Yazı Detayı
29 Aralık 2017 - Cuma 08:54 Bu yazı 173 kez okundu
 
KÜLTÜR ve DİL- 2
Ali TUTLUOĞLU
alitutluoglu_1976@outlook.com
 
 

Dünden devam…
Yerli ahali sömürgecilerin dilini öğrendiği zaman kolaylıkla sömürgecilerin kültürüne adapte olup, kendi kültürlerinden ve milletinden kopuyor, bir nevi onların kölesi olmaya namzet oluyorlardı. Emperyalizmde Fransızlar, İngilizler kadar olmasa da, onlardan geri kalmamışlardı. 

70 yakın İslam ülkesinin 26'sında Fransızca ya da İngilizce resmidir ya da ikinci derece de resmi dil olarak konuşuluyor. Dil konusundaki bu hassasiyet sömürge devletlerimin karakteristik yapısını ortaya koyuyor. Sömürgeci zihniyete dayalı ülkeler nereyi işgal etmişlerse oraya kendi dillerini de kesinlikle dayatmışlardır. Şimdi bir bakalım; dünya da ana dili Çince olan 982 milyon insan var 1.1 milyon konuşan var. Hintçe 460 milyona 650 milyon konuşan. Arapça 206 milyona 300milyon. Fransızca 79 milyona 370 milyon. İspanyolca 330 milyona 420 milyon. Portekizce 216 milyona 235 milyon. Rusça 165 milyona 275 milyon. Almanca 105 milyona 185 milyon. Japonca 127 milyona 128 milyon. Korece 78 milyon gibi ilk rakamlar anadili olarak konuşanlar ikinci rakamlar ise toplam konuşan sayıdır yani dilin kullanım derecesini gösterir.

 Türkçe Ural-Altay Dil Ailesine mensup bir dil. Ural kolunda Macarca, Fince, Estonca, Samoyedçe, Eskimoca 50 milyon, Altay kolunda ise Türkçe, Moğolca, Mançuça, Tunguzca, Japonca, Korece 700 milyon toplamda Ural-Altay koluna mensup dillerin konuşulma sayısı 750 milyon. Türkiye Türkçesi zaten Anadolu coğrafyasında konuşulduğu için 80 milyondur. Emperyalizm nerede güçlüyse o ülkenin dili yaygın bir şekilde kullanılıyor. Bunu reklamlarımıza bakarakta görebilirsiniz. 

Kullanılan kelimelerin hepsi o ülkenin kültürünü size empoze ediyordur. Şu Hamburger kültüründen tutunda ayakta yeme içme ve müzik anlayışına kadar sizi çevreliyordur. Latince, Roma İmparatorluğu'nun resmi dili olması nedeniyle Akdeniz ve Avrupa'da konuşulan en yaygın dil olarak kabul görmüş ve ölü bir dil olmasına rağmen Fransızca, İspanyolca ve İtalyanca gibi dillerin kökenini oluşturduğu için Avrupa okullarında ve üniversitelerinde öğretilmeye devam ediliyor. 

Hatta 19. yüzyıla kadar Avrupa'daki bütün üniversitelerdeki derslerin tamamı Latinceydi. Biz ise 100 sene önce atalarımızın konuştuğu dil olan Osmanlıcayı anlayamıyoruz, okuyamıyoruz. Tamamen geçmişinden kopuk bir nesil ve kültürünü okuyamayan, anlayamayan ve sorgulamaktan yoksun bir millet olmuşuz ve gittikçe de kültürel derinliğimizi, zenginliğimizi kaybediyoruz. Mutfağınızda ne kadar malzemeniz varsa, o kadar yemek yapabilirsiniz. Bir milletin kelimeleri de o milletin kültür mutfağında ki malzemeleridir. Kelime hazinesi çok olan bir milletin kültür ürünleri de o nispette çok olacaktır. Dil fakirleştikçe, düşünce de kısırlaşır çünkü. 1890'lar da Redhouse "Türkçe-İngilizce Sözlük"ü hazırlarken Türkçe, yüzyıl önce 200.000 kelime yazılan ve konuşulan bir içeriğe sahipti. Bu dil aşağı-yukarı bu günkü dilden, İngilizceden giren kelimelerde dahil 50.000'e düşmüştür. 

Şu anda ise Türk Dil kurumunun çıkardığı sözlükteki kelime sayısı ise 28.000'dir. İşte gördüğünüz gibi gittikçe daralan, kısırlaşan, düşünce ve kültür zihin haritamıza vurulan prangaları rakamlarla görmüş oluyorsunuz. Şimdi ise en fazla 150 kelimelik hafızayla düşünen ve konuşan bir gençlik… 

Ortaçağ Avrupa'sında Latince, hukuk ve edebiyat alanına hâkimken, 16. yüzyılda İspanyolca, 17,18 ve 19. yüzyıllar ise Fransızcanın yaygın olduğu dönemlerdir. Fakat Fransızca da tıpkı Latincenin olduğu gibi diplomasi, eğitim ve saray diliydi. Eğitimli herkes Fransızca konuşurdu ve seyahatlerde bugünün İngilizcesi gibi herkes tarafından konuşulurdu. 18. yüzyılda Fransız dili ve kültürü, Avrupa'nın her yerinde saray, diplomasi ve fikir dili olarak kabul görmüştür. Bunun en önemli sebeplerinden biride Fransız edebiyatının o dönemde doruk noktaya ulaşmasıydı. Öyle bir anlayış oluşmuştu ki Fransız dili ve hayat tarzı medeniyetin ta kendisi olmuştu. 

Bizim medeniyetimiz o zamanlar ne durumdaymış sizce; duraklama ve gerileme. Kendi kültür kodlarımızdan uzaklaştığımızın işaretleri o dönemde Avrupa'ya gidip eğitim alıp dönen öğrenciler ve diplomatlarımızın Tanzimat Dönemi romanlarındaki öykünmeci durumunu hepimiz biliyoruz. Müslümanlar, Batı medeniyetini şeklen taklit edip, ilmini, tekniğini almayıp kendi kültürel kodlarını koruyamamıştır. Bir kültür taşıyıcısı olarak dilini, kültürünü, medeniyetini yenileyememiş, çağın gerisinde kalmış, gelişen değişen ve kendi modernitesini oluşturan Avrupa'ya karşı ezik durumda kalmıştır. Almanca, 19. yüzyıl ortalarında bilim ve sanat diliyken, kaybettiği I. ve II. Dünya Savaşları ile birlikte bu statüsünü yetirmiş yine de kendi küllerinden tekrar yeşermesini başarmıştır. 

Çünkü tarih boyunca şu görülmüştür ki emperyalizm hangi ülkede güçlüyse o ülkenin dili de hâkim olmuştur. Ama kendi kültüründen kopmayan ve diline, geçmişine sahip olan milletler ise kapitalizme direnmiştir ve dünya savaşlarında yenilseler bile kendilerini gerçekleştirmişlerdir. En güzel örneği Japonya ve Almanya gibi… Başa dönecek olursak Ortaçağ'da İslamiyet'in yayılması bilimde, sanatta, kültürde ve felsefe de ki büyük etkisiyle beraber Arapça da yaygınlaştı ve İslamiyet'in değerlerini de yaygınlaştırmış oldu. Biz şu an eğer düşünce özgürlüğünden ve özgür düşünceden korkuyorsak; öncelikle bin yıllık taassuplarımızdan kurtulup bize düşünmeyi ve sorgulamayı günah sayan, yasaklayan zihniyetten kurtulmamız olduğunu bilmemiz gerekiyor. 

Mehmet Akif İnan'ın dediği gibi: Türk toplumunun bütün bunalımlarının temelinde, medeniyet davası yatar. Buna bir çözüm getirilmeden, bu temel konuda aydınlarımız bir ortak bilince varmadan hiçbir şey yapılamaz. Biz Batı Medeniyetinden değil, Türk-İslam medeniyetindeniz. Bütün tarihimiz, sanatımız, kültürümüz, folklorumuz, edebiyatımız, mimarimiz, müziğimiz hatta mutfağımız, zevklerimiz, güzel anlayışımız, geleneklerimiz bu medeniyet içinde şekil almıştır. Akıl bunu inkâr edemez. Bütün bunlar yüzyıllar içerisinde oluşmuş, olgunlaşmıştır. Günlük yaşayışımızdan, sosyal kurumlarımıza kadar her şeyimiz ona uygun bir tarzda düzenlenmedikçe varlığımızı onurlu bir biçimde sürdürmemiz mümkün olamaz. 

Yakın tarihimiz bunu gösteren örneklerle doludur. Bunun içinde öz değerlerimizi anlayabilmek için dilimizi, kültürümüzü ve sanatımızı hem kendi kaynaklarımızdan öğrenmeli ve gelecek kuşaklara da bunu güzel bir dille dünya dili olabilecek bir Türkçeyle yapabilmeliyiz.    -SON-

 
Etiketler: KÜLTÜR, ve, DİL-, 2,
Yorumlar
Diğer Yazılar
NARIN HİKÂYESİ - 2
NARIN HİKÂYESİ - 1
DEDE OSMAN AVNİ HAZRETLERİ
KÜLTÜR ve DİL- 1
GİDİŞİNLE...
ACI HAYAL
KIRMIZIDIR AŞKIN RENGİ
YOKLUĞUN VARLIĞINDA
SENİ DÜŞÜNMEK
ACI HAYAL
KARAKÖPRÜ'DE ALİ BABA HAYRATI
KALBİN KIRIK TARAFI
GÜL BAHÇESİ
HOŞ BİR SADÂ..!
BİR ÇAĞDAŞ OZAN'IN CANDAN TANELERİ
SEVMEYİ HEP ERTELEDİK BAŞKA ZAMANLARA
GİTMESEYDİN EĞER
GİTMEK GÜZELDİR ÖTELERE
HERKES KARAKÖPRÜLÜ OLDU
NARIN HİKÂYESİ
KAHVENİN SERÜVENİ
BÜYÜKŞEHİR’İN KİTAP TANITIM GÜNLERİ
BİRAZ DA NOSTALJİ
SEVGİLİLER GÜNÜNE DAİR..!
GİDİŞİNLE...
MEHMET AKİF İNAN ve SENDİKACILIK
ACI HAYAL
DEDE OSMAN AVNİ HAZRETLERİ
ÇOCUKLAR ÖLDÜ TURNAM SEN ÖLME
HAK ETTİĞİNİZİ BULURSUNUZ!
DİL ÜZERİNE BİR DENEME
BİR ÇAĞRIDIR ŞİİR
SENİ DÜŞÜNMEK
YOKLUĞUN VARLIĞINDA
CAFE'NİN HİKÂYESİ
BEN DE SİZİN KADAR BURALIYIM -2
BEN DE SİZİN KADAR BURALIYIM -1
"BU ŞEHRİN GECELERİ"
ŞANLIURFA'NIN AK ve karası
BİR SÜRGÜNDÜR YÜREĞİM
"HAYIRDA YARIŞANLAR OLUN"
KARAKÖPRÜ’DE ALİ BABA HAYRATI
GAP KIZ ANADOLU LİSESİ VE AHMET ÖZYAVUZ
BİR OKUYUCU MEKTUBU
YILDIZ YAĞMURU-2
YILDIZ YAĞMURU-1
AZİZ VALENTİN GÜNÜ…!?
KÜLTÜR DİLİ OLARAK TÜRKÇE
TARİHİ AÇIDAN BAĞIMLILIK
“M. NİHAT KÜRKÇÜOĞLU FIRÇASINDAN” ŞANLIURFA ALBÜMÜ ÜZERİNE
YEŞİLAY ve TBM
ADALET ÖZGÜRLÜK VE ONUR. HER ŞEY İNSANLIK İÇİN
ÖZGÜR DÜŞÜNCEYİ KAVRAMAK
ŞAZELİ ŞEYHİ ALİ DEDE
HZ. İBRAHİM, DERGÂHTA YAPILAN ZİKİRLER VE İHSAN ÇERMİKLİ
YIKILMIŞ BİR MEZARIM Kİ…!!!
ALİ BABA CAMİİ'NDE RAMAZANI YAŞAMAK
MEDENİYETİN ÇILDIRDIĞI AN
IRMAKLARI KAN AKAN COĞRAFYA
URFA’NIN KÜLTÜREL VİZYONU NASIL OLMALI
"KÖMÜR KARASIDIR GÖZYAŞI"
ŞEHİR VE MEDENİYET
YENİDEN MERHABA
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Kuvvetli Sağanak
Güncelleme: 17.02.2018
Bugün
- 15°
Pazar
- 14°
Pazartesi
- 16°
Şanlıurfa

Güncelleme: 17.02.2018
İmsak
05:43
Sabah
07:05
Öğle
12:46
İkindi
15:45
Akşam
18:15
Yatsı
19:30
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
44
46
5
2
14
21
2
Medipol Başakşehir
43
40
4
4
13
21
3
Beşiktaş
41
41
3
8
11
22
4
Fenerbahçe
41
41
2
8
11
21
5
Kayserispor
35
29
4
8
9
21
6
Trabzonspor
33
36
4
9
8
21
7
Göztepe
33
35
6
6
9
21
8
Sivasspor
31
27
8
4
9
21
9
Yeni Malatyaspor
27
24
8
6
7
21
10
Kasımpaşa
26
32
9
5
7
21
11
Bursaspor
26
31
9
5
7
21
12
Akhisarspor
24
25
9
6
6
21
13
Gençlerbirliği
22
26
9
7
5
21
14
Alanyaspor
21
34
12
3
6
21
15
Antalyaspor
21
24
10
6
5
21
16
Atiker Konyaspor
21
23
11
6
5
22
17
Osmanlıspor FK
19
29
12
4
5
21
18
Kardemir Karabükspor
12
15
15
3
3
21
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı