Yazı Detayı
02 Mayıs 2017 - Salı 08:22 Bu yazı 536 kez okundu
 
HEKİMLİK SANAT VEYA MUZİK
Misafir Kalem
 
 

Yaşamaya zaman ayır çünkü ömür bunun için yaratılmıştır...
Düşünmeye zaman ayır, çünkü başarının anahtarı odur...
Sevmeye zaman ayır, çünkü bu seni daima güçlü kılar...
İyiliğe zaman ayır, çünkü insan olmanın sırrı budur... Goethe

Tabip olma hesabiyle "hekimlik ve sanat veya müzik" konusunda kısa ve öz olarak arkadaşlarla düşüncelerimi paylaşınca bunu yazıya dökme gereği duydum. Bu yazımın bir gazetede yayınlanması ve geniş okuyucu kitlelerine ulaşması beni fazlasıyla mutlu eder.

Sanat, hem insanın yaratıcı yönünü biçimlendirir, hem de onun toplumsal varlığının bir parçasını oluşturur. Bu nedenle sanatçılar her dönemde kimi zaman toplumda kimsenin söylemeye cesaret edemediklerini söylemiş, kimi zaman kitleleri provoke etmiş, kimi zaman da toplumu eğitici rol üstlenmişlerdir.

Çeşitli yöntemlerle hem çevrelerine, hem topluma aktarmışlar düşünce ve duygularını. Yöntemlerden biri olan müzik ile notalara takılan duygular çeşitli telli, vurmalı, üflemeli aletlerle saçılır tabiata ve gönüllere. Araştırmam sırasında müzik tipi ile cinsler arasında ilişki bulunduğunu öğrenmem uyardı beni. Daha ilerisi aynı kişilerde müzik dersi ile matematik dersi öğrenme eğrisinin uyuşması yazımın ana konusunu da etkiledi.

Uzun ve zor bir eğitim dönemi sonrası bir çok sosyal, yasal, vicdani sorumluluk alan hekim, stres altındadır. Stres söz konusu olduğunda, kişinin karşısına üç temel seçenek çıkmaktadır:

1.Kabullenme

2. Gerçekçi / doğrudan başa çıkma

3.Savunucu başa çıkma(savunma mekanizması)

Ortaya çıkan savunma mekanizmaları, karşımızdakini "ötekileştirme" ye neden olabilir. Birbirlerini "öteki" olarak tanımlayanlar arasında, görünmeyen ama varlıkları hissedilen adeta birtakım sanal duvarlar vardır. Genellikle duvarın iki yanındakiler de birbirlerini "öteki" olarak algılar. Bazen birilerini bazı ölçütler açısından öteki olarak algılarken bazı ölçütler açısından kendi grubumuzun içinde olarak algılarız. Örneğin komşunuzu öteki olarak algılarken, bir dış tehdit karşısında onunla aynı grupta bulunduğumuzu düşünebiliriz. Benzer şekilde, aralarında çatışan, birbirlerine öteki muamelesi yapan kardeşler, dışarıdan yönelen saldırılar karşısında birleşebilir.

Zihnimizdeki "önyargılar" ile karşımızdaki "öteki" arasında karşılıklı etkileşim vardır. Önyargılarımız arttıkça "öteki"ni giderek daha itici ve tehlikeli algılamaya başlarız. Ötekinden kaçındıkça ve onunla çatıştıkça da ona ilişkin yeni ve daha güçlü önyargılar ediniriz. Ötekiyle aramızda bir duvar varsa, bu duvarın harcı önyargılarımızdır. Bence sanat, bu duvarı delik deşik eden, küçük görünen ancak duvarın temelini şiddetle sarsan bir terminatördür. Ve duvarı yıkmaya direkt gücü yetmediği zaman bu yıkıcıyı mekanizmayı tercih etmektedir. Tabii sadece hekimler değil bir çok meslek grubundaki sorumluluk duyan kişiler aynı mücadeleyi vermekte ise de, meslektaşlarımızın insancıl değerleri, ettikleri yemin gereği daha zengin-etkin olmalıdır diye düşünüyorum.

Prof. Dr. Üstün Dökmen "İnsanın korunakları" kitabında duvarların temel işlevlerini koruma, konfor sağlama, içerdekini engelleme, iletişim sağlama (yarı geçirgenlik), sözsüz iletişim ve kültür sergileme işlevi olarak saymış ve bu duvarların insanlar arası ilişkilerde 6 sınır oluşturduğunu belirtmiştir.

Bunlar her iki tarafın birlikte oluşturduğu katı sınır, taraflardan birinin oluşturduğu katı sınır, her iki tarafın birlikte oluşturduğu aşırı geçirgen sınır, taraflardan birinin oluşturduğu aşırı geçirgen sınır, her iki tarafın birlikte oluşturduğu yarı geçirgen (esnek) sınır, taraflardan birinin oluşturduğu yarı geçirgen (esnek) sınırdır.

İşte sanat ve onun bir dalı olan müzik, duvarın temelini sarsarken aynı zamanda sınırlar arasında geçişe izin veren çeşitli çaptaki çelik borulardır. Bu borular bazen yer üstüne açılarak havayı değiştirirken; bazen yer altına inerek tabiatın genetiğine karışır. Yani basıncı dengeleme yanında etkileşime katkıda bulunma özelliği de vardır.

Yaşam-Zaman-Ölüm… Anlamlı bir üçlü ve algılayabilen her canlının vazgeçilemez bir birlikteliği. Aslında sonuncusundan konuya yaklaştığımızda "ölüm" insanoğlu olarak dünyaya gelirken "yaşam" adı altında bize ödünç olarak verilmiş olan zamanın tükenmesidir. Sanat ise yaşam zenginleştiren, mutluluk virajını aldıran, zamanı durduramasa da yerini kısa süreli değiştirebilen ve ölüm zamanını geciktiren, bazen de ölümsüzleştiren işlevlerden biridir.

Ölüm ile devamlı yüzü yüze olan hekimler, ölüme çare ararken belki de ölümsüz olabilmek için mi sanata fazla değer verirler bilemem. Bildiğim, sevmeden yaşamak zaten ölümü yaşamaktır. "Aşksız geçen her gün boşa geçen bir gündür" diyerek tüm meslektaşlarımın bayramını tekrar kutluluyorum.

 
Etiketler: HEKİMLİK, SANAT, MUZİK,
Yorumlar
Diğer Yazılar
BOSNA
LANET OLSUN
D-SMART TV TÜRKİYE CUMHURİYETİ KANUNLARINA TABİ DEĞİL Mİ?
1 MAYIS
BENDE ADAYIM...
Artık bu Suriye savaşı değil! ‘Kıyamet Savaşı’ hazırlığı var. Dünyanın dengesi değişebilir.
VAZGEÇ
CESUR MEHMETÇİK
GAP GÜNDEMİ VE BÖLGE GERÇEĞİ
AKLINI VE İMANINI KİRAYA VERENLER
GAPGÜNDEMİ
GAP GÜNDEMİ İLE NİCE YILLARA
O ŞEHİR ÇANAKKALE
PKK’nın ‘son’ görevi...
ÖĞRETMEN…
Yalnızlık ve Yaratıcılık- III
Yaşlılıktaki YALNIZLIK II.
YAŞAM-YALNIZLIK ve TEKBAŞINALIK I.
TARİH YOL ARAYANA DOĞRU YOLU GÖSTERİR
Ankara’da çok gizli görüşme
Kudüs kararının getirdikleri: Psikolojik harbi kazanmak
Modern zamanların en büyük ihanet hikayesi ve Filistin'in kaderi
Hedef İran’la mücadele mi Ortadoğu’yu ehlileştirmek mi?
Saudia’da neler oluyor?
Suudi Arabistan'da gerçekten neler oluyor?
Sömürgeleştirme Operasyonu'nda Kürt ve Rus Lejyonu'na Dair
Krizin asıl nedeni
Ne yani Afrin’de değil Anadolu’da mı savaşalım? Bize bunu mu diyorsunuz?
Kontrollü kaos.
Biz bu oyunu gördük: Bu bir Türkiye savunmasıdır!
Barzani neye zarar verdi?
Fırat Kalkanı’ndan çıkarılacak dersler
Bir Bakan’ın makamındaki ilk günü..
OHAL Günlerinde Özeleştiri
Oruç tutan bir şehir
Tehlikenin büyüğü
Katar’dan İran’a yeni oyunun arka planı
NEDEN ŞAŞKINA DÖNDÜ MÜSLÜMANLAR?
FETÖ yapılanmasını anlamak zor mudur?
Güneyde kimle savaşıyoruz!
KAYGI*
BAŞKA AÇIDAN KARINCA VE AĞUSTOS BÖCEĞİNİN HİKÂYESİ
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Sıcak
Güncelleme: 19.08.2018
Bugün
25° - 39°
Pazartesi
25° - 38°
Salı
24° - 39°
Şanlıurfa

Güncelleme: 19.08.2018
İmsak
04:08
Sabah
05:38
Öğle
12:36
İkindi
16:18
Akşam
19:22
Yatsı
20:44
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı