Yazı Detayı
17 Mayıs 2018 - Perşembe 14:14 Bu yazı 95 kez okundu
 
SÖZLER VE ANLAMLARI
Misbah HİCRİ
misbahhicri@hotmail.com
 
 

Bazı sözler var ki konuşma sırasında söyleriz. Yapıcı kabul ettiğimiz bu kavramlar aynı zamanda düşündüren olgulardır. Ne anlama geldiğini bilenler kadar bilmeden söyleyenlere rastlarsınız. Bazısı önemli sözler, bazısı atasözleri, bazıları özlü sözler. Bazıları çokça kullanılır ki halk bunları dilinde pelesenk etmiş. Ama bu gün okullarımız da bu sözleri söyleyecek kaç öğrenci bilinir bilmem. Biz ilkokulda dahi bu sözlerle arkadaşlar arasında yarışmalar yapardık. Söyleşi de bulunmak üzere gittiğim okullarda özellikle bazı atasözleri sordum, peş peşe üç atasözü söyleyecek bir öğrenci çıkmadı.  

Gavan (sığırtmaç) dediğimiz adamın biri nasıl olsa bizim köyün düğünü geç biter ben diğer köye gideyim karnımı doyurayım sonra buraya gelirim. O köye gider orada düğün dağılmış yemek kalmamıştır. Kendi köyüne döner orada da yemek bitmiş. Onun için halk arasında  "o köyün gavanı oldun" diye bir yakıştırma yapılır. İşte bu hikâyenin bir benzeri ve onun için söylenen söz; "Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmak…"  Sözünün hikâyesi sözün söylenmesine neden olmuş. Biz sözün hikâyeleştirmeden önce bu sözün anlamını söylemekte yarar vardır. Daha iyi kâr edeyim derken eldekini kaybetmek sözüyle bize kanaat etme fikrinin en iyi öğüdünü vermektedir.  

Dimyat Mısır'da, Süveyş Kanalı ağzında ve Portsait yakınlarında bir iskeledir. Eskiden Mısır'ın pirinci torbalar içinde buradan alınıp Türkiye getirirlermiş.  Dimyat'a pirinç almak için giden bir tüccarının bindiği gemi Akdeniz de Arap Korsanları tarafından soyulmuş ve adamcağızın kemerindeki bütün altınlarını almışlar. Hikâye burada öyle bitmez.
 
Esas mesele bundan sonra başlar…  Bin bir müşkülat içinde Türkiye'ye dönen pirinç tüccarı o yıl iflas etmiş. İstanbul'dan kalkmış, memleketine dönmüş. O sene tarlasından kalkan buğdayları da bulgur tüccarlarına sattığından, kendi ev halkı kışın bulgursuz kalmış. İşte bu sözün aslı buradan kaldığı rivayet edilir. 

***
Halkımız arasında yaygın bir deyim var ki; "Ben dert dinleme babası mıyım?" denildiği gibi bazen de; "Derdini anlatacak bir büyüğün yoksa, git kafanı büyük bir taşa vur," şeklinde söylenir.  Kafasını taşa vurmayanlara halk arasında tarihten kalma bir öğüt daha yapılır. "Git derdini Marko paşaya anlat" diye… 

Sanki olmayacak duaya "amin" demek gibi… Dert dinlemekten, sıkıntılarını dile getirenlerden kurtulmak için Marko paşa'ya göndermek o zamanlar tek kurtuluş yoluymuş… Bu sözünün şöhret bulması, düşünüldüğü gibi   Marko Paşa'nın çokbilmişliğinden değil,  aksine düzgün bilmediği Türkçesiyle gelenleri ikna etmesinden gelir. Hangi milletten olursa olsun şikâyete gelen Rum olsun, Arap olsun, Türk olsun, Kürt olsun onları başından savmak için anlaşılmaz cevaplarla onları gönderdiği söylenir. Bir icraatı yoktur. Tek yaptığı onları dinlemesini bilen biridir. İnsanlar da ona gidip derdini anlatınca rahatlıyorlardı. 

Kısacık hayat hikâyesine gelince; Marko Apostolidis, ismi kısaca Marko paşa olarak bilinirdi.  Rum asıllı bir hekim olan bu zatı tanımak için internet ortamında kısa bir gezinti yaptım.  (Doğumu 1814, ölümü 1888) Olduğu yazılmaktadır.  Marko, eğitim ve öğrenimini Yunanistan'ın meyve bahçeleri ve bağlarıyla ünlü Syros Adası'nda yaptı. Sonra, ailesi ile birlikte gittiği İstanbul'da Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane'yi (Askeri Tıbbiye) bitirdi. 

Çok becerikli bir hekim olduğu söylenir. Mezun olduğu yıl, cerrahi kliniği şefliğine atandı. Kısa sürede iyi bir hekim olduğunu kanıtlayarak ün kazandı ve mirliva'lığa şu anki rütbelerden tüm generalliğe daha yakın (Osmanlılar' da sancak beylerine verilen paşalık rütbesi) yükseltilen ilk hekim oldu. 

1861'de Sultan Abdülaziz'in hekimbaşılığına getirilen Marko Paşa aynı zaman Kızılay'ın kurucuları arasındandır. Padişahın övgülerine mazhar olması ile ünü tüm İstanbul'u kapladı. Marko paşa etrafında cömert, iyiliksever bir adam olarak bilirdi. Derdini anlatanları tahkir etmez şikâyetlerini ihtiramla dinlerdi. Bu yüzden halktan kişileri' de tedavi eder, onlardan para almazdı. 

Paşanın yardım severliği etrafta efsaneleştikçe çevrede yaşayan insanlar onun hem doktor, hem devletin yüksek kademesinden olduğundan her sorunu halledebileceğini düşünerek kişisel sorunlarını, insanlardan, devletten şikâyetlerini' de paşaya taşıyıp anlatmaya başlamıştır. Paşa onları sabırla dinler dinlemesine ama sorunları çözmesine imkânı yoktur. Paşa şikâyete gelenin derdini dinler ya da dinler görünürdü. Sonra sözü değiştirir onları bir şekilde savardı. İnsanlar da onun dinlemesinden büyük haz alırlardı. 

 
Etiketler: SÖZLER, VE, ANLAMLARI, ,
Yorumlar
Diğer Yazılar
DERS ALINACAK ANILAR
HAYAT MEKTEBİ
AÇIKTA GIDA SATILMASI
BARIŞ VE SEVGİ ÇEŞİTLEMESİ
KELİMELERDEN TAT ALMAK
DÜNYA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ GÜNÜ
BİR KAÇ KELİME VE ANLAMLARI
EMEKSİZ YAZILAN YAZI, KEYİFSİZ OKUNUR*
SİYASETİN GÜNDEMİ
“DEMİR DEMİRLE DÖVÜLÜR”
“YUSUF YUSUF”
HİKÂYELERİ UNUTULAN KAHRAMANLAR
İÇİMİZDEKİ KAHRAMAN
ÇİVİYE SORMUŞLAR
ŞİLİKİ, URFA TATLISI
DÜNDEN BUGÜNE ANILAR
DÜNÜN ÇOCUKLUĞU, BUGÜNÜN ŞEHRİ
KENDİN OLMAK
AŞIK VEYSEL ANISINA
“KIRMIZI MEŞİN PARA PEŞİN”
DAYAK VE ŞİDDET TAVSİP EDİLMEZ
YİRMİ YIL DİLE KOLAY
SU GİBİ AZİZ OLUN
SEVGİ, ADALET VE DÜRÜST OLMAK
HAK EDİLMEYEN SÖZLER
MİNYATÜR SAVAŞLAR, HALİL COŞKUN ROMANI
TARİHİ YOK ETMEK ŞEHRİN KİMLİĞİNİ YOK ETMEKTİR
HUZUR OPERASYONU
GAZETECİLİK MESLEĞİNE DEĞER VERMEK
GEÇMİŞİNİ BİLMEK
HER GÜZEL SÖZ SEVGİNİN ESERİDİR
TAZİYE EVİ VE YAPILMASI GEREKENLER
YAZARIN GÖREVİ
MEHMET BÖKE’NİN ŞİİRİ
“HER BİLDİĞİNİ SÖYLEME AMA HER SÖYLEDİĞİNİ BİL”
İNSANLAR VE HAŞERELER
URFA’YI HASBİ SEVMEK…
PARAN KADAR KONUŞ
MEVLANA’YI ANMAK MI YOKSA ANLAMAK MI?
URFA BASIN TARİHİ-3
URFA BASIN TARİHİ-2
URFA BASIN TARİHİ- I
ELEKTRİK DEYİNCE
UĞUR VE UĞURSUZLUK - II
UĞUR VE UĞURSUZLUK – I
ŞAHİN DOĞAN’IN KALEMİNDEN “EZELİ MAĞLUPLAR”
HAYVANLARIN DİLİ OLSAYDI
İNSAN HAKLARI BİLİNCİ EDİNMEK
FIKRALAR
ÖLÜMÜN VE HATIRLATTIKLARI
ŞANLIURFA SIRA GECESİ GELENEĞİ VE TÜRKÜLERİ
HALİL COŞKUN’UN KALEMİNDEN “AYRIKOTU”
ÇEVREYİ SAHİPLENME
TOPLUMSAL VEFA
ÇIRAKLIKTAN PATRONLUĞA KAŞIBEYAZ
KIRAATHANEDEN BUGÜNE
GURBET, SILA VE HASRET
TÜRKÜLERLE URFA VE YAŞAM
BU YEMEĞE BU DUA
HAYVANLARIN DİLİ OLSAYDI
GENÇLİGE SAHİP ÇIKMAK GEREK
SOKAK ÇOCUKLARI DEĞİL ÖTEKİ ÇOCUKLAR
İFTİRA VE METHİYELERE REDDİYE
ÖĞRETMENLİK BİR SEVDADIR
DÖRT MEVSİME, DÖRT İSİM
YAĞMUR DUASI VE ÇÖMÇE GELİN
HASAN RASTGELDİ
TÜRKÜLER ACILARIN SESİDİR
ÖĞRETMEN EK İŞ PEŞİNDE
BİR ÖĞRETMENLER GÜNÜ
URFA BASIN TARİHİ VE YEREL GAZETECİLİK
İYİ PARTİ, YAŞANANLAR, BEKLENTİLER
DÜĞÜN SEVİNCİN DIŞA VURUMUDUR
ATATÜRK’Ü SEVMEK
MÜSLÜM ÜZÜLMEZ'İN YENİ KİTABI
TÜRKİYE’DEKİ SURİYELİLER
UÇAK YOLCULUĞU VE ESPRİLER
ZİYARETLER
GÜL İLHAM KAYNAĞI- III
GÜLE ÂŞIK OLUNMAZ MI? - II
ZEMHERİDE AÇAN YEDİ VEREN GÜLLER-I
OSMAN ERKAN’IN YENİ ŞİİR KİTABI “EĞRİ OTURAN”
AHLAKSIZLIĞIN DANİSKASI
SELAHATTİN UTKUN’UN “KURŞUN RENGİ GÜNLER” KİTABINA DAİR
ÖĞRETMEN OLMAK BİR AYRICALIKTIR
HIRSIZLIĞA SIĞINANLARA
KALEM ERBABINA SELAM YOLUMUZA DEVAM
DİL BAYRAMI
GEÇMİŞE HAYIFLANMAK
DAĞLAR VE BİZ
OKUMAK IŞIĞI YAKALAMAKTIR
GEVENDE FIKRALARI
İNSANSI HAŞERELER VE DİĞERLERİ
OKUMANIZ GEREKEN BİR YAZI
SİVEREK VE KIRILAN HEYKEL
NEDEN DAĞLAR?
KELİMELERİN DERİN SEVGİSİ
UNVAN NEREDE KULLANILIR
SARI SICAKLAR VE ÜLKE SİYASETİ
TRAFİK VE BİZLER
HIRSIZLIĞA SAYGINLIK KAZANDIRANLAR UTANSIN
FIKRALAR
AÇIK HAVA MÜZESİNE HOŞ GELDİNİZ
YAZARLIK VE BEN
KUL HATASIZ OLMAZ, YA İMAM
KONU ELEKTRİK OLUNCA
KÖYLÜ OLMAK SUÇ DEĞİL…
ZİYARETLER
DEĞERLER KAYBEDİLDİKÇE İNSANLAR YOKSULLAŞIR
GENÇLİK VE BİZLER
ADABI MUAŞERET/ GÖRGÜ KURALLARI
DİLENENLER İÇİN BARINMA MERKEZİ
İSİMLERİN TARİH, KÜLTÜR VE TOPLUM ÜZERİNDE ETİKLERİ
ÇEVREMİZDEN BİR KAÇ FABIL
TİŞÖRT YAZILARI
BASIN BAYRAMINA GEREKEN ÖNEMİ VERMEK
BAKANLIK VE URFA
ANADOLU AKTÜEL DERGİSİ
LEYLİM LEY
BU NASİHATLARDAN DERS ALIR MIYIZ?
URFA HALK MÜZİĞİDE CEMİL CANKAT VE OĞLU AHMET CANKAT
ENTELEKTÜEL YALNIZLIK
YÜRÜYÜŞ, ADALET VE BİZLER
URFA TATLISI
GURBET, SILA VE HASRET
DALKAVUKLUKTAN NEREYE
KISA AYRILIKLAR UZUN MUTLULUKLARA VESİLEDİR
KÖTÜ RUH VE SİLAH
ÇOCUKLUĞUMUZ VE OYUNLARIMIZ
KENDİ AİLESİNİ SEVMEK
DOĞDUĞU KENTTİ SEVMEK
GENÇLİK VE AFFEDİLMEYEN YANLIŞLAR
DİLENCİLİK
KORKULARI YENMEK
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE
ZEYTİN GÜZELLEMESİ
"GEBECE"
“YÜREĞİMİ SENDE SAKLADIM”
ÇANAKKALE GEZİSİ BİTMEZ - V
ÇANAKKALE GEZİSİNE DEVAM- IV
GELİBOLU YARIM ADASINDA GEZİ - III
ÇANAKALEYE İNİYORUZ- II
ÇANAKKALE'YE YOLCULUK - I
KADİM TARİHİ SAHİPLENME
NEFRET VE HAKARET
SAYGINLIK İFADE EDEN KELİMELER
URFA, DÜNDEN BUGÜNE
DEVELERDEN GERİYE KALAN
DİN; İNSANLARIN MUTLULUK SIĞNAĞIDIR
İNSANLIK ADINA
KENDİSİYLE BARIŞIK YAŞAMAK
DEVLETİN GÜCÜ ADALETLİ OLMAKTIR
SÜTTEN DİLİ YANAN
MARKALAŞMA VE GASTRONOMİ TURİZMİ
KARANLIK GECENİN SIRRI
BAHAR ÖZGÜRLÜĞÜN SESİDİR
KIRLANGIÇI GÖREN MÜJDE VERSİN
ŞAHİN DOĞAN VE RUHUMUN MASALI ŞEHR-İ URFA
“BARIŞ SONRASI BÜYÜK TÜRKİYE”
DÜGÜMLENEN SEVDALAR
KERKÜK TÜRKMEN ŞEHRİ Mİ?
KÜTÜPHANE VE BİZ
KENDİMİZLE YÜZLEŞMEK
EĞİTİM VE ÖĞRETİMDE HAMLE
TEKTEK DAĞLARININ DOĞALLIĞI TÜKENMEKTEDİR
CELAL BEHLÜL’DEN GERİYE DÜŞÜNDÜKLERİM
“KARAÇI KIZ HATUN OLMAZ”
KÜLTÜR VE FIKRALAR
UĞUR VE UĞURSUZLUK
SÖZ MİLLETİN
ANILARDAN BU GÜNE SEVGİ VE SAYGININ ERDEMİ
ÖLÜM VE HATIRLATTIKLARI
KEDİLER VE İNSANLAR
MONOTON HAYAT, FASİT DAİRE
URFA KEBAP KOKUYOR
ŞAM'IN ŞEKERİ VE IRKÇILIK
BİLİNMEYEN DİLLE EDEBİYAT
KADINLAR VE BİZLER
HER EV BİR KÜLTÜR HAZİNESİDİR
DÜNYA MUHASEBECİLER GÜNÜ
TEKTEK DAĞLARINDAKİ KÜLTÜREL MİRAS KORUNMAYI BEKLİYOR
AYAKLAR BAŞ, BAŞLAR AYAK OLUNCA
KENDİN OLABİLİYORSAN NE MUTLU
SANATA DEĞER VERME
SİGARAYI BIRAK YAŞAMAYA BAK
BARIŞI KURUMSALLAŞTIRAN ADAM
HER KELİME HAK ETTİĞİ YERDE KULLANILMALI
KÜLTÜREL MİRASI SAHİPLENMEK
TARİHİN BELLEĞİ MEZAR TAŞLARI
YAŞAM BİR FIKRADIR
ELEŞTİRİ VE YAZI
BARIŞIN ÖNCÜSÜ
KORKU VE SEVGİ
AVNİ KAYSAL VE ŞİİRLERİ
ŞİDDETİN MECLİSTEN HALKA YANSIMASI
HAMİT İZOL’UN ROZASI
ÇIRADAN GÜNÜMÜZE, CEREYAN
FIKRALARLA SURUÇ
MUTLULUĞUN YOLU
“KUSUR ÖRTMEKTE GECE GİBİ OL"
İNSANLIĞIN ERDEMİ VE ÜLKE GÜNDEMİ
TİKTAKLAR VE BİZLER
HAYVANLARIN DİLİ OLSAYDI
DÜNYA MENFAATİ İÇİN
SAĞDUYULU OLMA
KIRAATHANEDEN BUGÜNE
SOKAK ÇOCUKLARI DEĞİL ÖTEKİ ÇOCUKLAR
O DEĞERLER GERİ GELİR Mİ?
DALKAVUKLUKTAN NEREYE
İNSAN HAKLARI GÜNÜ
SOKAKLARIN DİLİ
ÖĞRETMENLER GÜNÜ BANA ÇOK ŞEY HATIRLATIR
TOPLUMU GÜZELLİKLERLE BULUŞTURMA
İDAMDAN KİMSE FAYDA UMMASIN
ZİYARETLER
CUMHURİYETİ SEVMENİN HAZZI
GÖBKLİTEPE'Yİ SORGULATMA
YAZMADAN OLMUYOR
UÇAK YOLCULUĞU VE ESPRİLER
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Çok Bulutlu
Güncelleme: 20.05.2018
Bugün
21° - 35°
Pazartesi
20° - 33°
Salı
20° - 34°
Şanlıurfa

Güncelleme: 20.05.2018
İmsak
03:26
Sabah
05:06
Öğle
12:29
İkindi
16:16
Akşam
19:39
Yatsı
21:10
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı