Yazı Detayı
17 Haziran 2017 - Cumartesi 14:34 Bu yazı 610 kez okundu
 
SAHABELERİN İZİNDEN (HÂRİS BİN HİŞÂM)
Enes POLAT
 
 

Gündemde yazılacak birçok sıcak başlık varken İslamiyet'in zuhuruyla birlikte yaşamları, mücadeleleri, ödedikleri bedeller ve şahadetleriyle, ümmetin şuurlu evlatlarına rehberlik eden sahabeleri hatırlayalım ve anlatalım istedik.

*******
Bu kısa biyografileri aktarırken daha çok gençlerimizi düşündük. Çünkü gençlerimiz, özellikle lise çağlarından itibaren kendilerine rol-model olacak isim arayışına giriyor. Birçok aile de evlatlarının bu arayışını endişe ile karşılıyor. Evlatlarının duygu dünyasındaki o şuuru 'bir aşırılık' olarak görüp bu duyguları köreltmeye çalışıyor. Bu köreltme ve bastırma gayreti de çocukların, 'bulanık isimlere ve sözde kahramanlara' itibar etmelerini tetikliyor.

*******
İşte bu sebeplerle biz, hayatlarını tebliğe, dini yüceltmeye, kâfirlerle ve onların işbirlikçileriyle mücadeleye adayan bu şahsiyetlerin yaşamlarını sizlere aktarmayı bir vecibe olarak gördük. Yeni gelen nesiller örnekler görmek isterler ve onlara ümmetin özünü sunmazsanız, başkaları bu boşluğu doldurur.

HÂRİS BİN HİŞÂM (R.A.)
Mekke'nin fethi günüydü… Hâris bin Hişâm, arkadaşı Zübeyr bin Ebû Ümeyye ile birlikte Peygamberimizin halası Ümmühanî'nin evine geldiler. "Himayenize sığınıyoruz." dediler.

Bu arada Hz. Ali, gördüğü herkesi İslam'a çağırıyordu. Müslüman olmayanların, İslam'a karşı gelenlerin cezalandırılmaları lüzumuna inanıyordu. Zaten savaş hâlindeydiler. Hz. Ümmühanî'nin evine geldi. Hâris ve Zübeyr'i görünce şaşırdı. Her ikisi de birer İslam düşmanıydılar. Üzerlerine yürüdü. Fakat Hz. Ummühanî, evine sığınan insanların öldürülmesine müsaade etmedi. "Vallahi beni öldürmedikçe onlara el süremezsiniz!" diyerek Hz. Ali'ye mâni oldu. Hz. Ummühanî, onların hâlinden gönüllü olarak İslam'ı kabul edeceklerini tahmin etmişti.

Hz. Ummühanî, "Ali neden böyle yapıyor?! Kocamın akrabası olan bu iki kişiyi himaye ettiğim hâlde öldürmek istiyor!" diyerek, Hz. Ali'nin durumunu Resûlullah'a haber verdi. Gerçi Hz. Ali'nin haklı bir gerekçesi vardı. Çünkü Hâris bin Hişâm, Bedir Harbi'nde Müslümanlara kan kusturmuştu. Buna rağmen Peygamber Efendimiz, Hz. Ali'den böyle davranmamasını istedi. Himayesine girmiş, kendilerine sığınmış bir kimsenin öldürülemeyeceğini beyan etti. Peygamberimizin bu müsamahası, birer İslam düşmanı olan Hâris ve Zübeyr üzerinde büyük tesir bıraktı, kalplerinin İslam'a ısınmasına sebep oldu. Onların bu kalbî taraftarlıkları bir müddet sonra İslam'la müşerref olmalarını netice verdi.

Hâris'in Müslüman olması şöyle oldu:

Mekke'nin Fethi üzerinden henüz bir sene geçmemişti. Resûl-i Ekrem Efendimiz (a.s.m.) bir gün Hz. Bilâl'le beraber Kâbe'ye girdi. Bilâl'in ezan okumasını istedi. Ebû Süfyân bin Harb, Attab bin Esid ve Hâris bin Hişâm da Kâbe'nin avlusunda oturuyorlardı. Attab bin Esid, "Babam bahtiyardı ki, bugünlere kalmadı!" dedi. Hâris bin Hişâm ise, "Neden böyle konuşuyorsun? Yemin ederim ki, Muhammed'in hak söylediğini bilsem ona inanır, tabi olurum!" dedi. Ebû Süfyân ise korkak bir eda ile, "Hiçbir şey söyleyemem. Çünkü ne söylersem şu civarın taşları, çakılları ona haber verir!" dedi.[1]

Onlar böyle sohbetlerine devam ederken, Peygamber Efendimiz ansızın yanlarına geldi. "Söylediklerinizin hepsini biliyorum!" buyurarak, konuştuklarını teker teker anlattı. Şaşırıp kaldılar. Bunun üzerine Hâris ve Attab, "Vallahi bu söylediklerimizi bizden başka kimse bilmiyordu. Sen bunları bir insandan duymuş olamazsın. Senin Peygamber olduğuna şahitlik ederiz." dediler ve Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman oldular.[2]

Böylece, Resûl-i Ekrem Efendimizin (a.s.m.) en büyük arzusundan birisi gerçekleşmiş oldu. Çünkü çevresinde iyiliği ve dürüstlüğüyle tanınmış olan Hâris bin Hişâm'ın Müslüman olmasını çok istiyordu. Hattâ onun için, "Allah'ım, Hâris'in İslamiyet'e girmesini ne kadar istiyorum, ona hidayet nasip et!" diye dua ediyordu. Peygamberimizin bu niyazı kabul olmuş, Hâris bin Hişâm zorla değil, kendi isteğiyle iman etmişti.

Hâris'in Müslüman olmasından sonra Efendimiz, ona iltifatta bulundu ve "Seni İslamiyet'le şereflendiren ve sana doğru yolu gösteren Yüce Allah'a hamd olsun. Zaten senin gibi bir insanın İslam'ı bilmemesi ve takdir etmemesi mümkün değildi." buyurdu.

Hâris'in kalbi iman aşkıyla çarpıyordu. İslam'a hizmet aşkı ruhunda büyük heyecan doğurmuştu. Kardeşi Ebû Cehil, İslam'ı kökten yıkmak için elinden geleni geri koymazken, Hâris onun yaptığı tahribata karşı İslam'ı yaymayı, sadece Mekke ve Medine'de değil, en uzak yerlere kadar gidip, sahabilerle birlikte cihada çıkmayı, durup dinlenmeden hizmet etmeyi düşünüyordu.

Sonunda cihada çıkma kararını verdi. Yakınları ve dostları, kendisini yolcu etmek üzere geldiklerinde Hâris, Mekke ve Medine dışına çıkmasının tek sebebinin cihat aşkı olduğunu bildiren şu veciz konuşmasıyla onlara veda etti:

"Kardeşlerim, dostlarım! Yemin ederim ki, ne sizden fazla kendimi düşündüğüm ne de başka bir yurdu bu yurda tercih ettiğim için gitmiyorum. Başka insanları sizlere tercih ediyor da değilim. Bu yolculuğum sadece Allah yolunda ve Allah rızası için bir yolculuktur."

Hz. Hâris'in bundan sonraki hayatının çoğu cihat meydanlarında geçti. O, kendisinden önce ahirete şehit olarak giden kahraman sahabiler gibi olmak istiyordu. Onları daima hayırla yâd ediyordu. "Mekke dağları kadar altınım olsa, hepsini Allah yolunda harcasam, yine onlara yetişemem!" diyordu. Bu dünyada onlarla beraber bulunamadıysa da, ahirette beraber olacağı düşüncesi, ruhunu tatmin ediyordu.

Nihayet Yermuk Savaşı'nda ağır bir şekilde yaralandı. Arkadaşlarından su istedi. Getirdiler. Tam içeceği sırada, kendisi gibi yaralı olan İkrime bin Ebû Cehil'in suya baktığını gördü. Hemen suyu ona gönderdi. "Suyu İkrime'ye götür." dedi. İkrime (r.a.) içmek için suyu eline aldı. Ayyaş bin Ebî Rebiâ'nın (r.a.) suya baktığını gördü. Hz. Ayyaş da yaralıydı. İkrime (r.a.) suyu ona gönderdi. Sucu Hz. Ayyaş'a gittiğinde onun şehit olduğunu gördü. İkrime'ye yetişmek istedi. Yanına geldiğinde o da şehit olmuştu. Hemen Hz. Hâris'e koştu. Fakat o da şehadet mertebesine ermişti…[3]
Hz. Hâris'in Resûlullah ile çok tatlı hatıraları vardı. Bunlardan birisi şöyledir:
"Bir gün Resûlullah'ın huzuruna vardım; bana nasihat etmesini, birtakım tavsiyelerde bulunmasını istedim. Resûlullah, 'Dilini korumaya çalış.' buyurdu. Sadece bunu tavsiye etti. Ben bunun çok kolay bir şey olduğunu sanıyordum, fakat daha sonra ne kadar zor bir olduğunu anladım!"[4]
Allah ondan razı olsun!
Kaynak: [1]Üsdü'l-Gàbe; 1: 352. [2]Sîre, 4: 56. [3]Üsdü'l-Gàbe, 1: 352. [4]Tabakât, 1: 198.Sahabeler Ansiklopedisi

 
Etiketler: SAHABELERİN, İZİNDEN, , (HÂRİS, BİN, HİŞÂM)
Yorumlar
Diğer Yazılar
YUNUS ALEYHİSSELAM
İŞMOİL ALEYHİSSELAM
ZÜLKİFL ALEYHİSSELAM
ELYESA ALEYHİSSELAM
İLYAS ALEYHİSSELAM
YUŞA ALEYHİSSELAM
HIZIR ALEYHİSSELAM
HARUN ALEYHİSSELAM
MUSA ALEYHİSSELAM
ŞUAYB ALEYHİSSELAM
EYYUB ALEYHİSSELAM
YUSUF ALEYHİSSELAM
YAKUB ALEYHİSSELAM
İSHAK ALEYHİSSELAM
İsmail Aleyhisselam
LUT ALEYHİSSELAM
İBRAHİM ALEYHİSSELAM
Zülkarneyn Aleyhisselam
AMR BİN CÜMUH (R.A)
SALİH ALEYHİSSELAM
HUD ALEYHİSSELAM
Nuh Aleyhisselam
İDRİS ALEYHİSSELAM
Şit (Şis) Aleyhisselam
Âdem Aleyhisselam
CÜLEYBİB (R.A.)
SUHEYB BİN SİNAN (R.A.)
ABDULLAH BİN EBÎ BEKİR (R.A.)
ABDULLAH BİN CÜBEYR (R.A.)
CERİR BİN ABDULLAH (R.A.)
ESMÂ BİNT-İ YEZÎD
DIMÂD BİN SA’LEBE (R.A.)
ÂMİR BİN FÜHEYRE (R.A.)
EBÛ BERZE ESLEMÎ (R.A.)
İRBAD BİN SÂRİYE (R.A.)
HZ. HAFSA (RA)
ABDURRAHMAN BİN AVF (RA)
CÜVEYRİTE BİNTÜL HARİS (RA)
KUR’AN’DAN ÖĞÜTLER
KU’AN’DAN ÖĞÜTLER: ABDEST VE GUSLÜN HİKMET VE FAZİLETİ
KUR’AN’DAN ÖĞÜTLER: ADALET; VAZGEÇEMEYECEĞİMİZ TEMEL DEĞER
KUR’AN’DAN ÖĞÜTLER: AHİRETİ UNUTANLAR AHİRETTE UNUTULURLAR
KUR’AN’DAN ÖĞÜTLER: AKRABAYA YARDIM ETMEK HAKTIR
KUR’AN’DAN ÖĞÜTLER
Hamza bin Abdülmuttâlib (r.a.)
Hz. Ali (ra)
Hz. Ömer (r.a)
HZ. EBUBEKİR SIDDIK (RA)
HZ. OSMAN BİN AFFAN (R.A)
ŞUCÂ BİN VEHB (R.A.)
BERÂ BIN ÂZIB (R.A.)
DIHYETÜ’L-KELBÎ (R.A.)
ÜMMÜ GÜLSÜM (R.ANHA)
FÂTIMA BİNT-İ ESED (R.ANHA)
NÛMAN BİN MUKARRİN (R.A.)
HZ. AİŞE (RA)
BERÂ BİN MÂLİK (R.A.)
HZ. HAFSA (RA)
BİLÂL-İ HABEŞÎ (R.A.)
ES'AD BİN ZÜRÂRE (R.A.)
ÂSIM BİN SÂBİT (R.A.)
ABDULLAH BİN ZÜBEYR (R.A.)
HÜREYM BİN FÂTİK (R.A.)
ERKAM BİN EBİ'L-ERKAM (R.A.)
AMR BİN ABESE (R.A.)
CÂBİR BİN ABDULLAH (R.A.)
EBÛ RÂFİ (R.A.)
FÂTIMA BİNT-İ HATTAB (R. ANHA)
HÜREYM BİN FÂTİK (R.A.)
UKBE BİN ÂMİR (R.A.)
RABİ BİN ÂMİR (R.A.)
HÂLİD BİN SÂİD (R.A.)
HUBEYB BİN YESAF (R.A.)
HÂRİSE BİN NÛMAN (R.A.)
EBÛ LÜBÂBE (R.A.)
HUZEYME BİN SÂBİT (R.A.)
HİŞÂM BİN ÂS (R.A.)
EBAN BİN SÂİD (R.A.)
BÜREYDE BİN HUSAYB (R.A.)
HİND BİNT-İ UTBE (R.ANHA)
ABDULLAH BİN EBÎ BEKİR (R.A.)
ABDULLAH BİN EBÎ EVFÂ (R.A.)
ABDULLAH BİN HUZÂFE (R.A.)
AMR BİN CÜMÛH (R.A.)
AMR BİN ABESE (R.A.)
ÂMİR BİN FÜHEYRE (R.A.)
HZ. SEVBÂN
AMR BİN CÜMÛH
ZÜBEYR BİN EL AVVAM (RA)
BEYR BİN AVVAM (R.A.)
ZEYD BİN DESİNNE (R.A.)
ZEYD BİN ERKAM (R.A.)
ZEYD BİN HÂRİSE (R.A.)
ZEYD BİN HATTAB (R.A.)
ZİNNÎRE (R.ANHA)
VAHŞÎ BİN HARB (R.A.)
VÂSİLE BİN ESKÂ (R.A.)
VEHB BİN KABUS (R.A.)
VELİD BİN VELİD (R.A.)
UBÂDE BİN SÂMİT (R.A.)
UBEYDE BİN HÂRİS (R.A.)
UBEY BİN KA’B (R.A.)
UKBE BİN ÂMİR (R.A.)
ULBE BİN ZEYD (R.A.)
UMEYR BİN HUMAM (R.A.)
UMEYR BİN EBÎ VAKKAS (R.A.)
URVE BİN MES’UD (R.A.)
UTBE BİN GAZVAN (R.A.)
ÜSÂME BİN ZEYD (R.A.)
ÜMMÜ GÜLSÜM (R.ANHA)
ÜMMÜ HARAM (R.ANHA)
ÜMMÜ RÛMÂN (R.ANHA)
ÜMMÜ ŞERİK (R.ANHA)
ÜMMÜ ÜMÂRE (R.ANHA)
ÜMMÜ VARAKA (R. ANHA)
TEMÎMÜ'D-DÂRÎ (R.A.)
TULEYB BİN UMEYR (R.A.)
TEMÂDUR BİNT-İ AMR [HANSÂ] (R. ANHA)
ŞEDDAD BİN EVS (R.A.)
ŞEYBE BİN OSMAN (R.A.)
ŞUCÂ BİN VEHB (R.A.)
SA’D BİN UBÂDE (R.A.)
SÂBİT BİN DAHDAHA (R.A.)
SÂLİM (R.A.)
SEFÎNE (R.A.)
SEHL BİN SA’D (R.A.)
SELEME BİN HİŞÂM (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN SEVBÂN (R.A.)
SÜMEYRÂ BİNT-İ KAYS (R.ANHA)
SÜMEYYE (R.ANHA)
RABİ BİN ÂMİR (R.A.)
NÛMAN BİN MUKARRİN (R.A.)
MÂLİK BİN SİNAN (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN - MEYSERE BİN MESRÛK (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN - MUAMMER BİN ABDULLAH (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN- MUGÎRE BİN ŞÛ’BE (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN - MUS'AB BİN UMEYR (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN- KÂ’B BİN UCRE (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN - KÂ’B BİN ZÜHEYR (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN KATÂDE BİN NÛMAN (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN- İkrime bin Ebî Cehil (r.a.)
SAHABELERİN İZİNDEN İMRÂN BİN HUSAYN (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN - İRBAD BİN SÂRİYE (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN- HZ. HATİCE (RA)
SAHABELERİN İZİNDEN -HZ. SAFİYYE (RA)
SAHABELERİN İZİNDEN (HABBÂB BİN ERET)
SAHABELERİN İZİNDEN (HABİB BİN ZEYD R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN ( HACCAC BİN İLÂT)
SAHABELERİN İZİNDEN - HÂLİD BİN SÂİD (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN (HARAM BİN MİLHAN )
SAHABELERİN İZİNDEN (HÂRİSE BİN NÛMAN)
SAHABELERİN İZİNDEN (HASSAN BİN SÂBİT)
SAHABELERİN İZİNDEN (68)
SAHABELERİN İZİNDEN (67)
SAHABELERİN İZİNDEN (66)
SAHABELERİN İZİNDEN (65)
SAHABELERİN İZİNDEN (65)
SAHABELERİN İZİNDEN (64)
SAHABELERİN İZİNDEN (63)
SAHABELERİN İZİNDEN (62)
SAHABELERİN İZİNDEN (61)
SAHABELERİN İZİNDEN (60)
SAHABELERİN İZİNDEN (59)
SAHABELERİN İZİNDEN (58)
SAHABELERİN İZİNDEN (57)
SAHABELERİN İZİNDEN (56)
SAHABELERİN İZİNDEN (55)
SAHABELERİN İZİNDEN (54)
SAHABELERİN İZİNDEN (53)
SAHABELERİN İZİNDEN (52)
SAHABELERİN İZİNDEN (51)
SAHABELERİN İZİNDEN (50)
SAHABELERİN İZİNDEN (49)
SAHABELERİN İZİNDEN (48)
SAHABELERİN İZİNDEN (47)
SAHABELERİN İZİNDEN (46)
SAHABELERİN İZİNDEN (45)
SAHABELERİN İZİNDEN (44)
SAHABELERİN İZİNDEN (43)
SAHABELERİN İZİNDEN (42)
SAHABELERİN İZİNDEN (41)
SAHABELERİN İZİNDEN (40)
SAHABELERİN İZİNDEN (39)
SAHABELERİN İZİNDEN (38)
SAHABELERİN İZİNDEN (37)
SAHABELERİN İZİNDEN (36)
SAHABELERİN İZİNDEN (35)
SAHABELERİN İZİNDEN (34)
SAHABELERİN İZİNDEN (33)
SAHABELERİN İZİNDEN (32)
SAHABELERİN İZİNDEN (31)
SAHABELERİN İZİNDEN (30)
SAHABELERİN İZİNDEN (29)
SAHABELERİN İZİNDEN (29)
SAHABELERİN İZİNDEN (28)
SAHABELERİN İZİNDEN (27)
SAHABELERİN İZİNDEN (26)
SAHABELERİN İZİNDEN (25)
SAHABELERİN İZİNDEN (24)
SAHABELERİN İZİNDEN (23)
SAHABELERİN İZİNDEN (22)
SAHABELERİN İZİNDEN (21)
SAHABELERİN İZİNDEN (20)
SAHABELERİN İZİNDEN (19)
SAHABELERİN İZİNDEN (19)
SAHABELERİN İZİNDEN (18)
SAHABELERİN İZİNDEN (17)
SAHABELERİN İZİNDEN (16)
SAHABELERİN İZİNDEN (15)
SAHABELERİN İZİNDEN (14)
SAHABELERİN İZİNDEN (13)
SAHABELERİN İZİNDEN (12)
SAHABELERİN İZİNDEN (11)
SAHABELERİN İZİNDEN (10)
SAHABELERİN İZİNDEN (9)
SAHABELERİN İZİNDEN (8)
SAHABELERİN İZİNDEN (7)
SAHABELERİN İZİNDEN (6)
SAHABELERİN İZİNDEN (5)
SAHABELERİN İZİNDEN (4)
SAHABELERİN İZİNDEN (3)
SAHABELERİN İZİNDEN (2)
SAHABELERİN İZİNDEN (1)
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Sıcak
Güncelleme: 18.08.2018
Bugün
26° - 41°
Pazar
25° - 39°
Pazartesi
24° - 38°
Şanlıurfa

Güncelleme: 18.08.2018
İmsak
04:07
Sabah
05:37
Öğle
12:36
İkindi
16:18
Akşam
19:23
Yatsı
20:45
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı