır, kilimdeki motiften işlenen nakışa, kullanılan giysiden eldeki destmala, dilden gönülle, her şey farklılaşır.

 

Diyarbekir’de Dicle’nin sularına dilekçeler bırakılır, sahibine ulaşması için. Dilekler, temenniler, şikâyetler ve arzulanan ne varsa. Dicle’nin sahibine varması için kalemin mürekkebi suyuna karışır, kâğızı erir bu yolculukta. Edilen dualar, Sahibine ulaşması için eller havada kalır uzun zaman ve duaların kabulü için yüze sürülür, gönlünden geçenlerin yerine gelmesi için.

 

ATEŞİN AYDINLIĞINDAN KALMA MIDIR, ÇAYDA ÇIRA?

Şehrin Müslüman Arapların kuşatmasında yaktıkları her geceyi aydınlığa, gün ışığına çeviren meşalelerin aydınlığına telmih midir?

 

Belki de hasad zamanı devasa karpuzlardan elde edilen verimden sonra Dicle’ye salınan karpuzların yakılan fitilleri ile şehrayine dönüşen aydınlığı, belki bir festivaldir, topluca eğlenmedir, bir yılın yorgunluğunu üzerinden atmadır, bahçElerde, bağlarda çalışan insanın.

 

Çayda Çıra’nın ne zaman çıktığı hususunda kesin bir görüş belirtmek oldukça güçtür. Yine de araştırmalarımız bu geleneğin yüzlerce yıldan bugüne süzülerek geldiğini, Çayda Çıra’nın kadîm kültürün mirası olduğunu, bugünden yarına taşınması gerektiği hususunda bize bilgi vermektedir.

 

Yıllardır söylenegelen ve şehrimizin kültürel yapısında bilinen, geleneğinde tatlı hatıraların içinde yer alan Çayda Çıra nedir? “Çayda Çıra”  denince halk oyunlarında nasıl bir iz bırakmıştır? Bu söylenegelen ve 20. Yüzyıl başına kadar düzenli biçimde uygulanan etkinlik, neden bugün yaşatılmamış? Çayda Çıra’nın geceyi aydınlatan, karanlığı kovan, herkesi bir potada toplayan, kaynaştıran, eriten, herkesin sevinçle birbirini kardeş bildiği, bağrına bastığı, alkışlarla, zılgıtlarla, seyrine doyum olmayan bu etkinlik nasıl yapılırdı?

 

Yaşlılarımızdan dinlediğimiz ve görenlerden kayda aldığımız biçimde aktaracağımız bilgilerden yola çıktığımızda Çayda Çıra’nın günümüzde eskiyi aratmayacak derecede tekrar geçmişteki şeklini kazanması gerekmektedir

 

 

DİYARBAKIR KARPUZU

Haklı bir şöhrete ulaşmış, büyüklüğü ve tadıyla şehrin sembolleri arasında yer edinmiş Diyarbakır Karpuzu, Dicle’nin alüvyonlu kenarlarında açılan derin çukurlarda, güvercin gübresi karıştırılmış toprakla yetiştirilir. Karpuzun büyük olması için genelde bir karpuzun dışında diğer çiçekler, olgunlaşmadan kesilir. Bazen karpuza verilen güvercin gübresi olan koğa dışında kökün iyi beslenmesi için değişik katkılar yapılabilir.

 

Büyüyen karpuzun gelişimi için yetiştirici, güneşin durumuna, suyun gerektiğinde verilmesine dikkat eder. Yetişen karpuz, özel olarak korunur ve hediye verilmek üzere ancak hatırı sayılır kişilere sunulmak için hazırlanır.

 

Özel yetiştirilen karpuzların şehir dışına gönderilmesi de ihtimam ister. Bu sebeple karpuzun zedelenmemesi için tedbirler alınır. Kimi zaman ağırlığı altmış kiloya varan ve develere yüklenerek şehirde satışa sunulan Diyarbakır Karpuzu, satışta kılınçla kesilir, dilimler halinde verilirdi.

 

Özel ihtimam gerektirmeyen karpuzların da en az on beş-yirmi kiloya yakın bir ağırlıkta olduğunu yakın zamanda gördüğümüzü belirtirken, son dönemde artan karpuz üreticilerine destek ve karpuzu tekrar eski ağırlığına getirme çalışmaları söz konusudur.

 

Diğer ülkelerde yetiştirilmek istenen karpuzun şehrimizdeki verime ulaşmamasının sebepleri arasında  Dicle’nin aluvyonlu toprağı ile güneş gösterilmektedir.

 

KARPUZ VE SAĞLIK

 

Karpuz hakkında söylenegelen bir rivayet şu şekilde özetlenebilir:

Lokman-ı Hekim, ölümsüzlük iksirini-ilacını bulmak için yollara düşmüş ve Urfa Kapı’ya gelmiş. Yığılı patlıcanları görünce şehirde insanların yaşaması taaccüp etmiş. Dünyada yapılan zehirlerin ana maddesi bilinen patlıcanı bu denli yiyenlerin sağlıklarını nasıl koruduğunu merak etmiş. Karpuz alanlarını görünce, endişesinin boş olduğunu anlamış.

 

Karpuzun sindirimi hazmetmesi, toksinleri dışarı attığının bilinmesi ve diğer sağlık alanında insan bedenine katkıları, demek geçmişten bilinmektedir.   

 

KARPUZUN ÖZELLİKLERİ

Genelde karpuzun susuz yetiştirilenine “Bejî” denir. Sulu yetiştirileni de “Avî” adını almaktadır. Bejî karpuzlar, Dicle kenarlarında yetiştirilen karpuzlara göre fazla ağırlığa sahip değildir. Lakin bejî karpuzlar, kış mevsimine dek saklanabilir özelliktedir. Avî karpuz, ağırlığı yanında sulu olduğu için fazla ömürlü sayılmaz, çekirdeklerinin yeşermesi söz konusudur. Bu çekirdek filizlenmesi, bejî karpuzunda daha bir gecikmelidir.

 

Her karpuzun çeşidine göre kabuk kalınlığı farklı olduğu için dayanıklılık süresi on beş gün ile beş-altı ay arasında değişmektedir. Karpuzun dayanıklılığı için saklandığı alana toprak yayma esastır. Karpuzun ezilmemesi için üst üste bırakılmaması gerekir.

 

Diyarbakır’a özgü çekirdeği büyük olan karpuzun çekirdeği de kışın çerez olarak tüketilmekteydi. Bu çekirdekler siyahî ve beyaz olmak üzere ikiye ayrılır. Siyah çekirdek, oldukça kaygan ve kabuğu sert iken, beyaz renkli çekirdek kabuk olarak yumuşak ve yorucu değildir. Karpuz çekirdeğinin pişirilmesi için öncelikle odun külüyle yıkanması ve pişirilmesi esastır. Odun külündeki maddelerle   steril-hijyenik hale gelen çekirdeğin, karın ağrısı, bağırsak kurdu olmak üzere değişik rahatsızlıklara engel olduğu bilinir. Çekirdeklerin tuz oranı da pişirilme şekline göre değişmektedir.

 

ÇAYDA ÇIRA NASIL YAPILIR?

Karpuz hasadı genelde sonbahar sonuna ve Aralık ayına rastlar. Havaların soğuması ile hasad başlayınca Esfel Bahçalarında hummalı çalışmalar söz konusudur. Diclenin kıyıları boyunca başlayan hasad, üreticinin yüzünü güldürür.

 

Hasad öncesi hayvan besleyicileri ile yapılan pazarlıkta karpuz ekim alanlarındaki yeşilliklere karşılık pazarlık yapılır, serbest bırakılan alanlarda hayvanlarını otlatanlardan besili birkaç hayvan alınır. Aslında bu hayvanların alınışı, yapılacak olan hasada katkıdır.

 

Çayda Çıra için hazırlığını yapanlar, kesimi yapılan bu hayvanlarla misafirlerini ağırlamaya çalışır. Yakın zamana kadar kelle-paça pişirmek, kibe-mumbar, bu adedin farklı biçimde günümüze gelmesidir. Hüllelerde yapılan bu yemeklere, hasad için çalışanlara önemli pay ayrılır.  Bazen kimi yemek kazanlarının çalınarak(!) dostlarla afiyet içinde yenilmesinin bile hoş karşılandığı zamanlarda kazan sahibi habersiz yemeğe davet edilirmiş. Davet edilen kazan sahibine çalışanları mağdur olmasın diye gereken tedbirlerin de alındığını belirtelim. Bu esnada alışılmış böylesi kazalara kurban gitmemek için karpuz hasadı sahibi gereken tedbirleri de almakta kusur etmezmiş..

 

KARPUZ ÇEKİRDEĞİ TOPLANMASI

Dicle kıyılarına toprağı olanlar, karpuz ekimini yarı yarıya üreticilere verir. Üretici olanlar, kendi payına aldıkları karpuzu hasad ile eve, satış amaçlı tezgahlara taşır. Geride kalan karpuzun çekirdekleri de değerlendirilir. İşte Çayda Çıra, bu çekirdekleri alınmış karpuzlardan doğmuştur. Karpuzun üst kapağının az ilerisine kadar kesilir. Çıkarılan içten çekirdekler ayıklanır.

 

ÇAYDA ÇIRA HAZIRLIĞI

Biriken boş  karpuz kabuklarının içi, kırmızı toprakla temizlenir. Suyu alınan kabukların içine  odun külü yarıyı geçecek biçimde doldurulur. İç yağı damlatılan külün ortasına fitil yerleştirilerek, yüzlerce karpuz, çaya salınmak için bekletilir. Bazen keleklere yüklenen karpuzlar, diğer bahçelerdeki keleklerle akşam karanlığında fitilleri ateşlenerek çaya salınır. Bu salınma noktaları genelde Keçi Burcu ve On Gözlü Köprü çıkışıdır.

 

ÇAYDA ÇIRA VE DİYARBAKIR

Halk, günü belirlenen Çayda Çıra’yı seyir için Mardin Kapı Bedenlerinin üzerindedir. Bir kısım Diyarbekirli Dicleye bakan Köşkleri mesken tutarken Kırklar Tepesi de bu manzarayı görmek için ideal alanlardan biridir.

 

Binlere varan meşaleleri andıran Çayda Çıra, Arzuoğlu-Yuvacık olmak üzere bir çok köye aralıklı desteklenen katılımlarla devam eder.

 

Suda salınan karpuzların suyun debisiyle yaylanarak gitmesi, halk oyunlarındaki motiflere de yansımıştır. Nişan ve Düğünlerde mumlu oyuna bakıldığında karpuzun suda yaylanması adımların iki ileri bi,r geri gitmesinden anlaşılmaktadır.    Söyelegelen “Yek mumık, dû mumık sé mumık, çehâr mumık çehârde mumık” şarkısı, günümüzde “Bir mumdur iki mumdur…” biçiminde söylenmektedir.

 

Çaya salınan çıralar ( karpuzlar), etrafa renk cümbüşü verirken, halkın oyunlar oynaması, çağrışmaları, Dicleye atfettikleri kutsallık sebebiyle hayran bakmaları söz konusudur. Manilere, şarkılara konu olmuş Dicle ve Karpuz hakkında söylenenler, belki o dönemden bu güne gelmiş ifadelerdir. Kim bilir?

 

Çayda Çıra’nın diğer illerin musıkîsine konu olması, bir etkileşimdir, nişan ve düğünlerde söylenegelen Yek Mumık Şarkısı, artık kına gecelerinin vaz geçilmezi haline gelmiştir.

 

Biz, bu güzel geleneği, birliği ve beraberliği çağrıştıran festivali bir daha yeniden günümüze getirirsek, daha önce yapılan Karpuz Festivali’nin de devamlılığını sağlamış oluruz.

 
Etiketler: ÇAYDA, ÇIRANIN, HİKÂYESİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
05 Temmuz 2022
ŞEHİR ARAŞTIRMALARI MERKEZİ ve YİTİP GİDEN MEDENİYETİMİZ-2
56 Okunma.
02 Temmuz 2022
ŞEHİR ARAŞTIRMALARI MERKEZİ ve YİTİP GİDEN MEDENİYETİMİZ - 1
103 Okunma.
24 Haziran 2022
ŞAİRLER CÜSSELI OLMALI!..
105 Okunma.
22 Haziran 2022
TARİHTEN BUGÜNE ESFEL BAHÇELERİ-2
80 Okunma.
20 Haziran 2022
TARİHTEN BUGÜNE ESFEL BAHÇELERİ
85 Okunma.
16 Haziran 2022
ASHAB-I KEHF’İN HİKÂYESİ VE DİYARBAKIR(*)-3
103 Okunma.
09 Haziran 2022
ASHAB-I KEHF’İN HİKÂYESİ VE DİYARBAKIR(*) -2
134 Okunma.
06 Haziran 2022
ASHAB-I KEHF’İN HİKÂYESİ VE DİYARBAKIR(*)-1
154 Okunma.
03 Haziran 2022
"BENİ KİMLER ZİYARET ETMEDİ?"
88 Okunma.
02 Haziran 2022
SURİYELİDİR BU GÜN GÖNLÜMÜZ
116 Okunma.
01 Haziran 2022
GÜN DOĞMADAN /SEZAİ KARAKOÇ- 4
128 Okunma.
30 Mayıs 2022
GÜN DOĞMADAN /SEZAİ KARAKOÇ- 3-
130 Okunma.
28 Mayıs 2022
RİYAKÂRLIK PAÇASINDAN AKAR KIMİNİN BARANDA ISLANMIŞ GİBİ
132 Okunma.
27 Mayıs 2022
SABİT FİKİR ve AHVÂL ÜZERİNE
122 Okunma.
25 Mayıs 2022
GÜN DOĞMADAN /SEZAİ KARAKOÇ-2
121 Okunma.
23 Mayıs 2022
GÜN DOĞMADAN /SEZAİ KARAKOÇ-1
122 Okunma.
20 Mayıs 2022
"İSMİMİZ NEYDİ NE OLDU?"
174 Okunma.
18 Mayıs 2022
ŞEHİR ARAŞTIRMALARI MERKEZİ VE TARİHÎ ESERLER BİLİNCİ -2
134 Okunma.
16 Mayıs 2022
ŞEHİR ARAŞTIRMALARI MERKEZİ VE TARİHÎ ESERLER BİLİNCİ -1
125 Okunma.
11 Mayıs 2022
BİLGİ KİRLİLİĞİNDE TEMİZ KALMA VE ŞEHİR ARAŞTIRMALARI MERKEZİ
242 Okunma.
10 Mayıs 2022
ÖLMEDEN ÖNCE NE YAPMALI?
130 Okunma.
07 Mayıs 2022
ŞEHİR SUSKUNLUĞUMUZA DAİR MUHASEBE -2
119 Okunma.
06 Mayıs 2022
ŞEHİR SUSKUNLUĞUMUZA DAİR MUHASEBE -1
128 Okunma.
30 Nisan 2022
YEMYEŞİL GÖZLÜ MİNİK KIZ!..
138 Okunma.
27 Nisan 2022
RAMAZAN GELDİ ve GİTTİ MUHARREM!..
185 Okunma.
26 Nisan 2022
ŞEHİRDE YALNIZLIK ve DÜNDEN KALAN HATIRALAR
125 Okunma.
22 Nisan 2022
RAMAZAN SABIR AYIDIR, ULU CAMİ'DE
151 Okunma.
21 Nisan 2022
ÇAY ISMARLAMA BENDEN PARASI SENDEN
107 Okunma.
19 Nisan 2022
BAĞIŞLAYINIZ SEVGİLİ OKUR!..
126 Okunma.
18 Nisan 2022
TARAF TUTMA-MA ÜZERİNE YANİ İKİLEMİ
134 Okunma.
16 Nisan 2022
ÇOCUKLAR HANGİ MEZARA ÇİÇEK BIRAKIR?
167 Okunma.
15 Nisan 2022
TARAF TUTMA-MA ÜZERİNE YANİ İKİLEMİ
140 Okunma.
13 Nisan 2022
ŞİİR ve ŞAİR ve ŞEHİR ÜZERİNE NOTLAR -2
195 Okunma.
12 Nisan 2022
ŞİİR ve ŞAİR ve ŞEHİR ÜZERİNE NOTLAR -1
145 Okunma.
11 Nisan 2022
YAZ, ÇİZ, OKU !..
141 Okunma.
09 Nisan 2022
ŞEHİR ARAŞTIRMALARI MERKEZİ TESPİTLERİ
140 Okunma.
07 Nisan 2022
ŞEHİR TARİHİ YAZARLIĞI VE GEZİ REHBERİ ELEŞTİRİSİ -8
164 Okunma.
06 Nisan 2022
ŞEHİR TARİHİ YAZARLIĞI VE GEZİ REHBERİ ELEŞTİRİSİ -7
126 Okunma.
31 Mart 2022
ŞEHİR TARİHİ YAZARLIĞI VE GEZİ REHBERİ ELEŞTİRİSİ -6
193 Okunma.
29 Mart 2022
ŞEHİR TARİHİ YAZARLIĞI VE GEZİ REHBERİ ELEŞTİRİSİ -5
176 Okunma.
26 Mart 2022
ŞEHİR TARİHİ YAZARLIĞI VE GEZİ REHBERİ ELEŞTİRİSİ -4
208 Okunma.
24 Mart 2022
ŞEHİR TARİHİ YAZARLIĞI VE GEZİ REHBERİ ELEŞTİRİSİ -3
171 Okunma.
22 Mart 2022
ŞEHİR TARİHİ YAZARLIĞI VE GEZİ REHBERİ ELEŞTİRİSİ -2
172 Okunma.
19 Mart 2022
ŞEHİR TARİHİ YAZARLIĞI ve GEZİ REHBERİ ELEŞTİRİSİ -1-
219 Okunma.
17 Mart 2022
KIRKLAR DAĞI -KIRKLAR TEPESİ VE KİMİ TESPİTLER – 8
174 Okunma.
15 Mart 2022
ÇAY-KUR ve YENİ ÇAYI
193 Okunma.
12 Mart 2022
GÖNÜL KÖR OLUNCA GÖZ AÇIKSA KAPALI SAY!..
182 Okunma.
11 Mart 2022
KIRKLAR DAĞI -KIRKLAR TEPESİ VE KİMİ TESPİTLER – 7
165 Okunma.
07 Mart 2022
KIRKLAR DAĞI -KIRKLAR TEPESİ VE KİMİ TESPİTLER – 6
201 Okunma.
04 Mart 2022
ŞEHİR TARİHİ YAZARLARI
158 Okunma.
03 Mart 2022
KISA NOTLAR
196 Okunma.
02 Mart 2022
KIRKLAR DAĞI -KIRKLAR TEPESİ VE KİMİ TESPİTLER – 5
194 Okunma.
26 Şubat 2022
KIRKLAR DAĞI -KIRKLAR TEPESİ VE KİMİ TESPİTLER - 4
204 Okunma.
23 Şubat 2022
KIRKLAR DAĞI -KIRKLAR TEPESİ VE KİMİ TESPİTLER - 3
228 Okunma.
22 Şubat 2022
KIRKLAR DAĞI -KIRKLAR TEPESİ VE KİMİ TESPİTLER - 2
210 Okunma.
19 Şubat 2022
KIRKLAR DAĞI -KIRKLAR TEPESİ VE KİMİ TESPİTLER - 1
258 Okunma.
18 Şubat 2022
CELÂL GÜZELSES VE DİYARBEKİR MUSİKÎSİ
252 Okunma.
17 Şubat 2022
FUTBOL DİLİNDE SAVAŞ TERMİNOLOJİSİ
215 Okunma.
16 Şubat 2022
ŞEHİR ARAŞTIRMALARI MERKEZİ VE OKULLAR İÇİN ŞEHİR ÇEVRE BİLGİSİ
265 Okunma.
12 Şubat 2022
MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI’NA EMEKLİ TEKLİFİMİZ
259 Okunma.
08 Şubat 2022
ŞEHRE DAİR DÜŞÜNCELER
251 Okunma.
04 Şubat 2022
ŞEHİR YALNIZLIĞI
278 Okunma.
03 Şubat 2022
KÂĞIDA ZAM KİTAPLARA DERGİLERE VEDA MI?
250 Okunma.
01 Şubat 2022
ŞEHRİ ESKİ FOTOĞRAFLAR ÜZERİNDEN OKUMAK!
218 Okunma.
27 Ocak 2022
İSTANBUL GÜNAH KEÇİSİ Mİ?
266 Okunma.
26 Ocak 2022
ŞEHİR, KUŞLAR VE FİLLER
243 Okunma.
25 Ocak 2022
ŞEHRİNE HİZMET EDİP VEFAT EDENE SELAM OLSUN!...
255 Okunma.
24 Ocak 2022
ŞEHRİN SAHİBİ NEYİMİZ OLUR?
255 Okunma.
22 Ocak 2022
GÜNDEMİ NE BELİRLER?
281 Okunma.
21 Ocak 2022
GAZETEDE YAZMAK!..
307 Okunma.
20 Ocak 2022
ŞEHİR NEDEN SEVDAMIZDIR?
321 Okunma.
19 Ocak 2022
NEDEN MUTSUZ HAYREDDİN?
252 Okunma.
18 Ocak 2022
ŞEHRİN SAHİBİ KİM OLUR?
287 Okunma.
15 Ocak 2022
NEDEN MUTSUZUZ HAYREDDİN?
314 Okunma.
14 Ocak 2022
BEDDUA EDENİN DUASI KABUL OLUR MU?
311 Okunma.
13 Ocak 2022
SİYASET KİMİN İÇİN DEĞİL?
287 Okunma.
12 Ocak 2022
BİZANS HİLELERİ ve İFTİRALAR BİZDEN
316 Okunma.
11 Ocak 2022
GARİBİM ESTERGON
301 Okunma.
08 Ocak 2022
ŞEHİR MEDENİYET İNSAN ÜÇGENİNDE GÜNÜMÜZ-3
379 Okunma.
05 Ocak 2022
ŞEHİR MEDENİYET İNSAN ÜÇGENİNDE GÜNÜMÜZ-2
326 Okunma.
04 Ocak 2022
ŞEHİR MEDENİYET İNSAN ÜÇGENİNDE GÜNÜMÜZ-1
301 Okunma.
01 Ocak 2022
ŞEHİR, KAN VE GÖZYAŞI
353 Okunma.
28 Aralık 2021
SEZAİ KARAKOÇ ERGANİ VE BİR KÖPRÜ HİKÂYESİNE DAİR NOTLAR
370 Okunma.
23 Aralık 2021
ŞAH-I MARAN EFSANESİ -3
389 Okunma.
21 Aralık 2021
TUHAFLIK YALAKALIK ve ŞEHİR
382 Okunma.
20 Aralık 2021
RİYAKÂRLIK ve KARAKOÇUN VEFATI
353 Okunma.
18 Aralık 2021
ŞAH-I MARAN EFSANESİ - 2
380 Okunma.
17 Aralık 2021
ŞAH-I MARAN EFSANESİ -1
390 Okunma.
15 Aralık 2021
ŞEHRE VEDA DEMİNDE SAKLI ENDAZESİZ SÖZLER
391 Okunma.
13 Aralık 2021
ŞEHRİN DÜNÜ BUGÜNÜ YARINI (2)
416 Okunma.
08 Aralık 2021
ŞEHRİN DÜNÜ BUGÜNÜ YARINI (1)
439 Okunma.
04 Aralık 2021
RUH DİRİLİŞ ve AHVÂL
438 Okunma.
03 Aralık 2021
KAN AĞLAR
380 Okunma.
01 Aralık 2021
ŞAİR MEMLEKETİNDE MİDİR?
388 Okunma.
29 Kasım 2021
SEZAİ KARAKOÇ VE MEMLEKET HASRETİ
505 Okunma.
27 Kasım 2021
SEZAİ KARAKOÇ MÜZESİ Mİ ODASI MI?
466 Okunma.
19 Kasım 2021
RAHMETE NAİL OLSUN!..
450 Okunma.
11 Kasım 2021
ŞEHİR GEZİ REHBERLERİ ÜZERİNE
510 Okunma.
20 Ekim 2021
ZEKÂ FUKARASI OLMANIN DAYANILMAZ İÇ SANCISI
644 Okunma.
19 Ekim 2021
ŞEHİR ve ÇABA
527 Okunma.
18 Ekim 2021
ŞEHİR ve BİZ
532 Okunma.
17 Eylül 2021
ŞEHİR ve ESARETİN ÇAĞDAŞ MASKESİ İŞGAL
733 Okunma.
Haber Yazılımı