Yazı Detayı
30 Eylül 2015 - Çarşamba 10:05 Bu yazı 1061 kez okundu
 
Siyasi Partiler ve Gerçekler!
Mustafa KÜÇÜK
 
 

İnsan hayat ve kâinatı, öncesi ve sonrasıyla ilişkisini akıl ve mantık çerçevesinde kurarak izah etmek temel düşünce ortaya koymak demektir. Bu denli kuşatıcı olan düşünceler insanın kendisiyle, hemcinsleriyle ve diğer varlıklarla olan ilişkisine bütüncül bir açıklama getirerek bir hayat tarzı, bir düzen bir rejim oraya koyar. 
    
Söz konusu düşünce akımları ya ideologları veya tilmizleri tarafından örgütlü birer siyasi yapıya kavuşturularak toplumları yönetmeye talip olurlar. Öyle ki bu siyasi yapılar her meseledeki düşünce ve çözümlerini ortaya koydukları temel düşünceye dayandırırlar. Başvuru kaynakları hep o temel düşünce olur. Güçlerini temel düşünceden alırlar. Doğal olan budur.
   
Ancak Türkiye gibi ülkelerde durum hiç de böyle değil. Düşüncenin namusuna aykırı bir siyaset tarzı tutturulmuş gidiyor. Partilerin ortaya koyduğu siyasi düşüncelerin doğruluğu ve yanlışlığından bahsetmiyorum. Partilerin tutarlılığından, ilke ve icraat insicamından ve homojenlikten bahsediyorum.  Halen ülkemizde bütün siyasi partilerin heterojen bir karakterde olduğunu kim inkâr edebilir.  Gerçek şu ki; Türkiye'deki siyasi partiler birer yamalı bohça gibi her düşünce akımından birer parça alarak ucube bir yapı ortaya koymuşlardır. Siyasi partilerin bu tutarsız hali toplumun düşünce yeteneğinin körelmesine neden olmuştur.
   
Diğer taraftan ülkemizdeki siyasi partiler temelde aynı rejimle yönetmeye talip olmuş partilerdir. Nitekim siyasi partiler yasası laikliğe aykırı bir siyasi partinin kurulup faaliyet göstermesine imkan tanımamaktadır. Dolayısıyla mevcut siyasi partilerin ortaya koydukları tek fark dozajları ve iyi niyet yarıştırmalarıdır. Ancak bu dozaj ve iyi niyet iddialarını öyle bir şiddet ve kavga diliyle arz ediyorlar ki; halk farklı düşünceler temelinde siyaset yaptıklarını sanmaktadır. Nitekim halkı defalarca aldatabilmektedirler. Onlar iktidarı paylaşa dursun, algı operasyonları sayesinde halk onların adına sokakta bir birini öldürecek kadar aldanabilmektedir.
  
Örneğin; Türkiye'de Demokrasinin olmazsa olmazlarından olan Kapitalist ekonomi politikasının egemen olduğunu siyaset erbabı herkes bilir. Ancak CHP mevcut rejime dokunmadan sol bir söylem tutturarak yıllardır fakir fukara edebiyatıyla halktan oy toplayabilmektedir. İşte bu halkı aldatmanın ta kendisidir. Zira demokrasiye rağmen sosyalist bir ekonomi politikasının yürütülemeyeceğini iyi bilmektedir.
 
Diğer taraftan sağ partiler de müteşabih / benzeş kavram ve söylemlerle İslami hassasiyetleri olan kesimin oylarını parselleyebilmektedirler. Laik demokratik bir anayasaya, namus ve şerefi üzerine bağlılık yemini ettikten sonra, zımnen bu ülkeye şeriat getireceğiz anlamına gelen benzeş ve müteşabih söylemlerle halkın reyini ve geleceklerini çalacak kadar inandırıcı olabilmektedirler. Halka; " anlarsınız ya!" tarzında vaatlerle halkın yüzyılını heba edip umutlarını kırabilmektedirler.
 
Şimdi siz Türkiye toplumu olarak neden kalkınamadığımızı anladınız mı?  Siyasetten ekonomiye, sağlıktan eğitime, işsizlikten madde bağımlılığına, Dış politika, terör ve Kürt sorununa kadar onlarca hayati sorunumuzun neden çözümsüz kaldığını fark ettiniz mi?  Parti liderlerinin neden şiddet dili kullandıklarını, neden bir birlerine adeta sayıp sövdüklerini kavrayabildiniz mi? Çünkü bu halka sözün doğrusunu söylemiyorlar. "Biz hepimiz aynı tavuğun yumurtalarıyız. Yok birbirimizden farkımız!" diyemiyorlar. "Bizim yenimiz Avrupa'nın eskisidir. Laik rejim bu halka göre değil, halkın sorunlarını çözmekten aciz kalmıştır." itirafında bulunacak kadar erdemli davranamıyorlar.  

Nitekim ellerinde çözüm falan yok! Gerçekte birbirlerinden farkları da yok. Avrupa'nın müsvedde çözümlerini türlü entrikalarla allayıp pullayıp halka pazarlıyorlar.
  
Kaldı ki; siyasi partiler yasasının siyaseti sadece laik ve demokratik partilere mahkûm etmiş olması gerçek manada farklı siyasi partilerin ortaya çıkmasına engel olmaktadır. Bu da ülke sorunlarının kronikleşip çözümsüz kalmasına neden olmaktadır.
 
Laiklik, demokrasi ve cumhuriyet alternatifi olmayan siyasi düşünceler değildir. Laiklik, demokrasi ve cumhuriyeti reddeden siyasi düşüncelerin de ülke sorunlarına çözüm üretmelerine imkân sağlanmalıdır. Siyasi partiler yasasının demokratik düşünceye alternatif siyasi düşüncelerin de kendilerini halka arz etmelerine ve temsil edilmelerine imkân sağlayacak şekilde değiştirilmelidir. Mesela; asırlarca bu coğrafyada yaşayan halkların hayat ile ilgili siyasi, sosyal ve ekonomik sorunlarını çözerek yönetmiş olan İslam düşüncesine dayalı siyasi partilerin kurulup faaliyet göstermesinin önü açılmalıdır.
  
Zira; Türkiye halklarının demokratik partilerin tek düzey çözümleri ile daha fazla kaybedecek  vakti kalmamıştır.
 
 Selam ve dua ile!

 
Etiketler: Siyasi, Partiler, Gerçekler
Yorumlar
Diğer Yazılar
ALİM VE TEVAZU
Terörü Lanetlemek!
EY ALLAH’IN KULLARI KARDEŞ OLUNUZ!
Resulü Anlamak ve Yaşamak!
BÖLÜNMEK Mİ BÜTÜNLEŞMEK Mİ?
İSLAM’A GÜVEN!
İSLAM OLMADAN ASLA!..
ALLAH BİLİR SİZ BİLMEZSİNİZ!
BAŞARISIZ DARBE GİRİŞİMİNDEN NEMALANMAK!
BU HALK UĞRUNDA FEDA OLMAYA DEĞER!
YA ALLAH YA SABIR!
İSRAİL OLUŞUMU İLE NORMALLEŞMEK!..
TÜRKİYE’YE YENİ BİR AMENTÜ LAZIM!
FETİH RUHU ve FETİH KUTLAMALARI!
AKP NAHDA VE İHVAN!
BANGLADEŞ NERE TÜRKİYE NERE!..
YENİ TÜRKİYE!..
LAİKLİK TARTIŞILIYOR!
İSLAM’I ARAÇSALLAŞTIRMAK!
İSLAM VE SİYASET
BİR İFSAT PROJESİ OLARAK MEDENİYETLER İTTİFAKI!..
PEKİ, YA ÇÖZÜM!
FİKİR SİYASET VE TERÖR
KÜRT TİPİ BAŞKANLIK SİSTEMİ!
SELF DETERMİNASYON FİTNESİNE KARŞI HİLAFET!
REJİM MUHASEBESİ!
MEHTER MARŞI!
BÜYÜK ŞEYTAN!
MOLLA SARAY İLİŞKİSİ!
G 20 ve AİLE FOTOĞRAFI!
SON KEZ KAZANAN DEMOKRASİ OLSUN!
Çağdaş Büyü/Algı Operasyonu
DEMOKRASİ TERÖRÜ!
KÜFRÜN EGEMENLİK TEMİNATI DEMOKRASİ!
Yedi Düvel ve Türkiye !
Fikir Siyaset ve Şiddet!
KIYIYA VURMAK!
DEMOKRASİ ve İSTİKRAR!
DÜŞ ÜMMETİN YAKASINDAN ABD!
RAHMET BAYRAMLA TAÇLANIRKEN!
Ramazan Kerim!
DOĞU TÜRKİSTAN ve HİLAFET
ABD İLE İŞ TUTMAK!
LÜBNAN'DAN KÜRDİSTAN'A HİLAFET HİLAFET!
LAİKLİK VE ULUSÇULUK BİZİ TÜKETMEDEN!
AYNI DELİKTEN DEFALARCA SOKULMAK!
MİLLETVEKİLİ ANDI KALDIRILMADIR!
MİRAÇ KUDÜS HİLAFET!
AH ŞU SİYASET!
HDP BARAJI AŞAR MI !?
1915 Olayları ve Ermeniler!
Üç Aylar ve İslam Ümmeti
KÖKLÜ DEĞİŞİM DERGİSİ
YEMEN KAN AĞLIYOR!
İran Ümmetin Sabrını Zorluyor!
BİLADÜŞ-ŞAM KIYAMI BEŞ YAŞINDA
SEKÜLER DEĞERLER VE KADIN
TOKİ VE ZİHNİYET
S T K'lar ve Gerçekler!
Sistem Dilenciliği!
Ümmet İslam’ı Korumaya Muktedirdir
Nissibi / Selahaddin Eyyubi
Deniz Feneri / Günyüzü
SURİYE KIYAMI HEDEFİNE YÜRÜYOR!
İSLAMOFOBİ BATI’YI VURUYOR
Cebir Yok, Şiddet Yok, Zulüm Var!
Dersimiz Osmanlıca
İNSAN HAKLARI GÜNÜ
Urfa Eski Urfa Değil!
Meydan Okuyorum!
AMERİKA'YA KİM DUR DİYECEK?
AH KUDÜS!
“BİJİ SEROK OBAMA” ÖYLE Mİ?
İSLAM VE BAĞIMSIZLIK
İSLAM OLMADAN ASLA!
İSLAM'IN ÜZERİNE TİTREMEK
REEL POLİTİK ÇIKMAZI
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Çok Bulutlu
Güncelleme: 22.05.2018
Bugün
21° - 34°
Çarşamba
21° - 35°
Perşembe
21° - 35°
Şanlıurfa

Güncelleme: 22.05.2018
İmsak
03:24
Sabah
05:05
Öğle
12:29
İkindi
16:17
Akşam
19:40
Yatsı
21:12
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı