Yazı Detayı
03 Temmuz 2014 - Perşembe 22:25 Bu yazı 4196 kez okundu
 
"TANRILAR VE KULLAR"
S. Ahmet KAYA
seyyidak@hotmail.com
 
 

Uzun zamandır Urfa kamuoyunda tartışılan ve neredeyse Urfa'yı ikiye bölecek kadar etkili olan "Rabia Meydanı" ismi, salt bir meydanın ismi olarak anılmasından öte anlamlar içeriyor… Bir kere bu ismin, Urfa'nın kadim şehirli zihniyetinin, kırsal-köylü zihniyete karşı yenilgisini deklare edecek pozisyona geldiğini söyleyebiliriz… Böyle bir anlamı ve misyonu var bu ismin… Olaya bu açıdan bakıldığında, kendilerini bu şehrin gerçek sahipleri mesabesinde gören (Beyaz Urfalılar/tanrılar)'ın neden bu isme bu kadar sert muhalefet ettiklerini, onların hissiyatlarından yola çıkarak belki anlayabiliriz.

Mesele, sadece Rabia/Topçu Meydanı isminden kaynaklanmıyor. Bir kere burada yaşanan, şehirliler ile dindar kesim başka bir deyimle şehirlileşen köylüler arasındaki çatışmadır. Urfa'nın esas yerlileri olan Beyaz Urfalılar, kendilerini Yunan'ın mitolojik tanrıları gibi Urfa'nın kadim sahipleri olarak görüyor ve her şeyin kendi onayından geçmesinin hak olduğuna inanıyorlar. Bu vesileyle, günümüzde sayı ve nitelik bakımından azınlığa düşen Beyaz Urfalıların, temel sorunlarda hiçbir erklerinin kalmaması da bunu gösteriyor.

Sonradan gelip yerleşmelerine rağmen kırsal kesimin insanı köylüler, hayatın her alanına hükmetme cesaretini gösterebiliyorlar. Öte yandan din gibi yüksek bir değeri de yanlarına almaları ve sırf bu hassasiyetten dolayı Vilayet Meydanı ismini, Rabia Meydanı olarak resmi bir makamda kabul ettirmeleri de siyasi açıdan ne kadar güçlü bir pozisyonda olduklarını gösteriyor bu dindar köylülerin. Üstelik bu dindar köylüler inanılmayacak derecede şehirlileşme istidadı da gösterebiliyorlar… Urfa'nın yeni şehirlilerinin bu tavrı, aslında hiç de bize yabancı değil. Henüz Kurtuluş Savaşı yıllarında, Müslüman Hinduların kendi aralarında topladıkları para ve altınları, Türkiye'deki kardeşlerine göndermeleri, bir İslam kardeşlik vazifesi olduğu gibi, Urfalıların bu yeni meydana Rabia ismini vermeleri de bu açıdan bakıldığında bu Müslüman Kardeşliğinin bir gereğidir. Olaya bir de bu açıdan bakıldığında, ortada hiçte garipsenecek bir şeyin olmadığı, aksine kadirşinas bir vazife olduğu görülecektir.

Beyaz Urfalıların kendilerini tanrı gibi görüp, her şeye hükmetme isteği gütmeleri, bir bakıma kendilerinin haricinde kimseye yaşama hakkı tanımamalarından kaynaklanıyor. Bu, ezilmişliğin, yenilginin ruh halidir. Hem de hiç beğenmedikleri, köylü ve muhafazakar kesime karşı bütün kalelerini kaybetmelerinin kompleksli ruh hali…  

Bu kesim insanlar, hayatın her alanında görülüyorlar. Sanat, siyaset, ekonomi, basın/kültür, sanayi, vesaire… Hep bu insanların elinde artık. Belediye yönetimi, milletvekillikleri, odalar, kısacası şehir hayatına bu insanlar yön veriyor ve bu, hiç de kabul edilecek bir durum değildir onların açısından. Üstelik bu kesimin insanları aidiyet duygusunu kaybetmeden, bütün ipleri kendi ellerine alırlarken, aynı zamanda şehirlileşme istidadını da gösteriyorlar. Bu da çok önemli. Hem köylü/muhafazakâr olmak, hem de şehirli olmak…  

Şehrin tanrıları Beyaz Urfalılar, artık fildişi kulelerinden inip, kendilerinin haricinde başka insanların da burada yaşadığını ve onların da bu topraklar üzerinde hakları olduğunu kabul etmeliler artık. Ortaya sürebilecekleri şeyleri varsa, bunlara sağlam dayanak oluşturmalılar. Bunun yanında, bu ülkede yaşayan insanların hissiyatlarına saygı duymalı, çoğunluğun sesine kulak vermeliler…  Vesselam…

 
Etiketler: "TANRILAR, KULLAR"
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Çok Bulutlu
Güncelleme: 24.05.2018
Bugün
22° - 35°
Cuma
21° - 34°
Cumartesi
19° - 34°
Şanlıurfa

Güncelleme: 24.05.2018
İmsak
03:22
Sabah
05:04
Öğle
12:29
İkindi
16:17
Akşam
19:42
Yatsı
21:14
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı