Yazı Detayı
10 Mart 2018 - Cumartesi 11:20 Bu yazı 1963 kez okundu
 
HZ. PEYGAMBER’İN (SAV) MISIRLI EŞİ
Ayser POLAT
 
 

Güney Mısır'ın Hafn adı verilen köyünde dünyaya geldi. Babası Şem'un, ülkenin yerli halkı olan Kıptîlerdendir. Annesinin ise Rum asıllı bir Hıristiyan olduğu zikredilir.[1] Mâriye (rah), Hz. Peygamber'in (sav) Hicretin 7. Yılında çevre ülke hükümdarlarına İslâm'a davet mektubu göndermesi neticesinde Mısır Mukavkısı Cüreyc b. Minâ tarafından Hz. Peygamber'e (sav) hediye olarak takdim edilmiş, daha sonra da Allah Rasûlü'nün (sav) hanımları arasına dahil olmuştur.

Hz. Peygamber (sav) Mekke müşrikleriyle akdedilen Hudeybiye Barış Antlaşması'nın imzalanmasının hemen ardından Arap Yarımadası'nda bulunan kabilelere, bunun ardından da komşu devletlere İslâm'a davet mektupları göndermeye başladı. Bu kabilden olarak sahâbeden Hz. Hâtıb b. Ebû Beltea'yı (ra) da aşağıdaki davet mektubuyla Mısır Mukavkısı Cüreyc b. Mînâ'ya gönderdi:

"Esirgeyen ve bağışlayan Allah'ın adıyla! Allah'ın kulu ve elçisi Muhammed'den, Kıptîlerin büyük başkanı Mukavkıs'a: Allah'ın selamı hakikat yolundan gidenlerin üzerine olsun! Ben sana İslâm'ın daveti ile sesleniyorum. Şayet İslâm'ı kabul edersen esenliğe ulaşırsın ve Allah seni iki kez sevapla ödüllendirir; ama bundan kaçınırsan tüm Kıptîlerin günahını da sen üstlenmiş olursun.

Ey kendilerine Kutsal Kitap verilenler! Gelin sizinle bizim aramızda ortak olan bir kelime üzerinde, "Allah'tan başkasına kulluk etmemek, ona hiçbir şeyi ortak koşmamak ve aramızda Allah'tan başka kimseyi Efendi olarak kabul etmemek konusunda" birleşelim. Artık yüz çevirip bundan kaçınacak olurlarsa şöyle deyiniz: "Siz şahit olun ki bizler kesinlikle (Allah'a) teslim olmuş Müslümanlarız".

Mektubun okunması tamamlanınca Mukavkıs, Allah Rasûlü'nün (sav) elçisi Hâtıb'a (ra) bazı sorular sordu: "O gerçekten peygamberse, kendisini öz yurdundan çıkarıp başka bir yere sı-ğınmak zorunda bırakan kavmine neden beddua etmedi?". Elçinin bu suale verdiği cevaplar gerçekten ikna ediciydi. Mukavkıs, bunun üzerine şu itirafta bulundu: "Ben İsa'dan sonra bir peygamber daha gönderileceğini biliyordum. Fakat onun Şam'dan çıkacağını sanıyordum. Çünkü daha önceki peygamberler hep oradan çıkmıştı. Bununla beraber son peygamberin sertlik, darlık ve yoksulluk ülkesi olan Arabistan'dan çıkacağını da yine kitaplarda okumuştum. Bizim vasfını Allah'ın Kitabı'nda yazılı bulduğumuz son peygamberin gönderilme vakti, işte tam bu zamandır. 

Biz onun vasfını, 'İki kız kardeşi bir nikâh altında birleştirmez. Hediyeyi kabul eder, sadakayı kabul etmez, fakirlerle oturup kalkar' diye de kitaplarda yazılı bulmuştuk. Evet o Peygamber ülkelere hâkim olacak. Kendisinden sonra arkadaşları buralara kadar gelip fethedecekler. Bunları açıkça biliyorum. Fakat ona uymak hususunda halkım beni dinlemez. Ayrıca ben de saltanatımdan ayrılmayı da göze alamam. 

Zira bu hususta çok hırslıyım. Ben halkıma bundan ne bir kelime bahsederim, ne de bu konuşmamı onlara bildiririm." Mukavkıs, davete olumsuz cevap vermekle birlikte Hz. Peygamber'in (sav) elçisi Hâtıb'a (ra) ün yüksek düzeyde ikramda bulundu. Onu beş gün sarayında misafir etti. Güzel bir şekilde ağırladı. Dönüş yolunda Peygamberimize (sav) hitaben bir mektup yazdı. Aslı günümüze kadar ulaşabilmiş bulunan cevabî mektubunda kral, daveti nazik bir dille reddetmiş, bununla birlikte iki cariye, bir elbise ve bir katırdan oluşan hediyeler gönderdiğini ifade etmiştir. Mısır'da gelen cariyelerden birisi de Allah Rasûlü'nün (sav) son çocuğu İbrahim'in annesi Mısırlı Mâriye'dir.[2] Mâriye'yle  (rah) birlikte kız kardeşi Sirin de gönderilmişti. Allah Rasûlü (sav) gelen cariyelerden Mâriye'yi (rah) kendisine alırken, Sirin'i de şairi Hz. Hassân b. Sabit'e (ra) hediye etmiştir.[3]

Hz. Hatice (rah) dışında hiçbir hanımından çocuğu olmayan Allah Rasûlü'nün (sav) Hicretin 8. Yılının Zilhicce ayında (Nisan 630) Mâriye'den (rah) İbrahim adında bir oğlu dünyaya geldi. Rasûl-i Ekrem'i (sav) ziyadesiyle memnun eden bu doğum aynı zamanda Mâriye'nin (rah) de ümmüveled statüsüne geçerek hürriyetini kazanmasına vesile oldu. Oğlunun doğumu kendisine Ebû Râfi (ra) tarafından müjdelendiğinde, Hz. Peygamber (sav) ona bir köle hediye etmiştir. Çocuk, Medine civarında yaşayan sütanneye verildi. Rasûlüllah (sav) o eve sık sık oğlunu görmeye giderdi. 

Sahâbeden Hz. Enes b. Mâlik (ra) bu konuda şöyle der: "Aile efradına karşı Peygamber'den (sav) daha müşfik olan hiç kimseyi görmedim. Oğlu İbrahim'in Medine'nin kenar mahallerinde oturan bir sütannesi vardı. Sütannenin kocası bir demirci idi. Beraberinde biz de olduğumuz halde oraya giderdi. Varınca demircinin dumanlanmış evine girer, çocuğu kucaklar, öper koklar ve bir müddet sonra da geri dönerdi: Bunu yaptığı zaman da kendisi Arap Yarımadası'nın hemen tamamını kaplayan ve Bizans İmparatorluğu'nun güney sınırlarına uzanan Medine devletinin tartışmasız yöneticisiydi".[4]

İbrahim, çocuk yaşında sütannesinin evinde vefat etti. Onun ömrüyle ilgili olarak değişik rivayetler vardır. Bazıları vefatında 15 aylık olduğunu, bazıları 2.5 aylık ve diğerleri 1 yıl 10 aylık olduğunu söylerler. Hz. Âişe'nin (rah) rivayetine göre İbrahim 17 veya 18 ay yaşamış, vefat edince de Cennetü'l-Bakî'ye defnedilmiştir. İbrahim'in doğumu Hz. Peygamber'i (sav) memnun ettiği gibi, vefatı da aynı derecede üzmüştür. Öyle ki onu toprağa verdikten sonra göz yaşlarını tutamamıştır. Sahâbîler kendisini teselli ettiler. Ardından da başkalarına üzüntülerini azaltmalarını öğütlediğini, ama kendisinin niçin bu şekilde ağladığını sordular. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Ben feryat figan ağlamayı ve ölünün aşırı övülmesini yasakladım. Sizin bende gördüğünüz ancak sevgi eseridir ve kalpteki merhamettir; merhamet etmeyene merhamet edilmez. Çocuğumuz için üzülüyoruz, gözler yaşla doluyor ve kalp içe doğru kabarmaktadır, yine de Rabbimizi üzecek hiçbir şey söylemeyiz. İbrahim, eğer bu, herkes tarafından takip edilecek yol olmasaydı ve en sonuncumuz ilk gidenimize kavuşacak olmasaydı, senin için bundan daha fazla üzülürdüm".[5]  Allah Rasûlü (sav) bunun ardından da vefat eden oğlu hakkında şöyle buyurmuştur: "İbrahim, benim oğlumdur. O, memede iken öldü. Onun iki tane süt annesi vardır. Süt müddetini Cennet'te tamamlayacaktır.[6]

Genç, aynı zamanda güzel bir hanım olan Mâriye'nin (rah)  kısa süre sonra Hz. Peygamber'e (sav) bir erkek çocuğu vermesi, Allah Rasûlü'nün (sav) de Mâriye'ye (rah) daha çok ilgi göstermesi başta Hz. Âişe (r.anha) olmak üzere diğer hanımlarının kıskanmalarına sebep olmuştur. Nitekim Hz. Âişe (rah), Mâriye'yi (rah) kıskandığını şu sözleriyle itiraf eder: "Mâriye'yi hiçbir kadından daha fazla kıskanmadım. Kıvırcık saçlıydı. Allah elçisi onu beğenmişti. Geldiği zaman Hz. Peygamber (sav) onu Ensârdan Hârise b. Numan'ın (ra) evine yerleştirmişti. Böylece o, benim komşum olmuştu. Rasûlüllah (sav), bütün gün boyunca onun yanında kalıyordu. Ben bu durumdan acizlenip şikayete başlayınca onu Medine'nin Âliye denilen yukarı mahallesine taşıdı. Ancak burada da onun yanına sık gidip geliyordu. Daha sonra da Allah ona bir çocuk verdi, halbuki bizi bundan mahrum bırakmıştı".[7]

Hanımlarının Mısırlı eşini kıskanmalarından ve bunu açıkça belli etmelerinden oldukça rahatsız olan Allah Rasûlü (sav), hanımlarına kendine Mâriye'yi (rah) haram kıldığını bildirmiştir. Bunun üzerine eşlerini memnun etmek için Allah'ın kendisine helâl kıldığını kendisine haram kılmasını doğru bulmayan âyetler nazil olmuştur.[8] Bu âyetlerin Hz. Peygamber'in (sav) diğer eşi Zeyneb bint Cahş'ın (rah) evinde bal şerbeti içmesinin kıskanan hanımlarına balı kendisine haram kıldığını söylemesi üzerine indiği de kaydedilir.[9]

Mâriye (rah), Hicretin 16 yılının Muharrem ayında Medine'de vefat etti. Cenaze namazı halîfe Hz. Ömer (ra) tarafından kıldırıldıktan sonra Bakî mezarlığına defnedildi.[10] Hanımı Mâriye (rah)) sebebiyle Mısırlıları kendisine akraba kabul eden Rasûl-i Ekrem (sav), ashâbına ileride Mısır'ın fethedileceği zaman bölge halkına iyi davranılmasını tavsiye etmiştir.

 "Siz muhakkak Mısır'ı fethedeceksiniz.  Orasını fethettiğiniz zaman ahâlisine iyi muamelede bulunun. Çünkü onların bir zimmet ve rahim (hakk)'ı vardır, yahut bir zimmet ve sıhriyeti vardır".[11]

Allah Rasûlü'nün (sav) bu sözü Müslümanların Mısır halkına şefkatle muamele etmelerine sebep olan etkenlerden birisi olmuştur.  Hz. Ömer (ra) de, Müslümanlarla savaşıp esir edildikten sonra Mısır fatihi Amr b. el-Âs (ra) tarafından Medine'ye gönderilen Mısır'ın Bilhit ve Sultays halkına esir muamelesi yapmayarak, onları memleketlerine geri göndermiş ve kendilerini zimmî statüsünde saymıştır.[12] 

Halîfenin bu davranışı, muhtemelen onların Rasûlüllah (sav) ile akraba sayılmalarından kaynaklanmıştır, denilebilir. Bu tasarrufuyla Hz. Ömer (ra), Müslümanlarla savaşan ve mağlup olan Mısırlıları esir, onların topraklarını da ganimet olarak kabul etmediğini göstermiştir. Ayrıca halîfenin emriyle Mısır fatihi Amr b. el-Âs'ın (ra) Mâriye'nin (rah) soyu olan Kıptîlere yakın davranması, onlarında Mısır'ın yeni sahiplerine yakın davranmaları sonucunu getirmiş, onlar da buna mukabil Müslümanlara mukavemet göstermedikleri gibi, üstelik ülkeyi istila altında tutan Rumlara karşı Müslüman fatihlere yardımcı olmuşlar, dolaylı bir şekilde Mısır'ın fethine mühim katkı sağlamışlardır. Bu sebeple Mısır'ın Müslümanlar tarafından fethinde Kıptîlerin paylarını unutmamak gerekir.[13]

Hz. Peygamber'in (sav) bu tavsiyesi daha sonra da etkinliğini sürdürmüştür.  Belâzürî'nin rivayetine göre, Hz. Hüseyin (ra) veya oğlu Ali b. Hüseyin (ra) Muâviye'den Rasûlüllah'ın (sav) oğlu İbrahim'in annesinin Mısır'daki köy halkının cizyesinin kaldırılmasını rica edince Muâviye bu köyün cizyesini kaldırmıştır.[14]
[1]     Hamidullah, Muhammed İslâm Peygamberi, II, 691.
[2]     İbn Sa’d, I, 260; İbn Abdilberr, I, 315.
[3]     İbn Abdilberr, I, 325; İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-Ğâbe, II, 7.
[4]     Müslim, Fedâilü’s-Sahâbe 63.
[5]     Buhârî, Cenâiz 32
[6]     Müslim, Fedailü’s-Sahâbe, 15).
[7]     İbn Hacer, IV, 391.
[8]     Tahrîm, 66/1-2
[9]     Buhârî, Tefsir 66).
[10]    İbn Sa’d, VIII, 216
[11]    Müslim, Fedâilü’s-Sahâbe, 227
[12]    Belâzurî, Futûhu’l-Buldân, s. 303
[13]    Bk. Apak, Âdem, İslâm Siyaset Geleneğinde Amr b. el-Âs, s. 84-115.
[14]    Belâzurî, Futûhu’l-Buldân, s. 307. Ayrıca bk. Ayşe Abdurrahman, Terâcimü Seyyidâti Beyti’n-Nübüvve, Kahire ts. s. s. 396-410; Uraler, Aynur, “Mâriye”, DİA, XXVIII, 63-64.

 
Etiketler: HZ., PEYGAMBER’İN, (SAV), MISIRLI, EŞİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
15 Şubat 2020
AH BE KADİR…
148 Okunma.
13 Şubat 2020
KEŞKE DEMEDEN ÖNCE
86 Okunma.
08 Şubat 2020
GEÇMİŞ OLSUN TÜRKİYEM..
156 Okunma.
31 Ocak 2020
ÖNCE DUYARLILIK
213 Okunma.
25 Ocak 2020
ÇOCUKLARIMIZ..
198 Okunma.
18 Ocak 2020
DUYGU DÜNYAMIZ
128 Okunma.
11 Ocak 2020
YENİDEN ISINAN ORTADOĞU AKREP VE KURBAĞA
196 Okunma.
04 Ocak 2020
İDLİP’TEKİ BEBEKLER İÇİN
159 Okunma.
28 Aralık 2019
YERLİ OTOMOBİL “TOGG”
226 Okunma.
27 Aralık 2019
RİBAL SALGINLARA DİKKAT
79 Okunma.
21 Aralık 2019
GEÇ KALMAYALIM
148 Okunma.
14 Aralık 2019
AFRİKA'NIN UMUDU OLMAK
186 Okunma.
07 Aralık 2019
CEREN YENİDEN DOĞMAYACAK
142 Okunma.
30 Kasım 2019
SOĞUKLARA DİKKAT
281 Okunma.
28 Kasım 2019
AİLEDE YABANCILAŞMAK
239 Okunma.
23 Kasım 2019
İNSANOĞLU
264 Okunma.
18 Kasım 2019
ÜMİTSİZLİK
278 Okunma.
16 Kasım 2019
NE OLUYORUZ!
233 Okunma.
09 Kasım 2019
AKSARAY’DAKİ NASİPSİZ ANNELER
303 Okunma.
02 Kasım 2019
VOLTAJDAKİ DALGALANMA CEP YAKIYOR
417 Okunma.
26 Ekim 2019
DEVLET, ZİNCİR SOYGUNCULARA “BEN BURADAYIM” DESİN!
366 Okunma.
19 Ekim 2019
BARIŞ PINARINDA DEZENFORMASYON KONSORSİYUMU
305 Okunma.
12 Ekim 2019
POPÜLER İHANET
270 Okunma.
05 Ekim 2019
URFALI BEKLİYOR
337 Okunma.
28 Eylül 2019
TEŞEKKÜRLER
377 Okunma.
21 Eylül 2019
DÜNYA ŞEHİRLERİ KLASMANI VE URFA
358 Okunma.
14 Eylül 2019
ALLAH HAYRA ÇEVİRSİN
626 Okunma.
09 Eylül 2019
HAYATA DAİR
564 Okunma.
07 Eylül 2019
KARANLIĞIN BEKÇİLERİ SÖZDE AYDINLAR
439 Okunma.
31 Ağustos 2019
KADINA YÖNELİK ACZİYET
506 Okunma.
24 Ağustos 2019
ORMAN YANGINLARI
355 Okunma.
17 Ağustos 2019
BAYRAM MATEM OLDU
408 Okunma.
15 Ağustos 2019
KURBAN VE BAYRAM
287 Okunma.
10 Ağustos 2019
“ALLAH ANCAK TAKVA SAHİPLERİNDEN KABUL EDER”
366 Okunma.
03 Ağustos 2019
“BU TESİSE BU PERSONEL YAKIŞMIYOR”
341 Okunma.
27 Temmuz 2019
ÇİFTLİK KAFASI MEMLEKET İDARESİ
355 Okunma.
19 Temmuz 2019
ABDULLAH BİN SÜHEYL (R.A.)
275 Okunma.
18 Temmuz 2019
BİR MEKTUP
326 Okunma.
13 Temmuz 2019
NASIL BU HALE GELDİK!
557 Okunma.
06 Temmuz 2019
SICAKLARA DİKKAT
372 Okunma.
03 Temmuz 2019
AFRA BİNTİ UBEYD (R. ANHA)
340 Okunma.
29 Haziran 2019
“SANCAK ŞEHRİ URFA” VE SOSYAL DOKUNUN ÇÜRÜYÜŞÜ
406 Okunma.
22 Haziran 2019
ÇOCUKLARDA GECE TERÖRÜ
370 Okunma.
15 Haziran 2019
KARNE HEYECANI
535 Okunma.
13 Haziran 2019
ÜMMÜ EYMEN (R.ANHA)
338 Okunma.
12 Haziran 2019
ZEYNEP BİNT-İ HUZEYME
315 Okunma.
08 Haziran 2019
BAYRAM, TRAFİK VE BİLANÇO
421 Okunma.
01 Haziran 2019
RAMAZAN NASIL GEÇTİ?
354 Okunma.
27 Mayıs 2019
TV VE İNTERNET PRANGASI
356 Okunma.
25 Mayıs 2019
ÖTELEDİĞİMİZ RUH SAĞLIĞI 2
385 Okunma.
18 Mayıs 2019
ÖTELEDİĞİMİZ RUH SAĞLIĞI (1)
392 Okunma.
11 Mayıs 2019
ÖYLE BİR ZAMANDA GELDİ Kİ RAMAZAN-I ŞERİF
486 Okunma.
04 Mayıs 2019
SUÇ VE CEZA
471 Okunma.
27 Nisan 2019
YARGIDAN MİDEMİZ BULANIYOR
550 Okunma.
24 Nisan 2019
NEDEN BU KADAR ZOR Kİ?
445 Okunma.
20 Nisan 2019
TOPLUMUN YABANCILAŞMASI DEĞİŞEN DEĞER YARGILARI
497 Okunma.
16 Nisan 2019
YOLLAR
449 Okunma.
13 Nisan 2019
EY OĞUL…
522 Okunma.
06 Nisan 2019
10 YILDA YARIM MİLYON VE BEKLEYEN SORUNLAR
496 Okunma.
30 Mart 2019
BİZ “İLLE DE HÜRRİYET” DİYORUZ PEKİ YARIN NE OLACAK?
584 Okunma.
23 Mart 2019
GOLAN TEPELERİ VE 52 YILDIR UYUYAN UYDU ARAP REJİMLERİ
545 Okunma.
16 Mart 2019
YENİ ZELANDA’DA 49 ŞEHİT
508 Okunma.
13 Mart 2019
MUTLULUĞUN RESMİ
510 Okunma.
09 Mart 2019
KLASİK 8 MART VE PEMBE RESİMLER
538 Okunma.
02 Mart 2019
HASRETE YOL ALMAK
1004 Okunma.
23 Şubat 2019
ÇOCUK YAŞTA EVLİLİK VE DOMİNO TAŞI
533 Okunma.
16 Şubat 2019
İBRETLİK
722 Okunma.
09 Şubat 2019
“İNSAN”
914 Okunma.
02 Şubat 2019
“SEMAH MÜBAREK” ADIN “CRİSTİNA” OLSA
857 Okunma.
26 Ocak 2019
DİJİTAL SİYASET – GOYGOYCU TAYFA
884 Okunma.
19 Ocak 2019
NEREDE ADALET
848 Okunma.
05 Ocak 2019
“HADİ BE OĞLUM” ‘HADİ BE İNSAN’
917 Okunma.
29 Aralık 2018
ORTA SINIFIN YOK OLUŞU
908 Okunma.
22 Aralık 2018
VEFA
918 Okunma.
08 Aralık 2018
ÇOCUKLAR YANSIMADIR
832 Okunma.
01 Aralık 2018
EKONOMİK KRİZ “DEĞİL” VİCDANİ KRİZ
910 Okunma.
24 Kasım 2018
ÖRNEK YAŞAMLAR- 5 HZ.FATIMA (2)
1048 Okunma.
17 Kasım 2018
ÖRNEK YAŞAMLAR 5
998 Okunma.
03 Kasım 2018
ÖRNEK YAŞAMLAR- 4
958 Okunma.
20 Ekim 2018
ANNEANNE VE BABAANNE OLMAK
1514 Okunma.
18 Ekim 2018
ÖRNEK YAŞAMLAR- 3
713 Okunma.
16 Ekim 2018
ÖRNEK YAŞAMLAR- 2
720 Okunma.
13 Ekim 2018
ÖRNEK YAŞAMLAR- 1
749 Okunma.
06 Ekim 2018
MANİPÜLASYON VE KARŞI MANİPÜLASYON
1132 Okunma.
29 Eylül 2018
MUHARREM VE AŞURE
1491 Okunma.
15 Eylül 2018
YERLİ VE MİLLİ AMERİKALILAR
1469 Okunma.
08 Eylül 2018
MEVSİM DEĞİŞİRKEN
1507 Okunma.
01 Eylül 2018
BAYRAMIN ARDINDAN
1917 Okunma.
08 Ağustos 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -29
1806 Okunma.
06 Ağustos 2018
MESİRE ALANLARI VE KIYMET BİLMEK
720 Okunma.
04 Ağustos 2018
GAP VADİSİ
989 Okunma.
28 Temmuz 2018
KAYNANALAR VE GELİNLER
1716 Okunma.
21 Temmuz 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -28
1899 Okunma.
07 Temmuz 2018
LÜTFEN DOĞURMAYIN
1645 Okunma.
30 Haziran 2018
ÇOCUK OYUN GURUPLARI VE SÜS HAVUZLARI
1362 Okunma.
27 Haziran 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -27
891 Okunma.
25 Haziran 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -26
758 Okunma.
23 Haziran 2018
SEÇİME DOĞRU
1018 Okunma.
14 Haziran 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -25
1209 Okunma.
06 Haziran 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -24
1281 Okunma.
02 Haziran 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN (23)
975 Okunma.
31 Mayıs 2018
HAMNE BİNT-İ CAHŞ (R.ANHA)
935 Okunma.
23 Mayıs 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -22
1000 Okunma.
21 Mayıs 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -21
918 Okunma.
19 Mayıs 2018
HOŞ GELDİN YA ŞEHRİ RAMAZAN
1011 Okunma.
15 Mayıs 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -20
1037 Okunma.
12 Mayıs 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -19
870 Okunma.
08 Mayıs 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -18 (3. VE SON BÖLÜM)
984 Okunma.
07 Mayıs 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -18 (2. BÖLÜM)
899 Okunma.
05 Mayıs 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -18
1024 Okunma.
02 Mayıs 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -17
1041 Okunma.
28 Nisan 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -16
1137 Okunma.
21 Nisan 2018
HAYATIN RENKLERİ / RENKLİ HAYATLAR
1776 Okunma.
14 Nisan 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -15
1437 Okunma.
07 Nisan 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -14
1325 Okunma.
31 Mart 2018
BİR HİKÂYE
1804 Okunma.
17 Mart 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN -13
1508 Okunma.
03 Mart 2018
ŞEHİTLERİMİZE..
1445 Okunma.
17 Şubat 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN (12)
1534 Okunma.
10 Şubat 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN (11)
1529 Okunma.
03 Şubat 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN (10)
1157 Okunma.
27 Ocak 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN (9)
1287 Okunma.
17 Ocak 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN (8)
1326 Okunma.
13 Ocak 2018
ÇOCUKLAR ÖLMESİN
1362 Okunma.
02 Ocak 2018
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN (7)
1246 Okunma.
30 Aralık 2017
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN (6)
1171 Okunma.
23 Aralık 2017
ABD’YE KUDÜS TOKADI!
1364 Okunma.
16 Aralık 2017
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN (5)
1187 Okunma.
08 Aralık 2017
KUDÜS VE MESCİD-İ AKSA
1426 Okunma.
25 Kasım 2017
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN (4)
1284 Okunma.
21 Kasım 2017
HANIM SAHABİLERİN İZİNDEN (3)
1234 Okunma.
18 Kasım 2017
ANNEYE ÖZLEM
1650 Okunma.
11 Kasım 2017
HANIM SAHABELERİN İZİNDEN (2)
1259 Okunma.
31 Ekim 2017
VAZGEÇİLMEZ İKİLİ
1672 Okunma.
26 Ekim 2017
HANIM SAHABELERİN İZİNDEN (1)
1524 Okunma.
21 Ekim 2017
ALİYA’YI ANLAMAK (2)
1349 Okunma.
20 Ekim 2017
ALİYA’YI ANLAMAK (1)
1342 Okunma.
Haber Yazılımı