Yazı Detayı
15 Ocak 2015 - Perşembe 08:30 Bu yazı 1447 kez okundu
 
İyiliğin ölçüsü?
Veysel POLAT
bilgi@gapgundemi.com
 
 

15 günde bir çıkan GAPGündemi'ni haftalık yapmıştık. Güçlü kadrosu, özgün haber ve fikirlerin yer aldığı gazetemiz yalnız Urfa'da değil, posta yoluyla Türkiye genelinde bir çok yer ve kişiye de ulaşıyordu.

Profesyonel, birikimli arkadaşların şekillendirdiği gazete; Urfa'da olduğu kadar dışarıda da dikkat ve ilgi çekiyordu. İçerik, yayın politikası ve etkinliğiyle GAPGündemi, klasik 'yerel basın - Anadolu basını' çerçevesini aşıyordu.

Işığın sinekleri çekmesi gibi, gazetenin etki ve saygınlığı, birçok zaaf sahibi fırsatçıları da yanımıza çekiyordu. Gazeteciliği kamunun emaneti ve namus bildiğimiz için, fark ettiğimiz ve gördüğümüz bütün bu insanlara aramızda yer vermemeye, işimizi onlardan uzak tutmaya gayret ettik.

İnsanlık hali, bazen kandığımız ve kandırıldığımız da oldu. Ancak fark ettiğimizde bedeli ne olursa olsun diyerek, kesip attık o elleri.
Urfa'mızdaki 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü etkinliklerine bakarken aklıma bu deneyimlerimizden biri geldi..

GAPGündemi, bütün ilçelerimizle birlikte bölgemizdeki illere de açılmaya başlamıştı. Bir ilin merkez temsilciliğini verdiğimiz arkadaş öylesine hızlı başlamıştı ki dikkatimizi çekiyordu. İşin başında kendisiyle görüşmüş, kendisi bilen - tanıyan hemşehrilerinden soruşturmuş 'tamam' demiştik. Ama daha işin başındayken talepleri, alış - verişi, haber ve gazetecilik yaklaşımı bizi uğraştırıyor - yoruyordu.

Çok geçmedi.. Beraberliğimizin ikinci ayında Urfa'daki bir hemşehrisi beni telefonla aradı. Yüzyüze görüşmek istediğini söyledi.

Davet ettim, gazeteye geldi. Bürokrattı. Yüzü kıpkırmızı, sıkılıyor, zorlanıyordu.

Lütfen, dedim. Ne söyleyecekseniz rahatça söyleyin. Birbirimizi tanıyoruz, samimiyetimiz dostluğumuz var. Çekinmeyin dedim.

Ben de buna dayanarak geldim. İlimizin bir milletvekili beni aradı. Kişisel dostluğum var kendisiyle. Gazetenizde çıkan röportajı ile ilgili temsilciniz olan arkadaş kendisinden yüklü bir para istemiş. Milletvekilimiz pazarlık yapmak istemiş ama temsilciniz olan arkadaş miktarı sizin belirlediğinizi söylemiş. Bunun üzerine Milletvekilimiz de parayı ödemiş.

Vekilimiz paranın peşinde değil.. Sizinle daha önce görüşmüş, tanışmışsınız. Bu olayı size yakıştıramamış. Beni aradı, olaydan haberiniz olup olmadığını öğrenmemi istedi, dedi.

Hemen telefonla il temsilcisi arkadaşı aradım. Olayı aktardım. Evet dedi, itiraf etti. Fazla umursamadan, hatta biraz da gururlanarak.

Aldığın o para senin namusunun, bizim de şerefimizin karşılığı mı? Dava, dostluk, gazetecilik, doğrulara memlekete sahip çıkmak böyle mi oluyor..

Almış olduğun parayı ben iade ediyorum, artık bizimle alakan kalmadı, vermiş olduğum kimlik kartını da iade et, dedim.

Ben telefonu kapattım. Yanımdaki bürokrat, milletvekili arkadaşını aradı. Durumu aktardı. Telefonu bana verdi. Milletvekili, söz konusu kişiyle eski arkadaş olduğunu, onu iyi tanıdığını ama bizlerle yeni tanıştığını, memnuniyetini belirtti. Bu durumdan dolayı kendisi ve memleketi adına da özür dilediğini söyledi. Hassasiyetleri ve iyi dilekleri için ben de teşekkür ettim.

Temsilcimiz olan Gazeteci arkadaş ertesi gün Urfa'ya geldi. Gazetede yerine oturmadan elindeki gazete tanıtım kartını masamın üzerine koydu, buyur dedi.

Çok rahattı. Üzerindeki ağır bir yükten kurtulmuş gibi koltuğa yayıldı ve gözlerimin içine bakarak, büyük abi edasıyla beni süzdü. Başını sağa sola salladı.

Bu kafayla sen bu işi yapamazsın. Vurmazsan, çarpmazsan bu iş nasıl yürüyecek? İyi gazeteci dediğin ilin valisini, belediye başkanını, milletvekilini gece 12'den sonra yatağından kaldırtıp çiğköfte yaptırabilen, hatta üzerine bir de künefe ısmarlatabilendir.. Siz iyi vuruyorsunuz ama dönüp payınızı almasını bilmiyorsunuz. Sizin açtığınız alan üzerinden iş başına gelen siyasetçi, bürokrat, işadamı elde ettiği imkanlardan size bir pay veriyor mu? İstemezsen vermezler, almasını bileceksin..

Biraz daha hayat tecrübelerini anlattı. Geçmişteki gayretlerini, hapse düştüğünü.. Kendisinin içeride, ailesinin dışarıda sahipsiz kaldığını.. Vatan - millet için uğraşmanın karın doyurmadığını..

Ayırdık yollarımızı arkadaşla.

"İyilik" insanın mayasında olmalı herhalde. Cevher gibi.

GAPGündemi, Sezai Karakoç'un Urfa tanımlaması gibi "Kambur balığın sırtındaki pul misali"

"İyi gazeteci" arkadaş bugün epey mesafe almış durumda.

Bizden ayrıldıktan sonra Milletvekili ve Bürokrat arkadaşının da yardımıyla kendi gazetesini çıkarmaya başladı. Matbaası satın aldı. Bölgesel cemiyet kurdu. Başkan oldu. Tv programı yapmaya başladı. Türkiye çapında birçok etkinlik düzenledi. Düzenlediği etkinlikler yurtdışına da taştı. Düzenlediği etkinliklere yurt içinden ve yurtdışından birçok devlet adamı, siyasetçi, bürokrat, sanatçı, gazeteci.. katılıyor.

15 Yıl kadar oldu. Arada karşılaştığımız da oldu. Mahalleden birbirini tanıyan eski arkadaşlar gibi karşılaşıyoruz. Onca başarısına rağmen bir şeyini kaybetmişliğin da mahcubiyeti görünüyor alnının ortasında.

Bu başarıların arkasında epey emek, zahmet var. Payını aldığı, o kadar yapılmış "büyük iş"in ortağı olmak kolay değil.

"İyi - büyük gazeteci" sayımız az değil. Öyle ki toplumumuzda kendi alanında ne kadar dikiş tutturamamış vatandaşımız varsa, şansını bir de "gazetecilik" alanında deniyor.

Burada nasıl bir pay peşinde koşuluyorsa ahirette de bu koşuşturmalardan bir pay çıkacak her gazetecinin karşısına..

Siyaset, bürokrasi, yargı ve toplumumuzun genel seviyesi, durumu en açık haliyle ortada.

Gazeteci ve basın memleketin tuzu olacak.

Terazinin bozulduğu, ölçünün şaştığı bir zaman ve memlekette..

Bırakın birkaç insan da kötülerle kötü olsun..

Hiçbir makamdakiyle ahbap - çavuş ilişkisine girmeden, sınırları içerisinde saygılı ve seviyeli ilişkiler geliştirebilsin.

Yuvarlak, kare, parelel, üçgen, militan, gerilla olmadan; hak ve hakikatın, hukukun savunucusu olsun.

İzlesin, araştırsın, okusun, soru sorsun, sorgulasın. Dünü hatırlatsın, yarınlar için önerilerde bulunsun. Kayıt tutsun, hesap sorsun. Hak - hukuk diye bağırsın delicesine.

Varsın anılmasın, alkışlanmasın. Taşlansın, sürülsün, mahpus edilsin, vurulsun.

Değil mi Hz.İbrahim'in şehri?.. Ateşler İbrahimler için. İyiler yakılmalı.

 
Etiketler: İyiliğin, ölçüsü
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Parçalı Bulutlu
Güncelleme: 19.02.2018
Bugün
- 16°
Salı
- 14°
Çarşamba
- 15°
Şanlıurfa

Güncelleme: 19.02.2018
İmsak
05:41
Sabah
07:03
Öğle
12:46
İkindi
15:47
Akşam
18:17
Yatsı
19:32
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
46
41
4
4
14
22
2
Galatasaray
44
47
6
2
14
22
3
Fenerbahçe
44
44
2
8
12
22
4
Beşiktaş
41
41
3
8
11
22
5
Kayserispor
35
30
5
8
9
22
6
Sivasspor
34
30
8
4
10
22
7
Trabzonspor
33
36
5
9
8
22
8
Göztepe
33
35
6
6
9
21
9
Kasımpaşa
29
34
9
5
8
22
10
Yeni Malatyaspor
28
24
8
7
7
22
11
Bursaspor
27
31
9
6
7
22
12
Akhisarspor
27
28
9
6
7
22
13
Antalyaspor
24
26
10
6
6
22
14
Gençlerbirliği
22
26
9
7
5
21
15
Alanyaspor
21
34
13
3
6
22
16
Atiker Konyaspor
21
23
11
6
5
22
17
Osmanlıspor FK
19
31
13
4
5
22
18
Kardemir Karabükspor
12
15
16
3
3
22
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı