301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
08 Şubat 2019 - Cuma 09:32 Bu yazı 430 kez okundu
 
KENDİNİ TANIMAYAN ŞEHİR… URFA -I
S. Ahmet KAYA
seyyidak@hotmail.com
 
 

Ahmet Hamdi Tanpınar, "Beş Şehir"de anlattığı şehirlerden biri olan Konya hakkında yazdıklarını Urfa için de yazar mıydı acaba? Bursa veya İstanbul hakkında yazdıklarını…  Veya şöyle diyelim: Hiçbir mukayeseye girmeden, bu şehirlerden azade bir ifadeyle Urfa'yı sadece kendi hususiyetleriyle anlatır mıydı? 

Belki evet, belki hayır… Orasını bilemeyiz tabi. Ama Tanpınar, Urfa'ya gelmediği için veya şöyle diyelim; Urfa'yla hiçbir irtibat kurmadığı, belki de kurmayı gerektirecek bir neden olmadığı için adı anılan bu beş şehir hakkında yazdıklarını, Urfa için de yazar mıydı sorusunun cevabını hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz. Belki de bu durum hayra yorumlanabilecek bir sonuçtur Urfa için… Kim bilir!…

Urfa, bütün bu şehirlerin nev-i şahsına münhasır hususiyetlerini kendi şahsında göstermeyebilir belki. Geçmiş ve gelecek arasında, hatta topyekûn bütün zamanların üstünde ve bizatihi içinde bir şehrin göstermesi gereken refleksleri gösterme babında öncü ve örnek bir şehir olarak değerlendirebilir miydi? Bilmiyorum… Belki evet, belki hayır… Zira bu, o kadar da önemli değil çünkü…  

Ama bildiğimiz bir şey var: Urfa kendi başına; özgün ve başka hiçbir şehre benzemeyen hususiyetleriyle özel bir şehir… Eskilerin deyimiyle kadim bir şehir Urfa. Tarih kadar eski… medeniyet olarak, sosyolojik olarak, mistik olarak, bilim ve edebi olarak müstesna bir şehir… İşte bu yüzden kadim bir şehir ve bu yüzden müstesna bir şehir Urfa… Ve böyle olduğu için de tarihin her döneminde adına sık sık rastlanıyor. Gerek stratejik konumuyla gerek mistik ve ilmi boyutuyla, edebi ve sanat boyutuyla hep önde bir şehir, hep ilkler arasında hatta en başında bir şehir Urfa… 

Buradan yola çıkılarak ve bu özgün yapıdan cesaret alarak, bir Urfa güzellemesi yapmak mümkün olabilir mi? 

Urfa, özel hususiyetlere sahip yekpare bir şehir. Hem geçmişi ile irtibatlı, hem de geleceğe dönük yüzüyle geçmişin tesiri altında, aynı zamanda bağımsız; ama geçmişinden kopamayan bir şehir görüntüsü çiziyor. Adeta bu, bir yazgı Urfa için. Geçmişten kopmaması veya kopamaması da ayrıca büyük bir handikap onun için; çünkü: 

Urfa… İbrahimi hakikatin mistik, manevi havanın bıraktığı tesir altında kalan bir şehir mi, yoksa sosyolojik, tarihsel zengin bir coğrafyanın içinde kalan/yoğrulan bir eski zamanın masalsı şehri gibi tüm zamanlara meydan okuyan bir şehir mi? Bu yönleriyle Urfa, hep epik bir türkü gibi görünmüştür ben naçize. Tüm eksikliklerine, masumluğuna rağmen… Hatta hırçın, bedbin hoyratlığına rağmen hep çekici olmuştur. Tüm zamanların üstünde, tüm zamanların içinde bir şehir kompozisyonu çizerek, adeta meydan okuyor tüm zamana, Ersin Gürdoğan'ın 'zamanı aşan şehirlerine' karşı/rağmen… 

Urfa, Ortadoğu'nun içinde yer alan ve öğrencisi olmayan bir eski zaman bilgesi gibi Dış Dünya'ya, Batı'ya ve daha ötesine açılan kanatlarıyla adeta tüm Ortadoğu'nun mümessili bir öğretmen gibi Ortadoğu'nun tüm hakikatlerini en yalın biçimde haykırma cesaretini/bilgeliğini üslenmiştir bir bakıma. Bu halet-i ruhiye içinde İbrahim'den tevarüs eden bu mistik bilgeliğin, aslında çok tehlikeli oluşumlara kapı aralayan bir durum olduğunun da farkında değildir. Farkında değildir çünkü bu durumun O'nda ne gibi oluşumlar/maceralar yaratacağının bilincinde olmadan, etrafına çalımlar atmakta, İbrahim'den tevarüs eden bu mistik bilgeliğe, zengin tarihine ihanet eden bir tavır içindedir. Adeta bu halet-i ruhiye ile sarhoş olmuştur ne yazık ki... 

Bilgeliğin karşıtlığı ukalalık… Bu iki kavram bir araya gelince insanı sarhoş eder… Özellikle kendini bulamayan ve tanımayan, erdem yoksunu insanı… Bu ikisi, bu yüzden bir arada barınmaz… Bilgelik ve ukalalık… Birbirinden azade ve bir o kadar da birbirine zıt; aynı zamanda atbaşı giden iki vaziyet/psikolojik huy / ahlak. Tüm zamanlarda ve tüm yerlerde hep beraber olmuştur bu iki düşman vaziyet… 

İşte bu iki düşman vaziyet, yani bilgelik ve ukalalık, adeta Urfa'nın kaderiyle oynayan iki kavram; Urfa'yı habire ileriye ve geriye doğru iterek, boyunun ne uzamasını ne de kısalmasını ister gibi işliyor. Ne acıklı bir durum değil mi? Üstelik bu iki vaziyet, bu şehrin insanın eliyle gerçekleşiyor ve kimse çıkıp da "yahu biz ne yapıyoruz" deme cesaretini göstermiyor… 

Kendinde böyle bir cesareti görmediği halde, kapı aralarında, kulakların işitmediği kuytu köşelerde bu hakikati söylemekten de geri kalmıyor, ne yazık ki?.. 

 
Etiketler: KENDİNİ, TANIMAYAN, ŞEHİR…, URFA, -I,
Yorumlar
Diğer Yazılar
BİR ÖZGÜR DÜŞÜNME DENEMESİ: HAKİKATİN İZİNDE
ŞEHRİN REFLEKSLERİNİ ÖĞRENMEK YAHUT BİR URFA'YI TANIMA DENEMESİ
MANİFESTO
BU SEÇİM...
İBRAHİM’İN MEDİNE’Sİ
SEÇİM VE AMAÇ
KAÇIŞ…
ŞEHRİN MAKAMI
ZAMAN… BİR BÜYÜK SIR…
KÜRT EDEBİYATI ÜZERİNE KISA BİR BAKIŞ
YAZMAK…
“COĞRAFYA KADERDİR” VESİLESİYLE
URFACA URFALICA
AK PARTİ’DE ‘AK’IN TUTULMASI
AK PARTİ’DE ‘AK’IN TUTULMASI
VAHY İLE DÜŞÜNME
MÜSLÜMAN’CA DÜŞÜNMEK…
ZİHNİYET KARMAŞIKLIĞI…
SELAHADDİN’İN KİTABI
BOYUNDAN BÜYÜK İŞLERE KARIŞMAK
FOLKLOR VE VAR OLMA YA DA FABLÊN KURDÎ
AHLAK VE HUKUK
HZ. MUHAMMED (SAV)’İ ANLAMAK…
Aşkın ve Geleneğin Şiiri “ESKİ GÜNLERDEN KALAN”
KİTAP FUARI İÇİN ÖNERİLER
Mekân ve Aşk ŞEHİR
KIVIRLIK KUŞLARI…
DOLAR… YA DA KAPİTALİZMİN HÜKÜMRANLIĞI
ANADOLU’DAN BİZE KALANLAR VEYA SANATIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
HAC VE AHLAK
SANAT ESERİ VE İŞLEYİŞ BİÇİMİ
12 Eylül darbesi dolayısıyla ŞİİR VE SAVUNMA
KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ
“KIRILMALAR” DOLAYISIYLA FARUK UYSAL ŞİİRİ
ANADOLU'NUN MANEVİ IRMAĞI YUNUS EMRE…
URFA: RUHUN MASALI…
NABİ…
GÖKYÜZÜ MELEKLERİ / AYLİN BEBEK’İN HİKAYESİ
MUHALEFET…
BUGÜN BAYRAM…
MEHMET TALAT AKAY’IN ARDINDAN…
FOLKLOR ŞİİRE DÜŞMAN DEĞİL
ORUÇ VE KUDÜS
SAVAŞ VE UÇURTMA
KUDÜS… EY KUDÜS!
HARRAN ŞİİR AKŞAMI
NASIL BİR ŞEHİR, NASIL BİR MİMARİ?
KADİM ŞEHİR
İNSAN ve ÇEVRE
Sarı Kitap Dolayısıyla TAYYİP ATMACA’NIN ŞİİRİ
GAP GÜNDEMİ İLE 20 YIL…
CAMİLER… İMAMLAR… YA DA MESCİD-İ NEBİ
GÜZEL ADAMLARIN ŞEHRİ
ŞİİR NİÇİN YAZILIR VEYA NİÇİN OKUNUR ŞİİR
ŞEHİR BİZDEN NE İSTER YAHUT BİZİM ŞEHİRDEN BEKLENTİLERİMİZ
ŞEHİR ÜZERİNE DÜŞÜNMEK YA DA KENT KONSEYLERİ
BİR ŞEHİR ELEŞTİRİSİ YAPMAK
ŞEHİRLER ÖLÜR DE
ARAYAN BULUR ŞAHİN DOĞAN GİBİ
ŞEHRİN REFLEKSİNİ ÖĞRENMEK
Siraç SUMAN
KAÇMAK…
GEBECE
ABD’YE OLAN NEFRETİM
ZOR HAYATLAR
AKADEMİK KİTAP OKUMAK Ya da TÜRKİYEDE’Kİ SURİYELİLER
BUGÜN TAŞ ATMA GÜNÜ
SABİR RÜSTEMXANLI İLE
TEMMUZ ATEŞİ
TEK MİLLET TEK DEVLET
ŞEHİR ve İNSAN EĞİTİMİ
ÇANAKKALE RUHU DOLAYISIYLA
ŞEHİR VE KİMLİK
Yeni Bir Harran Dergisi
Aşk ve Mekân ŞEHİR
SAMİMİYET…
ŞEHİR BİZDEN NE İSTER! YA URFA?
ERDEM, İNSAN, ŞEHİR…
GÜZEL ADAMLARIN ŞEHRİ
Temmuz Ateşi
SAMİMİYET…
HİÇLİK… YA DA 15 TEMMUZ SÜRECİ
GÜNEŞİN ALTINDA ÇOK ŞEY OLUYOR
MELA AHMED CİZÎRΒNİN DİLİ
"İçin cennet, dışın cehennem olsa, sana asla dönmem"
BİR SEMPOZYUM'UN ARDINDAN
HARRAN DERGİSİ'NİN KAPANMASI
Türkiyelilik ve Osmanlılık
PERSONNA NON GRATTA
"TANRILAR VE KULLAR"
İNSAN-MEKÂN-ŞEHİR
SİYASETİN AMACI VE SİYASETÇİYE
KİM RÜYAMI GÖRECEK?
YENİ YILA BİR GİRERKEN...
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Parçalı Bulutlu
Güncelleme: 21.01.2019
Bugün
- 10°
Salı
- 11°
Çarşamba
- 12°
Şanlıurfa

Güncelleme: 21.01.2019
İmsak
06:03
Sabah
07:28
Öğle
12:43
İkindi
15:21
Akşam
17:46
Yatsı
19:04
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı