Yazı Detayı
14 Temmuz 2021 - Çarşamba 10:13 Bu yazı 479 kez okundu
 
BİR MÜNZEVİ HATTAT: ADNAN HALİL ALPAY-3
Mehmet SARMIŞ
mehmetsarmis@gmail.com
 
 

Kendini vakfettiği üç önemli meşguliyeti bulunmaktadır:

1.Cumhuriyet Döneminin ilk neslinden, emekli öğretmen Zeynep Hanımın bakımı. Selanik'ten Mübadeleyle Antalya'ya gelen bir ailenin kızı olan, yıllarca İstanbul'un değişik okullarında öğretmenlik ve idarecilik yapan Zeynep Öğretmen, başından geçen çok acı hadiseler ve yaşlılık dolayısıyla hafızasını kaybetmiş olup aynı zamanda ağır kalp hastasıdır ve yatalaktır. Adnan Alpay, Zeynep Hanımın babasından kalan Kaleiçi'ndeki evine yerleşmiş, kira parası ödemeden ama kira parası ile izah edilmesi mümkün olmayan büyük bir insanlık örneği sergileyerek "abla" dediği ve candan bağlandığı Zeynep Hanımın yeme, içme, temizlik gibi en insani ihtiyaçlarını dahi karşılamayı bir görev bilmiştir.

2.Kediler… Çocukluk döneminde başlayan hayvan sevgisi, giderek artmış, özellikle de kedilere yönelmiştir. Bu kedi sevgisini, kendisine beraber kaldığı ve bakımını üstlendiği Zeynep Doğantürk aşılamıştır ki ona "Kedilerin Anası" demektedir.  Evin bir katını kedilere tahsis etmiş olup, kendi dediğine göre 100-150 kadar kediye bakmakta, onları kendi elleri ile beslemektedir. Yetmedi, dışarıdaki kedilerle de ilgilenmekte, onların korunması, beslenmesi, dahası şiddet ve ölüme maruz kalanların kurtarılması için sabırla ve büyük bir fedakârlıkla mücadele etmektedir. 

2013 Yılında yaşadığı semtte başlatılan kedi katliamı üzerine hareket geçmiş, hayvan severleri ve medyayı da harekete geçirmiştir. Bu kedilerin onlarcasını evine almıştır. Konu, 25 Mayıs 2013 tarihli Hürriyet Gazetesine "Onlar Dövdü, O evini açtı- Hayvan sevgisiyle örnek oldu" cümleleri ile manşet olmuştur. Gazetenin spot cümlelerinden biri, Adnan Alpay'ın sevgi dolu yüreğini önümüze açmaktadır: "Arkadaşlarım, "Sen deli misin? Bu katı kiraya versene diyor. Ama benim derdim para değil. Hayvanların mutlu olduğunu, aç kalmadığını görmek, bana paranın veremeyeceği huzuru veriyor."

3.Hat çalışmaları ve araştırmaları… O şartlarda esas mesleğinden da vazgeçmemektedir. Bir yandan kendisi yazıyor, bir yandan da yazanları araştırıp yazıyor, anlatıyor, hatta oynuyor.

Üç yıllık bir emekle, A4 ebadında ve ta'lik yazı çeşidiyle dünyada ilk defa, Esmaü'l-Hüsna'nın tamamını yazmış.

Arabizade Behcet ve eserleri hakkında, biri İstanbul merkezli uluslararası "Sanatsal Mozaik" Dergisinde, diğeri "Şanlıurfa Memleket" Dergisinde olmak üzer iki önemli makale yayınlamış.

"Kerkük Kardaşlık Dergisi"nde Kerkük ve Köysancak'ta inşa edilen Türk mimari eserleri hakkında metin transkripsiyonu yayınlanmış.

Arabîzade Behçet ve Hocası Lobud Ahmed Vefik hakkında hazırladığı kitapları (görselleriyle beraber) kuşe-i uzletinde bekliyormuş.

1991 Yılında TRT Radyosunda Vahap Candan'ın "Asırlar Boyu Türk Sanatı" adlı programına hüsn-i hat ve hattatlar üzerine röportaj vermiş.

Merhum Prof. Dr. Mahmut Esat Coşan'ın doktora tezi olan "Risâle-i İslâmiyye: Matbaacı İbrahim-i Müteferrika" adlı eseri için hazırlanan belgesele katkıda bulunmuş, İbrahim Müteferrika rolünde yazılarını yazmıştır.

İçinde özgün Osmanlıca belgelerin yer aldığı 60'a yakın ve alanında tek olan araştırması varmış. Urfa İskan Katibi Muhammed Emin Sakıb Efendi, Urfa nüfus defterleri, Urfalı hattatlar ve yazı numuneleri, Urfa mezar taşları sicil şahideleri gibi.

Bu arada Urfa tarih ve kültürü ile ilgili tespit ettiği çok sayıda yazılı belge de kaybolmuş.

Kendisinden öğrendiğim bir başka şey daha var: Uzun süredir kedilerle yaşayınca ve onlarla bir hattat duyarlığı ile yakınlaşınca uzun uzun gözleme imkânı oluyor ve bu durum kendisinde başka bir duyarlığın gelişmesine sebep oluyor. Şu cümleler ona ait: 

"Geçen yıl keşfi bana nasip olan ve dünyada benden başka kimsenin bilmediği bir durumla baş başa kaldım. Bir ümmet olarak tarif edilen ve "dilsiz insan olan" kedilerin ve diğer hayvanların alınlarına ve vücut elbiselerine iki yazı çeşidiyle (Celi Sülüs ve Ta'lik) yazılmış/nakşedilmiş/sırlanmış/tılsımlanmış/kodlanmış olan ve anlamını yalnız Allah'ın (CC) bildiği, bir kaç harften oluşan ve ilim dünyasında "huruf-ı mukataa" olarak tanımlanan kelimeleri görüyor, okuyor ve belgeliyorum."

Mesela diyor, "Dünyadaki tüm kedilerin alınlarında, celi sülüs yazı ile "Ha-mim" yazılıdır. Bazılarında da "Ya-Sin", "Elif-Lam-Mim" yazılarını tespit ettim."

Adnan Bey aynı zamanda şair. Kitap çapında şiirleri var. 

Bir de aktif bir sosyal medya kullanıcısı. 

Üç ismi/imzası var: Araştırma yazılarında "Adnan Alpay" adını, ruhi mühendislik dediği hüsn-i hat yazılarında "Hattat Urfalı" imzasını, pastoral ve lirik şiirlerinde "Denizyüzü" mahlasını kullanıyor.

Görüldüğü üzere Adnan Bey, ömrü boyunca çok zorluklar ve acılar çekmiş. Bütün bunlara rağmen, kültüre, hat sanatına, insanlığa ve "hayvan olan insan" dediği hayvanata hizmet etmeye devam etmiş. Tam da romanı yazılacak, filme alınacak bir hayat. Kendisini biraz daha deşmek isteyince söylediği şu cümleler de onun iç dünyası hakkında bir fikir veriyor:

"Zülfiyare dokunmayın. Zira duyacaklarınız ruhunuza elem ve hüzün verir. Çaresiz kalırsınız. Bazı suallerin cevabı yoktur ve bazı sular geçit vermez."

Uzaktan da olsa Adnan Alpay'ı tanımak benim için bir şans, ama aynı zamanda bir üzüntü kaynağı oldu. Bir, hayatı boyunca gördüğü muameleye, iki, o kadar emekle ortaya koyduğu eserlerin değerlendirilememesine… Bir kısmı zaten kaybolup gitmiş. Diğerleri ne zamana kadar "kuşe-i uzletinde" kalacak? Kalacak mı? Bunların da kaybolanların akıbetine uğramayacağını kim garanti edebilir? 

Son soru: Hangi yetkili veya yetkililer, ne zaman harekete geçecek ve hem o eserleri kurtaracak hem de o eserlerin sahibini sevindirecek? Bu iş Urfalı yetkililere düşmez mi?

EK: Bu yazıyı yazdıktan sonra, 04.07.2021 tarihinde Adnan Alpay ile bağlantı kurduğum zaman öğrendim ki 13 yıl boyunca bakımını üstlendiği emekli öğretmen Zeynep Doğantürk 9 gün önce vefat etmiş. Ancak 3-4 yabancının katıldığı cenaze namazından sonra vasiyeti gereği annesinin üzerine defnedilmiş. Adnan Bey çok üzgündü, yastaydı. Mezar taşı sicil şahidesini kendi maaşından yapacağını söylüyordu.

 
Etiketler: BİR, MÜNZEVİ, HATTAT:, , ADNAN, HALİL, ALPAY-3,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
28 Ekim 2021
OĞLUNUN DİLİNDEN DERVİŞ HOCA - 4
161 Okunma.
27 Ekim 2021
OĞLUNUN DİLİNDEN DERVİŞ HOCA-3
248 Okunma.
26 Ekim 2021
OĞLUNUN DİLİNDEN DERVİŞ HOCA -2
381 Okunma.
25 Ekim 2021
OĞLUNUN DİLİNDEN DERVİŞ HOCA
545 Okunma.
02 Ekim 2021
AYRILMALAR VE KAVUŞMALAR
244 Okunma.
18 Ağustos 2021
UZAK DİYARLARDAN URFA’YA GELENLER
1010 Okunma.
26 Temmuz 2021
KOÇVİRAN'DA TARİHİ DOKU YOK OLMAK İLE KARŞI KARŞIYA
671 Okunma.
15 Temmuz 2021
URFA’NIN ÇOK RENKLİ SİMASI: MUHARREM ÇELİK
555 Okunma.
13 Temmuz 2021
BİR MÜNZEVİ HATTAT: ADNAN HALİL ALPAY-2
458 Okunma.
12 Temmuz 2021
BİR MÜNZEVİ HATTAT: ADNAN HALİL ALPAY-1
488 Okunma.
27 Mayıs 2021
İŞİNE AŞKI KATAN MİMAR: CEVHER İLHAN-4
1562 Okunma.
26 Mayıs 2021
İŞİNE AŞKI KATAN MİMAR: CEVHER İLHAN-3
842 Okunma.
25 Mayıs 2021
İŞİNE AŞKI KATAN MİMAR: CEVHER İLHAN-2
957 Okunma.
24 Mayıs 2021
İŞİNE AŞKI KATAN MİMAR: CEVHER İLHAN-1
929 Okunma.
12 Mart 2021
BİR GAZELİN PEŞİNDEN “VAMIK U AZRA”
3496 Okunma.
10 Şubat 2021
URFA KÜLTÜR VE SANATININ BÜYÜK EMEKTARI: CİHAT KÜRKÇÜOĞLU / İKİNCİ BÖLÜM
1099 Okunma.
09 Şubat 2021
URFA KÜLTÜR VE SANATININ BÜYÜK EMEKTARI: CİHAT KÜRKÇÜOĞLU BİRİNCİ BÖLÜM
772 Okunma.
04 Şubat 2021
URFA HİNDİYYE TEKKESİ-2
1089 Okunma.
03 Şubat 2021
URFA HİNDİYYE TEKKESİ-1
1039 Okunma.
02 Şubat 2021
NE OLACAK BU ESKİ URFA’NIN HALİ?
909 Okunma.
27 Ocak 2021
BİR “YALAVUZ” ŞAİR: BEKİR URFALI -2
1005 Okunma.
26 Ocak 2021
BİR “YALAVUZ” ŞAİR: BEKİR URFALI -1
1003 Okunma.
22 Ocak 2021
İKİ GÜZEL İNSAN, İKİ ÖRNEK ESNAF
1208 Okunma.
19 Ocak 2021
URFA’NIN UNUTTUĞU BÜYÜK HATTAT BEHÇET ARABÎ
2122 Okunma.
14 Ocak 2021
URFA İÇİN BÜYÜK BİR DEĞER: MAHMUT KARAKAŞ
1882 Okunma.
30 Aralık 2020
SORUN BÜYÜK VE DERİNDE
739 Okunma.
17 Aralık 2020
ŞANLIURFA YAZITLARI
1153 Okunma.
28 Kasım 2020
MİSBAH HİCRİ
999 Okunma.
05 Kasım 2020
ŞAHİN DOĞAN VE İKİ KİTABI
1765 Okunma.
26 Eylül 2020
BİR GÜZEL İNSAN: İBRAHİM TORU
1158 Okunma.
08 Eylül 2020
BİR HAS ŞAİR: SEYYİD AHMET KAYA
1299 Okunma.
06 Şubat 2020
OKUMAK…
1971 Okunma.
17 Ocak 2020
ANSIZIN HAYAT
1163 Okunma.
13 Aralık 2019
SELAHATTİN EYYUBİ GÜLER VE SOĞMATAR KİTABI
1517 Okunma.
10 Aralık 2019
HÜZÜN
1071 Okunma.
22 Kasım 2019
BİR KİBİR, BİR KİBİR
1077 Okunma.
16 Kasım 2019
KADINLARLA İLGİLİ KISA KISA
1044 Okunma.
16 Eylül 2019
BİR ACAYİP GENÇLİK
1484 Okunma.
06 Ağustos 2019
KURTULUŞUN 100. YIL HAZIRLIKLARI
1894 Okunma.
02 Mayıs 2019
“HAKİKATİN İZİNDE” BİR “EZELÎ MAĞLUP” VE BİR “YALNIZ ENTELEKTÜEL”
1997 Okunma.
09 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-6- SON
1954 Okunma.
08 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-5
1551 Okunma.
07 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-4
1580 Okunma.
06 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-3
1571 Okunma.
05 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-2
1676 Okunma.
04 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-1
1957 Okunma.
26 Şubat 2019
YOLCULUK NEREYE?
1329 Okunma.
14 Şubat 2019
İMTİHAN GERÇEĞİ
2825 Okunma.
10 Aralık 2018
MİSBAH HİCRİ VE İKİ KİTABI
3272 Okunma.
01 Kasım 2018
SÖZ OKYANUSUNDA YOLCULUK
2296 Okunma.
08 Ekim 2018
MEHMET KURTOĞLU VE “EZELDEN URFA”
3168 Okunma.
24 Temmuz 2018
GÖBEKLİTEPE ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
7263 Okunma.
17 Temmuz 2018
ÇAPIT TOP
3315 Okunma.
23 Mayıs 2018
EDİRNE’DEN MOSTAR’A KÜLTÜR KERVANI
4482 Okunma.
19 Mart 2018
GAP GÜNDEMİYLE 20 YIL
2880 Okunma.
14 Mayıs 2015
KENAN EVREN ÖLDÜ, ADI YAŞIYOR
2749 Okunma.
05 Mayıs 2015
ÖLÜME ÖVGÜ
2908 Okunma.
28 Nisan 2015
YA BİZDENSİN YA DA…
1152 Okunma.
21 Nisan 2015
YENİ BİR FIRSAT
2769 Okunma.
08 Nisan 2015
DEVLETİN MALI NEDİR?
3199 Okunma.
01 Nisan 2015
GÜZEL ÖRNEKLER DE VAR
2682 Okunma.
26 Mart 2015
BİZ'İ ANLATMAYA DEVAM
2605 Okunma.
20 Mart 2015
YA, ALLAH BAŞARAMADINIZ DERSE…
1128 Okunma.
16 Mart 2015
1915'TEN GÜNÜMÜZE
2571 Okunma.
05 Mart 2015
ÇÖZÜM UMUDU
2558 Okunma.
02 Mart 2015
URFA'NIN BÜYÜK POTANSİYELİ
2845 Okunma.
26 Şubat 2015
MİLLETİN VEKİLİ OLMAK İSTEYENLERE…
1528 Okunma.
23 Şubat 2015
DEĞERLER EĞİTİMİ
2565 Okunma.
18 Şubat 2015
İKİ BABA VE BİZ
2592 Okunma.
10 Şubat 2015
YENİDEN YAZMAK
3264 Okunma.
Haber Yazılımı