Yazı Detayı
09 Haziran 2017 - Cuma 12:17 Bu yazı 1335 kez okundu
 
NARIN HİKÂYESİ
Ali TUTLUOĞLU
alitutluoglu_1976@outlook.com
 
 

Büyük dinlerin hemen hepsi tarafından kutsal anlamlar yüklenen nar meyvesi, Yunan mitolojisindeki yeraltı tanrısı Hades tarafından kaçırılma hikâyesinde de

Evlilik, yaşam ve yeniden doğuşu simgelemek için kullanılırdı. Persephone, bir gün bahçede dolaşırken olağanüstü güzelliğiyle tek başına büyümüş bir nergiz çiçeği görür. Onu koparmak için eğildiğinde, yer yarılır ve Hades, Persephoneyi kaçırıp yeraltı krallığına indirir. Nar taneleri yiyerek Persephone kendini Hades'e adadığını gösterir. Burada nar evlilik ve aile bağının çözülmezliğinin ve kuvvetlendirildiğinin sembolüdür. Kızının kaybolmasına sinirlenen Tanrıça Demeter, kızını bir daha görene kadar yeryüzünde meyve yetişmesini engelleyeceğini söyler. Araya giren Zeus, Persephonenin yılın üçte birinde Hades ile geri kalanında Demeter ile kalacağını söyler. Persephonenin yeraltından çıkıp dünyaya geldiği gün baharın gelişi olarak kutlanır. Kutsal evliliklerin çözülmezliği, kuvvetlendirilmesi olarak anlamlandırılır.

Zerdüştlükte ise; Nar meyvesinin İran ve Afganistan kökenli olduğu sanılmaktadır. En fazla da Zerdüşt ritüellerinde ve tapınma törenlerinde kullanılmış, kutsal sayılmıştır. İran mitolojisinde İsfandiyar'ın nar yedikten sonra yenilmez olduğu anlatılır. Zerdüşt dinine göre nar meyvesi "ağaç" olarak kabul edilir. Tüm yıl boyu yeşil kalan nar bitkisi, ruhun ölmezliğini de sembolize eder.
Aynı zamanda bir tek narın içindeki binlerce tane, refah ve zenginliğin işaret ettiği her tanesinin bir günü sembolize ettiği ve bereketi ifade ettiği kabul edilir. Bu nedenle, çocukların takdis törenlerinde nar taneleri, pirinç ve kuru üzüm taneleri ile karıştırılarak etrafa serpilirdi. Narın Zerdüştler için ifade ettikleri şöyledir: Ruhun ölmezliği, bolluk ve refah, evlilik ve aile bağının kuvvetlenmesi, doğanın mükemmelliğidir.

Musevilikte de; Nar tohumu, kutsal kitap metinleri içinde de geçer. Nar çiçeklerinin, meyvesinin ve tadının güzelliğinden dolayı övülür ve kutsallık, evlilik, aile, doğurganlık ve bolluk simgesi olarak kabul edilir. Mimarlık ve süslemede de nar simgesi yoğun olarak kullanılır. Kral Solomon için yapılmış dillere destan sarayın tüm sütun başları ve diğer Yahudi krallarının saraylarındaki duvarlar nar meyvesi ve yaprak şekillerine benzeyen bezemelerle kaplıdır.

Budizmde ise; Kutsal sayılan bir meyvedir nar. Budist sanatında meyve simgesi, hayatın tüm olumlu etkilerinin özü olarak kabul edilir. Evlerinde nar figürü bulunan bir aile her türlü kötülükten korunur ve bereketli sayılır. Bir Budist efsanesine göre şeytani alışkanlıklarından dolayı çocukları yiyen kötü tanrıça Hariti, Buda'nın ona verdiği narı yiyerek iyileşir. Özellikle hırçın kadınlar için şifalı olduğuna inanılır bu inançta.

Hristiyanlıkta da; Meryem ve İsa resimleri ile heykellerinde kıyamet günü, sonsuz hayat ve kutsal aile birliği sembolü olarak nar kullanılır. Ortaçağ sanatında, doğurganlık sembolü olan nar ağacı ile tek boynuzlu atların avlanması arasında bir paralellik kurulmuştur. Doğası hırçın ve vahşi olan bu tek boynuzlu atlar söylenceye göre sadece bakireler tarafından evcilleştirilebilirler. Bir kere evcilleştikten sonra da bir nar ağacına zincirlenirlermiş.

İslamiyette ise; Kur'an-ı Kerim'in tarif ettiği cennet bahçelerinde nar ağaçları vardır. Ayrıca narın cennetten çıkma bir ağaç olduğuna inanılır. Anadolu'da ve Orta Doğu'da evlilik törenlerinden sonra çiftlere mutlu olması dileğiyle nar taneleri yedirilir. Düğünlerde damat ve gelin düğün töreni sonunda kendi evine getirildikten sonra gelinin eline bir nar verilir ve duvara atması istenir. İşte o nar kırıldıktan sonra herkese bir parça verilir ve yenilmesi sağlanır. Narın burada mutluluğu, bereketi, doğurganlığı, şansı ifade ettği düşünülmektedir. Narın her tanesinin bir bereketin anlamını taşıdığı ve nar meyvesi sağlık ve sıhhatle özdeşleştirildiği kabul edilir. Bir rivayete göre Hz. Fatıma iştahsız olmuştu. Hz. Ali, Hz Fatıma'nın hane-i şeriflerine teşrif edip: "Ya Fatıma! Dünya tatlılarından gönlün ne istiyor?" diye sordu. Hazreti Fatıma: "Ya Ali, nar istiyorum." buyurdu. O zaman da Hz. Ali Efendimizin yanında hiç para yoktu. Uzun uzun düşündü. Sonra kalkıp çarşıya gitti. Birisinden biraz borç para aldı ve onunla bir nar satın aldı. Eve giderken ise yol kenarına bırakılmış bir ihtiyar hasta gördü. Hz. Ali Efendimiz o ihtiyara da yaklaşıp:

"Gönlün ne istiyor?" diye sual buyurdu. O da:

"Ya Ali! Beş gündür buraya atılmış duruyorum. İnsanlar geçip giderler. Kimse bana iltifat etmez, ilgilenmez. Benim canım ise nar istiyor." dedi. Hz. Ali Efendimiz düşündü.

"Eğer bu elimdeki narı bu ihtiyara verirsem, Fatıma narsız kalacak. Eğer buna vermezsem Cenab-ı Hakk'ın ayeti celilesine "Ve dilenciye gelince (onu) azarlama" (Duha 93.10) ve Resulüllah Efendimizin(Laa teruddüsseeile velev kene ale fersin) emirlerine muhalefet etmiş olurum" diye düşündü ve narı ihtiyara verdi. İhtiyar hemen yedi ve şifa buldu. Hz. Fatıma validemiz ise de evde şifa buldu. Hz. Ali Efendimiz Fatıma'dan haya ederek hane-i saadetine geldi. Hz. Fatıma, Hz Ali Efendimizi görünce O'nu ayakta karşıladı. Narın hadisesini öğrenince:

"Ya Ali! Sen üzülme; Allahü Teala'nın izzet ve celaline yemin ederim ki sen o ihtiyara o narı verdiğinde gönlümde, nara karşı olan iştah gitti" dedi. Hz. Ali O'nun bu sözleri ile ferahladı. O anda bir kimse gelip Hz. Fatıma'nın kapısını çaldı. Hz. Ali Efendimiz:

"Kimsin?" diye sual buyurduklarında:

"Aç kapıyı ben Selman-ı Farisi'yim" diye ses geldi. Hz. Ali kalkıp kapıyı açtı ve Selman içeri girdi. Elinde üzeri mendille örtülü bir tabak vardı. O tabağı Hz. Ali'nin önüne koydu. Hz. Ali Efendimiz:

"Bunu kim gönderdi?" dedi. Hz. Selman:

"Bunu Allah Teâlâ Hazretleri Resûllah'a gönderdi. Nebi Aleyhisselam da zatı şerifinize gönderdi" buyurdu. Hz. Ali Efendimiz tabağın örtüsünü açtı. Baktı ki, tabakta dokuz tane nar var. Hz. Ali buyurdular ki:

"Yâ Selman! Bu getirdiğin bana olsa on olurdu. Çünkü Hakk Teâlâ: "Kim bir iyilik ile gelirse onun için on misli vardır" (En'am 6, 160) buyuruyor. Bu ise ona uymuyor, buyurdular. Selman tebessüm ederek, sakladığı bir narı da çıkarıp tabağa koydu. Ve:

"Yâ Ali! Allah'a yemin ederim ki bu narlar on idi. Fakat ben seni tecrübe için bir tanesini saklamıştım" diye buyurdular.

Selam ve dua ile..!

 
Etiketler: NARIN, , HİKÂYESİ
Yorumlar
Diğer Yazılar
BİR SÜRGÜNDÜR YÜREĞİM
ACI HAYAL
NARIN HİKÂYESİ - 2
NARIN HİKÂYESİ - 1
DEDE OSMAN AVNİ HAZRETLERİ
KÜLTÜR ve DİL- 2
KÜLTÜR ve DİL- 1
GİDİŞİNLE...
ACI HAYAL
KIRMIZIDIR AŞKIN RENGİ
YOKLUĞUN VARLIĞINDA
SENİ DÜŞÜNMEK
ACI HAYAL
KARAKÖPRÜ'DE ALİ BABA HAYRATI
KALBİN KIRIK TARAFI
GÜL BAHÇESİ
HOŞ BİR SADÂ..!
BİR ÇAĞDAŞ OZAN'IN CANDAN TANELERİ
SEVMEYİ HEP ERTELEDİK BAŞKA ZAMANLARA
GİTMESEYDİN EĞER
GİTMEK GÜZELDİR ÖTELERE
HERKES KARAKÖPRÜLÜ OLDU
KAHVENİN SERÜVENİ
BÜYÜKŞEHİR’İN KİTAP TANITIM GÜNLERİ
BİRAZ DA NOSTALJİ
SEVGİLİLER GÜNÜNE DAİR..!
GİDİŞİNLE...
MEHMET AKİF İNAN ve SENDİKACILIK
ACI HAYAL
DEDE OSMAN AVNİ HAZRETLERİ
ÇOCUKLAR ÖLDÜ TURNAM SEN ÖLME
HAK ETTİĞİNİZİ BULURSUNUZ!
DİL ÜZERİNE BİR DENEME
BİR ÇAĞRIDIR ŞİİR
SENİ DÜŞÜNMEK
YOKLUĞUN VARLIĞINDA
CAFE'NİN HİKÂYESİ
BEN DE SİZİN KADAR BURALIYIM -2
BEN DE SİZİN KADAR BURALIYIM -1
"BU ŞEHRİN GECELERİ"
ŞANLIURFA'NIN AK ve karası
BİR SÜRGÜNDÜR YÜREĞİM
"HAYIRDA YARIŞANLAR OLUN"
KARAKÖPRÜ’DE ALİ BABA HAYRATI
GAP KIZ ANADOLU LİSESİ VE AHMET ÖZYAVUZ
BİR OKUYUCU MEKTUBU
YILDIZ YAĞMURU-2
YILDIZ YAĞMURU-1
AZİZ VALENTİN GÜNÜ…!?
KÜLTÜR DİLİ OLARAK TÜRKÇE
TARİHİ AÇIDAN BAĞIMLILIK
“M. NİHAT KÜRKÇÜOĞLU FIRÇASINDAN” ŞANLIURFA ALBÜMÜ ÜZERİNE
YEŞİLAY ve TBM
ADALET ÖZGÜRLÜK VE ONUR. HER ŞEY İNSANLIK İÇİN
ÖZGÜR DÜŞÜNCEYİ KAVRAMAK
ŞAZELİ ŞEYHİ ALİ DEDE
HZ. İBRAHİM, DERGÂHTA YAPILAN ZİKİRLER VE İHSAN ÇERMİKLİ
YIKILMIŞ BİR MEZARIM Kİ…!!!
ALİ BABA CAMİİ'NDE RAMAZANI YAŞAMAK
MEDENİYETİN ÇILDIRDIĞI AN
IRMAKLARI KAN AKAN COĞRAFYA
URFA’NIN KÜLTÜREL VİZYONU NASIL OLMALI
"KÖMÜR KARASIDIR GÖZYAŞI"
ŞEHİR VE MEDENİYET
YENİDEN MERHABA
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Sıcak
Güncelleme: 16.08.2018
Bugün
26° - 41°
Cuma
26° - 41°
Cumartesi
26° - 42°
Şanlıurfa

Güncelleme: 16.08.2018
İmsak
04:04
Sabah
05:35
Öğle
12:36
İkindi
16:19
Akşam
19:26
Yatsı
20:49
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı