Yazı Detayı
02 Şubat 2017 - Perşembe 10:27 Bu yazı 502 kez okundu
 
SAHABELERİN İZİNDEN (7)
Enes POLAT
 
 

Gündemde yazılacak birçok sıcak başlık varken İslamiyet'in zuhuruyla birlikte yaşamları, mücadeleleri, ödedikleri bedeller ve şahadetleriyle, ümmetin şuurlu evlatlarına rehberlik eden sahabeleri hatırlayalım ve anlatalım istedik.

*******

Bu kısa biyografileri aktarırken daha çok gençlerimizi düşündük. Çünkü gençlerimiz, özellikle lise çağlarından itibaren kendilerine rol-model olacak isim arayışına giriyor. Birçok aile de evlatlarının bu arayışını endişe ile karşılıyor. Evlatlarının duygu dünyasındaki o şuuru 'bir aşırılık' olarak görüp bu duyguları köreltmeye çalışıyor. Bu köreltme ve bastırma gayreti de çocukların, 'bulanık isimlere ve sözde kahramanlara' itibar etmelerini tetikliyor.

*******

İşte bu sebeplerle biz, hayatlarını tebliğe, dini yüceltmeye, kâfirlerle ve onların işbirlikçileriyle mücadeleye adayan bu şahsiyetlerin yaşamlarını sizlere aktarmayı bir vecibe olarak gördük. Yeni gelen nesiller örnekler görmek isterler ve onlara ümmetin özünü sunmazsanız, başkaları bu boşluğu doldurur.

Amr bin Abese (r.a.)

Amr bin Abese, fıtratı İslamiyet’e meyyal bir zattı. Herkesin putlara taptığı bir sırada o, putlardan nefret eder, Yaratıcı’nın birden fazla olamayacağını düşünürdü. Hiçbir fayda ve zararı olmayan putlara tapmanın manasızlığına inanırdı. Amr, içindeki boşluğu dolduracak bir din arıyordu. Bir gün Ehl-i Kitap’tan birine rastladı. Ona, taşa ağaca tapmanın akılsızlık olduğunu söyledi. “Ben böyle fayda ve zarar vermekten âciz bir şeye ilah diye tapmayı akılsızlık olarak görüyorum. Eğer bundan hayırlısını biliyorsan bana yardımcı ol.” diye ricada bulundu. O zat âlim birisiydi. Yakında son peygamberin çıkacağını biliyordu. Amr’a şu tavsiyede bulundu:

*****

“Mekke’de bir zat çıkacak, kavminin taptığı putlardan yüz çevirerek onları bir olan Allah’a imana davet edecek. Yetişirsen ona tabi ol. Çünkü o, dinin üstününü getirecektir.”

*****

Hz. Amr, bu yeni dinin hasretiyle yanıyordu. Her gün sorup soruşturuyor, böyle birinin çıkıp çıkmadığını araştırıyordu. Nihayet bir gün beklediği haberi aldı. Mekke’den gelen bir yolcu, orada çıkan bir zatın putlardan yüz çevirdiğini, insanları, bir olan, eşi ve benzeri bulunmayan Allah’a imana davet ettiğini söyledi. Hz. Amr’ın kalbi heyecanla doldu. Ailesinin yanına döndü. Acele olarak Mekke’ye gitmesi gerektiğini söyledi. Hazırlığını tamamladı, vedalaştı ve yola çıktı.

*****

Hz. Amr (r.a.), Mekke’ye vardığında, Resûlullah’ın henüz açıktan davete başlamadığını öğrendi. Akşama kadar onu aradı, fakat bulamadı. Gece olduğu için aramaya son verdi. Sonra da üzgün bir şekilde Kâbe’nin duvarının dibinde uykuya daldı.

*****

Cenâb-ı Hak, onun hakkı arama hususundaki bu ihlasının mükâfatını verdi. O uyurken Peygamberimiz yanına kadar gelmişti. Sesli olarak Kelime-i Tevhid getiriyordu. Hz. Amr sesi duymuştu. Uyandı. Kalbi heyecanla çarpıyordu. Kalktı, sesin geldiği tarafa doğru yürüdü. Yaklaşınca, “Sen kimsin?” diye sordu. Peygamberimiz, “Allah’ın Resûl’üyüm” cevabını verdi. Sonra da aralarında şöyle bir konuşma geçti:

*****

Hz. Amr : “Seni Allah mı gönderdi?” Resûlullah: “Evet, beni Allah gönderdi.” Hz. Amr : “İnsanları neye davet ediyorsun?” Resûlullah: “Hiçbir şeyi ortak etmeksizin Allah’a ibadete, putları kırmaya, akrabayı ziyaret etmeye…”

*****

Hz. Amr daha fazla dayanamadı. “Sen ne güzel şeyler için gönderilmişsin… Uzat elini, sana biat edeyim.” dedi. Sonra da Kelime-i Şehadet getirerek İlk Müslümanlardan olma şerefini kazandı. Hz. Amr’ın İslam’ı kabul edenlerin dört veya beşincisi olduğu rivayet edilir.

*****

Hz. Amr’ın artık içi içine sığmıyordu. Resûlullah’ın yanında kalıp ona hizmet etmeyi arzuluyordu. Fakat Peygamberimiz buna razı olmadı. Çünkü henüz o sıralar davetini açıklamamıştı. Davet vazifesini gizliden gizliye yürütüyordu. Hz. Amr’a, “Davet ettiğim şeye karşı halkın ne kadar şiddet gösterdiğini görüyorsun. Senin bu şartlarda burada kalmaya gücün yetmez. Sen şimdilik ailenin yanına dön, orada kal. İnsanları hak yoluna davet et. Benim açıktan davetimi haber alınca da yanıma gel.” buyurdu.[1]

*****

Amr’ın (r.a.) artık gönlündeki boşluk dolmuş, aradığını bulmuştu. Fakat şimdi yine hasret gözüküyordu. Ondan ayrılmayı arzu etmese de, sözünü dinlemesi gerektiğini düşündü. Hicranlı bir şekilde Mekke’den ayrılarak, memleketi olan Salem’e geldi. Burada tebliğ hizmetinde bulundu. Bu uğurda zorluklarla karşılaştı. Fakat sabırla mücadelesine devam etti.

*****

Amr bin Abese (r.a.) bir yandan İslamiyet’i anlatıyor, bir yandan da Mekke’den bir haber bekliyordu. Gelenden gidenden soruşturuyordu. Nihayet bir gün Peygamberimizin Medine’ye hicret ettiğini, müşriklerle savaştığını, onları mağlup ettiğini duydu. Daha fazla bekleyemezdi. Hazırlıklarını tamamlar tamamlamaz Medine’ye hicret etti. Peygamberimizi buldu. Amr, hicret ettiğini, artık Medine’ye yerleşmek istediğini söyledi. Resûlullah (a.s.m.), onun bu hareketinden hoşnut oldu. Onu Ashâb-ı Suffe’nin içine kattı.

*****

Hz. Amr, Resûlullah’tan ayrı olarak geçirdiği zamanlara çok üzülüyor, mümkün olduğu kadar bunu telafi etmeye çalışıyordu. Sık sık Peygamberimize geliyor, “İlminden bana da öğret.” diyordu. Peygamberimiz de her seferinde bir şeyler öğretiyordu. Hz. Amr böylece dinî bilgisini artırdı. Birçok hadis rivayet etti. Bunlardan birisi şu mealdedir:

*****

“Kim Allah yolunda bir ok atarsa, ok isabet etse de etmese de İsmailoğullarından bir köle azat etmiş gibi sevap kazanır.”[2]

*****

Hz. Amr, Bedir, Uhud, Hendek, Hayber gibi savaşlar esnasında memleketinde olduğundan bunlara iştirak edemedi. Fakat Mekke’nin Fethi’ne ve Tâif Seferi’ne katıldı. Tâif Muhasarası’nda Peygamberimizin, “Her kim Allah yolunda bir ok atıp isabet ettirirse, Cenâb-ı Hak cennette ona bir derece verir.” buyurduğunu işitti. Hemen harekete geçti. Ok kabında bulunan bütün okları düşman üzerine boşalttı.[4]

*****

Amr bin Abese (r.a.) her hareketinde Peygamberimizin sünnetini esas alır, sünnete ters bir şey gördüğünde hatırlatmada bulunurdu. Bir defasında, Bizanslıların müddeti bitecek olan anlaşmayı yenilemeyip saldırıya geçecekleri duyulmuştu. Halkın birçoğu, “Biz onlardan önce davranıp hücuma geçelim!” teklifinde bulundu. Fakat Hz. Amr, Resûlullah’tan ahde vefasızlığın helal olmadığını işittiğini söyleyerek, onları bu fikirden vazgeçirdi.[5] Hz. Amr, Hz. Osman’ın (r.a.) hilafeti zamanında vefat etti. Allah ondan razı olsun!

 

 

Kaynak:  [1]Tabakât, 4: 214-219; Üsdü’l-Gàbe, 4: 121; Müsned, 4: 111-112. [2]Müsned, 4: 113. [3]Hilye, 2: 14. [4]Müsned, 4: 384. [5]age., 4: 113. Sahabeler Ansiklopedisi

 
Etiketler: SAHABELERİN, İZİNDEN, (7)
Yorumlar
Diğer Yazılar
EBÛ BERZE ESLEMÎ (R.A.)
İRBAD BİN SÂRİYE (R.A.)
HZ. HAFSA (RA)
ABDURRAHMAN BİN AVF (RA)
SUHEYB BİN SİNAN (R.A.)
ABDULLAH B. ÖMER B. EL HATTAB (RA)
TALHA BİN UBEYDULLAH (RA)
CÜVEYRİTE BİNTÜL HARİS (RA)
KUR’AN’DAN ÖĞÜTLER
KU’AN’DAN ÖĞÜTLER: ABDEST VE GUSLÜN HİKMET VE FAZİLETİ
KUR’AN’DAN ÖĞÜTLER: ADALET; VAZGEÇEMEYECEĞİMİZ TEMEL DEĞER
KUR’AN’DAN ÖĞÜTLER: AHİRETİ UNUTANLAR AHİRETTE UNUTULURLAR
KUR’AN’DAN ÖĞÜTLER: AKRABAYA YARDIM ETMEK HAKTIR
KUR’AN’DAN ÖĞÜTLER
Hamza bin Abdülmuttâlib (r.a.)
Hz. Ali (ra)
Hz. Ömer (r.a)
HZ. EBUBEKİR SIDDIK (RA)
HZ. OSMAN BİN AFFAN (R.A)
ŞUCÂ BİN VEHB (R.A.)
BERÂ BIN ÂZIB (R.A.)
DIHYETÜ’L-KELBÎ (R.A.)
ÜMMÜ GÜLSÜM (R.ANHA)
FÂTIMA BİNT-İ ESED (R.ANHA)
NÛMAN BİN MUKARRİN (R.A.)
HZ. AİŞE (RA)
BERÂ BİN MÂLİK (R.A.)
HZ. HAFSA (RA)
BİLÂL-İ HABEŞÎ (R.A.)
ES'AD BİN ZÜRÂRE (R.A.)
ÂSIM BİN SÂBİT (R.A.)
ABDULLAH BİN ZÜBEYR (R.A.)
HÜREYM BİN FÂTİK (R.A.)
ERKAM BİN EBİ'L-ERKAM (R.A.)
AMR BİN ABESE (R.A.)
CÂBİR BİN ABDULLAH (R.A.)
EBÛ RÂFİ (R.A.)
FÂTIMA BİNT-İ HATTAB (R. ANHA)
HÜREYM BİN FÂTİK (R.A.)
UKBE BİN ÂMİR (R.A.)
RABİ BİN ÂMİR (R.A.)
HÂLİD BİN SÂİD (R.A.)
HUBEYB BİN YESAF (R.A.)
HÂRİSE BİN NÛMAN (R.A.)
EBÛ LÜBÂBE (R.A.)
HUZEYME BİN SÂBİT (R.A.)
HİŞÂM BİN ÂS (R.A.)
EBAN BİN SÂİD (R.A.)
BÜREYDE BİN HUSAYB (R.A.)
HİND BİNT-İ UTBE (R.ANHA)
ABDULLAH BİN EBÎ BEKİR (R.A.)
ABDULLAH BİN EBÎ EVFÂ (R.A.)
ABDULLAH BİN HUZÂFE (R.A.)
AMR BİN CÜMÛH (R.A.)
AMR BİN ABESE (R.A.)
ÂMİR BİN FÜHEYRE (R.A.)
HZ. SEVBÂN
AMR BİN CÜMÛH
ZÜBEYR BİN EL AVVAM (RA)
BEYR BİN AVVAM (R.A.)
ZEYD BİN DESİNNE (R.A.)
ZEYD BİN ERKAM (R.A.)
ZEYD BİN HÂRİSE (R.A.)
ZEYD BİN HATTAB (R.A.)
ZİNNÎRE (R.ANHA)
VAHŞÎ BİN HARB (R.A.)
VÂSİLE BİN ESKÂ (R.A.)
VEHB BİN KABUS (R.A.)
VELİD BİN VELİD (R.A.)
UBÂDE BİN SÂMİT (R.A.)
UBEYDE BİN HÂRİS (R.A.)
UBEY BİN KA’B (R.A.)
UKBE BİN ÂMİR (R.A.)
ULBE BİN ZEYD (R.A.)
UMEYR BİN HUMAM (R.A.)
UMEYR BİN EBÎ VAKKAS (R.A.)
URVE BİN MES’UD (R.A.)
UTBE BİN GAZVAN (R.A.)
ÜSÂME BİN ZEYD (R.A.)
ÜMMÜ GÜLSÜM (R.ANHA)
ÜMMÜ HARAM (R.ANHA)
ÜMMÜ RÛMÂN (R.ANHA)
ÜMMÜ ŞERİK (R.ANHA)
ÜMMÜ ÜMÂRE (R.ANHA)
ÜMMÜ VARAKA (R. ANHA)
TEMÎMÜ'D-DÂRÎ (R.A.)
TULEYB BİN UMEYR (R.A.)
TEMÂDUR BİNT-İ AMR [HANSÂ] (R. ANHA)
ŞEDDAD BİN EVS (R.A.)
ŞEYBE BİN OSMAN (R.A.)
ŞUCÂ BİN VEHB (R.A.)
SA’D BİN UBÂDE (R.A.)
SÂBİT BİN DAHDAHA (R.A.)
SÂLİM (R.A.)
SEFÎNE (R.A.)
SEHL BİN SA’D (R.A.)
SELEME BİN HİŞÂM (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN SEVBÂN (R.A.)
SÜMEYRÂ BİNT-İ KAYS (R.ANHA)
SÜMEYYE (R.ANHA)
RABİ BİN ÂMİR (R.A.)
NÛMAN BİN MUKARRİN (R.A.)
MÂLİK BİN SİNAN (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN - MEYSERE BİN MESRÛK (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN - MUAMMER BİN ABDULLAH (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN- MUGÎRE BİN ŞÛ’BE (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN - MUS'AB BİN UMEYR (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN- KÂ’B BİN UCRE (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN - KÂ’B BİN ZÜHEYR (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN KATÂDE BİN NÛMAN (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN- İkrime bin Ebî Cehil (r.a.)
SAHABELERİN İZİNDEN İMRÂN BİN HUSAYN (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN - İRBAD BİN SÂRİYE (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN- HZ. HATİCE (RA)
SAHABELERİN İZİNDEN -HZ. SAFİYYE (RA)
SAHABELERİN İZİNDEN (HABBÂB BİN ERET)
SAHABELERİN İZİNDEN (HABİB BİN ZEYD R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN ( HACCAC BİN İLÂT)
SAHABELERİN İZİNDEN - HÂLİD BİN SÂİD (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN (HARAM BİN MİLHAN )
SAHABELERİN İZİNDEN (HÂRİS BİN HİŞÂM)
SAHABELERİN İZİNDEN (HÂRİSE BİN NÛMAN)
SAHABELERİN İZİNDEN (HASSAN BİN SÂBİT)
SAHABELERİN İZİNDEN (68)
SAHABELERİN İZİNDEN (67)
SAHABELERİN İZİNDEN (66)
SAHABELERİN İZİNDEN (65)
SAHABELERİN İZİNDEN (65)
SAHABELERİN İZİNDEN (64)
SAHABELERİN İZİNDEN (63)
SAHABELERİN İZİNDEN (62)
SAHABELERİN İZİNDEN (61)
SAHABELERİN İZİNDEN (60)
SAHABELERİN İZİNDEN (59)
SAHABELERİN İZİNDEN (58)
SAHABELERİN İZİNDEN (57)
SAHABELERİN İZİNDEN (56)
SAHABELERİN İZİNDEN (55)
SAHABELERİN İZİNDEN (54)
SAHABELERİN İZİNDEN (53)
SAHABELERİN İZİNDEN (52)
SAHABELERİN İZİNDEN (51)
SAHABELERİN İZİNDEN (50)
SAHABELERİN İZİNDEN (49)
SAHABELERİN İZİNDEN (48)
SAHABELERİN İZİNDEN (47)
SAHABELERİN İZİNDEN (46)
SAHABELERİN İZİNDEN (45)
SAHABELERİN İZİNDEN (44)
SAHABELERİN İZİNDEN (43)
SAHABELERİN İZİNDEN (42)
SAHABELERİN İZİNDEN (41)
SAHABELERİN İZİNDEN (40)
SAHABELERİN İZİNDEN (39)
SAHABELERİN İZİNDEN (38)
SAHABELERİN İZİNDEN (37)
SAHABELERİN İZİNDEN (36)
SAHABELERİN İZİNDEN (35)
SAHABELERİN İZİNDEN (34)
SAHABELERİN İZİNDEN (33)
SAHABELERİN İZİNDEN (32)
SAHABELERİN İZİNDEN (31)
SAHABELERİN İZİNDEN (30)
SAHABELERİN İZİNDEN (29)
SAHABELERİN İZİNDEN (29)
SAHABELERİN İZİNDEN (28)
SAHABELERİN İZİNDEN (27)
SAHABELERİN İZİNDEN (26)
SAHABELERİN İZİNDEN (25)
SAHABELERİN İZİNDEN (24)
SAHABELERİN İZİNDEN (23)
SAHABELERİN İZİNDEN (22)
SAHABELERİN İZİNDEN (21)
SAHABELERİN İZİNDEN (20)
SAHABELERİN İZİNDEN (19)
SAHABELERİN İZİNDEN (19)
SAHABELERİN İZİNDEN (18)
SAHABELERİN İZİNDEN (17)
SAHABELERİN İZİNDEN (16)
SAHABELERİN İZİNDEN (15)
SAHABELERİN İZİNDEN (14)
SAHABELERİN İZİNDEN (13)
SAHABELERİN İZİNDEN (12)
SAHABELERİN İZİNDEN (11)
SAHABELERİN İZİNDEN (10)
SAHABELERİN İZİNDEN (9)
SAHABELERİN İZİNDEN (8)
SAHABELERİN İZİNDEN (6)
SAHABELERİN İZİNDEN (5)
SAHABELERİN İZİNDEN (4)
SAHABELERİN İZİNDEN (3)
SAHABELERİN İZİNDEN (2)
SAHABELERİN İZİNDEN (1)
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Çok Bulutlu
Güncelleme: 22.05.2018
Bugün
21° - 34°
Çarşamba
21° - 35°
Perşembe
21° - 35°
Şanlıurfa

Güncelleme: 22.05.2018
İmsak
03:24
Sabah
05:05
Öğle
12:29
İkindi
16:17
Akşam
19:40
Yatsı
21:12
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı