Yazı Detayı
19 Şubat 2021 - Cuma 09:31 Bu yazı 135 kez okundu
 
ŞEHİTLERİMİZİN ARDINDAN
Nebihe UÇAN
 
 

"Biz sırtımızı PKK'ya, YPG'ye dayıyoruz. Başkan Apo'nun heykelini dikeceğiz ve siz aval aval izleyeceksiniz" ifadeleriyle gündeme geldikten sonra Suriye'nin kuzeyindeki gelişmeleri bahane göstererek halkı sokağa çıkmaya çağırmıştı Selehattin Demirtaş…

Bu çağrı üzerine 36 ilde sokak olayları meydana geldi. Çıkan olaylarda 2 polis memuru şehit oldu, 43 sivil vatandaş FETÖ'nün emniyet yapılanmasının olayları izlemesi sonucu katledildi. Katledilenlerin sembol ismi kurban eti dağıtan 16 yaşındaki Yasin Börü oldu. 331'i polis memuru, 438'i sivil vatandaş olmak üzere 769 kişinin yaralandı. Çatışmalarda 5 örgüt mensubu ölü, 3 örgüt mensubu ise yaralı olarak ele geçirildi. 

Türkiye genelinde 2 bin 389 olay meydana geldi. 27'si kaymakamlık binasına 52'si emniyet binasına, 283'ü okul binalarına, 73'ü siyasi parti olmak üzere 2 bin 558 binaya saldırıda bulunuldu ve zarar verildi. 

Tüm bu yaşananların unutulmaya yüz tuttuğu, olayların müsebbibi olan Demirtaş için güzellemelerin yapıldığı bir dönemi yaşıyorduk. Terör örgütleri PKK ve FETÖ'nün hamileri ABD ve AB ülkelerinden ardı ardına gelen "Demirtaş'ı salıverin" çağrılarına, içerdeki yandaşları ve ahmaklarca karşılık buluyordu.

2 yıla yakın bir süredir HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde oturarak evlatlarını terörün pençesinden almak isteyen annelerin, babaların yanına uğramayanlar, onları görmezden gelenler, Demirtaş'ı esaretin sembolü olarak parlatıyordu.

Tam bu anda geldi acı haber… PKK terör örgütü tarafından 5-6 yıl önce kaçırılan 13 asker, polis ve görevliyi kurtarmak için yapılan zorlu harekât sırasında, alıkonulan vatandaşlarımıza kıydılar, katlettiler. 

 Operasyonun siyaset kurumuna yansımaları, şehitlerine ağlayan insanımızı bir kez daha yaraladı. Milli Meselelerde her daim kenetlenmeyi bilen insanımızın duygusu yine aynıydı. Ancak 2-3 gün öncesinde HDP'ye ittifak görüşmeleri konusunda randevu veren Meral Akşener'in dışında, Millet İttifakı'nın taraflarından tatmin edici bir tavır ortaya koyan olmadı.

Akşener'in PKK'yı "Hain, bölücü bir terör örgütü" olarak tanımlamasının ardından HDP ziyareti iptal ettiğini duyurdu. CHP cephesinde ise ilk etapta terör örgütünün ortaya attığı, alıkonulan vatandaşların bombalama sonucu öldüğü yalanını dillendirenler oldu.

Cenazeleri gören anne-babaların açıklamalarıyla çürüdü bu yalan. Sonra "Erdoğan müjde diye bunu açıklayacaktı, ama açıklayamadı" diye konuştu Kılıçdaroğlu… Keşke Erdoğan'ın müjde verememesinden bu denli memnun bir tavır takınmasaydınız.

Sonra, "Erdoğan şehitlerimize, PKK'nın elinde esirdiler dedi. Nasıl böyle der" Alıkonulmak, esaret zıt kelimeler mi? Keşke kınama mesajınızda ittifak ortağınızı incitmemek adına kullandığınız terör örgütü ibaresi yanına "Bölücü, hain PKK terör örgütü" tanımlamalarını ekleyebilseydiniz. 

Durum bu iken söyleyecek başka bir şey bulamıyor insan. Bu vesileyle şehitlerimizi rahmetle ve minnetle anıyoruz. Mekanları cennet olsun. Allah bu devletin ve milletin selameti için dört bir yanda hainlerle, düşmanlarla çarpışan güvenlik güçlerimizin ayağına taş değdirmesin. Rabbimiz devletimizi güçlü ve muktedir kılsın.

 Selam ve dua ile kalın sağlıcakla…

 
Etiketler: ŞEHİTLERİMİZİN, ARDINDAN,
Yorumlar
Haber Yazılımı