Yazı Detayı
07 Temmuz 2017 - Cuma 08:25 Bu yazı 754 kez okundu
 
TEK MİLLET TEK DEVLET
S. Ahmet KAYA
seyyidak@hotmail.com
 
 

Ramazan ayı, oruç ayı. Kirden ve pastan arınmanın ayı. Her zaman ki gibi tevazu ile geldi, tevazu ile gitti. Üstelik bayramını da yaptık Ramazan'ın. Sanki hakkımız varmış gibi; kucaklaştık eş ve dostla. Hal hatır sorduk. Büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öperken, unutulmadıklarını, her an aklımızda olduklarını bilsinler diye selam gönderdik en uzaktakilere…

Fakat Ramazan'ı ve Bayramı'nı idrak ederken acaba bütün Müslümanlar olarak Tek Millet, Tek Yürek anlayışı içinde olduğumuzu, kir ve pastan arındığımızı söyleyebilir miyiz? Hayır! Kimse böyle bir şeyi iddia edemez sanırım. Naçizane kendi adıma bir iç muhasebesi yaptığımda karşıma gurur duyacağım değil, utanacağım bir tablo çıkıyor… Çünkü bütün bir İslam Coğrafyasına baktığımda acınacak bir durumda olduğumuzu görüyoruz:

Evet Filistin hala işgal altında. Kimsenin umurunda değil. Irak, Suriye bölündü bölünecek. Kimse görmüyor, duymuyor. Kürtler, "Ümmet'in Yetimleri" olarak hep sorun gibi Coğrafya'nın içinde gösterilmeye çalışılıyor. Mısır dersen, o kendi içinde kendini yiyip duruyor. Katar üzerinden Arap devletleri, Haçlı zihniyetini Coğrafyamızda etkinleştirme çabası içinde. Pakistan, Afganistan, Libya, Arakan… derken tüm dünya Müslümanları… kısaca bütün İslam Coğrafyası işgal altında. Kimsenin kılı kıpırdamıyor. Böyle giderse kimsenin kılının kıpırdayacağı da yok zaten. Hal-i pür melalimiz bunu gösteriyor zira.

Oysa İslam Peygamberi İslam Devleti'ni kurduğunda Arap İslam Devleti demedi. Dört Halife de ırkçı söylemlerden hep kaçındı. Abbasiler, Emeviler de Arap Coğrafyası'nda kurdukları İslam Devleti'ne kendi ailelerinin adını vererek, bir bakıma bütün Müslümanların tek bir millet olduklarını ortaya koydular. Selçuklular, devletlerine Türk demedi, Eyyubiler Kürt, Osmanlılar Türk demedi. Demediler ki diğer Kardeşleri üzülmesinler, tek bir vücut olduklarını, Kardeş olduklarını bilsinler… Sadece İran, Pers zihniyetini sürdürmüştür. Bugün de bu böyledir.

Haçlı zihniyeti, 1. Dünya Savaşı'ndan sonra elleriyle İslam Coğrafyasını şekillendirmiş ve kurdurdukları devletlere de ırki adlar vermişlerdir. Türkiye, Arabistan, Irak, Suriye, Lübnan, Mısır, Yemen gibi. Ki bunda ne kadar isabetli davrandıklarını bugün daha iyi anlayabiliyoruz. Bu isimlendirmeler ırki ve yerel ifade taşıdığı için İslam ile bağdaşmıyor, her an ve her zeminde karışıklıklara zemin hazırlayacak düzeydedir. Üstelik burada Kürdistan Devleti kurulmayarak da bir bakıma Kürtlere, benzine ateşi verecek kıvılcım görevi verilmiştir denebilir.

Demem o ki, artık öz değerlerimize dönme vakti gelmiştir. İlk günkü değerlerimize yani… İslam Peygamberi'nin bize bıraktığı mirasa, Dört Raşit Halife'nin. Abbasilerin, Emevilerin, Selçukluların, Eyyubilerin, Osmanlıların örnekliğine. İçinde ırkçılığın, mezhepçiliğin, cemaatçiliğin barınmadığı SAF İslam Geleneğine…

Evet, ÖZ'e, İslami Geleneğe dönmemiz gerekiyor. Tıkanan damarlarımıza hayat suyu verecek Kur'an'i gerçekliğe… Çünkü bizi ayağa kaldıracak güç-kuvvet orada, bütün bir insanlığın selameti orada.


Tek Yürek, Tek Millet gerçekliği Kur'an'i gerçeklikte olduğuna göre; üstelik hiç kimsenin 'ben' olarak kendini göstermediği 'biz' olarak gösterdiği gerçeklikte olduğuna göre, bu hakikatten uzak durmamız neden? Bizi bundan alıkoyan nedir? Ramazanlar, oruçlar, zekatlar, bayramlar, ibadetler, yardımlaşmalar…

Ruhumuzda Kur'an'ın, Peygamber-sahabe ilişkisinin, Ensar-Muhacir kardeşliğinin güzelliğini yansıtmıyorsa bir yerlerde bir eksiklik var emektir. Eğer kimseye bir 'umut' olamıyorsak, her şeyden evvel kendi sorunlarımızı halledemiyorsak, öz'e dönüş'ü sağlayacak argümanlar bulamıyorsak bir yerlerde bir takım yanlışlıklar yapılıyor demektir… vesselam.

 
Etiketler: TEK, MİLLET, TEK, DEVLET
Yorumlar
Diğer Yazılar
ANADOLU’DAN BİZE KALANLAR VEYA SANATIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
HAC VE AHLAK
YAZMAK…
SANAT ESERİ VE İŞLEYİŞ BİÇİMİ
12 Eylül darbesi dolayısıyla ŞİİR VE SAVUNMA
İBRAHİM’İN MEDİNE’Sİ
KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ
“KIRILMALAR” DOLAYISIYLA FARUK UYSAL ŞİİRİ
ANADOLU'NUN MANEVİ IRMAĞI YUNUS EMRE…
URFA: RUHUN MASALI…
NABİ…
GÖKYÜZÜ MELEKLERİ / AYLİN BEBEK’İN HİKAYESİ
AHLAK VE HUKUK
MUHALEFET…
BUGÜN BAYRAM…
MEHMET TALAT AKAY’IN ARDINDAN…
FOLKLOR ŞİİRE DÜŞMAN DEĞİL
ORUÇ VE KUDÜS
SAVAŞ VE UÇURTMA
KUDÜS… EY KUDÜS!
HARRAN ŞİİR AKŞAMI
NASIL BİR ŞEHİR, NASIL BİR MİMARİ?
KADİM ŞEHİR
İNSAN ve ÇEVRE
Sarı Kitap Dolayısıyla TAYYİP ATMACA’NIN ŞİİRİ
GAP GÜNDEMİ İLE 20 YIL…
CAMİLER… İMAMLAR… YA DA MESCİD-İ NEBİ
YAZMAK…
GÜZEL ADAMLARIN ŞEHRİ
ŞİİR NİÇİN YAZILIR VEYA NİÇİN OKUNUR ŞİİR
ŞEHİR BİZDEN NE İSTER YAHUT BİZİM ŞEHİRDEN BEKLENTİLERİMİZ
ŞEHİR ÜZERİNE DÜŞÜNMEK YA DA KENT KONSEYLERİ
BİR ŞEHİR ELEŞTİRİSİ YAPMAK
ŞEHİRLER ÖLÜR DE
ARAYAN BULUR ŞAHİN DOĞAN GİBİ
ŞEHRİN REFLEKSİNİ ÖĞRENMEK
Siraç SUMAN
KAÇMAK…
GEBECE
ABD’YE OLAN NEFRETİM
ZOR HAYATLAR
AKADEMİK KİTAP OKUMAK Ya da TÜRKİYEDE’Kİ SURİYELİLER
KÜRT EDEBİYATI ÜZERİNE KISA BİR BAKIŞ
BUGÜN TAŞ ATMA GÜNÜ
SABİR RÜSTEMXANLI İLE
TEMMUZ ATEŞİ
ŞEHİR ve İNSAN EĞİTİMİ
ÇANAKKALE RUHU DOLAYISIYLA
ŞEHİR VE KİMLİK
Yeni Bir Harran Dergisi
Aşk ve Mekân ŞEHİR
SAMİMİYET…
ŞEHİR BİZDEN NE İSTER! YA URFA?
ERDEM, İNSAN, ŞEHİR…
GÜZEL ADAMLARIN ŞEHRİ
Temmuz Ateşi
SAMİMİYET…
HİÇLİK… YA DA 15 TEMMUZ SÜRECİ
GÜNEŞİN ALTINDA ÇOK ŞEY OLUYOR
MELA AHMED CİZÎRΒNİN DİLİ
"İçin cennet, dışın cehennem olsa, sana asla dönmem"
BİR SEMPOZYUM'UN ARDINDAN
HARRAN DERGİSİ'NİN KAPANMASI
Türkiyelilik ve Osmanlılık
PERSONNA NON GRATTA
"TANRILAR VE KULLAR"
İNSAN-MEKÂN-ŞEHİR
SİYASETİN AMACI VE SİYASETÇİYE
KİM RÜYAMI GÖRECEK?
YENİ YILA BİR GİRERKEN...
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Parçalı Bulutlu
Güncelleme: 17.10.2018
Bugün
21° - 28°
Perşembe
20° - 30°
Cuma
19° - 31°
Şanlıurfa

Güncelleme: 17.10.2018
İmsak
05:06
Sabah
06:27
Öğle
12:17
İkindi
15:23
Akşam
17:55
Yatsı
19:10
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı