Yazı Detayı
08 Ocak 2021 - Cuma 12:13 Bu yazı 188 kez okundu
 
VESAYET REJİMİNİN YAPAMADIĞINI BİZLER BAŞARDIK!
Nebihe UÇAN
 
 

Eski Kültür Bakanı ve bugün CHP'li Fikri Sağlar'ın "Türbanlı bir hakimin karşısına çıktığımda adaleti sağlayacağından kuşkuluyum" demesiyle birlikte "Başörtüsü" meselesi yeniden tartışılmaya başlandı. 12 Eylül Darbesi ile birlikte 31 yıl boyunca yürürlükte kalan "Başörtüsü Yasağı" 1 Ekim 2013 yılında tarihe karışmıştı.

O günün mağduru gençler bugün orta yaşlı insanlar olarak hayatlarına devam ediyor. O dönemi yaşayan insanlar, yaşanan her şeyi en ince detayına kadar hatırlarken, yeni nesil maalesef kulaktan dolma bir kaç bilgi dışında ki (bu bile onlara abartı ve ajitasyon gibi geliyor)  hiç bir şey bilmiyor. Ya da umursamıyor. 

Bu ülkede Allah'ın emri ile örtünen kardeşlerimiz "İrtica ile mücadele" bahanesiyle 31 yıl boyunca eğitim ve çalışma haklarından mahrum bırakıldı. Eşi başörtülü olan devlet memurları da "Gerici, yobaz, radikal, İslamcı" gibi ibarelerle fişlenerek memuriyetten atıldı.

Kamusal alandaki her başörtülü ve sakallı vatandaş "Yobaz ve gerici" ilan edildi. Üniversitelerde "İkna odaları" kurularak başörtülü genç kızlarımıza psikolojik işkenceler uygulandı. Başörtülü anneler, askerdeki çocuklarını ziyaretten alıkonuldu.

İşin özü o dönemde Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni yöneten vesayet rejimi, kendi vatandaşlarını laik-anti laik olarak 2 kutba ayırdı. Örneğin Maraş'taki Milli Mücadele hareketi, İşgalci Fransız askerinin kadınların başındaki örtüye el uzatmasıyla başlamıştır. Şehirlerimiz bu mücadeleyle "Kahraman", "Şanlı" ve "Gazi" unvanlarını almışken, Allah'ın emrine uyarak kendini sakınan kadınlar, devleti yöneten rejim tarafından "Bölücülük" ile yaftalanmıştır.

Elhamdülillah… Verilen mücadeleler sayesinde 2013 yılı itibariyle bu zulüm ortadan kalktı. Ancak bu konunun ortada hiçbir sıkıntı yokken yeniden gündem olması, "Vesayete özlem duyanların" kalplerindeki hastalığı bir kez daha gözler önüne serdi.

Maalesef bu noktada hatayı bizler yaptık. Vesayet rejiminin ve vesayet destekçilerinin yapamadığını, bizler hayata geçirdik. Başörtüsü kavramının içini boşaltıp geriye sadece bir simge bıraktık. Başörtüsü Allah'ın emri iken, sadece onun rızası için takılması gerekiyorken; bugün birilerinin gözüne girebilmek, iş bulmak, belli bir zümreye dâhil olmak için takılır oldu.

Örtünün amacı bizleri kötü bakışlardan koruyup kısaca "Bana bakma demek iken"   günümüzde tam tersi "Ben buradayım" demek için kullanılır oldu. Caddelerde, AVM'lerde ve kafelerde gezen başörtülü kızların, tüm beden hatlarını belirginleştirecek darlıkta kıyafetler giyinmeleri, o dönemi yaşayanlara sadece "Yazık" dedirtiyor. 

Allah bizlerden örtünerek özgürleşmemizi isterken, bizler moda dünyasının pençelerine hapsolduk. Verilen mücadeleyi, çekilen acıları, vazgeçilen hayalleri unuttuk. Bunun bir ibadet olduğunu unuttuk. Herkes kendi gibi, evliya gibi görüp diğerlerini eleştirir oldu.

İmam Hatipler, kurslar, camiler çoğalmışken, artık kimsenin önünde bir engel kalmamışken bizler hatayı nerelerde yaptık acaba? Düşünmek lazım…

Selam ve dua ile, kalın sağlıcakla…

 
Etiketler: VESAYET, REJİMİNİN, YAPAMADIĞINI, BİZLER, BAŞARDIK!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı