Yazı Detayı
12 Eylül 2018 - Çarşamba 09:56 Bu yazı 663 kez okundu
 
HZ. LUT
Enes POLAT
 
 

Hz. Lut Kur’ân-ı kerim’de ismi bildirilen peygamberlerden. İbrâhim aleyhisselâmın kardeşinin oğludur. İbrâhim aleyhisselâm ve ona inananlarla birlikte Nemrûd’un memleketinden hicret edip Şam’a geldikten sonra, Lût gölü yakınındaki Sedûm şehri halkına peygamber gönderildi. İnsanlara İbrâhim aleyhisselâmın dinini tebliğ etti.  İbrâhim aleyhisselâmla birlikte Bâbil’den hicret edip, Şam diyârına geldikleri zaman Cebrâil aleyhisselâm gelerek Lût gölü civÂrındaki Sedûm bölgesi ahâlisine peygamber olarak gönderildiğini bildirdi. İbrâhim aleyhisselâmdab ayrılarak Sedûm bölgesine gitti. Bu bölgede ahlâksız ve sapık bir millet türemişti. Putlara tapıyorlar, soygun yapıyorlar, zayıfları eziyorlardı. İğrenç olan livata (homoseksüellik; bugün tedâvisi mümkün olmayan AIDS hastalığına sebep olan cinsi sapıklık) yapıyorlardı. Lût aleyhisselâm onları çirkin işlerden menedip, doğru yola dâvet etti. Bu husus Kur’ân-ı kerimde Şuarâ sûresi 161- 164. âyetlerde meâlen şöyle bildirilmektedir.: ”Kardeşleri Lût onlara: Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş emin, güvenilir bir peygamberim. Artık Allah’tan korkun ve bana itâat edin! Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim âlemlerin Rabbine âittir, dedi.” Sedum halkı hazret-i Lût’un dâvetine uymadılar. İsyân edenler arasında kendi hanımı da vardı. O da kocası hazret-i Lût’a inanmamıştı. Kâfirlerle bir olup, ona ihânet etmişti. Bu azgın ve cinsi sapıklıkla uğraşan kavim, imân etmedikleri gibi hazret-i Lût’u ve ona inananları memleketlerinde kovmaya kalkıştılar. Lût aleyhisselâm bu kavme nasihat edip, doğru yola dönmezlerse Allah-ü teâlânın azâbına uğrayacaklarını bildirdi. Buna rağmen isyândan ve fuhuştan vazgeçmediler. Hattâ hazret-i Lût’a ”Doğru sözlü isen bahsettiğin azâbı getir de görelim” dediler. Sapık kavmin isyânının gittikçe artması üzerine Allah-ü teâlâ onları cezâlandırmak için melekler görevlendirdi. Bu melekler Cebrâil, Mikâil, Azrâil aleyhisselâm bir rivâyete göre de Cebrâil aleyhisselâm ile birlikte on iki melekti. Melekler önce İbrâhim aleyhisselâma uğrayıp, kendisine bir oğlan evlâdı (hazret-i İshâk) verileceğini müjdelediler ve azgın Sedum halkını helâk etmek üzere geldiklerini söyleyip ayrıldılar. Öğle veya akşam vakti Sedum beldesine gidip hazret-i Lût’u buldular. Melekler nûr  yüzlü genç delikanlı sûretinde hazret-i Lût’un evine gelince hazret-i Lût’un isyankâr hanımı, durumu azgın Sedum halkına bildirdi. Azgın Sedum halkı hazret-i Lût’un evinin etrâfını sarıp misâfirlerini bize teslim et diyerek musallat olmaya kalkıştılar. Hazret-i Lût onlara nasihat ettiyse de dinlemeyip kapıyı zorladılar. Bunun üzerine melekler: ”Ey Lût! Gerçekten biz Rabbinin elçileriyiz. Kalbini onlardan gelecek bir korku ve zarar ile meşgul etme. Onlar sana aslâ dokunamazlar. Cebrâil aleyhisselâm dedi ki, hemen gecenin bir kısmında ev halkınla çık  git veiçimizden hiçbiri geri kalmasın, ancak hanımın hâriç, çünkü kavmine isâbet edecek azâb ona da gelecektir. Onların helâk zamânı sabah vaktidir.”

Azgın kavim içeri girmek için kapıyı kırınca Cebrâil aleyhisselâm; ”Ey Lût kapıyı aç ve geriye çekil gelsinler dedi. Lût aleyhisselâm kapıyı açıp geri çekildi. Cebrâil aleyhisselâm kanadını önlerine gerdi ve içeriye hücum eden azgınların gözleri âniden kör oldu, bunun üzerine şaşkın şaşkın kaçışmaya başladılar. Bu husus Kur’ân-ı kerim’de Kamer sûresi 44. âyette meâlen şöyle bildirilmektedir: ”Lût’tan kavmi, misâfir melekleri istediler! Hemen biz onların gözlerini kör ettik. (Anadan doğma gibi kör oldular) işte azâbımı ve tehditlerimin âkıbetini tadın dedik.” Lût aleyhisselâm kendine tâbi olanlarla geceleyin Sedum beldesinden ayrılıp Sa’r şehrine gitti. Cebrâil aleyhisselâm Sedum beldesini kanadıyla alt üst etti. Üzerlerine şiddetli taş yağmaya başladı, nihâyet hepsi helâk olup gitti. Bu hususta Kur’ân-ı kerim’in Kamer sûresi 38. âyet-i kerimesinde meâlen; ”Celâlim hakkı için, bir sabah vakti devamlı bir azâb onları bastırıverdi.” Ve Hicr sûresi 73- 74- 75. âyetlerde de; ”Nihâyet onları güneşin doğma vaktinde korkunç gürültü yakalayıverdi. Hemen şehirlerinin üstünü altına geçirdik ve üzerlerine de çamurdan pişmiş taş yağdırdık. Elbette bunda keskin anlayışlar için ibret alâmetleri var.” buyrulmaktadır. Lût’un aleyhisselâm kavminin yaşadığı ve helâk oldukları topraklar Kur’ân-ı kerimde alt-üst olan memleket mânâsına gelen ”El-mü’tefikât” şeklinde zikredilmiştir. Sedum beldesi alt-üst olduktan sonra kaynarsular fışkırıp göl hâline geldi. Bu gün bu bölge, Lût Gölü adıyla anılmaktadır. Yahûdi kaynaklarında ise bu belde (sodom) ismiyle geçmektedir. Lût aleyhisselâm, kavminin helâkınden sonra, Şam bölgesine gidip, amcası İbrâhim’in (aleyhisselâm) yanında yedi sene kaldı. Sonra Hicâz’a gidip, seksen yaşında iken orada vefât etti. Kabrinin, İbrâhim aleyhisselâmın kabrinin de bulunduğu Filistin’deki Halilürrahmân’da veya Mekke-i  mükerremede Kâbe yanında Hatim denilen yerde olduğu rivâyet edilir. Kur’ân-ı  kerim’de yirmi yedi âyette Lût aleyhisselâmdan bahsedilmektedir.

Mûcizeleri:

1-Bulutsuz yağmur yağdırmıştır. Kavmini doğru yola dâvet ettiği vakit, mûcize olarak bulutsuz yağmur yağdırmasını istediler. Duâsı kabul olunup, elleriyle göğe işâret etmesi vahyedildi. Göğe işâret edince yağmur yağmaya başladı. 2-Duâsı bereketiyle otsuz bir dağda ot bitmiştir. Kavmi Lût aleyhisselâmın koyunlarını otsuz bir dağa toplayıp başka yere salmadılar. Hayvanlar açlıktan telef olmaya başlamıştı. Hazret-i Lût kuruyan dağda ot bitmesi için duâ etti ve yemyeşil otlar bitti. Azgın kavmin koyunları o dağdan otlasa hemen ölürdü. Bu mûcizesi ile kırk kişi imân etmiştir. 3- Taşlar, çakıllar ve kum tâneleri, Lût aleyhisselâm ile konuşmuşlardır. Kavmininisyânı üzerine taş parçaları dile gelip, ”Kavminin imân etmiyeceği sizce muhakkak ise cenâb-ı Hakk’a duâ et, onları yakmak için bizi ateş eylesin.” dediler. 4-Kavmi, ona eziyet vermek için üzerine ufak taşlar atardı. Allah-ü teâlânın koruması ile hiçbiri ona dokunmazdı. 5- Üzerine yattığı taşlar döşek gibi yumuşak olmuştur. Kavmi, kendisini öldürmek için karar verince ilâhi emre uyarak onlardan uzaklaşıp bir dağa gitti. Çok yorulduğundan bir yerde uyuyup kalmıştı. Peşinden gelen yedi kişi, onu gördüklerinde sırt üstü yatmış, altında bulunan taşlar döşek gibi yumuşayıp çukurlaşmıştı. Onu tâkip eden yedi kişi bu hâli görünce imân etmiştir. 6-Lût aleyhisselâm çok uzak yerlerde olan şeyleri görüp haber verirdi. Çocuğu kaybolan biri gelip, nerede olduğunu sorunca duâ etti. Allah-ü teâlâ da ona bildirdi. O da, çocuğun olduğu yeri söyledi.

Ahmed bin Hanbel ve ibn-i Mâce’nin bildirdikleri hadis-ü şeriflerde, peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem, Lût kavmi hakkında buyurdu ki: On şet vardır ki Lût kavmi onları yapmış ve o yüzden helâk edilmiştir. Ümmetim ise onlara bir de kendisi katar. Bunlar; livâta (erkek erkeğe münâsebet), fındık gibi taşları sapanla atmak, güvercinle (kumar) oynamak, def çalmak, (kadınlar için düğünlerde ruhsat vardır) içki içmek, (özürsüz) sakal kesmek, (emredilenden fazla) bıyık uzatmak, ıslık çalmak, el çırpmak, (erkekler için) ipek gömlek giymek bir tâne de ümmetim ilâve eder ki; o da kadın kadına münâsebette bulunmaktır. Lû kavminin işini (livâta) yapan mel’undur. Benden sonra ümmetim hakkında en korktuğum şey Lût kavminin yaptığını yapmalarıdır.

 
Etiketler: HZ., LUT,
Yorumlar
Diğer Yazılar
HZ. ÜZEYİR (A.S)
HZ. İSHAK
ÖMER-ÜL FARUK
ŞEMUN ALEYHİSSELAM
İSA ALEYHİSSELAM
YAHYA ALEYHİSSELAM
ZEKERİYYA ALEYHİSSELAM
UZEYR ALEYHİSSELAM
LOKMAN HAKİM
SÜLEYMAN ALEYHİSSELAM
DAVUD ALEYHİSSELAM
YUNUS ALEYHİSSELAM
İŞMOİL ALEYHİSSELAM
ZÜLKİFL ALEYHİSSELAM
ELYESA ALEYHİSSELAM
İLYAS ALEYHİSSELAM
YUŞA ALEYHİSSELAM
HIZIR ALEYHİSSELAM
HARUN ALEYHİSSELAM
MUSA ALEYHİSSELAM
ŞUAYB ALEYHİSSELAM
EYYUB ALEYHİSSELAM
YUSUF ALEYHİSSELAM
YAKUB ALEYHİSSELAM
İSHAK ALEYHİSSELAM
İsmail Aleyhisselam
LUT ALEYHİSSELAM
İBRAHİM ALEYHİSSELAM
Zülkarneyn Aleyhisselam
AMR BİN CÜMUH (R.A)
SALİH ALEYHİSSELAM
HUD ALEYHİSSELAM
Nuh Aleyhisselam
İDRİS ALEYHİSSELAM
Şit (Şis) Aleyhisselam
Âdem Aleyhisselam
CÜLEYBİB (R.A.)
SUHEYB BİN SİNAN (R.A.)
ABDULLAH BİN EBÎ BEKİR (R.A.)
ABDULLAH BİN CÜBEYR (R.A.)
CERİR BİN ABDULLAH (R.A.)
ESMÂ BİNT-İ YEZÎD
DIMÂD BİN SA’LEBE (R.A.)
ÂMİR BİN FÜHEYRE (R.A.)
EBÛ BERZE ESLEMÎ (R.A.)
İRBAD BİN SÂRİYE (R.A.)
HZ. HAFSA (RA)
ABDURRAHMAN BİN AVF (RA)
CÜVEYRİTE BİNTÜL HARİS (RA)
KUR’AN’DAN ÖĞÜTLER
KU’AN’DAN ÖĞÜTLER: ABDEST VE GUSLÜN HİKMET VE FAZİLETİ
KUR’AN’DAN ÖĞÜTLER: ADALET; VAZGEÇEMEYECEĞİMİZ TEMEL DEĞER
KUR’AN’DAN ÖĞÜTLER: AHİRETİ UNUTANLAR AHİRETTE UNUTULURLAR
KUR’AN’DAN ÖĞÜTLER: AKRABAYA YARDIM ETMEK HAKTIR
KUR’AN’DAN ÖĞÜTLER
Hamza bin Abdülmuttâlib (r.a.)
Hz. Ali (ra)
Hz. Ömer (r.a)
HZ. EBUBEKİR SIDDIK (RA)
HZ. OSMAN BİN AFFAN (R.A)
ŞUCÂ BİN VEHB (R.A.)
BERÂ BIN ÂZIB (R.A.)
DIHYETÜ’L-KELBÎ (R.A.)
ÜMMÜ GÜLSÜM (R.ANHA)
FÂTIMA BİNT-İ ESED (R.ANHA)
NÛMAN BİN MUKARRİN (R.A.)
HZ. AİŞE (RA)
BERÂ BİN MÂLİK (R.A.)
HZ. HAFSA (RA)
BİLÂL-İ HABEŞÎ (R.A.)
ES'AD BİN ZÜRÂRE (R.A.)
ÂSIM BİN SÂBİT (R.A.)
ABDULLAH BİN ZÜBEYR (R.A.)
HÜREYM BİN FÂTİK (R.A.)
ERKAM BİN EBİ'L-ERKAM (R.A.)
AMR BİN ABESE (R.A.)
CÂBİR BİN ABDULLAH (R.A.)
EBÛ RÂFİ (R.A.)
FÂTIMA BİNT-İ HATTAB (R. ANHA)
HÜREYM BİN FÂTİK (R.A.)
UKBE BİN ÂMİR (R.A.)
RABİ BİN ÂMİR (R.A.)
HÂLİD BİN SÂİD (R.A.)
HUBEYB BİN YESAF (R.A.)
HÂRİSE BİN NÛMAN (R.A.)
EBÛ LÜBÂBE (R.A.)
HUZEYME BİN SÂBİT (R.A.)
HİŞÂM BİN ÂS (R.A.)
EBAN BİN SÂİD (R.A.)
BÜREYDE BİN HUSAYB (R.A.)
HİND BİNT-İ UTBE (R.ANHA)
ABDULLAH BİN EBÎ BEKİR (R.A.)
ABDULLAH BİN EBÎ EVFÂ (R.A.)
ABDULLAH BİN HUZÂFE (R.A.)
AMR BİN CÜMÛH (R.A.)
AMR BİN ABESE (R.A.)
ÂMİR BİN FÜHEYRE (R.A.)
HZ. SEVBÂN
AMR BİN CÜMÛH
ZÜBEYR BİN EL AVVAM (RA)
BEYR BİN AVVAM (R.A.)
ZEYD BİN DESİNNE (R.A.)
ZEYD BİN ERKAM (R.A.)
ZEYD BİN HÂRİSE (R.A.)
ZEYD BİN HATTAB (R.A.)
ZİNNÎRE (R.ANHA)
VAHŞÎ BİN HARB (R.A.)
VÂSİLE BİN ESKÂ (R.A.)
VEHB BİN KABUS (R.A.)
VELİD BİN VELİD (R.A.)
UBÂDE BİN SÂMİT (R.A.)
UBEYDE BİN HÂRİS (R.A.)
UBEY BİN KA’B (R.A.)
UKBE BİN ÂMİR (R.A.)
ULBE BİN ZEYD (R.A.)
UMEYR BİN HUMAM (R.A.)
UMEYR BİN EBÎ VAKKAS (R.A.)
URVE BİN MES’UD (R.A.)
UTBE BİN GAZVAN (R.A.)
ÜSÂME BİN ZEYD (R.A.)
ÜMMÜ GÜLSÜM (R.ANHA)
ÜMMÜ HARAM (R.ANHA)
ÜMMÜ RÛMÂN (R.ANHA)
ÜMMÜ ŞERİK (R.ANHA)
ÜMMÜ ÜMÂRE (R.ANHA)
ÜMMÜ VARAKA (R. ANHA)
TEMÎMÜ'D-DÂRÎ (R.A.)
TULEYB BİN UMEYR (R.A.)
TEMÂDUR BİNT-İ AMR [HANSÂ] (R. ANHA)
ŞEDDAD BİN EVS (R.A.)
ŞEYBE BİN OSMAN (R.A.)
ŞUCÂ BİN VEHB (R.A.)
SA’D BİN UBÂDE (R.A.)
SÂBİT BİN DAHDAHA (R.A.)
SÂLİM (R.A.)
SEFÎNE (R.A.)
SEHL BİN SA’D (R.A.)
SELEME BİN HİŞÂM (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN SEVBÂN (R.A.)
SÜMEYRÂ BİNT-İ KAYS (R.ANHA)
SÜMEYYE (R.ANHA)
RABİ BİN ÂMİR (R.A.)
NÛMAN BİN MUKARRİN (R.A.)
MÂLİK BİN SİNAN (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN - MEYSERE BİN MESRÛK (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN - MUAMMER BİN ABDULLAH (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN- MUGÎRE BİN ŞÛ’BE (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN - MUS'AB BİN UMEYR (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN- KÂ’B BİN UCRE (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN - KÂ’B BİN ZÜHEYR (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN KATÂDE BİN NÛMAN (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN- İkrime bin Ebî Cehil (r.a.)
SAHABELERİN İZİNDEN İMRÂN BİN HUSAYN (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN - İRBAD BİN SÂRİYE (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN- HZ. HATİCE (RA)
SAHABELERİN İZİNDEN -HZ. SAFİYYE (RA)
SAHABELERİN İZİNDEN (HABBÂB BİN ERET)
SAHABELERİN İZİNDEN (HABİB BİN ZEYD R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN ( HACCAC BİN İLÂT)
SAHABELERİN İZİNDEN - HÂLİD BİN SÂİD (R.A.)
SAHABELERİN İZİNDEN (HARAM BİN MİLHAN )
SAHABELERİN İZİNDEN (HÂRİS BİN HİŞÂM)
SAHABELERİN İZİNDEN (HÂRİSE BİN NÛMAN)
SAHABELERİN İZİNDEN (HASSAN BİN SÂBİT)
SAHABELERİN İZİNDEN (68)
SAHABELERİN İZİNDEN (67)
SAHABELERİN İZİNDEN (66)
SAHABELERİN İZİNDEN (65)
SAHABELERİN İZİNDEN (65)
SAHABELERİN İZİNDEN (64)
SAHABELERİN İZİNDEN (63)
SAHABELERİN İZİNDEN (62)
SAHABELERİN İZİNDEN (61)
SAHABELERİN İZİNDEN (60)
SAHABELERİN İZİNDEN (59)
SAHABELERİN İZİNDEN (58)
SAHABELERİN İZİNDEN (57)
SAHABELERİN İZİNDEN (56)
SAHABELERİN İZİNDEN (55)
SAHABELERİN İZİNDEN (54)
SAHABELERİN İZİNDEN (53)
SAHABELERİN İZİNDEN (52)
SAHABELERİN İZİNDEN (51)
SAHABELERİN İZİNDEN (50)
SAHABELERİN İZİNDEN (49)
SAHABELERİN İZİNDEN (48)
SAHABELERİN İZİNDEN (47)
SAHABELERİN İZİNDEN (46)
SAHABELERİN İZİNDEN (45)
SAHABELERİN İZİNDEN (44)
SAHABELERİN İZİNDEN (43)
SAHABELERİN İZİNDEN (42)
SAHABELERİN İZİNDEN (41)
SAHABELERİN İZİNDEN (40)
SAHABELERİN İZİNDEN (39)
SAHABELERİN İZİNDEN (38)
SAHABELERİN İZİNDEN (37)
SAHABELERİN İZİNDEN (36)
SAHABELERİN İZİNDEN (35)
SAHABELERİN İZİNDEN (34)
SAHABELERİN İZİNDEN (33)
SAHABELERİN İZİNDEN (32)
SAHABELERİN İZİNDEN (31)
SAHABELERİN İZİNDEN (30)
SAHABELERİN İZİNDEN (29)
SAHABELERİN İZİNDEN (29)
SAHABELERİN İZİNDEN (28)
SAHABELERİN İZİNDEN (27)
SAHABELERİN İZİNDEN (26)
SAHABELERİN İZİNDEN (25)
SAHABELERİN İZİNDEN (24)
SAHABELERİN İZİNDEN (23)
SAHABELERİN İZİNDEN (22)
SAHABELERİN İZİNDEN (21)
SAHABELERİN İZİNDEN (20)
SAHABELERİN İZİNDEN (19)
SAHABELERİN İZİNDEN (19)
SAHABELERİN İZİNDEN (18)
SAHABELERİN İZİNDEN (17)
SAHABELERİN İZİNDEN (16)
SAHABELERİN İZİNDEN (15)
SAHABELERİN İZİNDEN (14)
SAHABELERİN İZİNDEN (13)
SAHABELERİN İZİNDEN (12)
SAHABELERİN İZİNDEN (11)
SAHABELERİN İZİNDEN (10)
SAHABELERİN İZİNDEN (9)
SAHABELERİN İZİNDEN (8)
SAHABELERİN İZİNDEN (7)
SAHABELERİN İZİNDEN (6)
SAHABELERİN İZİNDEN (5)
SAHABELERİN İZİNDEN (4)
SAHABELERİN İZİNDEN (3)
SAHABELERİN İZİNDEN (2)
SAHABELERİN İZİNDEN (1)
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Sıcak
Güncelleme: 19.09.2018
Bugün
24° - 36°
Perşembe
23° - 37°
Cuma
23° - 36°
Şanlıurfa

Güncelleme: 19.09.2018
İmsak
04:41
Sabah
06:03
Öğle
12:26
İkindi
15:52
Akşam
18:37
Yatsı
19:52
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı