Yazı Detayı
07 Mart 2015 - Cumartesi 11:39 Bu yazı 3088 kez okundu
 
8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
Emine GÜLLÜOĞLU
eminegulluoglu@gmail.com
 
 

 8 Mart dünya kadınlar günü  tüm dünyada olduğu gibi, Urfa'da yapılan etkinliklerle kutlanıyor.  Her yıl yazıp çiziyoruz ama bilmeyenler için yine yazalım.

8 Mart Dünya kadınlar günü nedir? Ne zaman başladı. Kimler bu işi başlattı. Günümüze kadar nasıl geldi. Dünya kadınlar gününün geçmişi 1857 yıllarına dayanıyor. O yıllarda kadınların, erkeklerle eşit haklara sahip olma yolundaki mücadelesi tekstil sektöründe çalışan düşük ücretli, uzun çalışma saatleri ve insanlık dışı çalışma koşullarını protesto etmek için Amerika'nın New York kentinde yüzlerce kadının yaptığı grevlerle başlamıştır. bu kutlama daha sonraları 1908, 1909 Avrupa da, 19 Mart 1911 de Avusturya, Danimarka , Almanya ve İsviçre de kutlanmış,  1975 de düzenlenen BM kadın konferansında 8 Mart evrensel Kadınlar Günü olarak kabul edilmiştir.

Günümüzde  kadınlarımıza hak ettiği değerin verildiğine inanıyor muyuz? tabi ki hayır,

Müslüman toplumlarda kadının ilim  ve toplumsal faaliyetlerde yer almadığı bir gerçektir.  Peygamber(sav) efendimiz kadın erkek eşitliğini bir bütünün iki yarısı olarak ifade etmişlerdir.

 Dinimiz  kadın - erkek ayrımı yapmaz iken  bu gün hala kadın erkek eşitliği için mücadele ediyoruz.

8 Mart'ın tarihsel anlamı sömürü düzene karşı mücadele demektir. Kadınlarda kendilerine yönelik bu sömürü düzeni yıkmak için mücadele etmektedir. Geçmiş yıllarda sadece doğudaki kadınların ezildiğini şiddet gördüğünü sanırdık. Ama şimdi bakıyoruz. Şiddet gören kadının doğulusu batılısı, okumuşu okumamışı, bilgilisi bilgisizsizi yok her  kesimden kadın şiddet görmekte işin boyutu ta ölümlere kadar götürülmektedir.. Kocası tarafından öldürülen kadınların artış oranı yüzde iki yüz olarak artmıştır. Geçmişe bir göz atarsak 2011 yılında 67 kadının intihar ettiği belirtilmiştir. Yine 2011 verilerine göre 170 kadın tecavüze uğramıştır. 78 bin 500 aile içi şiddet olayları yaşanmıştır. Tabii ki şiddeti gören kadından başkası değildir. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun 2011 verilerine göre 160 kadın  eşi tarafından öldürülmüştür.

Bunlardan öldürülen Arzu Yıldırım,  öldürülen hemşire Dilek Daştanoğlu, Huriye Bekçi, tekstil işçisi Zübeyde Kılıç, öldürülen 5 çocuk annesi Beyaz Alkan, bıçaklanarak öldürülen Nejla Yıldız, kafasına sıkılan tek kurşunla öldürülen Nural Özkan, Ayşe Paşalı kocam beni öldürecek diyerek  Defalarca şiddet gördüğü için jandarmaya, cumhuriyet savcılığına başvuru yapmasına rağmen hiçbir önlem alınmayıp evine gönderildikten sonra öldürülen kadınlardan sadece bir kaçı.

Eşi tarafından sekiz yerinden  bıçaklanan öğretmen Şirin Ş. eşi önce tutuklandı sonra öldürücü darbe vurmamıştır diyerek serbest bırakılmıştır.

Hakim kardeşim sen git öldürücü darbeyi vur sonra gel demek istemiştir herhalde. Buna inanmak mümkün değil. Adam kadını sekiz yerinden bıçaklamasına rağmen serbest bırakılıyor. Eşini döven kocayı engellemek isterken dayak yiyen Hukuk Fakültesi asistanları hakan ve mert adlı kişiler 4'er ay hapse mahkûm edildi. Hem eşini hem asistanları döven kocanın 1.5 yıllık cezası 5 aya indirilip ertelendi.  Mahkeme hakkında hiçbir şikâyet bulunmadığı hâlde dayak yiyen kadını da telefonla akrabasından yardım isteyip olayları azmettirdiği gerekçesiyle cezalandırdı. Giderek  artan kadın cinayetlerinin bir türlü önüne geçilemiyor.                                                                                                                             

Bu nasıl bir zihniyet böyle. Bayan Öğretmenin  yaralanma olayı göz ardı edilmiştir. Gözünü kıpmadan eşini bıçaklayan biri bunu tekrarlamaya kalkamaz mı? Bu hep böyle olmuyor mu? Bundan yıllar önce Gaziantep'te bir çocuk simit çaldığı için tam on yıla mahkum edilmişti. Buradaki adaletsizliğe bakın adam cinayete teşebbüsten serbest. Nefsine yenilip simit çalan bir küçük çocuğa on yıl. Bu olayı yıllar geçmesine rağmen unutamadım. Böyle bir adalet böyle bir yargı olamaz.  Kadın katili kocalara, babalara, ağabeylere, tecavüzcülere karşı hakimlerin hoş görüsünü anlamak mümkün değil.

Bu tür suçları işleyenlerin hepsinin cezası aslında idam olması gerekirken ceza almamaları veya az bir cezayla paçalarını kurtarmalarını anlamak çok zor. İyi hal indirimini de anlamış değilim.

Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinde adam öldürmekten ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle yargılanan Sevgi Taşkın'ın katili önce ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Sanığın duruşmadaki iyi hâlini dikkate alan heyet cezayı 25 yıla indirdi. Sanık  14.5 yıl sonra serbest kalacak.  Bir insanı ortadan kaldır 14 yıl sonra hiçbir şey olmamış gibi çık hayatına devam et. bu Allahtan revamı? Bu katillerin iyi hali olamaz olsa, olsa idamlık halleri olur. Örneğin  tecavüz olaylarında  N.Ç' isimli biriyle  tehdit sonucu defalarca ilişkiye giren birine 10 yıl hapis cezası verilecekken 5 yıl hapis cezası verildi ve 'iyi hâl' indirimi yapıldı. Ceza 4 yıl 2 aya indi.  İnanılacak gibi değil.

Yine 15 yaşından küçük bir çocuğun ırzına geçmeden 13 sanığa  alt sınırdan 5 yıl ceza verdiler ve 6'da 1 oranında iyi hâl indirimi yaparak cezayı 4 yıl 2 ay'a indirdi. Küçük bir çocuğa tecavüz et sonra iyi hal indirimi al dışarı çık ve alnın açık gez.böyle bir adaletsizlik olabilir mi? En ağır cezayı alması gereken bu suçluların az bir ceza ile  salıverilmeleri Türk Adaleti için utanç verici bir durum.Yine küçük bir kıza tecavüz eden 11 sanığa  alt sınırdan 5 yıl hapis cezası verildi ve ne hikmetse burada da yine iyi hâl indirimi uygulandı ve cezalar 4 yıl 10 ay olarak kesildi. İyi hal indirimi diyorlar.

Bu suçları işleyenlerin iyi hallerini hakimler nerden anlıyor? Mahkemede rezilliklerinden dolayı sustukları için olabilirimi. Bu şerefsizler iyi olsalar zaten böyle bir aşağılık suç işlemezler. Giderek artan ve korkunç şekilde parçalanarak  yakılarak işlenen kadın cinayetleri kadınların korkulu rüyası haline gelmiştir.

Korkun bir şekilde öldürülen Münevver Karabulut cinayeti insanların hafızasından silinmeden  Ocak  2015 de işlenen Özgecan Aslan cinayeti insanlığın yüreğine ateş düşürdü. arkasından  18 Şubat Çengelköy mevkiinden geld hacı haberi. Tahir Kart. isimli şizofren hastası bir manyak 41 yaşındaki Kübra Kart isimli karısını parçalayarak çöp konteynerine attı.  bu nasıl bir vahşettir akıl almıyor. Müebbet böyle canilere ceza değil ödül olur. Ekmek elden su gölden yaşayıp gidecekler. oh ne ala bunların cezası kısasa kısas olacak, yada hadım edilecekler. Cezalar  çok ağır olmadığı taktirde bu cinayetlerin önüne geçilemeyecektir. İyi hal uygulamaları ağır suç işleyenlerden kesinlikle kalkmalıdır.

Türkiye  verilerine göre 2013 yılında 842 kadın cinayete kurban gitmiş. Bu korkunç bir rakamdır. Bu cinayetleri işleyen aşağılık katilleri iyi hali mi olur? Birde utanmadan af istiyorlar. Bu iyi halli Suçlular için af isteyenler utansın. Af la birlikte bütün rezil suçlular tekrar aramıza karışıp suç işlemeye devam edeceklerdir. Oysa her suçlu işlediği suçun cezasını çekmelidir, çekmek zorundadır.  Birleşmiş Milletler Kadına Karşı Her Türlü Ayırımcılığın Önlenmesi Sözleşmesini Türkiye 1985'de imzaladı. Sözleşmenin İhtiyarî Protokolü ise 2002'de imzalanarak yükümlülüğe girdi. Bir başka deyişle, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kadınlara yönelik şiddet dâhil tüm ayırımcı uygulamaları engelleme/ortadan kaldırma konusunda bir taahhüde girdi. Buna rağmen  kadınlar  halen mirasından mahrum edilmekte, bir mal gibi kullanılmakta.

Küçük yaşta evlendirilmekte, başlık parası karşılığında babaları yaşındaki insanlarla  evlendirilmekte, berdel edilip kuma üstüne verilmektedir.Karadenizliler Rus kadınlarından kurtuldu. Darısı güneydoğulu kadınların başına. Kendi sorunlarımız yetmezmiş gibi  şimdi birde başımıza Suriyeli kadınlar çıktı. bir de masrafsız kuma oluyorlar. 

Kadının buna bile itiraz  hakkı yoktur ve hak iddia edemez. Konuşamaz kendi hakkındaki kararları bile kendi veremez. Her şey erkek egemenliği altındadır. Bazı kesimlerde kadın mahremi teşhir edilirken,zinanın suç olmadığı ülkemizde  bazı kadınlar da fuhuş a sürüklenmektedir.

Buna birde insanın kanını donduran aile içi ilişki ve tacizler eklenirse kadının halen mağduru oynadığı görülmektedir. Onun için yılda bir kez kutlanan Dünya Kadınlar Günü neye yarar,İnsanlık hakkını arayamayan  bu kadınlarımız için bir şey ifade eder mi?

Kadına yönelik şiddet, öldürülen kadın sayıları ve intihar olaylarındaki artışlara baktığımızda endişelenmemek elde değil. Neredeyse her gün bir kadın cinayetinin işlendiğine şahit oluyoruz. Bunun sonu nereye varacak bilinmez. 

Bir gün inşallah her şey düzelecek ve kadın cinayetleri son bulacak  diye ümit ederek  8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum. 

Sevgiyle kalın.

 
Etiketler: 8, MART, DÜNYA, KADINLAR, GÜNÜ, ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
22 Eylül 2021
TERZİ KIZI
316 Okunma.
16 Eylül 2021
SİGARA=ÖLÜM
233 Okunma.
25 Ağustos 2021
BERDEL
346 Okunma.
30 Kasım 2020
KOMŞULUK HAKKI
1996 Okunma.
13 Ekim 2020
BOŞANMALAR NEDEN ARTTI
5598 Okunma.
15 Şubat 2020
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ
1733 Okunma.
16 Aralık 2019
KADINA ŞİDDETE HAYIR DEMEKLE OLMUYOR
1211 Okunma.
11 Eylül 2019
EVLİLİK NEDİR
8895 Okunma.
13 Mayıs 2019
ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN
1870 Okunma.
12 Aralık 2018
SEN HİÇBİR ŞEY BİLMİYORSUN
3840 Okunma.
01 Aralık 2018
URFA AK PARTİ ADAYI
1873 Okunma.
26 Mayıs 2018
HİÇ BİR GÜÇ TÜRKİYE’Yİ DURDURAMAZ
9035 Okunma.
12 Nisan 2018
URFA’NIN KURTULUŞ SAVAŞI - 3
4652 Okunma.
11 Nisan 2018
URFA’NIN KURTULUŞ SAVAŞI - 2
1936 Okunma.
10 Nisan 2018
URFA’NIN KURTULUŞ SAVAŞI 11 NİSAN 1920
2286 Okunma.
08 Mart 2018
8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
2008 Okunma.
12 Nisan 2017
11 NİSAN KURTULUŞ HİKAYESİ - 3
4500 Okunma.
11 Nisan 2017
11 NİSAN KURTULUŞ HİKAYESİ - 2
2595 Okunma.
10 Nisan 2017
11 NİSAN KURTULUŞ HİKAYESİ - 1
2485 Okunma.
22 Mart 2017
BU NE ŞİDDET BU CELAL
3166 Okunma.
21 Şubat 2017
REFERANDUMDA EVET Mİ HAYIR MI?
2453 Okunma.
25 Temmuz 2016
BU MİLLET YENİ BİR TARİH YAZMIŞTIR
2942 Okunma.
11 Haziran 2016
HAİN İÇERİDEN OLUNCA KAPI KİLİT TUTMAZMIŞ
2549 Okunma.
25 Mayıs 2016
KÜRT, TÜRK, ARAP HEPİMİZ KARDEŞİZ
4295 Okunma.
20 Mayıs 2016
NASIL BİR GENÇLİK YETİŞİYOR
3709 Okunma.
11 Nisan 2016
11 NİSAN KURTULUŞ SAVAŞI VE KÖRELEN MİLLİ DUYGULARIMIZ
2771 Okunma.
08 Mart 2016
ÖLDÜRÜLEN BİN KADIN VE 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
3354 Okunma.
12 Ekim 2015
DERDİNİZ ÖZGÜRLÜK DEĞİL
2707 Okunma.
15 Haziran 2015
BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN
3006 Okunma.
13 Haziran 2015
SEÇİMİN ARDINDAN
2798 Okunma.
01 Haziran 2015
İSTANBUL DENİNCE AKLA FATİH SULTAN MEHMET GELİR
4048 Okunma.
19 Mayıs 2015
SEÇİM ARENASI RİNG BAŞLADI
2763 Okunma.
07 Mayıs 2015
KENDİ MEMLEKETİMİZDE YABANCI OLDUK
2849 Okunma.
13 Nisan 2015
11 NİSAN KURTULUŞ HİKAYESİ
5044 Okunma.
10 Nisan 2015
KURTULUŞ SAVAŞIMIZIN İKİ KAHRAMAN KADINI
5557 Okunma.
03 Mart 2015
KARACADAĞ’A SAHİP ÇIKMAYANLAR UTANSIN
3081 Okunma.
24 Şubat 2015
AVRUPALILAR KENDİLERİNE OSMANLIYI HATIRLATAN TÜRKLERİ SEVMEZ
4714 Okunma.
20 Ocak 2015
KAZANCI BEDİH EFSANESİ
3874 Okunma.
15 Ocak 2015
KADIN CİNAYETLERİNİN KORKUTUCU BOYUTLARI
3153 Okunma.
07 Ocak 2015
DUYURULUR BELEDİYE’NİN SORUMLULUKLARI VE GÖREVLERİ
2700 Okunma.
02 Aralık 2014
URFA'YI ANLATAN REZİL DİZİLERE KİM DUR DİYECEK
9161 Okunma.
26 Kasım 2014
YÖREMİZDE KADININ HAYATINDA YOK, YOK
2824 Okunma.
17 Haziran 2014
ÖLÜMLERİNİN 6. YILIDA ANNEM VE SERDAR GÜLLÜOĞLU
5899 Okunma.
14 Haziran 2014
BABALAR GÜNÜ
3068 Okunma.
11 Haziran 2014
12 HAZİRAN DÜNYA ÇOCUK GÜNÜ
2969 Okunma.
11 Nisan 2014
URFA KURTULUŞ SAVAŞINDAN KURTULUŞ MÜZESİNE
5300 Okunma.
04 Nisan 2014
URFA YİNE SİYASET DERSİ VERDİ
2971 Okunma.
17 Mart 2014
SİYASET HİÇ BU KADAR KİRLENMEMİŞTİ
3747 Okunma.
08 Mart 2014
8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
2935 Okunma.
Haber Yazılımı