Yazı Detayı
16 Kasım 2019 - Cumartesi 10:30 Bu yazı 298 kez okundu
 
KADINLARLA İLGİLİ KISA KISA
Mehmet SARMIŞ
mehmetsarmis@gmail.com
 
 

Toplumumuzun, iddia edildiğinin aksine ataerkil değil, anaerkil bir toplum olduğunu ya da çok eskiden nasıldı bilmiyorum ama şimdilerde böyle olduğunu düşünüyorum.
 
Kadınlar, görüntüde erkek egemenmiş, onun dediği oluyormuş gibi yaparak aslında aileyi kendileri yönetiyor. Kocalarına küçük, kendini tatmin edecek bir iktidar alanı bırakıyorlar.Öyle ustalıklı ve sabırlı bir siyaset izliyorlar ki, son sözü erkek söylemiş gibi oluyor ama aslında o sözü söyleten kendileri. Eşlerine de büyük bir çocukmuş gibi muamele ediyor, nazını çekiyor ve ona da annelik yapıyorlar.

Erkekler de bu durumu kabulleniyor, hatta memnun oluyorlar. İşlerine de geliyorl. Her gün para yüzünden kavga etmekten, "karı dırdırı" çekmektense harçlıklarını alıp gerisini onlara vermeyi, her türlü alışverişi de onlara devretmeyi tercih ediyor, böylece rahat ediyorlar. En maço erkekler bile eni sonu teslim oluyor. Çünkü kadınlar asla vazgeçmiyor.

***
Urfa'da yaşayan Urfalı olmayan kadınlar, Urfalı kadınların rahatlığına gıpta ediyorlar. Urfalı kadınların keyif, eğlence ve gezmeye olan merakı herkesin dilinde. Renk renk giyinip her gün geziyorlar. Çalışmayanlar bile 3-4 yaşından itibaren çocuklarını okula/kreşe gönderip keyiflerine bakıyorlar. Yemeği de fırıncılar yapıyor nasılsa. Varsa arabalarına biniyorlar; yoksa otobüs var. Akşam erkekler işten çıkmışlar, yorgun argınlar ne gam; koltukları gezmekten veya alışverişten dönen kadınlara terk etmek zorundalar.

***
Feminizme karşı olduğunu söyleyen dindar kadınlar bile gizli bir feminizm peşinde. Çocuğu lütfen ve mecburen, o da kendi istedikleri sayıda doğurup erkeklerin sırtına veriyorlar. Evde, sokakta, hatta misafirlikte çocuklar hep babalarının yanında, onlarla hep babalar meşgul olmak mecburiyetinde. En büyüğünden en küçüğüne her türlü alışverişi kadınlar yapıyor, erkeklere düşense ödemeyi yapmak. Dünyevi işleri ellerine alan bu kadınların bir kısmı, ahiret işlerini de erkeklere havale etmiş gibiler. Erkekler sırtlarına alıp Cennete götürmekle mükellefmiş gibi.

***
Televizyondan gördükleri her türlü centilmenliği ve romantizmi de bekliyorlar erkeklerinden. Doğum Günü, Evlilik Yıldönümü, Kadınlar Günü, Sevgililer Günü, Anneler Günü vb her türlü günü hatırlamasını ve hediyeler vermesini bekliyor, yoksa sitem ediyorlar. Öyle çiçek filan da idare etmiyor.

***
Çalışan kadınların bir kısmı iki kat yoruluyor. Önce çalıştıkları işte, sonra ev işlerinde. Bir kısmı keşke çalışmak zorunda kalmasam diyor ama çoğunluk memnun hayatından. Erkeklerin de işine geliyor bu durum.

***
Boşanmalar, bir zamanlar boşanmanın ayıp sayıldığı Urfa'da bile almış başını gidiyor. Öyle zannedildiği gibi sadece okumuş, çalışan, "ekonomik özgürlüğüne kavuşmuş" kadınlardan kaynaklanmıyor. Kenar mahallelerde de parçalanmış aileler ürküten boyutlara ulaşmış durumda.

***
Tabii bu arada erkeklerin hışmına uğrayan kadınlar yok mu? Var tabii. Her gün medyaya düşen haberler insanın içini burkuyor. Onlar, kadınların iktidar yolunda verdikleri zavallı kurbanlar gibiler.

Kadınların zulmettiği erkeklerden söz etmeye kimseler cesaret edemiyor doğal olarak.

***
Bu arada olan en çok çocuklara oluyor. Parçalanmış ailelerde anne, baba veya her ikisinden mahrum kalan çocuklar; rol karmaşasının yaşandığı ailelerin çocukları; annesi de çalıştığı için kreşlerde büyüyen, aile sıcaklığını, ilgisini, sevgisini tabii olarak yaşayamayanveya hormonlu sevgi ve ilgiye boğulmuş çocuklar… Bu çocukların kişilikleri ve psikolojileri asla olması gerektiği gibi olmuyor. Yaşayamadıkları normal bir aile hayatını onlar da kendi çocuklarına yaşatamıyorlar.

***
Sonra da hep beraber, toplum olarak nasıl bu hale geldik; niçin mutlu ve huzurlu değiliz; çocuklar niçin anne babasına saygı göstermiyor, yaşlılık döneminde onlara sahip çıkmıyor, huzur evleri niçin bu kadar çok artıyor diye dertlenip duruyoruz.

 
Etiketler: KADINLARLA, İLGİLİ, KISA, KISA,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Şubat 2020
OKUMAK…
640 Okunma.
17 Ocak 2020
ANSIZIN HAYAT
381 Okunma.
13 Aralık 2019
SELAHATTİN EYYUBİ GÜLER VE SOĞMATAR KİTABI
600 Okunma.
10 Aralık 2019
HÜZÜN
236 Okunma.
22 Kasım 2019
BİR KİBİR, BİR KİBİR
292 Okunma.
16 Eylül 2019
BİR ACAYİP GENÇLİK
811 Okunma.
06 Ağustos 2019
KURTULUŞUN 100. YIL HAZIRLIKLARI
1177 Okunma.
02 Mayıs 2019
“HAKİKATİN İZİNDE” BİR “EZELÎ MAĞLUP” VE BİR “YALNIZ ENTELEKTÜEL”
1086 Okunma.
09 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-6- SON
1051 Okunma.
08 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-5
782 Okunma.
07 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-4
696 Okunma.
06 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-3
733 Okunma.
05 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-2
867 Okunma.
04 Mart 2019
BENİM 28 ŞUBAT’IM-1
1083 Okunma.
26 Şubat 2019
YOLCULUK NEREYE?
657 Okunma.
14 Şubat 2019
İMTİHAN GERÇEĞİ
1012 Okunma.
10 Aralık 2018
MİSBAH HİCRİ VE İKİ KİTABI
2128 Okunma.
01 Kasım 2018
SÖZ OKYANUSUNDA YOLCULUK
1675 Okunma.
08 Ekim 2018
MEHMET KURTOĞLU VE “EZELDEN URFA”
1755 Okunma.
24 Temmuz 2018
GÖBEKLİTEPE ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
6370 Okunma.
17 Temmuz 2018
ÇAPIT TOP
1924 Okunma.
12 Temmuz 2018
AYRILMALAR VE KAVUŞMALAR
1829 Okunma.
23 Mayıs 2018
EDİRNE’DEN MOSTAR’A KÜLTÜR KERVANI
3796 Okunma.
19 Mart 2018
GAP GÜNDEMİYLE 20 YIL
2230 Okunma.
14 Mayıs 2015
KENAN EVREN ÖLDÜ, ADI YAŞIYOR
2009 Okunma.
05 Mayıs 2015
ÖLÜME ÖVGÜ
1958 Okunma.
28 Nisan 2015
YA BİZDENSİN YA DA…
1082 Okunma.
21 Nisan 2015
YENİ BİR FIRSAT
2087 Okunma.
08 Nisan 2015
DEVLETİN MALI NEDİR?
2192 Okunma.
01 Nisan 2015
GÜZEL ÖRNEKLER DE VAR
1958 Okunma.
26 Mart 2015
BİZ'İ ANLATMAYA DEVAM
1952 Okunma.
20 Mart 2015
YA, ALLAH BAŞARAMADINIZ DERSE…
1093 Okunma.
16 Mart 2015
1915'TEN GÜNÜMÜZE
1843 Okunma.
05 Mart 2015
ÇÖZÜM UMUDU
1883 Okunma.
02 Mart 2015
URFA'NIN BÜYÜK POTANSİYELİ
2062 Okunma.
26 Şubat 2015
MİLLETİN VEKİLİ OLMAK İSTEYENLERE…
1481 Okunma.
23 Şubat 2015
DEĞERLER EĞİTİMİ
1883 Okunma.
18 Şubat 2015
İKİ BABA VE BİZ
1932 Okunma.
10 Şubat 2015
YENİDEN YAZMAK
2569 Okunma.
Haber Yazılımı