301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
28 Eylül 2018 - Cuma 09:21 Bu yazı 1097 kez okundu
 
HAC VE AHLAK
S. Ahmet KAYA
seyyidak@hotmail.com
 
 
Bir Hac ibadetini daha geride bıraktık. Gerçekte Hac ibadetinin hayatımıza kattığı veya katacağı asıl anlamın bilincinde miyiz? Bu konuda şüpheliyim. Bırakın sıradan bir Müslüman'ı, okumuş-bilmiş kesimin dahi bu konuda yeterli bir bilince sahip olmadığını düşünüyorum. Bu vesileyle her Müslüman'ın, özellikle de Hac'cı olanların bu bilinçle hareket etmeleri gerektiğini düşünüyorum. Hac'ın asıl anlamını, ahlakını öncelikle düşünsel olarak fehmetmeleri gerekir ki, gerçek hayatlarına uygulayabilsinler... Peki, nedir Hac ve ahlakı? 
Hac'ın rükünleri semboller üzerine kurulu. Ama bu semboller, basit ritüellerden çıkıp öyle anlamlar kazanıyor ki, algılar dünyası birden bire tepe taklak olmak zorunda kalıyor… Her şey anlam kazanıyor; anlamsızlıklar dahi anlam kazanıyor. Mutlak Hakikat karşısında insan, beşer olduğunun farkına varıyor böylece; acz içerisinde dağılan dengesini yeniden kurmaya, arınmış ruhunu anlamlandırmaya çalışıyor. 
 
Evet, insan beşerdir. Akıl ve iradesi ile doğruyu bulabildiği gibi, yanlışa - batıla da kayabiliyor. Yönünü kaybettiğinde, kendini de Yaratıcı'sını da kaybedebiliyor. Kendini ve Yaratıcı'sını kaybeden insan, eşref-i mahlûkat olma şerefini de kaybediyor; varlıklar arasında ne olduğunun bilincini kaybettiğinde, kendini o varlıklardan biri gibi görmeye başlıyor. Ki bu, aidiyet düşüncesinin tamamen ortadan kalkmasına zemin hazırladığından, ahlaksızlığın-hayâsızlığın önceliklerin en başına yerleşmesine sebep oluyor. Açıkçası insan ruhu, sürekli bir gelgit ile baş başa; çünkü o, hüsrandadır;
 
Değil mi ki insan, okyanus ortasında alabora olmuş gemi gibi her an parçalanmayla, batmayla yüz yüzedir. 
 
Değil mi ki insan, yörüngesinden çıkmış yıldızlar gibi bir o yana, bir bu yana yalpalamaktadır. 
 
Değil mi ki insan ideolojilerin,  statükoların bencilliği altında ezilmektedir.
 
Değil mi ki insan, kafa karıştıran kavramlar dünyasında ezilmekte, hor görülmekte; buna rağmen kaybolan özgürlüğünü yeniden kazandıracak, asıl kavramın (İslam'ın) peşinden koşacak feraseti göstermeyen.
 
Değil mi ki insan, modanın cezbeden renkleri karşısında zayıf ve yorgun düşen bedenini yeniden kazanacak gücü bulamayan.
 
Değil mi ki insan, Mutlak Hakikat'in kucaklayan, esirgeyen, müjdeleyen merhametinden kaçmaktadır.
 
Evet, insan beşerdir. Yönünü sırat-ı müstakim üzerine koyabileceği gibi batıla, sapkınlığa ve azgınlığa da koyabilir. İki yöne kayabilme yetisi, onun mayasında vardır. Hac, insanın bu iki özelliğinin ve bu özelliklerden doğan sebeplerin, tekrardan ortaya çıkabileceği ihtimalinin olduğu yerdir. Dolayısıyla insanın ruhunu şekillendiren bu durum, insanla beraber yaratılmış olduğundan; Hac sürecinde bütün bunlar sembolik olarak insana yaşatılmakta… evveliyatının ve kendini yeniden keşfetmenin bütün safhaları, gösterilmektedir.
 
Bu anlamda Öze dönüş, aslına rucu' etme imkânını sunan Hac, insanın Yaratıcısına karşı konumunu ve bu konumun ahlaki açıdan hangi esaslar üzerinde şekillenmesi gerektiği imkânlarını da belirliyor. 
 
Ey hacım; sen her şeyden evvel bir yaratılmışsın. Kulsun. Bunun ötesi ve berisi yok. Bu ne demektir? Bir gün her fani gibi sen de vaktin geldiğinde Yaratılmışlığın gereği Yaratıcı'na döneceksin. Provasını Arafat'ta, Müzdelife'de (Meş'aril Haram'da), Şeytan Taşlama'da, Tavaf'ta, Say'da yaptığın Allah ile bütünleşmeyi, işte o zaman göreceksin. Çünkü Hac'ın bu rükünleri, sana, Allah ile nasıl bütünleşilir göstermek içindi. Sembolik olarak da olsa, bütün bir Hac boyunca gördün ve yaşadın o anı. 
 
Ve şimdi… artık daha güçlüsün. Yeryüzünde nasıl bir görevle (halife olmakla) yüklendiğini/dolaştığını, sahip olduğun konumun ne kadar şerefli olduğunu, eminim artık daha iyi fehm ediyorsundur. Kulluk, boyun eğmek, itaat gibi değerler, eğer Yüce Yaratıcı'ya olursa şayet, bunun özgürlük, onur, medenileşme, insanileşme anlamına geldiğini; tersi durumda ise eğer insana olursa, bunun da kölelik, sefalet, isyankârlık, sapıklık anlamına geleceğini bilmelisin. Tercihini yap. Hangisi? Allah'a mı, yoksa kula mı kulluk edeceksin? Yine eminim ki, sen, tercihini Allah'a kulluktan yana kullanacaksın.  
 
Çünkü Hac, insana böyle bir tercih yapma imkânı sunuyor. Bu imkânı çok iyi değerlendirmek, kaybolan dengeleri yeniden imar etmek, örnek şahsiyetler olarak yeryüzünde neşvü etmek, Müminin birinci vazifesidir. 
 
Allah ile bütünleşmek, O'nun Resulü'nü örnek alarak yaşamak… ahlaki bir sorumluluktur. Her şeyden önemlisi bir aidiyet sorunudur. Müslüman, nerde ve nasıl durduğunu açık yüreklilikle ortaya koymalıdır; neye mal olursa olsun. 
 
Çünkü Müslüman, Müslüman gibi davranmak zorundadır…
 
Etiketler: HAC, VE, AHLAK,
Yorumlar
Diğer Yazılar
YANGIN YERİ
ŞEHİR ve İNSAN EĞİTİMİ
KENDİNİ TANIMAYAN ŞEHİR… URFA II
ŞEHİR VE KİMLİK
KENDİNİ TANIMAYAN ŞEHİR… URFA -I-
TEMMUZ ATEŞİ
SAVAŞ VE UÇURTMA
SİYASET ÜZERİNE YAZMAK…. MI?
BİR ŞEHİR ELEŞTİRİSİ YAPMAK
ŞEHİR VE ŞEHİRLİ…
MURSİ’NİN ŞEHADETİ DOLAYISIYLA…
SURİYELER… YA DA ENSAR - MUHACİR İLİŞKİSİ
TÜRKÜ DİNLEME TEMRİNLERİ
KUDÜS… EY KUDÜS!
İBRAHİM’İN MEDİNE’Sİ
KAPİTALİZMİN ŞEHİRLERİ
SÖZÜ YOLA KOYMAK VESİLESİYLE
İBRAHİM’İN DİNİNDEN OLMAK NASIL OLMAYI GEREKTİRİYOR
EDEBİYAT ORTAMI ŞİİR YILLIĞI
BİR ÖZGÜR DÜŞÜNME DENEMESİ: HAKİKATİN İZİNDE
ŞEHRİN REFLEKSLERİNİ ÖĞRENMEK YAHUT BİR URFA'YI TANIMA DENEMESİ
MANİFESTO
BU SEÇİM...
İBRAHİM’İN MEDİNE’Sİ
SEÇİM VE AMAÇ
KAÇIŞ…
ŞEHRİN MAKAMI
ZAMAN… BİR BÜYÜK SIR…
KÜRT EDEBİYATI ÜZERİNE KISA BİR BAKIŞ
KENDİNİ TANIMAYAN ŞEHİR… URFA -I
YAZMAK…
“COĞRAFYA KADERDİR” VESİLESİYLE
URFACA URFALICA
AK PARTİ’DE ‘AK’IN TUTULMASI
AK PARTİ’DE ‘AK’IN TUTULMASI
VAHY İLE DÜŞÜNME
MÜSLÜMAN’CA DÜŞÜNMEK…
ZİHNİYET KARMAŞIKLIĞI…
SELAHADDİN’İN KİTABI
BOYUNDAN BÜYÜK İŞLERE KARIŞMAK
FOLKLOR VE VAR OLMA YA DA FABLÊN KURDÎ
AHLAK VE HUKUK
HZ. MUHAMMED (SAV)’İ ANLAMAK…
Aşkın ve Geleneğin Şiiri “ESKİ GÜNLERDEN KALAN”
KİTAP FUARI İÇİN ÖNERİLER
Mekân ve Aşk ŞEHİR
KIVIRLIK KUŞLARI…
DOLAR… YA DA KAPİTALİZMİN HÜKÜMRANLIĞI
ANADOLU’DAN BİZE KALANLAR VEYA SANATIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
SANAT ESERİ VE İŞLEYİŞ BİÇİMİ
12 Eylül darbesi dolayısıyla ŞİİR VE SAVUNMA
KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ
“KIRILMALAR” DOLAYISIYLA FARUK UYSAL ŞİİRİ
ANADOLU'NUN MANEVİ IRMAĞI YUNUS EMRE…
URFA: RUHUN MASALI…
NABİ…
GÖKYÜZÜ MELEKLERİ / AYLİN BEBEK’İN HİKAYESİ
MUHALEFET…
BUGÜN BAYRAM…
MEHMET TALAT AKAY’IN ARDINDAN…
FOLKLOR ŞİİRE DÜŞMAN DEĞİL
ORUÇ VE KUDÜS
KUDÜS… EY KUDÜS!
HARRAN ŞİİR AKŞAMI
NASIL BİR ŞEHİR, NASIL BİR MİMARİ?
KADİM ŞEHİR
İNSAN ve ÇEVRE
Sarı Kitap Dolayısıyla TAYYİP ATMACA’NIN ŞİİRİ
GAP GÜNDEMİ İLE 20 YIL…
CAMİLER… İMAMLAR… YA DA MESCİD-İ NEBİ
GÜZEL ADAMLARIN ŞEHRİ
ŞİİR NİÇİN YAZILIR VEYA NİÇİN OKUNUR ŞİİR
ŞEHİR BİZDEN NE İSTER YAHUT BİZİM ŞEHİRDEN BEKLENTİLERİMİZ
ŞEHİR ÜZERİNE DÜŞÜNMEK YA DA KENT KONSEYLERİ
BİR ŞEHİR ELEŞTİRİSİ YAPMAK
ŞEHİRLER ÖLÜR DE
ARAYAN BULUR ŞAHİN DOĞAN GİBİ
ŞEHRİN REFLEKSİNİ ÖĞRENMEK
Siraç SUMAN
KAÇMAK…
GEBECE
ABD’YE OLAN NEFRETİM
ZOR HAYATLAR
AKADEMİK KİTAP OKUMAK Ya da TÜRKİYEDE’Kİ SURİYELİLER
BUGÜN TAŞ ATMA GÜNÜ
SABİR RÜSTEMXANLI İLE
TEMMUZ ATEŞİ
TEK MİLLET TEK DEVLET
ÇANAKKALE RUHU DOLAYISIYLA
Yeni Bir Harran Dergisi
Aşk ve Mekân ŞEHİR
SAMİMİYET…
ŞEHİR BİZDEN NE İSTER! YA URFA?
ERDEM, İNSAN, ŞEHİR…
GÜZEL ADAMLARIN ŞEHRİ
Temmuz Ateşi
SAMİMİYET…
HİÇLİK… YA DA 15 TEMMUZ SÜRECİ
GÜNEŞİN ALTINDA ÇOK ŞEY OLUYOR
MELA AHMED CİZÎRΒNİN DİLİ
"İçin cennet, dışın cehennem olsa, sana asla dönmem"
BİR SEMPOZYUM'UN ARDINDAN
HARRAN DERGİSİ'NİN KAPANMASI
Türkiyelilik ve Osmanlılık
PERSONNA NON GRATTA
"TANRILAR VE KULLAR"
İNSAN-MEKÂN-ŞEHİR
SİYASETİN AMACI VE SİYASETÇİYE
KİM RÜYAMI GÖRECEK?
YENİ YILA BİR GİRERKEN...
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Parçalı Bulutlu
Güncelleme: 22.09.2019
Bugün
12° - 18°
Pazartesi
- 19°
Salı
- 23°
Şanlıurfa

Güncelleme: 22.09.2019
İmsak
05:02
Sabah
06:28
Öğle
12:49
İkindi
16:13
Akşam
18:58
Yatsı
20:16
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı