Yazı Detayı
17 Temmuz 2017 - Pazartesi 05:44 Bu yazı 420 kez okundu
 
SAHABELERİN İZİNDEN- MUGÎRE BİN ŞÛ’BE (R.A.)
Enes POLAT
 
 

Akıl ve zekâları, muhakeme ve üstün kabiliyetleri dolayısıyla Araplar tarafından "dâhi" denilen dört zatın birisi de Mugîre bin Şu'be'dir.[1]Hz. Mugîre, büyük meseleleri halletmekte son derece mahirdi. Bir dava ne kadar müşkil olursa olsun, onu çözmek için mutlaka bir çıkar yol bulurdu. En dehşetli hadiseler karşısında dahi şaşkınlığa kapılmaz, soğukkanlı olarak bir hâl çaresi bulurdu. Bilhassa devletler arası münasebetlerde vakar ve sükûnet içinde hareket ederdi. Zaten onun dehası bu meziyetinden ileri geliyordu.
Mugîre bin Şu'be, pehlivan yapılı, heybetli bir zattı. Hicret'in 5. yılında Müslüman oldu ve Medine'ye hicret etti.
Hicret'in 6. yılında, Peygamberimizle birlikte umre yapmak için hareket eden 1400 kişilik sahabi kafilesinde Hz. Mugîre de vardı.

Müşrikler, Peygamberimizin kalabalık bir sahabe topluluğuyla Kâbe'ye gelmekte olduğunu öğrendiklerinde, "Muhammed ve beraberindekiler Mekke içine sokulmayacaktır!" diye kesin karar aldılar. Onların bu kararlarını haber alan Peygamberimiz, Mekke'ye haber salarak, niyetinin sadece Kâbe'yi ziyaret etmek olduğunu bildirdi. Müşrikler, Urve bin Mes'ud'u Peygamberimizle görüşmek üzere elçi olarak gönderdiler. Mugîre bin Şu'be o sırada Resûlullah'ın başında nöbet tutuyordu. Peygamberimizin huzuruna çıkan Urve bin Mes'ud hem konuşuyor, hem de eliyle Resûlullah'ın sakalını okşuyordu. Hz. Mugîre, müşrik birinin Peygamberimizin sakalına dokunmasına tahammül edemedi. Gerçi Urve bin Mes'ud, Hz. Mugîre'nin amcasıydı, fakat babası bile olsa henüz müşrikti. Akrabalık bağına ehemmiyet vermedi, Resûlullah'ın sakalını okşayan amcasına şöyle dedi:

"Elin kesilip kolundan ayrılmadan, onu Resûlullah'ın sakalından çek! Bir müşrik eli ona dokunamaz."

Yeğeninden gelen bu ikaz üzerine çarpılmışa dönen Urve, âniden elini çekiverdi.[2]

Mugîre bin Şu'be, Hudeybiye Anlaşması'ndan sonra, Mekke'nin Fethine, Tebük Savaşı'na ve diğer savaşlara iştirak etti. O, müşriklerin korkulu rüyasıydı. Karşısında direnen çıkmazdı. Allah için kalkan kılıcının karşısında, müşrik darbesinin akim kalması kaçınılmazdı.

Hz. Mugîre, şirke ve putlara o kadar düşmandı ki, ondaki dağlar heybetindeki iman, putların varlığına tahammül edemiyordu. Allah'tan başka zavallı varlıklara tapılmasına hiç mi hiç mana veremiyordu. Resûl-i Ekrem, gözde sahabisi Mugîre'nin bu celadetini bildiği için, Benî Sakîf kabilesinin putlarını yerle bir etmek üzere Ebû Süfyân bin Harb (r.a.) ile birlikte onu da gönderdi.[3]

Diğer taraftan, kaderin tecellisine bakın, daha önce müşrik ordularının kumandanı olan Hz. Ebû Süfyân, iman cennetine girdikten sonra küfre meydan okuyordu.

Hz. Mugîre, Peygamberimizin vefatına kadar hep onunla beraberdi. Resûlullah'ın beka âlemine irtihâl ettiğini öğrendiğinde iyice sarsılmıştı. Fakat o da insandı, ölümsüz değildi. Onun teçhiz ve tekfin işleriyle ilgilenmeyi çok arzu ediyordu. Ancak bu işleri görme vazifesi Peygamberimizin yakınlarına verilmişti. Bu itibarla, bu hizmeti Hz. Ali, Hz. Abbas ve Fadl bin Abbas (r.a.) yaptı. Peygamberimizin mübarek naaşı kabre indirilirken, Mugîre bin Şu'be de kabrin başında bekliyordu. Fakat bir fırsatını bulup, Peygamberimizin vücuduna dokunmak istiyordu. Bu meselede dehası kendisine yardımcı oldu: Fark ettirmeden yüzüğünü kabre attı, arkasından Hz. Ali'ye yüzüğünü düşürdüğünü söyledi! Hz. Ali de inip almasına izin verdi. Kabre inen Mugîre yüzüğünü alırken, eliyle Peygamberimizin mübarek ayaklarını meshetti. Böylece Resûlullah'ın mübarek cesedine son olarak elini süren sahabi oldu.[4]

Hz. Ebû Bekir'in halifeliği sırasında irtidat eden Yemâme halkının yola getirilmesi için hazırlanan orduda Hz. Mugîre de vardı. Bu orduda büyük başarılar gösterdi.
Hz. Ömer zamanında fetihler bir hayli çoğaldı. İran'ın fethi için Sa'd bin Ebî Vakkas (r.a.) komutasında bir orduya kaydoldu. İslam ordusu Kadisiye taraflarına yüklendiğinde, İran başkumandanı Rüstem, Hz. Sa'd'dan, görüşüp konuşmak için kendisine bir elçi göndermesini istedi. Hz. Sa'd da Hz. Mugîre başkanlığında bir heyet gönderdi.

İranlıların ordugâh çadırında tam bir tantana vardı. Yerlere halı döşemişler, çevreyi süslemişler, herkese ipekli-süslü elbiseler giydirmişlerdi. Neleri var neleri yoksa ortaya dökmüşlerdi. Güya bununla Müslüman heyetinin cesaretini kıracaklardı… Mugîre bin Şu'be, İranlıların bu debdebesine aldırış etmeden ilerliyordu. Sırtındaki elbise gayet sade ve basitti. O kadar şatafatı görmezden geliyor, hiç aldırmıyordu. Hattâ ilerlerken de onlara gözdağı vermek için, geçtiği yerin halılarını elindeki mızrakla delerek geçiyordu. Nihayet Rüstem'in yanına kadar vararak bitişiğine oturdu. Saray mensupları buna çok kızdılar: Bir elçi, bir ordu kumandanının yanına nasıl olur da oturabilirdi?! Oradan kaldırmak istedilerse de Rüstem mâni oldu. Yanından kaldırmadı. İranlılar, Rüstem'e taparcasına hürmetkâr davranıyorlardı. Bunun üzerine Mugîre bin Şu'be şöyle dedi:

"Sizin akıllı bir millet olduğunuzu duyardık, hâlbuki sizden daha akılsız bir millet görmedim! Biz Müslümanlar birbirimize kulluk yapmıyoruz. Aramızda hiçbir fark yoktur. Hepimiz eşit haklara sahibiz. Ben, sizin de birbirinizin kulu olmadığınızı zannediyordum. Bugün artık anladım ki, sizin mülkünüz devam etmeyecek ve sonunda mağlup düşeceksiniz! Çünkü böyle adaletsiz bir temele dayanan bir millet yaşayamaz."[5]

Hz. Mugîre'nin bu konuşması üzerine Rüstem, "Siz bize komşusunuz. Şimdiye kadar size iyilik ediyor, herhangi bir zulüm ve haksızlık yapmıyorduk. Memleketinize dönün, size kapılarımız her zaman açıktır. İstediğiniz anda yurdumuza gelip ticaret yapabilirsiniz." dedi.
Hz. Mugîre, onun bu teklifi karşısında, dünya için gelmediklerini, Cenâb-ı Hakk'ın ismini yaymak için yola çıktıklarını söyledi. Bu dinde sebat ettikleri müddetçe Cenâb-ı Hakk'ın kendilerini galip kılacağını, düşmanlarını ise zillete düşüreceğini güzel bir şekilde izah etti. Rüstem'in İslamiyet hakkında bilgi istemesi üzerine ona, İslamiyet'i şu cümlelerle anlattı:

"Bu dinin baş direği, Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in (a.s.m.) Allah'ın Resûl'ü olup, getirdiği bütün haberlerin gerçek ve doğru olduğuna şehadet getirmektir. Bu dinin bir gayesi de, insanları insanlara ibadet etmekten Allah'a ibadet etmeye çevirmektir. Bu dine göre insanların hepsi kardeştir."[6]
Mugîre bin Şû'be, Hz. Muâviye'nin halifeliği zamanında Kûfe valisiyken vefat etmiştir.
Allah ondan razı olsun!
Kaynak:    [1]Tabakât, 2: 351. [2]Sîre, 3: 327, Fethü'r-Rabbânî, 21: 98. [3]Hayâtü's-Sahâbe, 3: 224. [4]Tabakât, 2: 300-301. [5]Taberî, 2: 108-109; Hayâtü's-Sahâbe, 3: 507-509. [6]Hayâtü's-Sahâbe, 1: 155.  
 Sahabeler Ansiklopedisi

 
Etiketler: SAHABELERİN, İZİNDEN-, , MUGÎRE, BİN, ŞÛ’BE, (R.A.),
Yorumlar
Diğer Yazılar
YUNUS ALEYHİSSELAM
İŞMOİL ALEYHİSSELAM
ZÜLKİFL ALEYHİSSELAM
ELYESA ALEYHİSSELAM
İLYAS ALEYHİSSELAM
YUŞA ALEYHİSSELAM
HIZIR ALEYHİSSELAM
HARUN ALEYHİSSELAM
MUSA ALEYHİSSELAM
ŞUAYB ALEYHİSSELAM
EYYUB ALEYHİSSELAM
YUSUF ALEYHİSSELAM
YAKUB ALEYHİSSELAM
İSHAK ALEYHİSSELAM
İsmail Aleyhisselam
LUT ALEYHİSSELAM
İBRAHİM ALEYHİSSELAM
Zülkarneyn Aleyhisselam
AMR BİN CÜMUH (R.A)
SALİH ALEYHİSSELAM
HUD ALEYHİSSELAM
Nuh Aleyhisselam
İDRİS ALEYHİSSELAM
Şit (Şis) Aleyhisselam
Âdem Aleyhisselam
CÜLEYBİB (R.A.)
SUHEYB BİN SİNAN (R.A.)
ABDULLAH BİN EBÎ BEKİR (R.A.)
ABDULLAH BİN CÜBEYR (R.A.)
CERİR BİN ABDULLAH (R.A.)
ESMÂ BİNT-İ YEZÎD
DIMÂD BİN SA’LEBE (R.A.)
ÂMİR BİN FÜHEYRE (R.A.)
EBÛ BERZE ESLEMÎ (R.A.)
İRBAD BİN SÂRİYE (R.A.)
HZ. HAFSA (RA)
ABDURRAHMAN BİN AVF (RA)
CÜVEYRİTE BİNTÜL HARİS (RA)
KUR’AN’DAN ÖĞÜTLER
KU’AN’DAN ÖĞÜTLER: ABDEST VE GUSLÜN HİKMET VE FAZİLETİ
KUR’AN’DAN ÖĞÜTLER: ADALET; VAZGEÇEMEYECEĞİMİZ TEMEL DEĞER
KUR’AN’DAN ÖĞÜTLER: AHİRETİ UNUTANLAR AHİRETTE UNUTULURLAR
KUR’AN’DAN ÖĞÜTLER: AKRABAYA YARDIM ETMEK HAKTIR
KUR’AN’DAN ÖĞÜTLER
Hamza bin Abdülmuttâlib (r.a.)
Hz. Ali (ra)
Hz. Ömer (r.a)
HZ. EBUBEKİR SIDDIK (RA)
HZ. OSMAN BİN AFFAN (R.A)
ŞUCÂ BİN VEHB (R.A.)
BERÂ BIN ÂZIB (R.A.)
DIHYETÜ’L-KELBÎ (R.A.)
ÜMMÜ GÜLSÜM (R.ANHA)
FÂTIMA BİNT-İ ESED (R.ANHA)
NÛMAN BİN MUKARRİN (R.A.)
HZ. AİŞE (RA)
BERÂ BİN MÂLİK (R.A.)
HZ. HAFSA (RA)
BİLÂL-İ HABEŞÎ (R.A.)
ES'AD BİN ZÜRÂRE (R.A.)
ÂSIM BİN SÂBİT (R.A.)
ABDULLAH BİN ZÜBEYR (R.A.)
HÜREYM BİN FÂTİK (R.A.)
ERKAM BİN EBİ'L-ERKAM (R.A.)
AMR BİN ABESE (R.A.)
CÂBİR BİN ABDULLAH (R.A.)
EBÛ RÂFİ (R.A.)
FÂTIMA BİNT-İ HATTAB (R. ANHA)
HÜREYM BİN FÂTİK (R.A.)
UKBE BİN ÂMİR (R.A.)
RABİ BİN ÂMİR (R.A.)
HÂLİD BİN SÂİD (R.A.)
HUBEYB BİN YESAF (R.A.)
HÂRİSE BİN NÛMAN (R.A.)
EBÛ LÜBÂBE (R.A.)
HUZEYME BİN SÂBİT (R.A.)
HİŞÂM BİN ÂS (R.A.)
EBAN BİN SÂİD (R.A.)
BÜREYDE BİN HUSAYB (R.A.)
HİND BİNT-İ UTBE (R.ANHA)
ABDULLAH BİN EBÎ BEKİR (R.A.)
ABDULLAH BİN EBÎ EVFÂ (R.A.)
ABDULLAH BİN HUZÂFE (R.A.)
AMR BİN CÜMÛH (R.A.)
AMR BİN ABESE (R.A.)
ÂMİR BİN FÜHEYRE (R.A.)
HZ. SEVBÂN
AMR BİN CÜMÛH
ZÜBEYR BİN EL AVVAM (RA)
BEYR BİN AVVAM (R.A.)
ZEYD BİN DESİNNE (R.A.)
ZEYD BİN ERKAM (R.A.)
ZEYD BİN HÂRİSE (R.A.)
ZEYD BİN HATTAB (R.A.)
ZİNNÎRE (R.ANHA)
VAHŞÎ BİN HARB (R.A.)
VÂSİLE BİN ESKÂ (R.A.)
VEHB BİN KABUS (R.A.)
VELİD BİN VELİD (R.A.)
UBÂDE BİN SÂMİT (R.A.)
UBEYDE BİN HÂRİS (R.A.)
UBEY BİN KA’B (R.A.)
UKBE BİN ÂMİR (R.A.)
ULBE BİN ZEYD (R.A.)
UMEYR BİN HUMAM (R.A.)
UMEYR BİN EBÎ VAKKAS (R.A.)
URVE BİN MES’UD (R.A.)
UTBE BİN GAZVAN (R.A.)
ÜSÂME BİN ZEYD (R.A.)
ÜMMÜ GÜLSÜM (R.ANHA)
ÜMMÜ HARAM (R.ANHA)
ÜMMÜ RÛMÂN (R.ANHA)
ÜMMÜ ŞERİK (R.ANHA)
ÜMMÜ ÜMÂRE (R.ANHA)
ÜMMÜ VARAKA (R. ANHA)
TEMÎMÜ'D-DÂRÎ (R.A.)
TULEYB BİN UMEYR (R.A.)
TEMÂDUR BİNT-İ AMR [HANSÂ] (R. ANHA)
ŞEDDAD BİN EVS (R.A.)
ŞEYBE BİN OSMAN (R.A.)
ŞUCÂ BİN VEHB (R.A.)
SA’D BİN UBÂDE (R.A.)
SÂBİT BİN DAHDAHA (R.A.)
SÂLİM (R.A.)
SEFÎNE (R.A.)
SEHL BİN SA’D (R.A.)
SELEME BİN HİŞÂM (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN SEVBÂN (R.A.)
SÜMEYRÂ BİNT-İ KAYS (R.ANHA)
SÜMEYYE (R.ANHA)
RABİ BİN ÂMİR (R.A.)
NÛMAN BİN MUKARRİN (R.A.)
MÂLİK BİN SİNAN (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN - MEYSERE BİN MESRÛK (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN - MUAMMER BİN ABDULLAH (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN - MUS'AB BİN UMEYR (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN- KÂ’B BİN UCRE (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN - KÂ’B BİN ZÜHEYR (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN KATÂDE BİN NÛMAN (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN- İkrime bin Ebî Cehil (r.a.)
SAHABELERİN İZİNDEN İMRÂN BİN HUSAYN (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN - İRBAD BİN SÂRİYE (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN- HZ. HATİCE (RA)
SAHABELERİN İZİNDEN -HZ. SAFİYYE (RA)
SAHABELERİN İZİNDEN (HABBÂB BİN ERET)
SAHABELERİN İZİNDEN (HABİB BİN ZEYD R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN ( HACCAC BİN İLÂT)
SAHABELERİN İZİNDEN - HÂLİD BİN SÂİD (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN (HARAM BİN MİLHAN )
SAHABELERİN İZİNDEN (HÂRİS BİN HİŞÂM)
SAHABELERİN İZİNDEN (HÂRİSE BİN NÛMAN)
SAHABELERİN İZİNDEN (HASSAN BİN SÂBİT)
SAHABELERİN İZİNDEN (68)
SAHABELERİN İZİNDEN (67)
SAHABELERİN İZİNDEN (66)
SAHABELERİN İZİNDEN (65)
SAHABELERİN İZİNDEN (65)
SAHABELERİN İZİNDEN (64)
SAHABELERİN İZİNDEN (63)
SAHABELERİN İZİNDEN (62)
SAHABELERİN İZİNDEN (61)
SAHABELERİN İZİNDEN (60)
SAHABELERİN İZİNDEN (59)
SAHABELERİN İZİNDEN (58)
SAHABELERİN İZİNDEN (57)
SAHABELERİN İZİNDEN (56)
SAHABELERİN İZİNDEN (55)
SAHABELERİN İZİNDEN (54)
SAHABELERİN İZİNDEN (53)
SAHABELERİN İZİNDEN (52)
SAHABELERİN İZİNDEN (51)
SAHABELERİN İZİNDEN (50)
SAHABELERİN İZİNDEN (49)
SAHABELERİN İZİNDEN (48)
SAHABELERİN İZİNDEN (47)
SAHABELERİN İZİNDEN (46)
SAHABELERİN İZİNDEN (45)
SAHABELERİN İZİNDEN (44)
SAHABELERİN İZİNDEN (43)
SAHABELERİN İZİNDEN (42)
SAHABELERİN İZİNDEN (41)
SAHABELERİN İZİNDEN (40)
SAHABELERİN İZİNDEN (39)
SAHABELERİN İZİNDEN (38)
SAHABELERİN İZİNDEN (37)
SAHABELERİN İZİNDEN (36)
SAHABELERİN İZİNDEN (35)
SAHABELERİN İZİNDEN (34)
SAHABELERİN İZİNDEN (33)
SAHABELERİN İZİNDEN (32)
SAHABELERİN İZİNDEN (31)
SAHABELERİN İZİNDEN (30)
SAHABELERİN İZİNDEN (29)
SAHABELERİN İZİNDEN (29)
SAHABELERİN İZİNDEN (28)
SAHABELERİN İZİNDEN (27)
SAHABELERİN İZİNDEN (26)
SAHABELERİN İZİNDEN (25)
SAHABELERİN İZİNDEN (24)
SAHABELERİN İZİNDEN (23)
SAHABELERİN İZİNDEN (22)
SAHABELERİN İZİNDEN (21)
SAHABELERİN İZİNDEN (20)
SAHABELERİN İZİNDEN (19)
SAHABELERİN İZİNDEN (19)
SAHABELERİN İZİNDEN (18)
SAHABELERİN İZİNDEN (17)
SAHABELERİN İZİNDEN (16)
SAHABELERİN İZİNDEN (15)
SAHABELERİN İZİNDEN (14)
SAHABELERİN İZİNDEN (13)
SAHABELERİN İZİNDEN (12)
SAHABELERİN İZİNDEN (11)
SAHABELERİN İZİNDEN (10)
SAHABELERİN İZİNDEN (9)
SAHABELERİN İZİNDEN (8)
SAHABELERİN İZİNDEN (7)
SAHABELERİN İZİNDEN (6)
SAHABELERİN İZİNDEN (5)
SAHABELERİN İZİNDEN (4)
SAHABELERİN İZİNDEN (3)
SAHABELERİN İZİNDEN (2)
SAHABELERİN İZİNDEN (1)
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Sıcak
Güncelleme: 19.08.2018
Bugün
25° - 39°
Pazartesi
25° - 38°
Salı
24° - 39°
Şanlıurfa

Güncelleme: 19.08.2018
İmsak
04:08
Sabah
05:38
Öğle
12:36
İkindi
16:18
Akşam
19:22
Yatsı
20:44
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı