Yazı Detayı
05 Eylül 2019 - Perşembe 10:23 Bu yazı 613 kez okundu
 
KIRMIZIDIR AŞKIN RENGİ
Ali TUTLUOĞLU
alitutluoglu_1976@outlook.com
 
 

Aşk delice akan bir ırmak gibi kaptırır kendine seni. Farkedemezsin bile onunla hemhal olduğunu. Akışına kaptırıvermişsindir elinde olmadan. Çeker kendine uzaklardan gelen bir hortum misali. Nereye sürüklendiğin çok önemli değildir de o anda aslında. Mutluluktan gökyüzünde uçar gibisindir. Çünkü aşkın rengi kırmızıdır gözlerinden akan yüreğine. Çeker masmaviliklere… Yukarılara, alıp götürür seni aşkın aşkınlığı içinde mavi denizlerdeki berrak sulara. Aşkın rüzgarı seni nereye bırakmıştır çokta önemi yoktur elbette o zaman diliminde. Çünkü büyüsüne varmışsındır o gözlerin içinde ki alev alev yanan yüreğinin. Sen onun gözleri olmuşsundur içine bakan hayatın, o ise aşk olup dokunmuştur ıslak bakan bir nergiz çiçeği gibi…

 

Sen hep ilk günkü gibi yaşarsın aşkı; yüreğinle, aklınla ve her zerrenle aşkı. Mutlusundur nefes alıp vermekten, bakışların ışıl ışıldır gecenin karanlığında, yalnızlığında bile. Her tarafta onun hayaliyle oyalanırsın, sokaktaki insanların yüzünde, caddelerde, işten dönen yorgun gözlerde, mahalle parkının boş banklarında onu hayal edersin istemsizce. Her telefonu “O arıyor.” diye açarsın, tüm mesaj seslerinde onun ılık bakışlarından süzülen sevgi sözlerini ararsın ve köşebaşlarından çıkan her insan silüetinin “O” olduğunu zannedersin. Bir yudum şarab misali gibidir susadığın aslında. Mutluluk şarkılarını içine akıta akıta söylersin ve bir ıslık çalarsın “Sen” aşksın diye. Kan kırmızı rengi bürümüştür her tarafa aşkın. Beni benden çalan, sen eyleyen, benliğimi yok eden, bir çift su yeşili göze zebun eden ey “Aşk” ne yaptın sen bana dersin kendini sorgulayarak çaresizce. Nerdeyim, nasılım, bir aşk bir adamı böyle yapar mı diye sorarsın kendine? Özlemini tüm hücrelerinle hissedersin bütün benliğinle… Onunla kurduğun dünyadan başka, başka hiçbir şeyin önemi yoktur senin için. Bir süre sonra geçer zaman, akar hayat ellerinden toz bulutu gibi uçar gider uzaklara. Artık gerçeklerle yavaş yavaş yüzyüze gelmeye başlamışsındır. Toz pembe hayallerin yerini kapkara zifiri karanlıklarda seni bir ifrit gibi saran rüyalara bırakmıştır. Aşkın seni çektiği yer umduğun gibi çıkmaz. Zaman kahra dönüşmüştür acı su misali. Çünkü, o seninle aynı heyecanı, duyguları paylaşmamaktadır. Aşkın o melal veren akışına kaptırmamıştır kendini. Ve aşk tek kişiliktir moduna dönmüşsündür ister istemez. Yaşarsın bir süre yüreğin ezik, hayallerin soğuk, umutların olmadan aşkı. Yaşarsın bir süreliğine kendi kendine ızdırap vererek ve aklını kullanırsın aşka karşı. Mantığa büründürürsün kendini. Olanları hep hayra yorarsın içinden. Aşkı söndürmek istemezsin yüreğinde. Başta bunu kabullenmek istemezsin ve vardır bir keramet bu işte dersin. Polyanacılık oynamaya başlarsın içinde ve platonizmin dibine vurursun. Dervişane Eyyup sabrıyla uzun beklemelere koyulursun, “İşi çıktı.” dersin, gelmiyorsa “Bugün çok yoğundu.” dersin. Daha düne kadar ne kadar da hoş gidiyordu her şey. Aşkın raksına kaptırmış gidiyordu her şey; tabiat, trafik, telefon, tüm dünya, ben ve sen …

 

Şimdi ise her şey allak bullak. Neden cevapsız kalıyor tüm aramalarım, bekleyişlerim ve umutlarım dersin kendi kendine umarsızca. Sonra düşünürsün daha yakın bir zaman önce günde otuz defa bile aradığında yorgun olsa bile “Ne olur biraz görüşelim.” deyişini aklına bile getirmek istemezsin. Çıldıracakmış gibi olursun tüm bu olanlara karşı. İnanamazsın bu olanlara, nasıl yapılır bu bana dersin kendi kendine. Aşk bu kadar sufli mi, basit midir şimdiler de? Düşünmek istemezsin sana yapılanları. Çünkü bunları muhakeme ettiğinde, yüreğinde acı bir ses duyarsın içine akan. Seni yoran ve gözlerini uzaklara daldıran gerçekle yüzleşirsin az sonra. Sana bir operasyon yapıldığının farkına vardığında acıyla, gerçeklerle yüzleşirsin; ama nafile. İşte o zaman aşkın sana acı verdiğini anlamaya başlarsın inceden inceye. Sana yapılan bu kansız operasyona karşı yüreğini korumaya almak istersin içgüdüyle. Ama acı seni darmadağın etmiştir bile. Yalnızlık deryasına atılmışsındır bir Yusuf misali kuyularda. Düşünmek istemezsin bu olanları. Kendine bahaneler uydurmak istersin, vardır bi

 

hikmeti dersin Nabice. Ama bu işin en kolay yoludur ve acıya karşı korunma içgüdüsür aslında birazcıkta. Bu durumdan memnunsundur. Kimseye ilençlemezsin. Kendine bahaneler uydurarak olgunlaştırıcılık yönünü düşünürsün zamanla aşkın. Hepsi yüreğindeki med-cezirleri yatıştırmak için birer tesellidir aklının sana dayattığı ve acıyla yüzleşmekten kaçtığının farkına varana kadar yüreğin kan revan içinde kalmıştır aşkın sana attığı oklardan dolayı. Sabredersin bu yaralara berelere. İyileşirsem diye sayıklarsın içten içe. “O” yanımda olacaksa ve vuslata erme hazzıyla hmezsin kalbinin kriz geçirdiğini; çünkü aşkın verdiği morfinin etkisinden halen kurtulamamışsındır. Uyanmak istemezsinde bu rahatlatıcı uykudan. Lakin biliyorsundur gerçekle yüzleştiğinde dönüşü olmayan yola gireceğinden ve farkındasıdır onu kaybetmeye. Hazır değilsindir böyle bir duruma. Kaybetmek kalbini yerinden sökmek gibidir diye düşünürsün içten içe. Hep şöyle dersin. Gidiyorsun değil mi? Git; ama giderken beni de yanında götürür müsün dersin kan kırmızı gözyaşlarını içine akıtarak. Evet, hazır değilsindir onu kaybetmeye henüz. Sade ve sadece sana özgü bir şey değildir bu son, işte her aşkın sonunda var olan kaçınılmaz gerçek seni de beklemektedir. Ne yaparsan yap, ne kadar ertelersen ertele, ne kadar kaçarsan kaç yüzleşmekten sonra gideceğin son uzak menzil orasıdır hep. Yalnızlık.

 

Bir süre bu iş böyle gitmez dersin ve aşkı tek kişilik yaşamak yorar seni. Çünkü iki kişilik yaşanması gereken aşkı tek başına gögüslüyorsundur ve bu da iki kişilik yükü tek başına kaldırıyormuşsun gibi bir yük sırtına bindirmiştir ve tek kişilik eforla yorulursun zamanla. Sonra melal denizinde tek başına yüzmek seni yorar. Bitkin düşersin boşuna kulaç atmaktan aşk denizinde. Boğulmaktan kurtulmak istersin aşkın mavi sularında, gözlerinde. Kalbinin yarısını kesip atman gerektiğini anlarsın umutsuzca ve cesaretin varsa sağlam kalan diğer yarısını kurtarabilmen için bir neşter vurman gerekiyordur kangren olmuş diğer yarısına. Yaşaman için bu operasyon gereklidir aslında, yoksa yitip gidecektir tüm benliğin her şeyin… Ve vurduktan sonra neşteri aşk yarasına, iyileşmesi uzun zaman alacaktır kesinlikle. Belki Züleyha bekleyişleri kalbinde olması gerekecektir, Eyyup sabrı dindirecektir gelecek güzel günler için…

 

Elbette, yaranın iyileşmesi çok uzun zaman alacaktır. Bu yarayla yaşamaktansa ölmeyi düşüneceksindir zaman zaman. Geceler şeb-i yelda olacak sana, uykular ise haram. Sabahlar çok uzak, göndoğumlarına özlem duyacaksın kan çanağına dönen gözlerinle. Ama neşteri sen vurduğun için er ya da geç o iyileşmez sandığın yara mutlaka iyileşecektir. Zaman zaman bir sızı hissedeceksindir kuşkusuz geriye dönüp baktığında. Ama doğru olanı yapmışsındır. Çünkü aşk yarası kılıç yarası gibidir, yara iyileşse de izi kalır ve her depreştiğinde sızısı kalır zihninin en üçra köşelerinde.

 

Şimdi aşka çok yönlü bir operasyon yapıldı ey okuyucu.

 

Çünkü aşklar iki kişilik ve faydacı.

Zaman ise onun ilacı.

 
Etiketler: KIRMIZIDIR, AŞKIN, RENGİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
14 Ocak 2020
MAŞALLAH (!) HERKES KARAKÖPRÜLÜ OLDU
42 Okunma.
01 Ocak 2020
DEDE OSMAN AVNİ HAZRETLERİ
102 Okunma.
27 Kasım 2019
SEVMEYİ HEP ERTELEDİK BAŞKA ZAMANLARA
194 Okunma.
12 Kasım 2019
HAK ETTİĞİNİZİ BULURSUNUZ!
188 Okunma.
09 Kasım 2019
ÇOCUK YETİŞTİRMEK BİR SANATTIR
176 Okunma.
25 Eylül 2019
ÇOCUKLAR ÖLDÜ TURNAM SEN ÖLME
413 Okunma.
18 Eylül 2019
NARIN HİKÂYESİ
650 Okunma.
13 Eylül 2019
KÜLTÜR DEĞERLERİMİZDEN...
372 Okunma.
29 Ağustos 2019
YIKILMIŞ BİR MEZARIM Kİ.!
315 Okunma.
20 Ağustos 2019
KÜLTÜR DİLİ OLARAK TÜRKÇE
216 Okunma.
03 Ağustos 2019
BİR OKUYUCU MEKTUBU
263 Okunma.
02 Ağustos 2019
KAHVENİN SERÜVENİ
208 Okunma.
27 Mayıs 2019
SENİ DÜŞÜNMEK
557 Okunma.
08 Nisan 2019
BİR SÜRGÜNDÜR YÜREĞİM
649 Okunma.
19 Mart 2019
GİTMEK GÜZELDİR ÖTELERE
535 Okunma.
12 Mart 2019
CAFE'NİN HİKÂYESİ
435 Okunma.
28 Şubat 2019
KALBİN KIRIK TARAFI
482 Okunma.
20 Şubat 2019
MEDENİYETİN ÇILDIRDIĞI AN
511 Okunma.
11 Şubat 2019
ADALET ÖZGÜRLÜK VE ONUR. HER ŞEY İNSANLIK İÇİN
758 Okunma.
04 Şubat 2019
GİDİŞİNLE...
704 Okunma.
14 Ocak 2019
HOŞ BİR SADÂ..!
1254 Okunma.
04 Ocak 2019
URFALI MEHMET AKİF
898 Okunma.
14 Kasım 2018
GİTMESEYDİN EĞER
1291 Okunma.
03 Kasım 2018
BİR ÇAĞRIDIR ŞİİR
1132 Okunma.
27 Ekim 2018
GÜL BAHÇESİ
905 Okunma.
26 Eylül 2018
YOKLUĞUN VARLIĞINDA
2076 Okunma.
05 Eylül 2018
ACI HAYAL
2038 Okunma.
30 Ocak 2018
NARIN HİKÂYESİ - 2
6256 Okunma.
29 Ocak 2018
NARIN HİKÂYESİ - 1
1058 Okunma.
03 Ocak 2018
DEDE OSMAN AVNİ HAZRETLERİ
1475 Okunma.
29 Aralık 2017
KÜLTÜR ve DİL- 2
1009 Okunma.
28 Aralık 2017
KÜLTÜR ve DİL- 1
966 Okunma.
23 Ekim 2017
KARAKÖPRÜ'DE ALİ BABA HAYRATI
1433 Okunma.
13 Eylül 2017
BİR ÇAĞDAŞ OZAN'IN CANDAN TANELERİ
1473 Okunma.
20 Haziran 2017
HERKES KARAKÖPRÜLÜ OLDU
2005 Okunma.
27 Mayıs 2017
BÜYÜKŞEHİR’İN KİTAP TANITIM GÜNLERİ
1749 Okunma.
13 Mayıs 2017
BİRAZ DA NOSTALJİ
1429 Okunma.
14 Şubat 2017
SEVGİLİLER GÜNÜNE DAİR..!
1939 Okunma.
07 Ocak 2017
MEHMET AKİF İNAN ve SENDİKACILIK
2300 Okunma.
10 Ekim 2016
DİL ÜZERİNE BİR DENEME
1944 Okunma.
18 Ağustos 2016
BEN DE SİZİN KADAR BURALIYIM -2
1834 Okunma.
17 Ağustos 2016
BEN DE SİZİN KADAR BURALIYIM -1
1773 Okunma.
23 Haziran 2016
"BU ŞEHRİN GECELERİ"
1946 Okunma.
31 Mayıs 2016
ŞANLIURFA'NIN AK ve karası
1836 Okunma.
25 Nisan 2016
"HAYIRDA YARIŞANLAR OLUN"
1846 Okunma.
16 Nisan 2016
KARAKÖPRÜ’DE ALİ BABA HAYRATI
2145 Okunma.
14 Nisan 2016
GAP KIZ ANADOLU LİSESİ VE AHMET ÖZYAVUZ
1928 Okunma.
03 Mart 2016
YILDIZ YAĞMURU-2
1667 Okunma.
01 Mart 2016
YILDIZ YAĞMURU-1
1619 Okunma.
13 Şubat 2016
AZİZ VALENTİN GÜNÜ…!?
654 Okunma.
15 Ocak 2016
TARİHİ AÇIDAN BAĞIMLILIK
1851 Okunma.
01 Aralık 2015
"M. NİHAT KÜRKÇÜOĞLU FIRÇASINDAN" ŞANLIURFA ALBÜMÜ ÜZERİNE
1453 Okunma.
27 Şubat 2015
YEŞİLAY ve TBM
2284 Okunma.
22 Ağustos 2014
ÖZGÜR DÜŞÜNCEYİ KAVRAMAK
2093 Okunma.
16 Ağustos 2014
ŞAZELİ ŞEYHİ ALİ DEDE
4137 Okunma.
06 Ağustos 2014
HZ. İBRAHİM, DERGÂHTA YAPILAN ZİKİRLER VE İHSAN ÇERMİKLİ
4472 Okunma.
04 Temmuz 2014
ALİ BABA CAMİİ'NDE RAMAZANI YAŞAMAK
2523 Okunma.
21 Haziran 2014
IRMAKLARI KAN AKAN COĞRAFYA
2128 Okunma.
22 Mayıs 2014
URFA’NIN KÜLTÜREL VİZYONU NASIL OLMALI
2809 Okunma.
17 Mayıs 2014
"KÖMÜR KARASIDIR GÖZYAŞI"
2503 Okunma.
09 Mayıs 2014
ŞEHİR VE MEDENİYET
2569 Okunma.
18 Nisan 2014
YENİDEN MERHABA
2604 Okunma.
Haber Yazılımı