Yazı Detayı
03 Ekim 2019 - Perşembe 09:28 Bu yazı 242 kez okundu
 
RESULÜ ANLAMAK VE YAŞAMAK!
Mustafa KÜÇÜK
 
 

Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta;
Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi!
. . .
Bir nefhada kurtardı insanlığı o ma'sum,
Bir hamlede kayserleri, kisrâları serdi!
. . .
Âlemlere, rahmetti, evet, Şer'-i mübîni,
Şehbâlini adl isteyenin yurduna gerdi.

Hz. İsa (a.s.)'ın doğumunun üzerinden takriben 570 yıl geçmişti. İnsanlım koyu bir cehaletin içine gömülüp kalmıştı. Karanlıklar içinde yüzen insanlığın ilahi bir ışığa, bir nura ihtiyacı vardı. Uzun bir fetret döneminden sonra Sünnetüllah hükmünü icra etti. Hatem-ül Enbiya Muhammed Mustafa (aleyhi salat vesselam)ı İslam nuruyla gönderildi.

Rabb-ül Alemin, yeryüzünün bütün medeniyetlerini kıskandıran bir kelime ile O'nun Risaletini ilan edilmişti. "Yaratan Rabbinin adıyla oku!" Oku! Sana indirilen vahyi oku! Kainat kitabını oku! Kendin için oku! Ailen için oku! Aşiretin için oku! Ve bütün bir insanlık için oku! Bütün okumalarını Yaratan Rabb adına yap. Bütün okumalarını mana-yı ismiyle değil, mana-yı harfi ile yap.

Ardından birkaç vahi ifadesi daha indi; Kalk da uyar, Rabbini yücelt. Elbiseni temiz tut, kötü şeylerden uzak dur, yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma, Rabbin için sabret." (Müddessir,74:1-7)

Bu ifadeler Resul (s.a.v.)'in bütün bir insanlığa seslenmesini emretmek birlikte inmekte olan nurun maddi manevi, soyut somut bütün bir hayatı kuşattığını ilan etmekteydi. İtikat ve muamelata dair her ne varsa inen vahi ifadelerinin kapsam alanında idi. Bireysel, ailevi, toplumsal hayata dair ne varsa düzene sokma kuşatıcılığında ifadeler idi. Siyasi, sosyal, iktisadi, kültürel ve ahlaki olan her ne varsa hakkında hüküm vermeyi Allah ve Resulüne ait kılan bir anlayışı ortaya koymaktaydı.

Nitekim on yıllık bir fikri davet evresinden sonra Resul (s.a.v.) Rabbinden aldığı bir direktif ile nusret talebine yöneldi. Onlarca kabile reisi ile siyasi temas gerçekleştirdi. I. Akabe görüşmesinin ardından Mus'ab (r.a.)'ın Medine'ye gönderilmesiyle İslam hayata hükmedeceği yeri keşfetmiş oluyordu. Bir sene zarfında Medinelilerin gönlü İslam'a açıldı. İslam'ın girmediği ev kalmadı. Nitekim Resulün şahsında İslam'ın izzet ve şerefini koruyup kollayacaklarına söz vermeleri üzerine, Resulün işaretiyle sahabeler bir bir Medine'ye hicrete koyuldular. Nihayet Resul (s.a.v.) Medine yurduna hicret ederek sınırlar çizilip nüfus sayımını gerçekleştirdi. Dahası Medine'yi düşmanlardan korumanın tedbirlerini de aldı. Böylece İslam Devletini bil fiil kurmuş oluyordu.

İslam ahkâmının tatbik edilmesiyle rahmet toplumsal bir boyut kazanmıştı. Nitekim İnsanlar fevç fevç İslam'a girmeye başladılar.

Diğer taraftan Mekke ve çevresindeki müşriklerin İslam'a açtıkları savaş ve Medineli Yahudilerin çıkardığı fitneler karşı hamlelerle püskürtüldü. Ardından Fetihler başladı ve birinci nesil İstanbul'un kapılarına dayandı. Resul (s.a.v.)'in kurduğu devlet on iki asır bil fiil hüküm sürdü.

İslam'ın asırlar boyu süren hâkimiyeti büyük küfür güçlerinin içerdeki işbirlikçileriyle birlikte tezgâhladığı, biri ruhbanlık diğeri laiklik olmak üzere iki uç akımla sonlandırıldı.

İslam bugün yeniden ayağa kalkmak için seri hamleler gerçekleştirdiği inkar edilemez. Yüzyıl önce ruhani ve laik düşüncelerle İslam'ı hayattan koparmayı başaran aynı güç, bu gün aynı batıl inançlarla ayağa kalkmasını engellemeye çalışmaktadır. Dahası sahih olan İslam düşüncesine aşırı yaftasını vurarak laik ve ruhani düşünceleri destekleyerek bunu yapmaktadır. Müslümanları ya ruhani yelpazeye sürükleyerek hayattan koparmakta, ya da onları demokratlaştırarak dünyevileştirmektedir.

Halbuki Resul (s.a.v.) ne ruhani bir din ve ne de laik bir düşünce ile geldi. O mana ile maddeyi birbirinden ayırmayan İslam nuruyla geldi. Bugün O'nu (s.a.v.) ve getirdiklerini Batı düşüncesinin etkisinden uzak, aslına uygun olarak anlamaya ne kadar da muhtacız. O'nun kurduğu devletin yeniden bize kalkan olmasına ne kadarda ihtiyacımız var! O'na Halife olacak yiğitleri yeniden seçmeye ne kadar da muhtacız!

Essalatü vesselamü aleyke ya Resulellah!

 
Etiketler: RESULÜ, ANLAMAK, VE, YAŞAMAK!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
30 Ekim 2019
ÜMMET İSLAM'I KORUMAYA MUKTEDİRDİR
278 Okunma.
24 Eylül 2019
S T K'LAR VE GERÇEKLER!
190 Okunma.
11 Eylül 2019
İSLAM VE BAĞIMSIZLIK
543 Okunma.
22 Şubat 2019
REJİM MUHASEBESİ!
1193 Okunma.
15 Şubat 2019
TERÖRÜ LANETLEMEK!
577 Okunma.
05 Şubat 2019
ALİM VE TEVAZU
867 Okunma.
28 Ocak 2019
YA ALLAH YA SABIR!
841 Okunma.
26 Ocak 2019
FİKİR SİYASET VE TERÖR
500 Okunma.
22 Ocak 2019
İSLAM’I ARAÇSALLAŞTIRMAK!
533 Okunma.
02 Ocak 2019
İSLAM’A GÜVEN!
962 Okunma.
31 Aralık 2018
İSLAM OLMADAN ASLA!..
498 Okunma.
17 Aralık 2018
FİKİR SİYASET VE ŞİDDET!
998 Okunma.
14 Kasım 2018
EY ALLAH'IN KULLARI KARDEŞ OLUNUZ!
1805 Okunma.
10 Kasım 2018
YEMEN KAN AĞLIYOR!
817 Okunma.
16 Aralık 2016
BÖLÜNMEK Mİ BÜTÜNLEŞMEK Mİ?
1230 Okunma.
20 Ağustos 2016
ALLAH BİLİR SİZ BİLMEZSİNİZ!
1429 Okunma.
10 Ağustos 2016
BAŞARISIZ DARBE GİRİŞİMİNDEN NEMALANMAK!
1957 Okunma.
27 Temmuz 2016
BU HALK UĞRUNDA FEDA OLMAYA DEĞER!
1954 Okunma.
14 Haziran 2016
İSRAİL OLUŞUMU İLE NORMALLEŞMEK!..
1340 Okunma.
07 Haziran 2016
TÜRKİYE’YE YENİ BİR AMENTÜ LAZIM!
1327 Okunma.
03 Haziran 2016
FETİH RUHU ve FETİH KUTLAMALARI!
1364 Okunma.
24 Mayıs 2016
AKP NAHDA VE İHVAN!
1502 Okunma.
18 Mayıs 2016
BANGLADEŞ NERE TÜRKİYE NERE!..
1442 Okunma.
11 Mayıs 2016
YENİ TÜRKİYE!..
1433 Okunma.
04 Mayıs 2016
LAİKLİK TARTIŞILIYOR!
1366 Okunma.
20 Nisan 2016
İSLAM VE SİYASET
1430 Okunma.
06 Nisan 2016
BİR İFSAT PROJESİ OLARAK MEDENİYETLER İTTİFAKI!..
1486 Okunma.
30 Mart 2016
PEKİ, YA ÇÖZÜM!
1481 Okunma.
03 Şubat 2016
KÜRT TİPİ BAŞKANLIK SİSTEMİ!
1556 Okunma.
06 Ocak 2016
SELF DETERMİNASYON FİTNESİNE KARŞI HİLAFET!
1702 Okunma.
23 Aralık 2015
MEHTER MARŞI!
1570 Okunma.
09 Aralık 2015
BÜYÜK ŞEYTAN!
1750 Okunma.
25 Kasım 2015
MOLLA SARAY İLİŞKİSİ!
1751 Okunma.
18 Kasım 2015
G 20 ve AİLE FOTOĞRAFI!
1544 Okunma.
11 Kasım 2015
SON KEZ KAZANAN DEMOKRASİ OLSUN!
1568 Okunma.
04 Kasım 2015
Çağdaş Büyü/Algı Operasyonu
1577 Okunma.
14 Ekim 2015
DEMOKRASİ TERÖRÜ!
1626 Okunma.
07 Ekim 2015
KÜFRÜN EGEMENLİK TEMİNATI DEMOKRASİ!
1674 Okunma.
30 Eylül 2015
Siyasi Partiler ve Gerçekler!
1854 Okunma.
23 Eylül 2015
Yedi Düvel ve Türkiye !
1783 Okunma.
09 Eylül 2015
KIYIYA VURMAK!
1684 Okunma.
26 Ağustos 2015
DEMOKRASİ ve İSTİKRAR!
1733 Okunma.
29 Temmuz 2015
DÜŞ ÜMMETİN YAKASINDAN ABD!
1800 Okunma.
22 Temmuz 2015
RAHMET BAYRAMLA TAÇLANIRKEN!
1675 Okunma.
07 Temmuz 2015
DOĞU TÜRKİSTAN ve HİLAFET
1692 Okunma.
30 Haziran 2015
ABD İLE İŞ TUTMAK!
1613 Okunma.
23 Haziran 2015
LÜBNAN'DAN KÜRDİSTAN'A HİLAFET HİLAFET!
1837 Okunma.
17 Haziran 2015
LAİKLİK VE ULUSÇULUK BİZİ TÜKETMEDEN!
1814 Okunma.
12 Haziran 2015
AYNI DELİKTEN DEFALARCA SOKULMAK!
1583 Okunma.
27 Mayıs 2015
MİLLETVEKİLİ ANDI KALDIRILMADIR!
1772 Okunma.
20 Mayıs 2015
MİRAÇ KUDÜS HİLAFET!
2190 Okunma.
13 Mayıs 2015
AH ŞU SİYASET!
1728 Okunma.
06 Mayıs 2015
HDP BARAJI AŞAR MI !?
2009 Okunma.
29 Nisan 2015
1915 Olayları ve Ermeniler!
1687 Okunma.
22 Nisan 2015
Üç Aylar ve İslam Ümmeti
2078 Okunma.
15 Nisan 2015
KÖKLÜ DEĞİŞİM DERGİSİ
2250 Okunma.
25 Mart 2015
İran Ümmetin Sabrını Zorluyor!
1792 Okunma.
18 Mart 2015
BİLADÜŞ-ŞAM KIYAMI BEŞ YAŞINDA
1999 Okunma.
11 Mart 2015
SEKÜLER DEĞERLER VE KADIN
1890 Okunma.
18 Şubat 2015
TOKİ VE ZİHNİYET
1838 Okunma.
04 Şubat 2015
Sistem Dilenciliği!
1705 Okunma.
21 Ocak 2015
Nissibi / Selahaddin Eyyubi
2034 Okunma.
14 Ocak 2015
Deniz Feneri / Günyüzü
1893 Okunma.
07 Ocak 2015
SURİYE KIYAMI HEDEFİNE YÜRÜYOR!
1773 Okunma.
31 Aralık 2014
İSLAMOFOBİ BATI’YI VURUYOR
2126 Okunma.
24 Aralık 2014
Cebir Yok, Şiddet Yok, Zulüm Var!
1975 Okunma.
17 Aralık 2014
Dersimiz Osmanlıca
2018 Okunma.
10 Aralık 2014
İNSAN HAKLARI GÜNÜ
1860 Okunma.
03 Aralık 2014
Urfa Eski Urfa Değil!
1983 Okunma.
27 Kasım 2014
Meydan Okuyorum!
2219 Okunma.
19 Kasım 2014
AMERİKA'YA KİM DUR DİYECEK?
2007 Okunma.
12 Kasım 2014
AH KUDÜS!
1985 Okunma.
05 Kasım 2014
“BİJİ SEROK OBAMA” ÖYLE Mİ?
999 Okunma.
22 Ekim 2014
İSLAM OLMADAN ASLA!
1905 Okunma.
15 Ekim 2014
İSLAM'IN ÜZERİNE TİTREMEK
1966 Okunma.
08 Ekim 2014
REEL POLİTİK ÇIKMAZI
1787 Okunma.
Haber Yazılımı