Yazı Detayı
24 Şubat 2017 - Cuma 11:35 Bu yazı 526 kez okundu
 
SAHABELERİN İZİNDEN (16)
Enes POLAT
 
 

Gündemde yazılacak birçok sıcak başlık varken İslamiyet'in zuhuruyla birlikte yaşamları, mücadeleleri, ödedikleri bedeller ve şahadetleriyle, ümmetin şuurlu evlatlarına rehberlik eden sahabeleri hatırlayalım ve anlatalım istedik.

*******
Bu kısa biyografileri aktarırken daha çok gençlerimizi düşündük. Çünkü gençlerimiz, özellikle lise çağlarından itibaren kendilerine rol-model olacak isim arayışına giriyor. Birçok aile de evlatlarının bu arayışını endişe ile karşılıyor. Evlatlarının duygu dünyasındaki o şuuru 'bir aşırılık' olarak görüp bu duyguları köreltmeye çalışıyor. Bu köreltme ve bastırma gayreti de çocukların, 'bulanık isimlere ve sözde kahramanlara' itibar etmelerini tetikliyor.
*******
İşte bu sebeplerle biz, hayatlarını tebliğe, dini yüceltmeye, kâfirlerle ve onların işbirlikçileriyle mücadeleye adayan bu şahsiyetlerin yaşamlarını sizlere aktarmayı bir vecibe olarak gördük. Yeni gelen nesiller örnekler görmek isterler ve onlara ümmetin özünü sunmazsanız, başkaları bu boşluğu doldurur.

Abdullah bin Süheyl (r.a.)
Hz. Abdullah, İslamiyet'in ilk yıllarında Müslüman oldu. Müşriklerin dayanılmaz işkencelerine maruz kaldı. Peygamberimizin müsaadesi üzerine Habeşistan'a hicret etti. Bir müddet orada kaldı. Rahattı. Kimse ibadetine engel olmuyordu. Fakat bütün Muhacirler gibi o da Resûlullah'tan ayrı kalmanın ıstırabını yaşıyordu. Daha fazla dayanamadı. Her türlü çile ve işkenceyi göze alarak Mekke'ye döndü.

O sıralar müşrik olan babası Süheyl, oğlunun Müslüman olmasına, hele hele hicret etmesine çok içerlemiş ve kızmıştı. Oğlunun geri dönmesine çok sevindi. İşte artık eline fırsat geçmişti. Hz. Abdullah'a gereken cezayı verecek, aklı sıra onu dininden döndürecekti. Hemen harekete geçti. Önce şiddetli bir şekilde dövdü, sonra da direğe bağladı. İşkenceyi o derece artırdı ki, sonunda Hz. Abdullah kalben inandığı hâlde müşrik görünmek mecburiyetinde kaldı. Böylece babasının zulmünden kurtuldu.

Süheyl oğlunu çözdü. Birçok ikramda bulundu. Onun putlara tekrar dönmesine çok sevinmişti. Günler böylece geçti. Müşrikler Bedir Savaşı için ordu hazırladılar. Süheyl kendisi bu orduya katıldığı gibi, oğlunu da yanına aldı. Artık onun Müslüman olabileceğine ihtimal vermiyordu. Hâlbuki Hz. Abdullah zaten Müslüman'dı. Dininden dönmemiş, müşrik olduğunu sadece diliyle söylemişti. Kalben kuvvetli bir imana sahipti.

Hz. Abdullah o günden beri Peygamberimize kavuşmak için fırsat kollamış, fakat bir türlü bu fırsata kavuşamamıştı. Bunun kendisi için iyi bir imkân olacağını düşündü. Bir yandan da Cenâb-ı Hakk'a duada bulundu, O'ndan yardım istedi.

İki ordu Bedir'de karşılaştılar. Hz. Abdullah bedenen müşriklerin arasında bulunsa da, ruhen Müslümanların yanındaydı. İç dünyasında Resûlullah'a kavuşmanın, müşriklere karşı kılıç kullanmanın hesaplarını yapıyordu. Müşrikler sayıca çok fazlaydı. Bir an önce Müslümanların safına geçmek gerektiğini düşündü. Nihayet bir fırsatını buldu. Âni bir hamle yaparak mücahitlere iltihak etti. Artık aylardır kurduğu hayaller gerçekleşmişti. Ölse de gam değildi.

Babası, oğlunu Müslümanların safında görünce çok kızdı, ağır laflar söyle­di. Fakat Abdullah'ın (r.a.) bunlara aldıracak vakti yoktu. Babasına, "Cenâb-ı Hak bunu benim için hayırlı kıldı." cevabını verdi. Sonra da bütün kiniyle müşriklere saldırdı. Zaten hep bu ânı beklemişti. Bu savaşta çok büyük kahramanlıklar gösterdi. Peygamberimizin takdirini kazandı. O sıralar 27 yaşında bulunuyordu.

Hz. Abdullah, Peygamberimizle birlikte bütün savaşlara katıldı. Umre Seferi'nde bulundu. Bu arada kendisini derinden üzen bir hadiseyle karşılaştı: Müşrikler, Peygamberimizi Mekke'ye sokmak istemiyorlardı. Fakat barış taraftarıydılar. Bunun için Süheyl bin Amr'ı görevlendirdiler. Süheyl, anlaşmanın başına Besmele yazılmasına ve Peygamberimizden "Allah'ın Resûl'ü" olarak bahsedilmesine itiraz etti. "Biz senin Resûlullah olduğuna iman etseydik zaten seninle savaşmazdık!" dedi. Peygamberimiz bu anlaşmada Süheyl'in bütün şartlarını kabul etti. Müslümanlardan bazılarını da buna şahit gösterdi. Şahitlerden birisi de Abdullah'tı.

Babasının Rsûlullah'a karşı bu saygısız davranışı, Hz. Abdullah'ı çok üzdü. Mahcubiyetinden başını yere eğdi.

Fakat biraz sonra Hz. Abdullah'ı bundan kat kat fazla mahzun eden bir hadise daha yaşandı: Hz. Abdullah'ın kardeşi Ebû Cendel, Müslüman olduğu için müşrikler tarafından zincire vurulmuştu. Fakat bir fırsatını bulup kaçmış ve Peygamberimize sığınmıştı. Süheyl bin Amr birdenbire oğlunu karşısında görünce şaşırdı. Ebû Cendel'in boynundan tuttu. Elindeki dikenli, budaklı ağaç parçasını yüzüne çarptı. "Ey Muhammed! Anlaşmamız üzere bana geri çevireceğin insanların ilki budur." dedi. Peygamberimiz önceleri bu teklifi kabul etmek istemedi. Fakat Süheyl "Anlaşmayı imzalamam!" diye diretince mecbur kaldı. Ebû Cendel'i (r.a.) babasına teslim etti. Bu arada Ebû Cendel'e (r.a.), "Biraz daha sabret. Allah'tan bunun mükâfatını dile. Şüphesiz Allah senin için bir genişlik yaratır." buyurdu. Ebû Cendel, Resûlullah'ın isteğine teslimiyetle razı oldu. Her türlü zorluğu göze alarak babasıyla birlikte Mekke'ye geri döndü. Bu hadise orada bulunan bütün sahabileri derinden üzmüştü. Fakat Hz. Abdullah'ı daha da çok üzmüş, hicrana boğmuştu. Ancak sabredecekti. Cenâb-ı Hakk'ın bir sebep yaratacağına inanıyordu.

Hz. Abdullah, Mekke'nin Fethi'nde de bulundu. Düşmanlıkta aşırı giden bazı müşrikler gibi, babası Süheyl de yakalandığında öldürülecek olan müşrikler arasındaydı. Peygamberimizden, babasını affetmesi ricasında bulundu. Resûlullah da (a.s.m.), Hz. Abdullah'ın ve kardeşi Ebû Cendel'in (r.a.) hatırına Süheyl'i affetti. Hz. Abdullah buna çok sevindi. Hemen koştu, babasını gizlendiği yerde buldu ve müjdeyi verdi. Süheyl bin Amr, Müslümanlara yaptığı bunca düşmanlıktan sonra affedileceğine katiyen ihtimal vermiyordu. Peygamberimizin bu âlicenaplılığı karşısında kelim-i şehadet getirerek Müslüman oldu. Bundan sonra canla başla İslamiyet için çalışmaya başladı. Zaman zaman eski hayatını hatırlayıp ağlardı. (Süheyl bin Amr maddesine de bakınız.)

Hz. Abdullah, Peygamberimizin vefatından hemen sonra meydana gelen dinden dönme hareketlerini bastırmada büyük gayretler gösterdi. Kahramanca cihat etti. Neticede şehadete erme saadetini kazandı. O sırada 38 yaşında bulu­nuyordu.

Hz. Ebû Bekir hac esnasında Hz. Abdullah'ın babası Süheyl bin Amr'a taziyetlerini bildirdi. Başsağlığı diledi. Yıllar önce Müslüman oldukları için çocuklarına her türlü işkenceyi reva gören Hz. Süheyl, "Keşke ben de şehit olsaydım!" temennisinde bulundu. Sonra da şöyle dedi:
"Resûlullah'tan bana, şehidin, ailesinden 70 kişiye şefaat edeceği haberi ulaştı. Ben oğ­lumun, benden önce kimseye şefaat etmeyeceğini umuyorum."[1]
Kaynak [1]Tabakât, 3: 406; Üsdü'l-Gàbe, 3: 180-181; Sîre, 3: 331. Sahabeler Ansiklopedisi

 
Etiketler: SAHABELERİN, İZİNDEN, (16)
Yorumlar
Diğer Yazılar
HZ. HAFSA (RA)
ABDURRAHMAN BİN AVF (RA)
SUHEYB BİN SİNAN (R.A.)
ABDULLAH B. ÖMER B. EL HATTAB (RA)
TALHA BİN UBEYDULLAH (RA)
CÜVEYRİTE BİNTÜL HARİS (RA)
KUR’AN’DAN ÖĞÜTLER
KU’AN’DAN ÖĞÜTLER: ABDEST VE GUSLÜN HİKMET VE FAZİLETİ
KUR’AN’DAN ÖĞÜTLER: ADALET; VAZGEÇEMEYECEĞİMİZ TEMEL DEĞER
KUR’AN’DAN ÖĞÜTLER: AHİRETİ UNUTANLAR AHİRETTE UNUTULURLAR
KUR’AN’DAN ÖĞÜTLER: AKRABAYA YARDIM ETMEK HAKTIR
KUR’AN’DAN ÖĞÜTLER
Hamza bin Abdülmuttâlib (r.a.)
Hz. Ali (ra)
Hz. Ömer (r.a)
HZ. EBUBEKİR SIDDIK (RA)
HZ. OSMAN BİN AFFAN (R.A)
ŞUCÂ BİN VEHB (R.A.)
BERÂ BIN ÂZIB (R.A.)
DIHYETÜ’L-KELBÎ (R.A.)
ÜMMÜ GÜLSÜM (R.ANHA)
FÂTIMA BİNT-İ ESED (R.ANHA)
NÛMAN BİN MUKARRİN (R.A.)
HZ. AİŞE (RA)
BERÂ BİN MÂLİK (R.A.)
HZ. HAFSA (RA)
BİLÂL-İ HABEŞÎ (R.A.)
ES'AD BİN ZÜRÂRE (R.A.)
ÂSIM BİN SÂBİT (R.A.)
ABDULLAH BİN ZÜBEYR (R.A.)
HÜREYM BİN FÂTİK (R.A.)
ERKAM BİN EBİ'L-ERKAM (R.A.)
AMR BİN ABESE (R.A.)
CÂBİR BİN ABDULLAH (R.A.)
EBÛ RÂFİ (R.A.)
FÂTIMA BİNT-İ HATTAB (R. ANHA)
HÜREYM BİN FÂTİK (R.A.)
UKBE BİN ÂMİR (R.A.)
RABİ BİN ÂMİR (R.A.)
HÂLİD BİN SÂİD (R.A.)
HUBEYB BİN YESAF (R.A.)
HÂRİSE BİN NÛMAN (R.A.)
EBÛ LÜBÂBE (R.A.)
HUZEYME BİN SÂBİT (R.A.)
HİŞÂM BİN ÂS (R.A.)
EBAN BİN SÂİD (R.A.)
BÜREYDE BİN HUSAYB (R.A.)
HİND BİNT-İ UTBE (R.ANHA)
ABDULLAH BİN EBÎ BEKİR (R.A.)
ABDULLAH BİN EBÎ EVFÂ (R.A.)
ABDULLAH BİN HUZÂFE (R.A.)
AMR BİN CÜMÛH (R.A.)
AMR BİN ABESE (R.A.)
ÂMİR BİN FÜHEYRE (R.A.)
HZ. SEVBÂN
AMR BİN CÜMÛH
ZÜBEYR BİN EL AVVAM (RA)
BEYR BİN AVVAM (R.A.)
ZEYD BİN DESİNNE (R.A.)
ZEYD BİN ERKAM (R.A.)
ZEYD BİN HÂRİSE (R.A.)
ZEYD BİN HATTAB (R.A.)
ZİNNÎRE (R.ANHA)
VAHŞÎ BİN HARB (R.A.)
VÂSİLE BİN ESKÂ (R.A.)
VEHB BİN KABUS (R.A.)
VELİD BİN VELİD (R.A.)
UBÂDE BİN SÂMİT (R.A.)
UBEYDE BİN HÂRİS (R.A.)
UBEY BİN KA’B (R.A.)
UKBE BİN ÂMİR (R.A.)
ULBE BİN ZEYD (R.A.)
UMEYR BİN HUMAM (R.A.)
UMEYR BİN EBÎ VAKKAS (R.A.)
URVE BİN MES’UD (R.A.)
UTBE BİN GAZVAN (R.A.)
ÜSÂME BİN ZEYD (R.A.)
ÜMMÜ GÜLSÜM (R.ANHA)
ÜMMÜ HARAM (R.ANHA)
ÜMMÜ RÛMÂN (R.ANHA)
ÜMMÜ ŞERİK (R.ANHA)
ÜMMÜ ÜMÂRE (R.ANHA)
ÜMMÜ VARAKA (R. ANHA)
TEMÎMÜ'D-DÂRÎ (R.A.)
TULEYB BİN UMEYR (R.A.)
TEMÂDUR BİNT-İ AMR [HANSÂ] (R. ANHA)
ŞEDDAD BİN EVS (R.A.)
ŞEYBE BİN OSMAN (R.A.)
ŞUCÂ BİN VEHB (R.A.)
SA’D BİN UBÂDE (R.A.)
SÂBİT BİN DAHDAHA (R.A.)
SÂLİM (R.A.)
SEFÎNE (R.A.)
SEHL BİN SA’D (R.A.)
SELEME BİN HİŞÂM (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN SEVBÂN (R.A.)
SÜMEYRÂ BİNT-İ KAYS (R.ANHA)
SÜMEYYE (R.ANHA)
RABİ BİN ÂMİR (R.A.)
NÛMAN BİN MUKARRİN (R.A.)
MÂLİK BİN SİNAN (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN - MEYSERE BİN MESRÛK (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN - MUAMMER BİN ABDULLAH (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN- MUGÎRE BİN ŞÛ’BE (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN - MUS'AB BİN UMEYR (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN- KÂ’B BİN UCRE (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN - KÂ’B BİN ZÜHEYR (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN KATÂDE BİN NÛMAN (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN- İkrime bin Ebî Cehil (r.a.)
SAHABELERİN İZİNDEN İMRÂN BİN HUSAYN (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN - İRBAD BİN SÂRİYE (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN- HZ. HATİCE (RA)
SAHABELERİN İZİNDEN -HZ. SAFİYYE (RA)
SAHABELERİN İZİNDEN (HABBÂB BİN ERET)
SAHABELERİN İZİNDEN (HABİB BİN ZEYD R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN ( HACCAC BİN İLÂT)
SAHABELERİN İZİNDEN - HÂLİD BİN SÂİD (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN (HARAM BİN MİLHAN )
SAHABELERİN İZİNDEN (HÂRİS BİN HİŞÂM)
SAHABELERİN İZİNDEN (HÂRİSE BİN NÛMAN)
SAHABELERİN İZİNDEN (HASSAN BİN SÂBİT)
SAHABELERİN İZİNDEN (68)
SAHABELERİN İZİNDEN (67)
SAHABELERİN İZİNDEN (66)
SAHABELERİN İZİNDEN (65)
SAHABELERİN İZİNDEN (65)
SAHABELERİN İZİNDEN (64)
SAHABELERİN İZİNDEN (63)
SAHABELERİN İZİNDEN (62)
SAHABELERİN İZİNDEN (61)
SAHABELERİN İZİNDEN (60)
SAHABELERİN İZİNDEN (59)
SAHABELERİN İZİNDEN (58)
SAHABELERİN İZİNDEN (57)
SAHABELERİN İZİNDEN (56)
SAHABELERİN İZİNDEN (55)
SAHABELERİN İZİNDEN (54)
SAHABELERİN İZİNDEN (53)
SAHABELERİN İZİNDEN (52)
SAHABELERİN İZİNDEN (51)
SAHABELERİN İZİNDEN (50)
SAHABELERİN İZİNDEN (49)
SAHABELERİN İZİNDEN (48)
SAHABELERİN İZİNDEN (47)
SAHABELERİN İZİNDEN (46)
SAHABELERİN İZİNDEN (45)
SAHABELERİN İZİNDEN (44)
SAHABELERİN İZİNDEN (43)
SAHABELERİN İZİNDEN (42)
SAHABELERİN İZİNDEN (41)
SAHABELERİN İZİNDEN (40)
SAHABELERİN İZİNDEN (39)
SAHABELERİN İZİNDEN (38)
SAHABELERİN İZİNDEN (37)
SAHABELERİN İZİNDEN (36)
SAHABELERİN İZİNDEN (35)
SAHABELERİN İZİNDEN (34)
SAHABELERİN İZİNDEN (33)
SAHABELERİN İZİNDEN (32)
SAHABELERİN İZİNDEN (31)
SAHABELERİN İZİNDEN (30)
SAHABELERİN İZİNDEN (29)
SAHABELERİN İZİNDEN (29)
SAHABELERİN İZİNDEN (28)
SAHABELERİN İZİNDEN (27)
SAHABELERİN İZİNDEN (26)
SAHABELERİN İZİNDEN (25)
SAHABELERİN İZİNDEN (24)
SAHABELERİN İZİNDEN (23)
SAHABELERİN İZİNDEN (22)
SAHABELERİN İZİNDEN (21)
SAHABELERİN İZİNDEN (20)
SAHABELERİN İZİNDEN (19)
SAHABELERİN İZİNDEN (19)
SAHABELERİN İZİNDEN (18)
SAHABELERİN İZİNDEN (17)
SAHABELERİN İZİNDEN (15)
SAHABELERİN İZİNDEN (14)
SAHABELERİN İZİNDEN (13)
SAHABELERİN İZİNDEN (12)
SAHABELERİN İZİNDEN (11)
SAHABELERİN İZİNDEN (10)
SAHABELERİN İZİNDEN (9)
SAHABELERİN İZİNDEN (8)
SAHABELERİN İZİNDEN (7)
SAHABELERİN İZİNDEN (6)
SAHABELERİN İZİNDEN (5)
SAHABELERİN İZİNDEN (4)
SAHABELERİN İZİNDEN (3)
SAHABELERİN İZİNDEN (2)
SAHABELERİN İZİNDEN (1)
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Çok Bulutlu
Güncelleme: 20.05.2018
Bugün
21° - 35°
Pazartesi
20° - 33°
Salı
20° - 34°
Şanlıurfa

Güncelleme: 20.05.2018
İmsak
03:26
Sabah
05:06
Öğle
12:29
İkindi
16:16
Akşam
19:39
Yatsı
21:10
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı