Yazı Detayı
10 Mart 2018 - Cumartesi 11:20 Bu yazı 2056 kez okundu
 
HZ. PEYGAMBER’İN (SAV) MISIRLI EŞİ
Ayser POLAT
 
 

Güney Mısır'ın Hafn adı verilen köyünde dünyaya geldi. Babası Şem'un, ülkenin yerli halkı olan Kıptîlerdendir. Annesinin ise Rum asıllı bir Hıristiyan olduğu zikredilir.[1] Mâriye (rah), Hz. Peygamber'in (sav) Hicretin 7. Yılında çevre ülke hükümdarlarına İslâm'a davet mektubu göndermesi neticesinde Mısır Mukavkısı Cüreyc b. Minâ tarafından Hz. Peygamber'e (sav) hediye olarak takdim edilmiş, daha sonra da Allah Rasûlü'nün (sav) hanımları arasına dahil olmuştur.

Hz. Peygamber (sav) Mekke müşrikleriyle akdedilen Hudeybiye Barış Antlaşması'nın imzalanmasının hemen ardından Arap Yarımadası'nda bulunan kabilelere, bunun ardından da komşu devletlere İslâm'a davet mektupları göndermeye başladı. Bu kabilden olarak sahâbeden Hz. Hâtıb b. Ebû Beltea'yı (ra) da aşağıdaki davet mektubuyla Mısır Mukavkısı Cüreyc b. Mînâ'ya gönderdi:

"Esirgeyen ve bağışlayan Allah'ın adıyla! Allah'ın kulu ve elçisi Muhammed'den, Kıptîlerin büyük başkanı Mukavkıs'a: Allah'ın selamı hakikat yolundan gidenlerin üzerine olsun! Ben sana İslâm'ın daveti ile sesleniyorum. Şayet İslâm'ı kabul edersen esenliğe ulaşırsın ve Allah seni iki kez sevapla ödüllendirir; ama bundan kaçınırsan tüm Kıptîlerin günahını da sen üstlenmiş olursun.

Ey kendilerine Kutsal Kitap verilenler! Gelin sizinle bizim aramızda ortak olan bir kelime üzerinde, "Allah'tan başkasına kulluk etmemek, ona hiçbir şeyi ortak koşmamak ve aramızda Allah'tan başka kimseyi Efendi olarak kabul etmemek konusunda" birleşelim. Artık yüz çevirip bundan kaçınacak olurlarsa şöyle deyiniz: "Siz şahit olun ki bizler kesinlikle (Allah'a) teslim olmuş Müslümanlarız".

Mektubun okunması tamamlanınca Mukavkıs, Allah Rasûlü'nün (sav) elçisi Hâtıb'a (ra) bazı sorular sordu: "O gerçekten peygamberse, kendisini öz yurdundan çıkarıp başka bir yere sı-ğınmak zorunda bırakan kavmine neden beddua etmedi?". Elçinin bu suale verdiği cevaplar gerçekten ikna ediciydi. Mukavkıs, bunun üzerine şu itirafta bulundu: "Ben İsa'dan sonra bir peygamber daha gönderileceğini biliyordum. Fakat onun Şam'dan çıkacağını sanıyordum. Çünkü daha önceki peygamberler hep oradan çıkmıştı. Bununla beraber son peygamberin sertlik, darlık ve yoksulluk ülkesi olan Arabistan'dan çıkacağını da yine kitaplarda okumuştum. Bizim vasfını Allah'ın Kitabı'nda yazılı bulduğumuz son peygamberin gönderilme vakti, işte tam bu zamandır. 

Biz onun vasfını, 'İki kız kardeşi bir nikâh altında birleştirmez. Hediyeyi kabul eder, sadakayı kabul etmez, fakirlerle oturup kalkar' diye de kitaplarda yazılı bulmuştuk. Evet o Peygamber ülkelere hâkim olacak. Kendisinden sonra arkadaşları buralara kadar gelip fethedecekler. Bunları açıkça biliyorum. Fakat ona uymak hususunda halkım beni dinlemez. Ayrıca ben de saltanatımdan ayrılmayı da göze alamam. 

Zira bu hususta çok hırslıyım. Ben halkıma bundan ne bir kelime bahsederim, ne de bu konuşmamı onlara bildiririm." Mukavkıs, davete olumsuz cevap vermekle birlikte Hz. Peygamber'in (sav) elçisi Hâtıb'a (ra) ün yüksek düzeyde ikramda bulundu. Onu beş gün sarayında misafir etti. Güzel bir şekilde ağırladı. Dönüş yolunda Peygamberimize (sav) hitaben bir mektup yazdı. Aslı günümüze kadar ulaşabilmiş bulunan cevabî mektubunda kral, daveti nazik bir dille reddetmiş, bununla birlikte iki cariye, bir elbise ve bir katırdan oluşan hediyeler gönderdiğini ifade etmiştir. Mısır'da gelen cariyelerden birisi de Allah Rasûlü'nün (sav) son çocuğu İbrahim'in annesi Mısırlı Mâriye'dir.[2] Mâriye'yle  (rah) birlikte kız kardeşi Sirin de gönderilmişti. Allah Rasûlü (sav) gelen cariyelerden Mâriye'yi (rah) kendisine alırken, Sirin'i de şairi Hz. Hassân b. Sabit'e (ra) hediye etmiştir.[3]

Hz. Hatice (rah) dışında hiçbir hanımından çocuğu olmayan Allah Rasûlü'nün (sav) Hicretin 8. Yılının Zilhicce ayında (Nisan 630) Mâriye'den (rah) İbrahim adında bir oğlu dünyaya geldi. Rasûl-i Ekrem'i (sav) ziyadesiyle memnun eden bu doğum aynı zamanda Mâriye'nin (rah) de ümmüveled statüsüne geçerek hürriyetini kazanmasına vesile oldu. Oğlunun doğumu kendisine Ebû Râfi (ra) tarafından müjdelendiğinde, Hz. Peygamber (sav) ona bir köle hediye etmiştir. Çocuk, Medine civarında yaşayan sütanneye verildi. Rasûlüllah (sav) o eve sık sık oğlunu görmeye giderdi. 

Sahâbeden Hz. Enes b. Mâlik (ra) bu konuda şöyle der: "Aile efradına karşı Peygamber'den (sav) daha müşfik olan hiç kimseyi görmedim. Oğlu İbrahim'in Medine'nin kenar mahallerinde oturan bir sütannesi vardı. Sütannenin kocası bir demirci idi. Beraberinde biz de olduğumuz halde oraya giderdi. Varınca demircinin dumanlanmış evine girer, çocuğu kucaklar, öper koklar ve bir müddet sonra da geri dönerdi: Bunu yaptığı zaman da kendisi Arap Yarımadası'nın hemen tamamını kaplayan ve Bizans İmparatorluğu'nun güney sınırlarına uzanan Medine devletinin tartışmasız yöneticisiydi".[4]

İbrahim, çocuk yaşında sütannesinin evinde vefat etti. Onun ömrüyle ilgili olarak değişik rivayetler vardır. Bazıları vefatında 15 aylık olduğunu, bazıları 2.5 aylık ve diğerleri 1 yıl 10 aylık olduğunu söylerler. Hz. Âişe'nin (rah) rivayetine göre İbrahim 17 veya 18 ay yaşamış, vefat edince de Cennetü'l-Bakî'ye defnedilmiştir. İbrahim'in doğumu Hz. Peygamber'i (sav) memnun ettiği gibi, vefatı da aynı derecede üzmüştür. Öyle ki onu toprağa verdikten sonra göz yaşlarını tutamamıştır. Sahâbîler kendisini teselli ettiler. Ardından da başkalarına üzüntülerini azaltmalarını öğütlediğini, ama kendisinin niçin bu şekilde ağladığını sordular. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Ben feryat figan ağlamayı ve ölünün aşırı övülmesini yasakladım. Sizin bende gördüğünüz ancak sevgi eseridir ve kalpteki merhamettir; merhamet etmeyene merhamet edilmez. Çocuğumuz için üzülüyoruz, gözler yaşla doluyor ve kalp içe doğru kabarmaktadır, yine de Rabbimizi üzecek hiçbir şey söylemeyiz. İbrahim, eğer bu, herkes tarafından takip edilecek yol olmasaydı ve en sonuncumuz ilk gidenimize kavuşacak olmasaydı, senin için bundan daha fazla üzülürdüm".[5]  Allah Rasûlü (sav) bunun ardından da vefat eden oğlu hakkında şöyle buyurmuştur: "İbrahim, benim oğlumdur. O, memede iken öldü. Onun iki tane süt annesi vardır. Süt müddetini Cennet'te tamamlayacaktır.[6]

Genç, aynı zamanda güzel bir hanım olan Mâriye'nin (rah)  kısa süre sonra Hz. Peygamber'e (sav) bir erkek çocuğu vermesi, Allah Rasûlü'nün (sav) de Mâriye'ye (rah) daha çok ilgi göstermesi başta Hz. Âişe (r.anha) olmak üzere diğer hanımlarının kıskanmalarına sebep olmuştur. Nitekim Hz. Âişe (rah), Mâriye'yi (rah) kıskandığını şu sözleriyle itiraf eder: "Mâriye'yi hiçbir kadından daha fazla kıskanmadım. Kıvırcık saçlıydı. Allah elçisi onu beğenmişti. Geldiği zaman Hz. Peygamber (sav) onu Ensârdan Hârise b. Numan'ın (ra) evine yerleştirmişti. Böylece o, benim komşum olmuştu. Rasûlüllah (sav), bütün gün boyunca onun yanında kalıyordu. Ben bu durumdan acizlenip şikayete başlayınca onu Medine'nin Âliye denilen yukarı mahallesine taşıdı. Ancak burada da onun yanına sık gidip geliyordu. Daha sonra da Allah ona bir çocuk verdi, halbuki bizi bundan mahrum bırakmıştı".[7]

Hanımlarının Mısırlı eşini kıskanmalarından ve bunu açıkça belli etmelerinden oldukça rahatsız olan Allah Rasûlü (sav), hanımlarına kendine Mâriye'yi (rah) haram kıldığını bildirmiştir. Bunun üzerine eşlerini memnun etmek için Allah'ın kendisine helâl kıldığını kendisine haram kılmasını doğru bulmayan âyetler nazil olmuştur.[8] Bu âyetlerin Hz. Peygamber'in (sav) diğer eşi Zeyneb bint Cahş'ın (rah) evinde bal şerbeti içmesinin kıskanan hanımlarına balı kendisine haram kıldığını söylemesi üzerine indiği de kaydedilir.[9]

Mâriye (rah), Hicretin 16 yılının Muharrem ayında Medine'de vefat etti. Cenaze namazı halîfe Hz. Ömer (ra) tarafından kıldırıldıktan sonra Bakî mezarlığına defnedildi.[10] Hanımı Mâriye (rah)) sebebiyle Mısırlıları kendisine akraba kabul eden Rasûl-i Ekrem (sav), ashâbına ileride Mısır'ın fethedileceği zaman bölge halkına iyi davranılmasını tavsiye etmiştir.

 "Siz muhakkak Mısır'ı fethedeceksiniz.  Orasını fethettiğiniz zaman ahâlisine iyi muamelede bulunun. Çünkü onların bir zimmet ve rahim (hakk)'ı vardır, yahut bir zimmet ve sıhriyeti vardır".[11]

Allah Rasûlü'nün (sav) bu sözü Müslümanların Mısır halkına şefkatle muamele etmelerine sebep olan etkenlerden birisi olmuştur.  Hz. Ömer (ra) de, Müslümanlarla savaşıp esir edildikten sonra Mısır fatihi Amr b. el-Âs (ra) tarafından Medine'ye gönderilen Mısır'ın Bilhit ve Sultays halkına esir muamelesi yapmayarak, onları memleketlerine geri göndermiş ve kendilerini zimmî statüsünde saymıştır.[12] 

Halîfenin bu davranışı, muhtemelen onların Rasûlüllah (sav) ile akraba sayılmalarından kaynaklanmıştır, denilebilir. Bu tasarrufuyla Hz. Ömer (ra), Müslümanlarla savaşan ve mağlup olan Mısırlıları esir, onların topraklarını da ganimet olarak kabul etmediğini göstermiştir. Ayrıca halîfenin emriyle Mısır fatihi Amr b. el-Âs'ın (ra) Mâriye'nin (rah) soyu olan Kıptîlere yakın davranması, onlarında Mısır'ın yeni sahiplerine yakın davranmaları sonucunu getirmiş, onlar da buna mukabil Müslümanlara mukavemet göstermedikleri gibi, üstelik ülkeyi istila altında tutan Rumlara karşı Müslüman fatihlere yardımcı olmuşlar, dolaylı bir şekilde Mısır'ın fethine mühim katkı sağlamışlardır. Bu sebeple Mısır'ın Müslümanlar tarafından fethinde Kıptîlerin paylarını unutmamak gerekir.[13]

Hz. Peygamber'in (sav) bu tavsiyesi daha sonra da etkinliğini sürdürmüştür.  Belâzürî'nin rivayetine göre, Hz. Hüseyin (ra) veya oğlu Ali b. Hüseyin (ra) Muâviye'den Rasûlüllah'ın (sav) oğlu İbrahim'in annesinin Mısır'daki köy halkının cizyesinin kaldırılmasını rica edince Muâviye bu köyün cizyesini kaldırmıştır.[14]
[1]     Hamidullah, Muhammed İslâm Peygamberi, II, 691.
[2]     İbn Sa’d, I, 260; İbn Abdilberr, I, 315.
[3]     İbn Abdilberr, I, 325; İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-Ğâbe, II, 7.
[4]     Müslim, Fedâilü’s-Sahâbe 63.
[5]     Buhârî, Cenâiz 32
[6]     Müslim, Fedailü’s-Sahâbe, 15).
[7]     İbn Hacer, IV, 391.
[8]     Tahrîm, 66/1-2
[9]     Buhârî, Tefsir 66).
[10]    İbn Sa’d, VIII, 216
[11]    Müslim, Fedâilü’s-Sahâbe, 227
[12]    Belâzurî, Futûhu’l-Buldân, s. 303
[13]    Bk. Apak, Âdem, İslâm Siyaset Geleneğinde Amr b. el-Âs, s. 84-115.
[14]    Belâzurî, Futûhu’l-Buldân, s. 307. Ayrıca bk. Ayşe Abdurrahman, Terâcimü Seyyidâti Beyti’n-Nübüvve, Kahire ts. s. s. 396-410; Uraler, Aynur, “Mâriye”, DİA, XXVIII, 63-64.

 
Etiketler: HZ., PEYGAMBER’İN, (SAV), MISIRLI, EŞİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
28 Mart 2020
SALGIN VE PROVAKASYON
116 Okunma.
21 Mart 2020
ŞUUR OLMAYINCA EMEK ÇÖPE GİDİYOR
206 Okunma.
14 Mart 2020
KORONAVİRÜS FIRSATÇILARI
227 Okunma.
09 Mart 2020
YOLLAR
144 Okunma.
07 Mart 2020
RABBİM HUDEYBİYE’YE ÇEVİRSİN
152 Okunma.
29 Şubat 2020
SERDENGEÇENLER
236 Okunma.
27 Şubat 2020
HAYATIN RENKLERİ / RENKLİ HAYATLAR
196 Okunma.
22 Şubat 2020
REYTİNG CANAVARININ SON KURBANI: ATAKAN
191 Okunma.
19 Şubat 2020
HAYATA DAİR
204 Okunma.
15 Şubat 2020
AH BE KADİR…
281 Okunma.
13 Şubat 2020
KEŞKE DEMEDEN ÖNCE
185 Okunma.
08 Şubat 2020
GEÇMİŞ OLSUN TÜRKİYEM..
254 Okunma.
31 Ocak 2020
ÖNCE DUYARLILIK
304 Okunma.
25 Ocak 2020
ÇOCUKLARIMIZ..
285 Okunma.
18 Ocak 2020
DUYGU DÜNYAMIZ
182 Okunma.
11 Ocak 2020
YENİDEN ISINAN ORTADOĞU AKREP VE KURBAĞA
269 Okunma.
04 Ocak 2020
İDLİP’TEKİ BEBEKLER İÇİN
232 Okunma.
28 Aralık 2019
YERLİ OTOMOBİL “TOGG”
306 Okunma.
27 Aralık 2019
RİBAL SALGINLARA DİKKAT
127 Okunma.
21 Aralık 2019
GEÇ KALMAYALIM
198 Okunma.
14 Aralık 2019
AFRİKA'NIN UMUDU OLMAK
244 Okunma.
07 Aralık 2019
CEREN YENİDEN DOĞMAYACAK
196 Okunma.
30 Kasım 2019
SOĞUKLARA DİKKAT
370 Okunma.
28 Kasım 2019
AİLEDE YABANCILAŞMAK
345 Okunma.
23 Kasım 2019
İNSANOĞLU
347 Okunma.
18 Kasım 2019
ÜMİTSİZLİK
346 Okunma.
16 Kasım 2019
NE OLUYORUZ!
290 Okunma.
09 Kasım 2019
AKSARAY’DAKİ NASİPSİZ ANNELER
361 Okunma.
02 Kasım 2019
VOLTAJDAKİ DALGALANMA CEP YAKIYOR
494 Okunma.
26 Ekim 2019
DEVLET, ZİNCİR SOYGUNCULARA “BEN BURADAYIM” DESİN!
422 Okunma.
19 Ekim 2019
BARIŞ PINARINDA DEZENFORMASYON KONSORSİYUMU
346 Okunma.
12 Ekim 2019
POPÜLER İHANET
316 Okunma.
05 Ekim 2019
URFALI BEKLİYOR
415 Okunma.
28 Eylül 2019
TEŞEKKÜRLER
432 Okunma.
21 Eylül 2019
DÜNYA ŞEHİRLERİ KLASMANI VE URFA
405 Okunma.
14 Eylül 2019
ALLAH HAYRA ÇEVİRSİN
684 Okunma.
07 Eylül 2019
KARANLIĞIN BEKÇİLERİ SÖZDE AYDINLAR
490 Okunma.
31 Ağustos 2019
KADINA YÖNELİK ACZİYET
564 Okunma.
24 Ağustos 2019
ORMAN YANGINLARI
419 Okunma.
17 Ağustos 2019
BAYRAM MATEM OLDU
470 Okunma.
15 Ağustos 2019
KURBAN VE BAYRAM
363 Okunma.
10 Ağustos 2019
“ALLAH ANCAK TAKVA SAHİPLERİNDEN KABUL EDER”
455 Okunma.
03 Ağustos 2019
“BU TESİSE BU PERSONEL YAKIŞMIYOR”
394 Okunma.
27 Temmuz 2019
ÇİFTLİK KAFASI MEMLEKET İDARESİ
422 Okunma.
19 Temmuz 2019
ABDULLAH BİN SÜHEYL (R.A.)
339 Okunma.
18 Temmuz 2019
BİR MEKTUP
390 Okunma.
13 Temmuz 2019
NASIL BU HALE GELDİK!
727 Okunma.
06 Temmuz 2019
SICAKLARA DİKKAT
425 Okunma.
03 Temmuz 2019
AFRA BİNTİ UBEYD (R. ANHA)
419 Okunma.
29 Haziran 2019
“SANCAK ŞEHRİ URFA” VE SOSYAL DOKUNUN ÇÜRÜYÜŞÜ
470 Okunma.
22 Haziran 2019
ÇOCUKLARDA GECE TERÖRÜ
440 Okunma.
15 Haziran 2019
KARNE HEYECANI
596 Okunma.
13 Haziran 2019
ÜMMÜ EYMEN (R.ANHA)
429 Okunma.
12 Haziran 2019
ZEYNEP BİNT-İ HUZEYME
382 Okunma.
08 Haziran 2019
BAYRAM, TRAFİK VE BİLANÇO
485 Okunma.
01 Haziran 2019
RAMAZAN NASIL GEÇTİ?
410 Okunma.
27 Mayıs 2019
TV VE İNTERNET PRANGASI
403 Okunma.
25 Mayıs 2019
ÖTELEDİĞİMİZ RUH SAĞLIĞI 2
446 Okunma.
18 Mayıs 2019
ÖTELEDİĞİMİZ RUH SAĞLIĞI (1)
447 Okunma.
11 Mayıs 2019
ÖYLE BİR ZAMANDA GELDİ Kİ RAMAZAN-I ŞERİF
554 Okunma.
04 Mayıs 2019
SUÇ VE CEZA
529 Okunma.
27 Nisan 2019
YARGIDAN MİDEMİZ BULANIYOR
605 Okunma.
24 Nisan 2019
NEDEN BU KADAR ZOR Kİ?
508 Okunma.
20 Nisan 2019
TOPLUMUN YABANCILAŞMASI DEĞİŞEN DEĞER YARGILARI
631 Okunma.
13 Nisan 2019
EY OĞUL…
583 Okunma.
06 Nisan 2019
10 YILDA YARIM MİLYON VE BEKLEYEN SORUNLAR
566 Okunma.
30 Mart 2019
BİZ “İLLE DE HÜRRİYET” DİYORUZ PEKİ YARIN NE OLACAK?
643 Okunma.
23 Mart 2019
GOLAN TEPELERİ VE 52 YILDIR UYUYAN UYDU ARAP REJİMLERİ
608 Okunma.
16 Mart 2019
YENİ ZELANDA’DA 49 ŞEHİT
577 Okunma.
13 Mart 2019
MUTLULUĞUN RESMİ
584 Okunma.
09 Mart 2019
KLASİK 8 MART VE PEMBE RESİMLER
604 Okunma.
02 Mart 2019
HASRETE YOL ALMAK
1152 Okunma.
23 Şubat 2019
ÇOCUK YAŞTA EVLİLİK VE DOMİNO TAŞI
603 Okunma.
16 Şubat 2019
İBRETLİK
774 Okunma.
09 Şubat 2019
“İNSAN”
977 Okunma.
02 Şubat 2019
“SEMAH MÜBAREK” ADIN “CRİSTİNA” OLSA
931 Okunma.
26 Ocak 2019
DİJİTAL SİYASET – GOYGOYCU TAYFA
943 Okunma.
19 Ocak 2019
NEREDE ADALET
893 Okunma.
05 Ocak 2019
“HADİ BE OĞLUM” ‘HADİ BE İNSAN’
982 Okunma.
29 Aralık 2018
ORTA SINIFIN YOK OLUŞU
959 Okunma.
22 Aralık 2018
VEFA
966 Okunma.
08 Aralık 2018
ÇOCUKLAR YANSIMADIR
888 Okunma.
01 Aralık 2018
EKONOMİK KRİZ “DEĞİL” VİCDANİ KRİZ
1014 Okunma.
24 Kasım 2018
ÖRNEK YAŞAMLAR- 5 HZ.FATIMA (2)
1109 Okunma.
17 Kasım 2018
ÖRNEK YAŞAMLAR 5
1046 Okunma.
03 Kasım 2018
ÖRNEK YAŞAMLAR- 4
1008 Okunma.
20 Ekim 2018
ANNEANNE VE BABAANNE OLMAK
1695 Okunma.
18 Ekim 2018
ÖRNEK YAŞAMLAR- 3
776 Okunma.
16 Ekim 2018
ÖRNEK YAŞAMLAR- 2
779 Okunma.
13 Ekim 2018
ÖRNEK YAŞAMLAR- 1
800 Okunma.
06 Ekim 2018
MANİPÜLASYON VE KARŞI MANİPÜLASYON
1195 Okunma.
29 Eylül 2018
MUHARREM VE AŞURE
1537 Okunma.
15 Eylül 2018
YERLİ VE MİLLİ AMERİKALILAR
1513 Okunma.
08 Eylül 2018
MEVSİM DEĞİŞİRKEN
1560 Okunma.
01 Eylül 2018
BAYRAMIN ARDINDAN
2000 Okunma.
08 Ağustos 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -29
1889 Okunma.
06 Ağustos 2018
MESİRE ALANLARI VE KIYMET BİLMEK
781 Okunma.
04 Ağustos 2018
GAP VADİSİ
1048 Okunma.
28 Temmuz 2018
KAYNANALAR VE GELİNLER
1781 Okunma.
21 Temmuz 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -28
1991 Okunma.
07 Temmuz 2018
LÜTFEN DOĞURMAYIN
1716 Okunma.
30 Haziran 2018
ÇOCUK OYUN GURUPLARI VE SÜS HAVUZLARI
1418 Okunma.
27 Haziran 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -27
962 Okunma.
25 Haziran 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -26
814 Okunma.
23 Haziran 2018
SEÇİME DOĞRU
1084 Okunma.
14 Haziran 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -25
1290 Okunma.
06 Haziran 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -24
1327 Okunma.
02 Haziran 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN (23)
1030 Okunma.
31 Mayıs 2018
HAMNE BİNT-İ CAHŞ (R.ANHA)
1002 Okunma.
23 Mayıs 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -22
1054 Okunma.
21 Mayıs 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -21
981 Okunma.
19 Mayıs 2018
HOŞ GELDİN YA ŞEHRİ RAMAZAN
1069 Okunma.
15 Mayıs 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -20
1083 Okunma.
12 Mayıs 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -19
921 Okunma.
08 Mayıs 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -18 (3. VE SON BÖLÜM)
1042 Okunma.
07 Mayıs 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -18 (2. BÖLÜM)
954 Okunma.
05 Mayıs 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -18
1086 Okunma.
02 Mayıs 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -17
1100 Okunma.
28 Nisan 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -16
1199 Okunma.
14 Nisan 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -15
1501 Okunma.
07 Nisan 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -14
1379 Okunma.
31 Mart 2018
BİR HİKÂYE
1876 Okunma.
17 Mart 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -13
1565 Okunma.
03 Mart 2018
ŞEHİTLERİMİZE..
1493 Okunma.
17 Şubat 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN (12)
1584 Okunma.
10 Şubat 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN (11)
1582 Okunma.
03 Şubat 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN (10)
1215 Okunma.
27 Ocak 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN (9)
1375 Okunma.
17 Ocak 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN (8)
1383 Okunma.
13 Ocak 2018
ÇOCUKLAR ÖLMESİN
1429 Okunma.
02 Ocak 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN (7)
1298 Okunma.
30 Aralık 2017
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN (6)
1221 Okunma.
23 Aralık 2017
ABD’YE KUDÜS TOKADI!
1439 Okunma.
16 Aralık 2017
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN (5)
1246 Okunma.
08 Aralık 2017
KUDÜS VE MESCİD-İ AKSA
1479 Okunma.
25 Kasım 2017
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN (4)
1354 Okunma.
21 Kasım 2017
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN (3)
1293 Okunma.
18 Kasım 2017
ANNEYE ÖZLEM
1714 Okunma.
11 Kasım 2017
HANIM SAHABELERİN İZİNDEN (2)
1323 Okunma.
31 Ekim 2017
VAZGEÇİLMEZ İKİLİ
1759 Okunma.
26 Ekim 2017
HANIM SAHABELERİN İZİNDEN (1)
1612 Okunma.
21 Ekim 2017
ALİYA’YI ANLAMAK (2)
1435 Okunma.
20 Ekim 2017
ALİYA’YI ANLAMAK (1)
1438 Okunma.
Haber Yazılımı