301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
17 Ağustos 2018 - Cuma 09:55 Bu yazı 1145 kez okundu
 
KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ
S. Ahmet KAYA
seyyidak@hotmail.com
 
 

Kadın ve erkek eşit midir? Bu eşitlik mümkün olabilir mi veya bu eşitliği/eşitsizliği sağlayan unsurlar neler olabilir? Son günlerde tekrar yinelenen kadın-erkek eşitliği konusu, bir türlü cevabını bulamıyor. Bu gidişle ve bu mantıkla da hiç bir zaman cevabı bulunmayacak gibi duruyor karşımızda. Çünkü değil bu sorulara cevap bulmak, soruların kendisi bile tevile muhtaç. Böyle olduğu için de kadın-erkek eşitliği bir sorun olarak karşımızda duruyor, bir türlü cevaplar bulunamıyor. Sorun olarak kalmaya devam ediyor…

İki şeyin -veya buna ne derseniz deyin- birbirine eşit olabilmesi için arada bir denkliğin, her şeyiyle bir benzerliğin olması gerekir. Eskilerin deyimiyle "müsavi" olması gerekir. Bir kilo demir ile bir kilo pamuk arasındaki farksızlık, kadın ve erkek için de geçerlidir. Ama demir ile pamuk arasındaki tek irtibat, aynı ağırlıkta olmalarıdır. 

Madeni özellikleri yanı sıra, hiçbir konuda ve özellikte birbirileri ile kıyaslanamazlar. Böyle olduğu için de demir ile pamuğun eşitliğinden bahsedemeyiz. Çünkü her maddenin tabiatı bir birine ters olduğu gibi işlevleri arasında da bir terslik söz konusu.

Kadın ve erkekte de durum aynıdır. Yüz kiloluk kadın mı daha çok yer tutar yoksa yüz kiloluk erkek mi daha çok yer tutar?  Arada böyle bir mukayese yaparak kadın ve erkeği birbiriyle kıyaslamaya çalışmak, her ikisinin de şahsına yapılmış en büyük hakarettir. Aslında bu tür bir kıyas, yaratılma hadisesinin ruhuna da hiç uygun düşmeyen bir kıyaslamadır.

İki erkeğin veya kadının güreşinde bile ağırlık açısından bir denklik, mesela kilo eşitliği aranır. Ama bir kadın ve bir erkek asla güreştirilmez. Çünkü kadın ve erkek fıtri olarak birbirilerine denk değildirler. Her iki cins de farklı özelliklerde yaratılmışlardır. Ki bu yüzden de kadın ve erkek arasında asla bir müsabakadan bahsedilmez. Çünkü kadının tabiatı ile erkeğin tabiatı birbirine benzemediği gibi fizyolojik, biyolojik ve sosyolojik olarak da birbirilerine terstirler. Böyle oldukları için de aralarında bir müsabakadan söz edilmez. 

Kadın-erkek eşitliği/eşitsizliğinin sürekli gündeme getirilmesinin nedeni, erkeklerin egemen olduğu bir toplumda yaşıyor olmamızdan kaynaklandığını düşünmek, peşinen bu yargıyı kabullenmektir. Erkeğin egemen olduğunu bırakın kadınlar, çoğu erkek dahi kabul etmektedir. Böyle olduğu için kadın, erkeğin bu "üstünlük" statüsünden kurtulmak, aynı konuma gelmek gibi bir mücadeleye girmek zorunda hissediyor kendini. 

Kadının bu mücadelede haklı dayanakları olmasına rağmen, sesinin cılız çıkması da işte bu egemen erkek toplum yapısından ileri gelmektedir. Böyle düşünülebilir; fakat kadın ve erkek arasında bir eşitlik, denklik aranması insanın fıtratına aykırı olduğunu söyledik. 

Başta kadın olmak üzere, kadını destekleyen diğer unsurları da bu konuda ısrarcı olmalarının haklılık payı olmasına rağmen, bu konuda ısrarcı olmanın toplumsal barış ve ahlak üzerinde olumsuz etkiler bırakacağı kesindir. Birbirinin zıddı yaradılışta olan ama aslında birbirinin tamamlayıcı özelliklere sahip olan erkek ve kadın arasında eşitlik aramak, baştayken kaybedilmiş bir oyunun içinde olmaktır.  

Bu vesileyle, bu konunun sürekli gündemde tutulması ancak, toplumsal hiyerarşiyi bozmak isteyen unsurların işine yarayacağını düşünüyorum. Ama burada şu söylenebilir: Kadın, hep ikinci sınıf insan muamelesi görülmektedir. 

Bir takım haklardan yoksun bırakılmaktadır. Bu doğru. Ama doğru olan bir şey daha var: bu toplum daha ne olduğunu bilmiyor; Müslüman olduğu halde, Müslüman toplumlara özgü olmayan bir dizi kanun anlayışıyla yönetilmekte. Bu durumda bırakın kadının hor görülmesini, erkekler bile kendi diyanetlerinin gereği olan bir anlayış ile hareket etmekten yoksun. Yani İslam'ı bilmeyen bir toplumuz ve bu toplumdan ne beklersiniz? 


Bu zihniyet ve bu toplum anlayışı değişmedikçe, kendi öz kaynaklarımıza dönmedikçe, bu sorun sürekli gündemimizi meşgul edecektir. Kadını erkeğe eşit yapmak düşüncesi yerine, kadının kadın olarak, erkeğin de erkek olarak haklarını eşit ve adil bir şekilde kullandığı bir toplumu inşa etmedikçe, bu sorunlar hep yakamızda olacaktır.

 
Etiketler: KADIN, ERKEK, EŞİTLİĞİ,
Yorumlar
Diğer Yazılar
SURİYELER… YA DA ENSAR - MUHACİR İLİŞKİSİ
TÜRKÜ DİNLEME TEMRİNLERİ
KUDÜS… EY KUDÜS!
İBRAHİM’İN MEDİNE’Sİ
KAPİTALİZMİN ŞEHİRLERİ
SÖZÜ YOLA KOYMAK VESİLESİYLE
İBRAHİM’İN DİNİNDEN OLMAK NASIL OLMAYI GEREKTİRİYOR
EDEBİYAT ORTAMI ŞİİR YILLIĞI
BİR ÖZGÜR DÜŞÜNME DENEMESİ: HAKİKATİN İZİNDE
ŞEHRİN REFLEKSLERİNİ ÖĞRENMEK YAHUT BİR URFA'YI TANIMA DENEMESİ
MANİFESTO
BU SEÇİM...
İBRAHİM’İN MEDİNE’Sİ
SEÇİM VE AMAÇ
KAÇIŞ…
ŞEHRİN MAKAMI
ZAMAN… BİR BÜYÜK SIR…
KÜRT EDEBİYATI ÜZERİNE KISA BİR BAKIŞ
KENDİNİ TANIMAYAN ŞEHİR… URFA -I
YAZMAK…
“COĞRAFYA KADERDİR” VESİLESİYLE
URFACA URFALICA
AK PARTİ’DE ‘AK’IN TUTULMASI
AK PARTİ’DE ‘AK’IN TUTULMASI
VAHY İLE DÜŞÜNME
MÜSLÜMAN’CA DÜŞÜNMEK…
ZİHNİYET KARMAŞIKLIĞI…
SELAHADDİN’İN KİTABI
BOYUNDAN BÜYÜK İŞLERE KARIŞMAK
FOLKLOR VE VAR OLMA YA DA FABLÊN KURDÎ
AHLAK VE HUKUK
HZ. MUHAMMED (SAV)’İ ANLAMAK…
Aşkın ve Geleneğin Şiiri “ESKİ GÜNLERDEN KALAN”
KİTAP FUARI İÇİN ÖNERİLER
Mekân ve Aşk ŞEHİR
KIVIRLIK KUŞLARI…
DOLAR… YA DA KAPİTALİZMİN HÜKÜMRANLIĞI
ANADOLU’DAN BİZE KALANLAR VEYA SANATIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
HAC VE AHLAK
SANAT ESERİ VE İŞLEYİŞ BİÇİMİ
12 Eylül darbesi dolayısıyla ŞİİR VE SAVUNMA
“KIRILMALAR” DOLAYISIYLA FARUK UYSAL ŞİİRİ
ANADOLU'NUN MANEVİ IRMAĞI YUNUS EMRE…
URFA: RUHUN MASALI…
NABİ…
GÖKYÜZÜ MELEKLERİ / AYLİN BEBEK’İN HİKAYESİ
MUHALEFET…
BUGÜN BAYRAM…
MEHMET TALAT AKAY’IN ARDINDAN…
FOLKLOR ŞİİRE DÜŞMAN DEĞİL
ORUÇ VE KUDÜS
SAVAŞ VE UÇURTMA
KUDÜS… EY KUDÜS!
HARRAN ŞİİR AKŞAMI
NASIL BİR ŞEHİR, NASIL BİR MİMARİ?
KADİM ŞEHİR
İNSAN ve ÇEVRE
Sarı Kitap Dolayısıyla TAYYİP ATMACA’NIN ŞİİRİ
GAP GÜNDEMİ İLE 20 YIL…
CAMİLER… İMAMLAR… YA DA MESCİD-İ NEBİ
GÜZEL ADAMLARIN ŞEHRİ
ŞİİR NİÇİN YAZILIR VEYA NİÇİN OKUNUR ŞİİR
ŞEHİR BİZDEN NE İSTER YAHUT BİZİM ŞEHİRDEN BEKLENTİLERİMİZ
ŞEHİR ÜZERİNE DÜŞÜNMEK YA DA KENT KONSEYLERİ
BİR ŞEHİR ELEŞTİRİSİ YAPMAK
ŞEHİRLER ÖLÜR DE
ARAYAN BULUR ŞAHİN DOĞAN GİBİ
ŞEHRİN REFLEKSİNİ ÖĞRENMEK
Siraç SUMAN
KAÇMAK…
GEBECE
ABD’YE OLAN NEFRETİM
ZOR HAYATLAR
AKADEMİK KİTAP OKUMAK Ya da TÜRKİYEDE’Kİ SURİYELİLER
BUGÜN TAŞ ATMA GÜNÜ
SABİR RÜSTEMXANLI İLE
TEMMUZ ATEŞİ
TEK MİLLET TEK DEVLET
ŞEHİR ve İNSAN EĞİTİMİ
ÇANAKKALE RUHU DOLAYISIYLA
ŞEHİR VE KİMLİK
Yeni Bir Harran Dergisi
Aşk ve Mekân ŞEHİR
SAMİMİYET…
ŞEHİR BİZDEN NE İSTER! YA URFA?
ERDEM, İNSAN, ŞEHİR…
GÜZEL ADAMLARIN ŞEHRİ
Temmuz Ateşi
SAMİMİYET…
HİÇLİK… YA DA 15 TEMMUZ SÜRECİ
GÜNEŞİN ALTINDA ÇOK ŞEY OLUYOR
MELA AHMED CİZÎRΒNİN DİLİ
"İçin cennet, dışın cehennem olsa, sana asla dönmem"
BİR SEMPOZYUM'UN ARDINDAN
HARRAN DERGİSİ'NİN KAPANMASI
Türkiyelilik ve Osmanlılık
PERSONNA NON GRATTA
"TANRILAR VE KULLAR"
İNSAN-MEKÂN-ŞEHİR
SİYASETİN AMACI VE SİYASETÇİYE
KİM RÜYAMI GÖRECEK?
YENİ YILA BİR GİRERKEN...
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Sıcak
Güncelleme: 20.06.2019
Bugün
20° - 35°
Cuma
21° - 36°
Cumartesi
22° - 38°
Şanlıurfa

Güncelleme: 20.06.2019
İmsak
03:12
Sabah
04:58
Öğle
12:31
İkindi
16:23
Akşam
19:55
Yatsı
21:33
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı