Yazı Detayı
11 Haziran 2019 - Salı 10:02 Bu yazı 469 kez okundu
 
HİSSİ DİNDARLIK
Ejder AŞİT
ejderasit@gmail.com
 
 

Heyecan veren hissi dindarlığı yaşantımızdan bir türlü uzaklaştıramadık. Galeyana gelip güdülerimizin tavan yaptığı zamanlarda atılan sloganlarla vicdanımızı rahatlattık ve görevimizi hakkıyla yerine getirdiğimiz sandık. Ama her seferinde aynı delikten ısırıldığımızı fark edemedik. Çünkü güdülerimiz aklımızın esiri olmuş, otomatiğe bağlanmıştı.

Buna etken çeşitli nedenler sıralayabiliriz. Fakat bilgi yoksunu olduğumuz konusunda hem fikir değilim. Tarihte hiç olmadığı kadar bilgi sahibiyiz. Geçmişteki tüm birikim ve eserlere tek tıkla ulaşıbiliyoruz. İnternetin hayatımıza sağladığı kolaylık her evi kütüphaneye çevirdi. Ama tüketim kültürü üzerine kurduğumuz hayat, aklımızı kullanmadığımızdan bilgimizi tüketiyor ve beynimiz kısa bir süre sonra resetleniyor. Araştırmalar kısa bir süre sonra yerini unutkanlığa bırakıyor. Çünkü insan amaçından uzaklaşmış neyi niçin istediğini bilmiyor.

Bilgi sorunu olmadığına göre başka ne olabilir ki! 

Bilgi akılla kullanıldığında değer kazanır ve bizde aklımızı pek kullandığımızı söyleyemeyiz. Bilgisayarların, cd'lerin vs. bilgi depolayıcı aletlerin bilgin, alim sayılmaması da bundandır. Yanlış ve doğrular değerlendirilmeye tabi tutulmayınca kişi ön kabuller direk aktarılıyor, üretilmeyen bilgi kısa sürede tükeniyor.

Başka bir neden ise hakikatler karşısında korkuların aklı esir alması. Kişiyi bağlayıcı unsurların öğrenmesi hayatını esir alacağı ve kazanımlarını kaybedeceği endişesi önce kendisini aldatmasına sonra onunla başkalarını aldatmaya itiyor. Bugün müslümanların hayatı düzenleyici ve toplumsal hayata kan pompalayan Kur'anı lafzıyla okuyup manasını öğrenmekten çekinmesinin altında yatan gerçekte budur. Zira Faizle uğraşanlar faiz ayetiyle, fuhşiyatta batmış olanların fuhuş ayetleriyle, tartıda eksik tartanların, ölçüde eksik ölçenlerin kendisini bağlayacak ayetlerle karşılaşmaktan korkuyor. Çünkü inancı dairesinde onları terk etmek zorundadır. Dolayısıyla lafız ile uğraşmak ve ondan harf sevabı beklemek cazibeli kaçıyor. Mantıksızlığına kişi de farkındadır. lakin dürtülerin esir düşmüştür.

Bu ahlaki bir problemdir de. Tek hakikate kul olmayanlar birçok safsataya esir olur. Egolar hayatın merkezini işgal etmiş, kale içinde feth olunmuştur. Artık herşey onun için ibahe olmuştur.

Çevre faktörü ve dozajı yüksek tepkiler… Asrımızda  Platformlarla düşüncelerin tekel halini aldığı, etiketle namıyla yürüyen cemaatlerin menfaat birlikteliği yapıp tehlike gördükleri farklı düşünce sistemlerini hedef seçerek cahillere dövdürtmeleri, dozajı yüksek heyecansal eleştirtmeleri hayretlerimizi kamçılamıyor. Hepsinin temel ittifak noktası 'çıkar hesabı'dır. Aralarındaki derin vadilerde kurtlar uyuyor. Birliktelikte oluşan kibir canavarlaşıyor. Gücün kibri de diyebiliriz. Küçükler büyüyor, büyüyenler obezleşiyor. Dolayısıyla boykot edilme, karalanma, ticaretin kesada uğrama endişesi, şeytanın geçim sıkıntısı vesvesi atılması gereken adımları ve söylenmesi gereken sözleri söyletmiyor. 

Örneklerini saymakla bitiremeyiz. Bugün her cemaatin dergisi, tv'si, radyosu, kreşi, gazetesi vs. araçları var. Dindarlık geçim kaynağı halini almıştır. İhvanlar kendi kardeşlerinden alışveri. eder, başkasına gitmeyecek kadar mutassıp ve  milliyetçidirler de aynı zamanda. Yani maddi olarak sıkıntı çektikleri söylenemez fakat hepsi aç, bitap ve ağlıyor. Dokunsan bin ah işittirsin. İş hedef göstermeye geldi mi en kallavi sözler onlara aittir. Analarından doğduğuna pişman ediyorlar.

İki arada bir derede bocalama hali yani. Pasif iyi ile aktif iyi arasında patika yollar açma derdi. Ancak tekbir yol vardır. O'da Sırat'ı müstekim'dir. Kelimenin arapça çoğulu yoktur. Patika yollar bizi ne bizi akledilmiş bir bilgiye ne hakikate nede korku ve endişelerden bizi kurtarabilir.

Allah resulünün hayatı yolumuza ışık tutuyor. Ayetlerle ilk tanıştığında vucüdu zangır zangır titriyor, sığınacak kapı arıyordu. O emindi, dürüsttü, yalandan kaçınırdı, hak yemez haklının yanında olurdu, yetimin başını okşar, miskini doyurur, yapılacaklarla alakalı kendini sorgulardı, inzivaya çekilir, derin derin tefekkür eder, toplumsal yaralara karşı derman arardı. Hiçbir kınayıcının kınamasından Allah vereceği hesaptan ötürü korkmazdı. 

Bizim öyle olmamız gerekmez mi? Salâvat zincirleri kurmakla bu iş olmaz. Korkularımızla yüzleşmemiz gerekir. Ancak o zaman sağlıklı bir birey ve sağlıklı bir topluma ulaşabiliriz. Yoksa hissi dindarlıkla kişilerin uydusu olmaktan öteye gidemeyiz.

 
Etiketler: HİSSİ, DİNDARLIK,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
22 Ocak 2020
DİN KRİZİ
138 Okunma.
08 Ocak 2020
KASIM SÜLEYMANİ SUİSKATINA DAİR
97 Okunma.
07 Ocak 2020
KELİME VE KAVRAMLARIN HAYATIMIZDAKİ YERİ
49 Okunma.
28 Eylül 2019
SENEM MAĞARALARI VE YEMYEŞİL URFA PROJESİ
653 Okunma.
27 Eylül 2019
ÇOCUKLARIN EVLENDİRİLMESİ
193 Okunma.
31 Ağustos 2019
BU HALE NEDEN GELDİK?
958 Okunma.
16 Temmuz 2019
ALLAH NEDEN KABUL ETSİN!
453 Okunma.
13 Temmuz 2019
UNUTULAN SOYKIRIM TEKRARLANIR
382 Okunma.
08 Temmuz 2019
KAHR OLSUN ‘HENDEK SAHİPLERİ!’
377 Okunma.
01 Temmuz 2019
KELİME VE KAVRAMLARIN ÖNEMİ
311 Okunma.
26 Haziran 2019
İSLAM İNSAN HEDEFLİ, ALLAH MERKEZLİ BİR DİNDİR
497 Okunma.
21 Haziran 2019
MISIR VE TÜRKİYE’DEKİ DARBELERİN ORTAK ÖZELLİKLERİ
397 Okunma.
19 Haziran 2019
BİR YİĞİT ADAMIN ARDINDAN….
362 Okunma.
09 Mayıs 2019
RAMAZAN’A DAİR YANLIŞ VE DOĞRULAR
739 Okunma.
07 Mayıs 2019
HZ.MUHAMMED FİLMİ ÜZERİNE GEÇ KALINMIŞ BİR ELEŞTİRİ
358 Okunma.
01 Mayıs 2019
ŞAHİT OLANA VE ŞAHİT OLUNANA: İDLİB
384 Okunma.
27 Nisan 2019
HADİS VE RAVİLERİN DURUMU-3
422 Okunma.
26 Nisan 2019
HADİS VE RAVİLERİN DURUMU-2
364 Okunma.
25 Nisan 2019
HADİS VE RAVİLERİN DURUMU-1
395 Okunma.
22 Nisan 2019
TEVHİD MÜCADELESİNDE DİN DİLİ NASIL OLUR VEYA NASIL OLMALIDIR?
364 Okunma.
20 Nisan 2019
KUR'AN'DA ÖRTÜNME BİR EMİR MİDİR?
414 Okunma.
17 Nisan 2019
HACC BİR BİLİNÇLİLİK HALİDİR
397 Okunma.
16 Nisan 2019
KERBELA LOBİSİ
311 Okunma.
13 Nisan 2019
KUDÜS İKİNCİ ENDÜLÜS OLMASIN!
463 Okunma.
10 Nisan 2019
Acaba İman Eder miydim?
404 Okunma.
Haber Yazılımı