Yazı Detayı
03 Ekim 2019 - Perşembe 09:28 Bu yazı 508 kez okundu
 
RESULÜ ANLAMAK VE YAŞAMAK!
Mustafa KÜÇÜK
 
 

Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta;
Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi!
. . .
Bir nefhada kurtardı insanlığı o ma'sum,
Bir hamlede kayserleri, kisrâları serdi!
. . .
Âlemlere, rahmetti, evet, Şer'-i mübîni,
Şehbâlini adl isteyenin yurduna gerdi.

Hz. İsa (a.s.)'ın doğumunun üzerinden takriben 570 yıl geçmişti. İnsanlım koyu bir cehaletin içine gömülüp kalmıştı. Karanlıklar içinde yüzen insanlığın ilahi bir ışığa, bir nura ihtiyacı vardı. Uzun bir fetret döneminden sonra Sünnetüllah hükmünü icra etti. Hatem-ül Enbiya Muhammed Mustafa (aleyhi salat vesselam)ı İslam nuruyla gönderildi.

Rabb-ül Alemin, yeryüzünün bütün medeniyetlerini kıskandıran bir kelime ile O'nun Risaletini ilan edilmişti. "Yaratan Rabbinin adıyla oku!" Oku! Sana indirilen vahyi oku! Kainat kitabını oku! Kendin için oku! Ailen için oku! Aşiretin için oku! Ve bütün bir insanlık için oku! Bütün okumalarını Yaratan Rabb adına yap. Bütün okumalarını mana-yı ismiyle değil, mana-yı harfi ile yap.

Ardından birkaç vahi ifadesi daha indi; Kalk da uyar, Rabbini yücelt. Elbiseni temiz tut, kötü şeylerden uzak dur, yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma, Rabbin için sabret." (Müddessir,74:1-7)

Bu ifadeler Resul (s.a.v.)'in bütün bir insanlığa seslenmesini emretmek birlikte inmekte olan nurun maddi manevi, soyut somut bütün bir hayatı kuşattığını ilan etmekteydi. İtikat ve muamelata dair her ne varsa inen vahi ifadelerinin kapsam alanında idi. Bireysel, ailevi, toplumsal hayata dair ne varsa düzene sokma kuşatıcılığında ifadeler idi. Siyasi, sosyal, iktisadi, kültürel ve ahlaki olan her ne varsa hakkında hüküm vermeyi Allah ve Resulüne ait kılan bir anlayışı ortaya koymaktaydı.

Nitekim on yıllık bir fikri davet evresinden sonra Resul (s.a.v.) Rabbinden aldığı bir direktif ile nusret talebine yöneldi. Onlarca kabile reisi ile siyasi temas gerçekleştirdi. I. Akabe görüşmesinin ardından Mus'ab (r.a.)'ın Medine'ye gönderilmesiyle İslam hayata hükmedeceği yeri keşfetmiş oluyordu. Bir sene zarfında Medinelilerin gönlü İslam'a açıldı. İslam'ın girmediği ev kalmadı. Nitekim Resulün şahsında İslam'ın izzet ve şerefini koruyup kollayacaklarına söz vermeleri üzerine, Resulün işaretiyle sahabeler bir bir Medine'ye hicrete koyuldular. Nihayet Resul (s.a.v.) Medine yurduna hicret ederek sınırlar çizilip nüfus sayımını gerçekleştirdi. Dahası Medine'yi düşmanlardan korumanın tedbirlerini de aldı. Böylece İslam Devletini bil fiil kurmuş oluyordu.

İslam ahkâmının tatbik edilmesiyle rahmet toplumsal bir boyut kazanmıştı. Nitekim İnsanlar fevç fevç İslam'a girmeye başladılar.

Diğer taraftan Mekke ve çevresindeki müşriklerin İslam'a açtıkları savaş ve Medineli Yahudilerin çıkardığı fitneler karşı hamlelerle püskürtüldü. Ardından Fetihler başladı ve birinci nesil İstanbul'un kapılarına dayandı. Resul (s.a.v.)'in kurduğu devlet on iki asır bil fiil hüküm sürdü.

İslam'ın asırlar boyu süren hâkimiyeti büyük küfür güçlerinin içerdeki işbirlikçileriyle birlikte tezgâhladığı, biri ruhbanlık diğeri laiklik olmak üzere iki uç akımla sonlandırıldı.

İslam bugün yeniden ayağa kalkmak için seri hamleler gerçekleştirdiği inkar edilemez. Yüzyıl önce ruhani ve laik düşüncelerle İslam'ı hayattan koparmayı başaran aynı güç, bu gün aynı batıl inançlarla ayağa kalkmasını engellemeye çalışmaktadır. Dahası sahih olan İslam düşüncesine aşırı yaftasını vurarak laik ve ruhani düşünceleri destekleyerek bunu yapmaktadır. Müslümanları ya ruhani yelpazeye sürükleyerek hayattan koparmakta, ya da onları demokratlaştırarak dünyevileştirmektedir.

Halbuki Resul (s.a.v.) ne ruhani bir din ve ne de laik bir düşünce ile geldi. O mana ile maddeyi birbirinden ayırmayan İslam nuruyla geldi. Bugün O'nu (s.a.v.) ve getirdiklerini Batı düşüncesinin etkisinden uzak, aslına uygun olarak anlamaya ne kadar da muhtacız. O'nun kurduğu devletin yeniden bize kalkan olmasına ne kadarda ihtiyacımız var! O'na Halife olacak yiğitleri yeniden seçmeye ne kadar da muhtacız!

Essalatü vesselamü aleyke ya Resulellah!

 
Etiketler: RESULÜ, ANLAMAK, VE, YAŞAMAK!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
30 Ekim 2019
ÜMMET İSLAM'I KORUMAYA MUKTEDİRDİR
1489 Okunma.
24 Eylül 2019
S T K'LAR VE GERÇEKLER!
427 Okunma.
11 Eylül 2019
İSLAM VE BAĞIMSIZLIK
783 Okunma.
22 Şubat 2019
REJİM MUHASEBESİ!
1434 Okunma.
15 Şubat 2019
TERÖRÜ LANETLEMEK!
817 Okunma.
05 Şubat 2019
ALİM VE TEVAZU
1160 Okunma.
28 Ocak 2019
YA ALLAH YA SABIR!
1147 Okunma.
26 Ocak 2019
FİKİR SİYASET VE TERÖR
727 Okunma.
22 Ocak 2019
İSLAM’I ARAÇSALLAŞTIRMAK!
771 Okunma.
02 Ocak 2019
İSLAM’A GÜVEN!
1190 Okunma.
31 Aralık 2018
İSLAM OLMADAN ASLA!..
711 Okunma.
17 Aralık 2018
FİKİR SİYASET VE ŞİDDET!
1243 Okunma.
14 Kasım 2018
EY ALLAH'IN KULLARI KARDEŞ OLUNUZ!
2028 Okunma.
10 Kasım 2018
YEMEN KAN AĞLIYOR!
1073 Okunma.
16 Aralık 2016
BÖLÜNMEK Mİ BÜTÜNLEŞMEK Mİ?
1536 Okunma.
20 Ağustos 2016
ALLAH BİLİR SİZ BİLMEZSİNİZ!
1792 Okunma.
10 Ağustos 2016
BAŞARISIZ DARBE GİRİŞİMİNDEN NEMALANMAK!
2301 Okunma.
27 Temmuz 2016
BU HALK UĞRUNDA FEDA OLMAYA DEĞER!
2332 Okunma.
14 Haziran 2016
İSRAİL OLUŞUMU İLE NORMALLEŞMEK!..
1662 Okunma.
07 Haziran 2016
TÜRKİYE’YE YENİ BİR AMENTÜ LAZIM!
1630 Okunma.
03 Haziran 2016
FETİH RUHU ve FETİH KUTLAMALARI!
1640 Okunma.
24 Mayıs 2016
AKP NAHDA VE İHVAN!
1887 Okunma.
18 Mayıs 2016
BANGLADEŞ NERE TÜRKİYE NERE!..
1813 Okunma.
11 Mayıs 2016
YENİ TÜRKİYE!..
1745 Okunma.
04 Mayıs 2016
LAİKLİK TARTIŞILIYOR!
1698 Okunma.
20 Nisan 2016
İSLAM VE SİYASET
1848 Okunma.
06 Nisan 2016
BİR İFSAT PROJESİ OLARAK MEDENİYETLER İTTİFAKI!..
1809 Okunma.
30 Mart 2016
PEKİ, YA ÇÖZÜM!
1802 Okunma.
03 Şubat 2016
KÜRT TİPİ BAŞKANLIK SİSTEMİ!
1912 Okunma.
06 Ocak 2016
SELF DETERMİNASYON FİTNESİNE KARŞI HİLAFET!
1994 Okunma.
23 Aralık 2015
MEHTER MARŞI!
1901 Okunma.
09 Aralık 2015
BÜYÜK ŞEYTAN!
2120 Okunma.
25 Kasım 2015
MOLLA SARAY İLİŞKİSİ!
2100 Okunma.
18 Kasım 2015
G 20 ve AİLE FOTOĞRAFI!
1813 Okunma.
11 Kasım 2015
SON KEZ KAZANAN DEMOKRASİ OLSUN!
1884 Okunma.
04 Kasım 2015
Çağdaş Büyü/Algı Operasyonu
1913 Okunma.
14 Ekim 2015
DEMOKRASİ TERÖRÜ!
1958 Okunma.
30 Eylül 2015
Siyasi Partiler ve Gerçekler!
2256 Okunma.
23 Eylül 2015
Yedi Düvel ve Türkiye !
2147 Okunma.
09 Eylül 2015
KIYIYA VURMAK!
2024 Okunma.
26 Ağustos 2015
DEMOKRASİ ve İSTİKRAR!
2168 Okunma.
29 Temmuz 2015
DÜŞ ÜMMETİN YAKASINDAN ABD!
2151 Okunma.
22 Temmuz 2015
RAHMET BAYRAMLA TAÇLANIRKEN!
2084 Okunma.
07 Temmuz 2015
DOĞU TÜRKİSTAN ve HİLAFET
1986 Okunma.
30 Haziran 2015
ABD İLE İŞ TUTMAK!
1923 Okunma.
23 Haziran 2015
LÜBNAN'DAN KÜRDİSTAN'A HİLAFET HİLAFET!
2191 Okunma.
17 Haziran 2015
LAİKLİK VE ULUSÇULUK BİZİ TÜKETMEDEN!
2128 Okunma.
12 Haziran 2015
AYNI DELİKTEN DEFALARCA SOKULMAK!
1945 Okunma.
27 Mayıs 2015
MİLLETVEKİLİ ANDI KALDIRILMADIR!
2125 Okunma.
20 Mayıs 2015
MİRAÇ KUDÜS HİLAFET!
2565 Okunma.
13 Mayıs 2015
AH ŞU SİYASET!
2062 Okunma.
06 Mayıs 2015
HDP BARAJI AŞAR MI !?
2313 Okunma.
29 Nisan 2015
1915 Olayları ve Ermeniler!
2029 Okunma.
22 Nisan 2015
Üç Aylar ve İslam Ümmeti
2447 Okunma.
15 Nisan 2015
KÖKLÜ DEĞİŞİM DERGİSİ
2691 Okunma.
25 Mart 2015
İran Ümmetin Sabrını Zorluyor!
2118 Okunma.
18 Mart 2015
BİLADÜŞ-ŞAM KIYAMI BEŞ YAŞINDA
2322 Okunma.
11 Mart 2015
SEKÜLER DEĞERLER VE KADIN
2207 Okunma.
18 Şubat 2015
TOKİ VE ZİHNİYET
2222 Okunma.
04 Şubat 2015
Sistem Dilenciliği!
2009 Okunma.
21 Ocak 2015
Nissibi / Selahaddin Eyyubi
2411 Okunma.
14 Ocak 2015
Deniz Feneri / Günyüzü
2334 Okunma.
07 Ocak 2015
SURİYE KIYAMI HEDEFİNE YÜRÜYOR!
2098 Okunma.
31 Aralık 2014
İSLAMOFOBİ BATI’YI VURUYOR
2479 Okunma.
24 Aralık 2014
Cebir Yok, Şiddet Yok, Zulüm Var!
2420 Okunma.
17 Aralık 2014
Dersimiz Osmanlıca
2445 Okunma.
10 Aralık 2014
İNSAN HAKLARI GÜNÜ
2224 Okunma.
03 Aralık 2014
Urfa Eski Urfa Değil!
2348 Okunma.
27 Kasım 2014
Meydan Okuyorum!
2572 Okunma.
19 Kasım 2014
AMERİKA'YA KİM DUR DİYECEK?
2422 Okunma.
12 Kasım 2014
AH KUDÜS!
2298 Okunma.
05 Kasım 2014
“BİJİ SEROK OBAMA” ÖYLE Mİ?
1035 Okunma.
22 Ekim 2014
İSLAM OLMADAN ASLA!
2224 Okunma.
15 Ekim 2014
İSLAM'IN ÜZERİNE TİTREMEK
2300 Okunma.
08 Ekim 2014
REEL POLİTİK ÇIKMAZI
2096 Okunma.
Haber Yazılımı