301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
01 Kasım 2019 - Cuma 09:17 Bu yazı 219 kez okundu
 
MAHALLE ve GÜVEN
S. Ahmet KAYA
seyyidak@hotmail.com
 
 

Osmanlı Dönemi'nde ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında bilinçli bir mahalle örgütlenmesi mefhumundan söz edilebilirdi. Ama Cumhuriyetle ve yozlaşan kentsel ilişkilerle birlikte, üretim ve tüketim faaliyetleri, sosyal/siyasal baskılar, modern şehrin karmaşık yapısı gibi çağımıza özgü problemler,  bu mefhumu neredeyse ortadan kaldırdı. Mahallelilik bilincinin temel altyapısını/dinamiğini oluşturan Ruhun, bilinçli bir şekilde seküler aklın gerisine düşürülmesi girişimleri de mahalleli bilincini insanımızın gündeminden büsbütün çıkardı, onun yerine karşılıklı çıkara dayalı bir sistemi yerleştirdi: Kapitalizm…

Kapitalizm, insanın sahip olduğu erdemleri gündemden çıkararak mahalle mefhumunu da ortadan kaldırmıştır. Şehir mefhumu içerisinde etkinliğini günden güne yitiren bir kentsel örgütlenme birimi olarak Mahalle, bu durumda, "küçük ve özel ilişkilerin gelişigüzel şekillendiği bir mekân olarak öne çıkmış; öte yandan tüm şehirlinin kendini ifade edebileceği kamusal bir alan niteliğinden de uzaklaşmış oluyor.

Toplumun her kademesinde meydana gelen keskin değişim ve dönüşümler, gerek insanımızın ve gerekse yöneticilerin önüne yeni ve derin sorunları da koymuştur.  Köyden kente, kentten kente (hatta ülkeden ülkeye) yapılan ekonomik, sosyal, siyasal veya başka nedenlerden ötürü gerçekleşen göçler, beraberinde çok kültürlü ve sınıfsal bir sosyal ayrışmayı da getirdi.

Şehir mefhumu içerisinde meydana gelen bu ayrışma, 'yabancılaşma' sürecini de hızlandırdı. Bu süreç ile birlikte doğal olarak ortaya çıkan yabancılaşma karşısında, şehirliyi bir arada tutma girişimleri de düşünüldü ve hızlandı. Dernekleşme, cemaatleşme, okul-aile birlikleri gibi girişimler/gruplaşmalar, bunun sonucunda ortaya çıkan özgün çarelerdir. 

Bu konuda yapılacak her tür girişimi desteklemenin, giderek artan kentsel ilişkiler içinde yabancılaşan insanımızın tekrar kendi köklerine, sıcak mahalle ilişkilerine dönmesi, mahalle biriminden yola çıkarak topyekûn kentsel örgütlenme sıcaklığını oluşturabiliriz.

Mahallelilik bilincinin geri gelmesiyle, kentsel örgütlenme içerisinde kendi değerlerine yabancılaşan insanımızın yeniden dirilişi sağlanabilir mi? Bu sorunun cevabını uzakta aramaya gerek yok. Elimizin altındaki -hemen uzansak yakalayabileceğimiz kadar yakın olan- kaynaklar, tarihi geçmişimiz, sanırım bu sorunun cevabını en kestirme yolundan verecektir.

 Mahalle, şehrin küçük bir prototipidir. İnsan ilişkilerine şekil veren, sosyal ve ahlaki ilişkilerin insan merkezli bir düzene sokulduğu yerlerdir. Bu anlamda, şehrin yaşanabilirliği ve sürdürülebilirliğinin sağlanmasında önayak olan mahalle mefhumu, şehrin en küçük birimi olarak kendine özgü refleksleri olan, sosyal farklılıkları olsa da doğal örgütlenmesi gelişkin mekânsal-demokratik bir kurumdur.  Bu yönüyle mahalle, içinde yaşayan insanlara güven ve huzur veren özelliklere sahip olmakla birlikte, eğiten-yönlendiren-kaynaştıran dinamikleri de içinde barındırmaktadır. Mahallenin bu fonksiyonel yapısı, bireylerin demokratik çerçeve içerisinde eğitim-öğretim gibi bir örgütlenme biçimini geliştirmesi, toplumun değer yargılarının biçimlenmesinde de başat olmaktadır. 

"İnsanlar arası ilişkinin ilk ve en alt düzeydeki biçimi, bireysel savunma insiyakıdır. Kendini tehlikeye karşı korumada bir sonraki aşama ise kendini koruma için bir başkası ile beraber hareket etmeyi gerekli kılan davranıştır."  Bu cümleden olmak üzere, şehir olgusu içinde konumlanan insan ilişkileri, daha özeldir ve daha anlamlıdır. Mahallenin sağladığı bu sıcak ilişki ortamı, insana sonsuz güven ve huzur verir.

Osmanlı'daki mahalle olgusuna uzanan tartışmalarda, yeni bir demokrasi arayışı içinde siyasal, toplumsal ve mekânsal boyutta çözüm arayışları sürmektedir. Çünkü şehir yaşamı içinde her açıdan yaşanabilir ve sürdürülebilir bir ilk örnek olarak mahalle birimini, Osmanlı'daki yapısıyla günümüzde yaşatma imkânlarını aramak gerekir. Osmanlı'da mahalle nasıldı ve işlevi neydi? Kısaca özetlersek;

Osmanlı'da mahalle, bir anlamda geniş bir aileyi sembolize ediyordu denebilir… Zengini, fakiri, çocuğu, yaşlısı, delisi, manavı, kasabı, imamı, bekçisi gibi hayatın içinde olan mücerret ifadeler, Osmanlı'nın zengin kültürüne dayanmaktadır.  Ailenin içinde yer alan bu ifadeler, derin bir kültürün yansıması olarak şüphesiz mahalle sakinlerini her açıdan yüksek bir donanımla organize ederek, insanları ortak bir payda etrafında toplayabiliyordu. Bu durum sonsuz bir güven ve huzur ortamı sağlıyordu. 

Günümüzde olmayan ama gerek Osmanlı döneminde ve gerekse Cumhuriyetin ilk yıllarının Türkiye'sinin şehirlerinde, bir mahalleden başka bir mahalleye taşınan/yerleşen veya mahalleye yeni gelen bir insana; mahalleli tarafından "Hangi mahalledensin?" diye bir soru yöneltilirdi.  Bu sorgulama güven amacı taşıyan bir sorgulama biçimi olarak algılanabildiği gibi, bütün mahallelinin birbirini tanıdığı ve bir yabancının hemen fark edilebileceği gibi, mahalleli arasında derin bir birlik ruhunun oluştuğunu da gösteriyordu. Bu, çok önemlidir.

Bu güven ve huzur ortamının sağlanmasında mahalle camiinin imamı başroldeydi. Ki imam aynı zamanda bir eğitici olduğu için bugün bu görevi okul idarecileri sürdürebilir. Camideki görevinin yanında mahallenin asayişini ve ihtiyaçlarını da karşılamakla görevliydi. Cami, cemaat, imam, bakkal, kasap gibi kavramlar, mahalle içinde daha sıcak ilişkilerin doğmasına zemin hazırladığı için, tanışmaya, kaynaşmaya hatta birlikte hareket etmeye de zemin hazırlıyordu. 

Mahalleyi oluşturan yapı taşlarından biri eksildiğinde, mahalle mefhumu içinde hemen karşılığını bulur ve tedavi edilmesine başlanırdı. Mekânsal ve demokratik olarak şehri yaşanabilir ve sürdürülebilir kılmaya uğraşan yetkililerin/toplum bilimcilerinin Osmanlı örneğine bakmalarında fayda vardır.

 
Etiketler: MAHALLE, ve, GÜVEN,
Yorumlar
Diğer Yazılar
GÜNEŞİN ALTINDA ÇOK ŞEY OLUYOR
AHLAK VE HUKUK
HARRAN EKOLÜ (Devam)
HARRAN EKOLÜ, HARRAN DERGİSİ…
YANGIN YERİ
ŞEHİR ve İNSAN EĞİTİMİ
KENDİNİ TANIMAYAN ŞEHİR… URFA II
ŞEHİR VE KİMLİK
KENDİNİ TANIMAYAN ŞEHİR… URFA -I-
TEMMUZ ATEŞİ
SAVAŞ VE UÇURTMA
SİYASET ÜZERİNE YAZMAK…. MI?
BİR ŞEHİR ELEŞTİRİSİ YAPMAK
ŞEHİR VE ŞEHİRLİ…
MURSİ’NİN ŞEHADETİ DOLAYISIYLA…
SURİYELER… YA DA ENSAR - MUHACİR İLİŞKİSİ
TÜRKÜ DİNLEME TEMRİNLERİ
KUDÜS… EY KUDÜS!
İBRAHİM’İN MEDİNE’Sİ
KAPİTALİZMİN ŞEHİRLERİ
SÖZÜ YOLA KOYMAK VESİLESİYLE
İBRAHİM’İN DİNİNDEN OLMAK NASIL OLMAYI GEREKTİRİYOR
EDEBİYAT ORTAMI ŞİİR YILLIĞI
BİR ÖZGÜR DÜŞÜNME DENEMESİ: HAKİKATİN İZİNDE
ŞEHRİN REFLEKSLERİNİ ÖĞRENMEK YAHUT BİR URFA'YI TANIMA DENEMESİ
MANİFESTO
BU SEÇİM...
İBRAHİM’İN MEDİNE’Sİ
SEÇİM VE AMAÇ
KAÇIŞ…
ŞEHRİN MAKAMI
ZAMAN… BİR BÜYÜK SIR…
KÜRT EDEBİYATI ÜZERİNE KISA BİR BAKIŞ
KENDİNİ TANIMAYAN ŞEHİR… URFA -I
YAZMAK…
“COĞRAFYA KADERDİR” VESİLESİYLE
URFACA URFALICA
AK PARTİ’DE ‘AK’IN TUTULMASI
AK PARTİ’DE ‘AK’IN TUTULMASI
VAHY İLE DÜŞÜNME
MÜSLÜMAN’CA DÜŞÜNMEK…
ZİHNİYET KARMAŞIKLIĞI…
SELAHADDİN’İN KİTABI
BOYUNDAN BÜYÜK İŞLERE KARIŞMAK
FOLKLOR VE VAR OLMA YA DA FABLÊN KURDÎ
HZ. MUHAMMED (SAV)’İ ANLAMAK…
Aşkın ve Geleneğin Şiiri “ESKİ GÜNLERDEN KALAN”
KİTAP FUARI İÇİN ÖNERİLER
Mekân ve Aşk ŞEHİR
KIVIRLIK KUŞLARI…
DOLAR… YA DA KAPİTALİZMİN HÜKÜMRANLIĞI
ANADOLU’DAN BİZE KALANLAR VEYA SANATIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
HAC VE AHLAK
SANAT ESERİ VE İŞLEYİŞ BİÇİMİ
12 Eylül darbesi dolayısıyla ŞİİR VE SAVUNMA
KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ
“KIRILMALAR” DOLAYISIYLA FARUK UYSAL ŞİİRİ
ANADOLU'NUN MANEVİ IRMAĞI YUNUS EMRE…
URFA: RUHUN MASALI…
NABİ…
GÖKYÜZÜ MELEKLERİ / AYLİN BEBEK’İN HİKAYESİ
MUHALEFET…
BUGÜN BAYRAM…
MEHMET TALAT AKAY’IN ARDINDAN…
FOLKLOR ŞİİRE DÜŞMAN DEĞİL
ORUÇ VE KUDÜS
KUDÜS… EY KUDÜS!
HARRAN ŞİİR AKŞAMI
NASIL BİR ŞEHİR, NASIL BİR MİMARİ?
KADİM ŞEHİR
İNSAN ve ÇEVRE
Sarı Kitap Dolayısıyla TAYYİP ATMACA’NIN ŞİİRİ
GAP GÜNDEMİ İLE 20 YIL…
CAMİLER… İMAMLAR… YA DA MESCİD-İ NEBİ
GÜZEL ADAMLARIN ŞEHRİ
ŞİİR NİÇİN YAZILIR VEYA NİÇİN OKUNUR ŞİİR
ŞEHİR BİZDEN NE İSTER YAHUT BİZİM ŞEHİRDEN BEKLENTİLERİMİZ
ŞEHİR ÜZERİNE DÜŞÜNMEK YA DA KENT KONSEYLERİ
BİR ŞEHİR ELEŞTİRİSİ YAPMAK
ŞEHİRLER ÖLÜR DE
ARAYAN BULUR ŞAHİN DOĞAN GİBİ
ŞEHRİN REFLEKSİNİ ÖĞRENMEK
Siraç SUMAN
KAÇMAK…
GEBECE
ABD’YE OLAN NEFRETİM
ZOR HAYATLAR
AKADEMİK KİTAP OKUMAK Ya da TÜRKİYEDE’Kİ SURİYELİLER
BUGÜN TAŞ ATMA GÜNÜ
SABİR RÜSTEMXANLI İLE
TEMMUZ ATEŞİ
TEK MİLLET TEK DEVLET
ÇANAKKALE RUHU DOLAYISIYLA
Yeni Bir Harran Dergisi
Aşk ve Mekân ŞEHİR
SAMİMİYET…
ŞEHİR BİZDEN NE İSTER! YA URFA?
ERDEM, İNSAN, ŞEHİR…
GÜZEL ADAMLARIN ŞEHRİ
Temmuz Ateşi
SAMİMİYET…
HİÇLİK… YA DA 15 TEMMUZ SÜRECİ
MELA AHMED CİZÎRΒNİN DİLİ
"İçin cennet, dışın cehennem olsa, sana asla dönmem"
BİR SEMPOZYUM'UN ARDINDAN
HARRAN DERGİSİ'NİN KAPANMASI
Türkiyelilik ve Osmanlılık
PERSONNA NON GRATTA
"TANRILAR VE KULLAR"
İNSAN-MEKÂN-ŞEHİR
SİYASETİN AMACI VE SİYASETÇİYE
KİM RÜYAMI GÖRECEK?
YENİ YILA BİR GİRERKEN...
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Az Bulutlu
Güncelleme: 19.11.2019
Bugün
- 22°
Çarşamba
- 23°
Perşembe
- 21°
Şanlıurfa

Güncelleme: 19.11.2019
İmsak
05:37
Sabah
07:00
Öğle
12:15
İkindi
14:57
Akşam
17:20
Yatsı
18:38
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Sivasspor
21
0
2
3
6
11
2
Fenerbahçe
20
0
3
2
6
11
3
Trabzonspor
19
0
2
4
5
11
4
Alanyaspor
19
0
2
4
5
11
5
İstanbul Başakşehir
19
0
2
4
5
11
6
Galatasaray
19
0
2
4
5
11
7
Yeni Malatyaspor
18
0
3
3
5
11
8
Beşiktaş
18
0
3
3
5
11
9
Gaziantep FK
15
0
4
3
4
11
10
Çaykur Rizespor
14
0
5
2
4
11
11
Göztepe
13
0
4
4
3
11
12
Konyaspor
13
0
4
4
3
11
13
Kasımpaşa
12
0
5
3
3
11
14
Denizlispor
11
0
6
2
3
11
15
Antalyaspor
11
0
6
2
3
11
16
Gençlerbirliği
10
0
5
4
2
11
17
MKE Ankaragücü
9
0
6
3
2
11
18
Kayserispor
7
0
6
4
1
11
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı