Yazı Detayı
27 Ocak 2017 - Cuma 07:51 Bu yazı 487 kez okundu
 
SAHABELERİN İZİNDEN (2)
Enes POLAT
 
 

Gündemde yazılacak birçok sıcak başlık varken İslamiyet'in zuhuruyla birlikte yaşamları, mücadeleleri, ödedikleri bedeller ve şahadetleriyle, ümmetin şuurlu evlatlarına rehberlik eden sahabeleri hatırlayalım ve anlatalım istedik.
*******
Bu kısa biyografileri aktarırken daha çok gençlerimizi düşündük. Çünkü gençlerimiz, özellikle lise çağlarından itibaren kendilerine rol-model olacak isim arayışına giriyor. Birçok aile de evlatlarının bu arayışını endişe ile karşılıyor. Evlatlarının duygu dünyasındaki o şuuru 'bir aşırılık' olarak görüp bu duyguları köreltmeye çalışıyor. Bu köreltme ve bastırma gayreti de çocukların, 'bulanık isimlere ve sözde kahramanlara' itibar etmelerini tetikliyor.
*******
İşte bu sebeplerle biz, hayatlarını tebliğe, dini yüceltmeye, kâfirlerle ve onların işbirlikçileriyle mücadeleye adayan bu şahsiyetlerin yaşamlarını sizlere aktarmayı bir vecibe olarak gördük. Yeni gelen nesiller örnekler görmek isterler ve onlara ümmetin özünü sunmazsanız, başkaları bu boşluğu doldurur.

Abbas bin Abdülmuttâlib (r.a.)
İslamiyet'ten önce de Kâbe'ye hizmet kutsi bir vazife kabul edilirdi. Bu mukaddes vazifeyi Kureyş'in asil ailelerinden olan Hz. Abbas'ın ailesi yerine getirirdi. Kâbe'yi tamir eder, ziyaret edenlere su dağıtırlardı. Kâbe'ye hizmet, bu ailenin bir geleneğiydi.
*******
Hz. Abbas henüz çocuktu. Bir gün kayboldu. Annesi her tarafı aradı, fakat bir türlü onu bulamadı. "Eğer Abbas'ımı bulursam, Kâbe'yi ipek kumaşla süsleyeceğim!" diye adakta bulundu. Sonunda Abbas çıkageldi. Annesi de sözünü yerine getirdi. Böylece Kâbe, ipek kumaşla tarihte ilk defa Hz. Abbas'ın annesi tarafından örtülmüş oldu. Ailesinin bu güzel âdetine sahip çıkan Hz. Abbas, Kâbe'de kimsenin kötü söz söylemesine müsaade etmezdi.
*******
Hz. Abbas, Müslüman olmadan önce de yeğeni Resûlullah'ı severdi. Onu Mekke müşriklerine karşı korurdu. Peygamber Efendimiz bazı mühim kararlar aldığında önce onunla istişare ederdi. Mekke müşrikleri Resûlullah'ı (a.s.m.) çok rahatsız ettiklerinde Medineliler kendi beldelerine davet ettiler. Meşhur Akabe Biatı'nda Hz. Abbas da bulunarak, onlardan, Resulullah'ın korunması için canlarıyla mallarıyla çalışmalarını istedi. Medinelilere hitaben şöyle konuştu:
*******
"Ey Medineliler! Muhammed'in yüksek mevkiini ve kıymetini elbette biliyorsunuz. Mekke'deki düşmanlarından onu koruduk, korumaya devam edeceğiz. Onu Medine'ye davet ediyorsunuz. Ancak onu koruyabilecekseniz memleketinize götürünüz. Şayet onu himaye edeceğinizden emin değilseniz bu teşebbüsten vazgeçiniz."
*******
Böylece Hz. Abbas, Resûlullah'ın korunmasını garantiye almak istedi. Medinelilerden söz aldı. Medineliler, Evs ve Hazreçliler, Resûlullah'ı canları gibi koruyacaklarına söz verince, Hz. Abbas'ın gönlü rahatladı, endişesi zail oldu. Üçüncü Akabe Biatı böylece müspet neticelendi.
*******
Hz. Abbas, Bedir Harbi'nde müşriklerin safında yer almıştı. Resûlullah Efendimiz bütün sahabilere onun öldürülmemesi hususunda talimat vermiş ve: "Abbas'la karşılaşırsanız, sakın onu öldürmeyiniz! Abbas bizdendir." buyurmuştu.
*******
Hz. Abbas, Bedir Savaşı'nda esir alındı. Peygamberimiz, esaretten kurtulabil­mesi için, diğer esirler gibi fidye ödemesi gerektiğini bildirdi. Hz. Abbas:
*******
"Yâ Resûlallah, ben Müslüman'ım. Kureyş kabilesi beni bu savaşa zorla getirdi." dedi. Peygamberimiz: "Senin Müslümanlığını Allah bilir." buyurdu, "Söylediğin doğruysa, Allah elbette onun sevabını sana verir. Fakat sen görünüşte bizim aleyhimizdeydin. Sen, kurtulman için fidyeni ödemeye bak."
*******
Savaştan sonra, Hz. Abbas'ın üzerinde bulunan bir miktar paraya ganimet olarak el konulmuştu. Hz. Abbas, Peygamberimize: "Hiç olmazsa benden aldığınız altınları fidye olarak kabul et." dedi. Resûlullah (a.s.m.) bu teklifi kabul etmedi: "Hayır, o para, Allah'ın bize senden nasip ettiği bir ganimettir." buyurdu. Hz. Abbas: "Yâ Resûlallah, benim ondan başka malım yok. Sen beni Mek­ke'de halktan dilenecek bir hâlde mi bırakacaksın!" dedi.
*******
Peygamberimiz (a.s.m.): "Ey Abbas, altınlar nerede kaldı!" diye sordu. Hz. Abbas şaşırmıştı. Resûlullah'a: "Hangi altınlar?" diye sordu. Bunun üzerine Peygamberimiz (a.s.m.) şöyle buyurdu: "Mekke'den çıktığın gün, hanımın Ümmü'l-Fadl'a teslim ettiğin altınlar! O esnada yanınızda ikinizden başka kimse yoktu. Sen o zaman hanımına, 'Bu se­ferim esnasında başıma ne geleceğini bilmiyorum. Şayet başıma bir felaket ge­lir de geri dönmezsem, şu kadarı senin içindir. Şu kadarı Fadl için, şu kadarı Abdullah için, şu kadarı Ubeydullah için, şu kadarı da Kusem içindir.' demiştin."
*******
Hz. Abbas'ın şaşkınlığı iyice artmıştı: "Bunu sana kim haber verdi? Vallahi bunu benden ve Ümmü'l-Fadl'dan başka hiç kimse yoktu!" dedi. Peygamberimiz: "Allah haber verdi." buyurdu. Bunun üzerine Hz. Abbas: "Ben şehadet ederim ki, Allah'tan başka ilah yoktur. Yine şehadet ederim ki, sen Allah'ın Resûl'üsün" diyerek Müslümanlığını açıkladı. [1]
*******
Peygamberimiz, amcasının tekrar Mekke'ye dönmesini, müşriklerin hareketlerini kontrol edip kendisine bildirmesini istedi. Hz. Abbas, Mekke'ye döndü, bir müddet imanını gizledi. Çok mühim vazifeler gördü. Mekke'de bütün olan bitenleri Resûlullah'a ulaştırır, Mekke'nin nasıl fethedilebileceğini bir bir anlatırdı.
*******
Müşrikler bunun farkındaydılar. Bu sebeple Hz. Abbas'ı hiç sevmezlerdi. Fakat bir şey de diyemezlerdi. Bununla beraber, Hz. Abbas da onların surat asmalarından rahatsız olurdu. Zaman zaman: "Yâ Resûlullah, müşriklerin beni gördüklerinde surat asmalarından rahatsız oluyorum!" derdi. Peygamberimiz onu teselli eder ve: "Onlar seni sevmedikçe cennete giremez." buyurur, onların ahirette çekecekleri azaba dikkat çekerek onu teselli ederdi.
*******
Hz. Abbas zaman zaman hicret etmeyi düşünür, Peygamberimizden izin isterdi. Fakat Resûlullah (a.s.m.) ona: "Allah benimle peygamberliği sona erdirdiği gibi, seninle de hicreti sona erdirecektir." der, Mekke'de kalmasını isterdi.
*******
Resûlullah (a.s.m.), Hz. Abbas'ı çok severdi. Onun hakkında "Kureyş'in en cömertidir." buyurur, "Ey Allah'ım, Abbas'ı ve çocuklarını affet, onları günah kirlerinden temizle, muhafaza et!" diye duada bulunurdu. [2]
*******
Peygamber Efendimiz, Hz. Abbas'a hitap ettiğinde, "Ey Resûlullah'ın amcası" derdi. Hz. Abbas, bu hitaptan çok hoşlanırdı. Sık sık Resûlullah'a gelir, kendisi­ne dua ve ilim öğretmesini isterdi. Resûlullah Efendimiz de ona kısa ve öz dualar öğretir, dünya ve ahirette afiyet dilemesini isterdi.
*******
Hz. Abbas, Resûlullah'tan yaşlı olmasına rağmen çok hürmeti vardı. "Resulullah'tan büyüğüm." demeye dili varmazdı. "Sen mi büyüksün, Resûlullah mı?" diye soranlara, "O benden büyük, ben ise ondan yaşlıyım!" cevabını verirdi.
*******
Hz. Abbas'ın, Peygamberimizin irtihâlinden sonra da büyük hizmetleri oldu. Hicret'in 18. senesiydi… Bir kuraklık felaketi ve kıtlık bütün Arap Yarımadası'nı kasıp kavuruyordu. Bütün canlılar susuzluktan kıvranıyordu. Müslümanların halifesi Hz. Ömer'di. Bu durum karşısında çaresizdi. Allah'tan başka iltica edecek hiçbir merci yoktu. Hz. Ömer bütün ahaliyi, çocukları, yaşlıları yanına alıp yağmur duasına çıktı. Bunların arasında Hz. Abbas da vardı.
*******
Müslümanların halifesi Hz. Ömer, yanına Hz. Abbas'ı alarak minbere çıktı, gözyaşları içinde Yüce Allah'a şöyle yalvardı: "Yüce Rabb'im! Kâinatın Efendisi Resûlullah (a.s.m.) hayatta iken böyle zamanlarda sana yalvarır, sen de bize yağmur ihsan ederdin. Şimdi ise o Yüce Peygamber'in amcasıyla sana yalvarıyoruz. Bize yağmur ihsan et."
*******
Hz. Ömer'in bu duasından sonra Hz. Abbas da şöyle niyazda bulundu: "Allah'ım, her şeyi gözeten, gören sensin. Ne çaresiz mahluku kendi hâline bırakır, ne de bacağı kırık devenin bakımsızlıktan helakine meydan verirsin. Yüce Rabb'im, çocuklar iyice güç ve kuvvetten kesildi. Yaşlılar iğne ipliğe döndü. Ah u eninleri gökleri tuttu. Sen gizliyi de, en gizliyi de bilensin. Bu zayıf kullarının imdadına yetiş. Merhamet ve yardımını esirgeme. Resûl'üne olan yakın­lığım itibarıyla bana tutunup sana yalvarıyorlar. Yağmur ver Yâ Rabbi."
*******
Bu yakarışlar dergâh-ı İzzet'e ânında ulaştı. Bulutlar kümelendi, sema karardı, gök gürledi, İlahî rahmet yağmur damlaları hâlinde yeryüzüne indi. Hicrî 32 senesinde 88 yaşında vefat eden, Peygamberimizin amcası Hz. Abbas'tan Allah razı olsun!
Kaynak: [1]Tabakât, 2: 39-40; 3: 473; Müsned, 4: 293. Sahabeler Ansiklopedisi

 
Etiketler: SAHABELERİN, İZİNDEN, (2)
Yorumlar
Diğer Yazılar
EBÛ BERZE ESLEMÎ (R.A.)
İRBAD BİN SÂRİYE (R.A.)
HZ. HAFSA (RA)
ABDURRAHMAN BİN AVF (RA)
SUHEYB BİN SİNAN (R.A.)
ABDULLAH B. ÖMER B. EL HATTAB (RA)
TALHA BİN UBEYDULLAH (RA)
CÜVEYRİTE BİNTÜL HARİS (RA)
KUR’AN’DAN ÖĞÜTLER
KU’AN’DAN ÖĞÜTLER: ABDEST VE GUSLÜN HİKMET VE FAZİLETİ
KUR’AN’DAN ÖĞÜTLER: ADALET; VAZGEÇEMEYECEĞİMİZ TEMEL DEĞER
KUR’AN’DAN ÖĞÜTLER: AHİRETİ UNUTANLAR AHİRETTE UNUTULURLAR
KUR’AN’DAN ÖĞÜTLER: AKRABAYA YARDIM ETMEK HAKTIR
KUR’AN’DAN ÖĞÜTLER
Hamza bin Abdülmuttâlib (r.a.)
Hz. Ali (ra)
Hz. Ömer (r.a)
HZ. EBUBEKİR SIDDIK (RA)
HZ. OSMAN BİN AFFAN (R.A)
ŞUCÂ BİN VEHB (R.A.)
BERÂ BIN ÂZIB (R.A.)
DIHYETÜ’L-KELBÎ (R.A.)
ÜMMÜ GÜLSÜM (R.ANHA)
FÂTIMA BİNT-İ ESED (R.ANHA)
NÛMAN BİN MUKARRİN (R.A.)
HZ. AİŞE (RA)
BERÂ BİN MÂLİK (R.A.)
HZ. HAFSA (RA)
BİLÂL-İ HABEŞÎ (R.A.)
ES'AD BİN ZÜRÂRE (R.A.)
ÂSIM BİN SÂBİT (R.A.)
ABDULLAH BİN ZÜBEYR (R.A.)
HÜREYM BİN FÂTİK (R.A.)
ERKAM BİN EBİ'L-ERKAM (R.A.)
AMR BİN ABESE (R.A.)
CÂBİR BİN ABDULLAH (R.A.)
EBÛ RÂFİ (R.A.)
FÂTIMA BİNT-İ HATTAB (R. ANHA)
HÜREYM BİN FÂTİK (R.A.)
UKBE BİN ÂMİR (R.A.)
RABİ BİN ÂMİR (R.A.)
HÂLİD BİN SÂİD (R.A.)
HUBEYB BİN YESAF (R.A.)
HÂRİSE BİN NÛMAN (R.A.)
EBÛ LÜBÂBE (R.A.)
HUZEYME BİN SÂBİT (R.A.)
HİŞÂM BİN ÂS (R.A.)
EBAN BİN SÂİD (R.A.)
BÜREYDE BİN HUSAYB (R.A.)
HİND BİNT-İ UTBE (R.ANHA)
ABDULLAH BİN EBÎ BEKİR (R.A.)
ABDULLAH BİN EBÎ EVFÂ (R.A.)
ABDULLAH BİN HUZÂFE (R.A.)
AMR BİN CÜMÛH (R.A.)
AMR BİN ABESE (R.A.)
ÂMİR BİN FÜHEYRE (R.A.)
HZ. SEVBÂN
AMR BİN CÜMÛH
ZÜBEYR BİN EL AVVAM (RA)
BEYR BİN AVVAM (R.A.)
ZEYD BİN DESİNNE (R.A.)
ZEYD BİN ERKAM (R.A.)
ZEYD BİN HÂRİSE (R.A.)
ZEYD BİN HATTAB (R.A.)
ZİNNÎRE (R.ANHA)
VAHŞÎ BİN HARB (R.A.)
VÂSİLE BİN ESKÂ (R.A.)
VEHB BİN KABUS (R.A.)
VELİD BİN VELİD (R.A.)
UBÂDE BİN SÂMİT (R.A.)
UBEYDE BİN HÂRİS (R.A.)
UBEY BİN KA’B (R.A.)
UKBE BİN ÂMİR (R.A.)
ULBE BİN ZEYD (R.A.)
UMEYR BİN HUMAM (R.A.)
UMEYR BİN EBÎ VAKKAS (R.A.)
URVE BİN MES’UD (R.A.)
UTBE BİN GAZVAN (R.A.)
ÜSÂME BİN ZEYD (R.A.)
ÜMMÜ GÜLSÜM (R.ANHA)
ÜMMÜ HARAM (R.ANHA)
ÜMMÜ RÛMÂN (R.ANHA)
ÜMMÜ ŞERİK (R.ANHA)
ÜMMÜ ÜMÂRE (R.ANHA)
ÜMMÜ VARAKA (R. ANHA)
TEMÎMÜ'D-DÂRÎ (R.A.)
TULEYB BİN UMEYR (R.A.)
TEMÂDUR BİNT-İ AMR [HANSÂ] (R. ANHA)
ŞEDDAD BİN EVS (R.A.)
ŞEYBE BİN OSMAN (R.A.)
ŞUCÂ BİN VEHB (R.A.)
SA’D BİN UBÂDE (R.A.)
SÂBİT BİN DAHDAHA (R.A.)
SÂLİM (R.A.)
SEFÎNE (R.A.)
SEHL BİN SA’D (R.A.)
SELEME BİN HİŞÂM (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN SEVBÂN (R.A.)
SÜMEYRÂ BİNT-İ KAYS (R.ANHA)
SÜMEYYE (R.ANHA)
RABİ BİN ÂMİR (R.A.)
NÛMAN BİN MUKARRİN (R.A.)
MÂLİK BİN SİNAN (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN - MEYSERE BİN MESRÛK (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN - MUAMMER BİN ABDULLAH (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN- MUGÎRE BİN ŞÛ’BE (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN - MUS'AB BİN UMEYR (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN- KÂ’B BİN UCRE (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN - KÂ’B BİN ZÜHEYR (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN KATÂDE BİN NÛMAN (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN- İkrime bin Ebî Cehil (r.a.)
SAHABELERİN İZİNDEN İMRÂN BİN HUSAYN (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN - İRBAD BİN SÂRİYE (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN- HZ. HATİCE (RA)
SAHABELERİN İZİNDEN -HZ. SAFİYYE (RA)
SAHABELERİN İZİNDEN (HABBÂB BİN ERET)
SAHABELERİN İZİNDEN (HABİB BİN ZEYD R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN ( HACCAC BİN İLÂT)
SAHABELERİN İZİNDEN - HÂLİD BİN SÂİD (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN (HARAM BİN MİLHAN )
SAHABELERİN İZİNDEN (HÂRİS BİN HİŞÂM)
SAHABELERİN İZİNDEN (HÂRİSE BİN NÛMAN)
SAHABELERİN İZİNDEN (HASSAN BİN SÂBİT)
SAHABELERİN İZİNDEN (68)
SAHABELERİN İZİNDEN (67)
SAHABELERİN İZİNDEN (66)
SAHABELERİN İZİNDEN (65)
SAHABELERİN İZİNDEN (65)
SAHABELERİN İZİNDEN (64)
SAHABELERİN İZİNDEN (63)
SAHABELERİN İZİNDEN (62)
SAHABELERİN İZİNDEN (61)
SAHABELERİN İZİNDEN (60)
SAHABELERİN İZİNDEN (59)
SAHABELERİN İZİNDEN (58)
SAHABELERİN İZİNDEN (57)
SAHABELERİN İZİNDEN (56)
SAHABELERİN İZİNDEN (55)
SAHABELERİN İZİNDEN (54)
SAHABELERİN İZİNDEN (53)
SAHABELERİN İZİNDEN (52)
SAHABELERİN İZİNDEN (51)
SAHABELERİN İZİNDEN (50)
SAHABELERİN İZİNDEN (49)
SAHABELERİN İZİNDEN (48)
SAHABELERİN İZİNDEN (47)
SAHABELERİN İZİNDEN (46)
SAHABELERİN İZİNDEN (45)
SAHABELERİN İZİNDEN (44)
SAHABELERİN İZİNDEN (43)
SAHABELERİN İZİNDEN (42)
SAHABELERİN İZİNDEN (41)
SAHABELERİN İZİNDEN (40)
SAHABELERİN İZİNDEN (39)
SAHABELERİN İZİNDEN (38)
SAHABELERİN İZİNDEN (37)
SAHABELERİN İZİNDEN (36)
SAHABELERİN İZİNDEN (35)
SAHABELERİN İZİNDEN (34)
SAHABELERİN İZİNDEN (33)
SAHABELERİN İZİNDEN (32)
SAHABELERİN İZİNDEN (31)
SAHABELERİN İZİNDEN (30)
SAHABELERİN İZİNDEN (29)
SAHABELERİN İZİNDEN (29)
SAHABELERİN İZİNDEN (28)
SAHABELERİN İZİNDEN (27)
SAHABELERİN İZİNDEN (26)
SAHABELERİN İZİNDEN (25)
SAHABELERİN İZİNDEN (24)
SAHABELERİN İZİNDEN (23)
SAHABELERİN İZİNDEN (22)
SAHABELERİN İZİNDEN (21)
SAHABELERİN İZİNDEN (20)
SAHABELERİN İZİNDEN (19)
SAHABELERİN İZİNDEN (19)
SAHABELERİN İZİNDEN (18)
SAHABELERİN İZİNDEN (17)
SAHABELERİN İZİNDEN (16)
SAHABELERİN İZİNDEN (15)
SAHABELERİN İZİNDEN (14)
SAHABELERİN İZİNDEN (13)
SAHABELERİN İZİNDEN (12)
SAHABELERİN İZİNDEN (11)
SAHABELERİN İZİNDEN (10)
SAHABELERİN İZİNDEN (9)
SAHABELERİN İZİNDEN (8)
SAHABELERİN İZİNDEN (7)
SAHABELERİN İZİNDEN (6)
SAHABELERİN İZİNDEN (5)
SAHABELERİN İZİNDEN (4)
SAHABELERİN İZİNDEN (3)
SAHABELERİN İZİNDEN (1)
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Çok Bulutlu
Güncelleme: 22.05.2018
Bugün
21° - 34°
Çarşamba
21° - 35°
Perşembe
21° - 35°
Şanlıurfa

Güncelleme: 22.05.2018
İmsak
03:24
Sabah
05:05
Öğle
12:29
İkindi
16:17
Akşam
19:40
Yatsı
21:12
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı