Yazı Detayı
29 Nisan 2017 - Cumartesi 10:35 Bu yazı 470 kez okundu
 
KAYGI*
Misafir Kalem
 
 

Sözlüklerde üzüntü, tasa veya düşünce olarak tanımlanan sözcüğü halk arasında üzüntülü düşüncenin eylemi olarak anlamak bence daha doğru bir yaklaşım olur. Mustafa Sancar’ın son romanına ad olan bu sözcüğün tanımına romanı okurken daha bütüncül varabiliyoruz.

Bu topraklar tarihi boyunca ezilenlerin kaygılı yaşamalarına tanıklık etmiştir. Bir türlü de bu kaygıdan kurtulamamıştır. Ulusal Kurtuluş Savaşı’yla kaygısız birey ve toplum yolunda adım atılmışsa da, genç cumhuriyet karanlık güçlerce daha tay tay duramadan boğulmaya başlanmıştır ve bu eylemler durmaksızın devam etmektedir günümüzde de. Bu ana görünümde kaygının, toplumların çoğunun başının altındaki yastık olduğunu söylersek çok da büyük eksiklik taşımaz bu söylemimiz.

 

Enine kalınlaşan, boyuna uzayan duvarların gizlemeye çalıştığı yaşamları Mustafa Sancar, Dünya Gözlü Sevgili, Palyaçonun Ayna Sığınağı, Aze’nin Yakarışı,  Lal Ağıtları (Aze’nin Yakarışı-2), Şehirler Ağladığında adlı eserlerinde olduğu gibi Kaygı’da da bir yerlerinden kırarak, parçalayarak pencere açıp, insanlara, okuyanlara göstermeye çalışıyor. Bu gösterme eylemi coğrafyası, tarihi ile birlikte kişilerin bireysel kimlikleriyle ete kemiğe bürünüyor Sancar’ın eserlerinde. Bu her şeyin somut, yaşamın içinde ve birbirine bağlı olduğunun da bir ifadesi aynı zamanda.

 Roman kahramanlarının hepsi tanıdıktır yeter ki baktıklarımızı görebilelim. Eylemlerinin sıradanlığı, kimi zaman aydın geçinenleri allak bullak edecek doğallıkta ve bilgi yüklüdür. Aşağıda romandan aldığım kısa bir bölüm bu konuda tanıklık eder sanırım.

…..

Doktor sordu:

“Rahmetli neyiniz oluyordu?”

Veysel yaş içinde kızarmış gözlerini kaldırdı, ağlamaklı sesi titredi:

“Komşuyduk”

“Komşu mu? Bir komşuya bu kadar içten yanmak, ağlamak…”

Veysel ayağa kalktı, mendilini çıkardı gözlerini kuruladı, yeniden ağlamaklı konuştu:

“Ramazan Abi kimsesizdi, ardımdan ağlayanım yok demesin diye ağlıyorum…”

Doktor dondu kaldı , ne diyeceğini bilemedi….

Mustafa Sancar, daha önceleri de belirttiğim gibi aynı coğrafya ve tarihi paylaşan , büyük destan yazıcısı Yaşar Kemal’in sürdürücüsüdür kendi diliyle, söylemiyle. Çukurova’nın acıları, sıkıntıları, güzelliklere ve umudunu hiç elden bırakmayan yoksulluğu ona emanettir bundan böyle. Amanos dağlarının ceylanları artık onun elinden içecektir sularını.

Kaygı, hep var olan ama bir gün yok edeceğimize inandığımız  karanlığını, bu romanda da gittikçe kendini tüketen bir kimlikle ortaya koysa da, artık çıkışsızlığını yadsıyamıyor.

Kaygı, kurgusuyla, diliyle bizi içine çeken güzel bir roman.

*Mustafa Sancar, Kaygı, Roman, Vivo Yayınları, 2016, İstanbul.

 

                                                               Hasan Hüseyin YALVAÇ

 
Etiketler: KAYGI*,
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Çok Bulutlu
Güncelleme: 24.02.2018
Bugün
- 15°
Pazar
- 11°
Pazartesi
- 12°
Şanlıurfa

Güncelleme: 25.02.2018
İmsak
05:34
Sabah
06:55
Öğle
12:45
İkindi
15:51
Akşam
18:23
Yatsı
19:38
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
47
52
6
2
15
23
2
Medipol Başakşehir
46
41
4
4
14
22
3
Fenerbahçe
44
44
2
8
12
22
4
Beşiktaş
41
41
3
8
11
22
5
Kayserispor
35
30
5
8
9
22
6
Sivasspor
34
30
8
4
10
22
7
Trabzonspor
33
36
5
9
8
22
8
Göztepe
33
35
7
6
9
22
9
Akhisarspor
30
31
9
6
8
23
10
Kasımpaşa
29
34
9
5
8
22
11
Yeni Malatyaspor
28
24
8
7
7
22
12
Bursaspor
27
31
10
6
7
23
13
Gençlerbirliği
25
29
9
7
6
22
14
Antalyaspor
24
26
10
6
6
22
15
Alanyaspor
21
34
13
3
6
22
16
Atiker Konyaspor
21
23
12
6
5
23
17
Osmanlıspor FK
19
31
13
4
5
22
18
Kardemir Karabükspor
12
15
16
3
3
22
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı