Haber Detayı
18 Temmuz 2021 - Pazar 14:07 Bu haber 871 kez okundu
 
'Darbe girişimine ilk soruşturmayı açan başsavcı' Kodalak: Soruşturma, o gecenin en önemli kırılma noktalarından biridir
FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimine karşı ilk soruşturmayı açan, dönemin Ankara Cumhuriyet Başsavcısı, Yargıtay Üyesi Harun Kodalak, açtığı soruşturmanın darbe girişimi gecesinin en önemli kırılma noktalarından biri olduğunu bildirdi.
Arşiv Haberi
'Darbe girişimine ilk soruşturmayı açan başsavcı' Kodalak: Soruşturma, o gecenin en önemli kırılma noktalarından biridir

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimine karşı ilk soruşturmayı açan, dönemin Ankara Cumhuriyet Başsavcısı, Yargıtay Üyesi Harun Kodalak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, FETÖ'nün 40 yıllık büyük bir organizasyon olduğunu, arkasında da muhakkak dış güçlerin ve güçlü istihbarat servislerinin bulunduğunu dile getirdi. Darbe girişimini, "Türk milletinin Anadolu topraklarındaki son bin yıl içinde yaşadığı en büyük ihanet." olarak niteleyen Kodalak, "Allah bir daha bu millete, bu devlete böyle ihanetler yaşatmasın." dedi, şehit olanlara rahmet, gazilere de sağlık diledi.

FETÖ'nün din kisvesi altında bir "cemaat" gibi yapılandığını aktaran Kodalak, şunları kaydetti:

"Din kisvesi altında, dini yapılanma altında, bir cemaat örtüsü, örgüsü altında yapılanıp gerçekte Türk milletini ve Türk devletini yok etme projesiydi. Pensilvanya'daki örgüt elebaşının kendi ifadesiyle, 40 yıl 'ilmek ilmek' dokudular. Tabiri caizse 'olmazları' başardılar. Şu anlamda olmazları başardılar; devletin içine sızma, devletin tüm kurumlarına asker, polis, sivil tüm kurumlarına sızma başarısını gösterdiler. Devlet içinde o kadar çok güçlendiler ki tabiri caizse küçük bir fiske darbesiyle devleti yıkabilecek güce ulaştılar 40 yıl içinde. Ama ne oldu 15 Temmuz gecesi, öncelikle Allahutaala'nın yardımıyla birlikte, bu millete, bu devlete, bizlere, sizlere bu bin yıllık ihanet girişimi o gece milletimizin de kahramanca direnişiyle önlendi."

Kodalak, 15 Temmuz gününü anlattı

Darbe girişiminin yaşandığı gün, mesai bitiminden sonra evine geçtiğini belirten Harun Kodalak, 21.00 sularında da dönemin Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Necip Cem İşçimen ve iki polis müdürü ile buluştuklarını, bu buluşmada yaklaşık bir hafta sonra yapılması planlanan operasyona ilişkin konuşmaların geçtiğini bildirdi.

Kodalak, 21.45 sıralarında kendisini oğlunun aradığını ve darbe girişiminden haberdar ettiğini belirtti.

Durumu yanındaki arkadaşlarına ilettiğini anlatan Kodalak, "müthiş bir şok yaşadığını" kaydetti. Kodalak, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı olarak FETÖ'nün darbe girişiminde bulunacağı yönünde bir bilgi almadığını, ancak bunu öngördüğünü, devlet büyüklerine de sözlü ve yazılı rapor olarak aktardığını söyledi.

FETÖ ile mücadeleye 15 Temmuz'dan önce başlanıldığını hatırlatan Kodalak, "KPSS soruşturması yaptık, devam ediyorduk. Dördüncü, beşinci dalgalarını yapmıştık. O an itibarıyla biz 460 ya da 470 küsur tane rütbeli askeri tespit etmiştik, FETÖ'cü askeri. Nereden? KPSS soruşturmasında eşlerinden tespit etmiştik. Ve zaten 15 Temmuz gecesinden sonraki günlerde tamamına yakını darbenin içindeydiler. Tabii ki hepsi derdest edilip gereği yapıldı." dedi.

UYAP'ı kapattırdılar

Harun Kodalak, olay gecesi dikkatini çeken olaylardan birinin de yaşadığı lojmanda ikamet eden FETÖ mensuplarının darbe girişimi sırasında bahçede toplanmaları olduğunu ifade etti.

Söz konusu kişilerin darbenin başarılı olması halinde gereğini yapmak için "hazır kıta" beklediğini anlatan Kodalak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hayatta birbirlerine selam vermeyen, tedbir yapan insanlar o gece kadın, çoluk, çocuk bir arada bahçede toplanmışlar. Darbe henüz yeni başlamış, hazır kıta bekliyorlar. Darbe gerçekleşse gereğini yapacaklar. O manzarayı görünce aklımıza şey geldi, dedik ki hemen adliyeye bilgi işlem elemanı gönderelim, UYAP sistemini kapatalım. Çünkü bunlar bir şekilde başarılı olacak olursa ilk yapacakları iş UYAP sistemine müdahale edip oradan korsan yakalama kararları çıkarmak. Kim hakkında; devletin seçilmiş cumhurbaşkanı hakkında, devletin seçilmiş hükümeti hakkında."

Darbeye ilk soruşturma

15 Temmuz akşamı yaşananların sıradan şeyler olmadığını, FETÖ'cülerin millete silah doğrulttuğunu anlatan Kodalak, buna karşı ne yapabileceğine dair sürekli telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini belirtti.

Darbe girişimine ilişkin soruşturma açmak istediğini ancak teknik olarak nasıl yapacağını düşündüğünü, zira olağan dışı bir durumun yaşandığını, bin yılda bir yaşanabilecek bir olayla karşılaştıklarını belirten ​​​​​​​Kodalak, dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile görüşme yaptığını anlatarak, "Sayın bakanım ben soruşturma açmak istiyorum ne dersiniz' dedim. 'Aç, iyi olur.' dedi." ifadelerini kullandı.

Bozdağ ile görüşmesinden sonra dönemin Ankara Emniyet Müdürü Mahmut Karaaslan'ı aradığını belirten Kodalak, "Sayın müdürüm, ben şu an Ankara Başsavcısı Harun Kodalak olarak bu teşebbüse karşı soruşturma açtım. Malum bu bir hain darbe girişimidir, polis arkadaşlarımıza lütfen talimatımı iletin, bu darbe girişimine karşı soruşturma açtım. Yakalama ve gözaltı talimatlarımızı iletiyorum, lütfen siz iletin. Meşru müdafaa haklarını kullanabilirler." dediğini anlattı.

Kodalak, 22.50 civarında açılan soruşturmaya ilişkin, "Bu çok önemli bir kırılma noktasıdır. Bu gerçekten o gecenin en önemli kırılma noktalarından biridir. " ifadelerini kullandı ve "O esnaya kadar darbe teşebbüsü başlamış. Yetkili bir makamdan darbeye karşı koyacak kolluk kuvvetlerine karşı verilmiş ilk talimattır. Bu anlamda ilk refleksidir. Ben Ankara Başsavcısıydım, yakalama, gözaltı kararı verme yetkisi bendeydi, benim yapmam lazımdı. Ben de o görevi, tarih önünde, milletin önünde yerine getirdim." değerlendirmesinde bulundu.

Kodalak, soruşturma açılmasının çok büyük etkisi olduğunu, kolluk kuvvetlerine büyük bir moral ve yasal dayanak teşkil ettiğini dile getirdi.

Darbeye karşı soruşturma açıldığının basın organlarına duyurulması için çaba sarf ettiğini belirten Kodalak, bunun ardından güvenlik gerekçesiyle evinden ayrıldığını, ayrılırken bir daha ailesini göremeyeceğini düşündüğünü söyledi.

Daha sonra Balgat'ta bir eve geçerek darbeye karşı faaliyetlere devam ettiğini anlatan Kodalak, korumalarını Ankara Adliyesine gönderdiğini, aksi bir duruma karşı adliyede tedbir aldırdığını belirtti.

Kodalak, ilerleyen saatlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın televizyondaki açıklamalarını gördüğünü, bunun o gecenin önemli kırılma noktalarından bir diğeri olduğunu ifade etti.

Darbe girişiminin sürdüğü 16 Temmuz'un ilk saatlerinde Hakimevi'nde bazı yargı mensuplarıyla sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunduklarını, bütün yargı mensuplarının büyük vatanseverlik örneği sergilediğini belirten Kodalak, yargı kurumu adına ilk harekete geçen kişi olmaktan gurur duyduğunu bildirdi.

"Tarihi bir görev yerine getirdik"

FETÖ ile mücadeleye göreve geldiği ilk günden itibaren başladığını, örgüte ilişkin soruşturmaları planladıklarını anlatan Kodalak, darbe girişiminden önce Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan FETÖ sivil çatı davasının iddianamesinin tarihi bir belge olduğunu söyledi.

Dönemin Ankara Cumhuriyet Savcısı Serdar Coşkun tarafından hazırlanan iddianamede, başta FETÖ elebaşı Fetullah Gülen olmak üzere örgütün tepe yöneticilerinden 72-73 ismin bulunduğunu bildiren Kodalak, "Büyük bir tarihi belgedir. İddianameden çok daha fazlasıdır. 15 Temmuz öncesi çatı iddianamesi tarihi bir belgedir. Yargı belgesinin ötesinde tarihe mal olmuş bir belgedir." diye konuştu.

Kodalak, 15 Temmuz'dan sonra, Türkiye'de FETÖ'ye karşı açılmış tüm FETÖ davalarında bu iddianamenin giriş kısmının aynen kullanıldığını bildirdi.

Söz konusu davanın iddianamesinden örnek veren Kodalak, "Hava Kuvvetleri yapılanmasının, Türkiye Cumhuriyeti ordusu pilotlarının yüzde 95'i FETÖ'cüdür o dönemde. Biz bunu ispatladık. Bu; bilgi, belgelere dayalıdır. Bizde olduğu gibi onlarda da vardı. Dolayısıyla tabii ki bizim iddianamemizin, bu soruşturmamızın onların klasik darbe hevesini hızlandırdığına inanıyorum." dedi.

Kodalak, KPSS soruşturmalarında eşlerinden ötürü tespit edilen rütbeli askerlerin isimlerini Genelkurmay Başkanlığına gönderdiklerini, gönderilen bu isimlerin darbe girişimi nedeniyle müebbet hapse mahkum edilen eski korgeneral İlhan Talu'nun çekmecesinden çıktığını anlattı.

"Bu hain fitne örgütü, zaman içinde tarihteki o kötü yerini alacaktır"

FETÖ ile mücadele konusuna da değinen Harun Kodalak, 15 Temmuz'dan haftalar, aylar, yıllar sonra "kripto FETÖ'cülerin" çıktığını anımsatarak, "Devletimiz çok güçlüdür. Belki uzun sürer ama eninde sonunda bu hain fitne örgütü, zaman içinde tarihteki o kötü yerini alacaktır. Hasan Sabbah'ın aldığı gibi bu hainle beraber diğer hainler de alacaktır diye düşünüyorum." dedi.

Kodalak, OHAL yetki süresinin uzatılması tartışmalarına neden olan terörle mücadele kapsamındaki gözaltılar ve kamudan personel ihracına ilişkin kanun tekliflerine ilişkin ise "Bu, devletin aldığı bir karardır. Muhakkak başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere konu enine boyuna tartışılmıştır. Böyle bir karar almanın devlete getirisi-götürüsü muhakkak hesap edilmiştir. Sonuçta biz demokratik hukuk devletiyiz. Bir an önce demokratik hukuk devleti ölçülerine geri dönmemiz de gerekiyor, bu anlamda da ihtiyaç olduğu düşünülmüş, alınmış bir karardır." görüşünü paylaştı. AA

Kaynak: Editör:
Etiketler: 'Darbe, girişimine, ilk, soruşturmayı, açan, başsavcı', Kodalak:, Soruşturma,, o, gecenin, en, önemli, kırılma, noktalarından, biridir,
Yorumlar
Haber Yazılımı