Yazı Detayı
28 Kasım 2019 - Perşembe 09:28 Bu yazı 123 kez okundu
 
GİDİŞAT NEREYE?
Salih BİRİNCİ
medyen34@hotmail.com
 
 

Modern dini telakki biçimleri bugün Kutsal sayılan (özelde vahiy ) bütün mahrem noktaları çok ciddi bir biçimde kurcalıyor ve yaralıyor. Allah'ın verdiği sınırlı akıl ile,  aklın sahasının dışına çıkıp, henüz tam olarak anlayamadığı kavrayamadığı metafizik boyutlara tecavüz ediyor. Özür dilerim! Çok ağır bir ifade oldu ama kapıldığım hisler bana bunu söyletiliyor. Din'i öğretilerin neredeyse tamamı müntesipleri tarafından o kadar güzel bir şekilde oyuluyor ki: Batıl bunu büyük bir hayranlık ve iştiyakla izliyor. Batıl'ın 1000 senedir yapamadığını bugün bizzat müntesipleri yapıyor. İslam'ın iç dinamikleri bugün müntesipleri tarafından işlevsiz hale getiriliyor. Değer yargıları ( özü) müntesipleri tarafından parça pörçük ediliyor. Batılın " Bir din bin din"  projesi müntesipler eliyle hayat buluyor. Bunun ma'nâs-ı görünürde bir, ama yorum ve anlama farklılığında bin.

Yorum ve anlam çatısı altında bir araya gelemeyen bir din mensupları otomatikman bölük pörçük olmuş oluyor.

Yanlış dini telkinler yüzünden Saf-arı-duru güzelim İslam’ında bin bir türlü modeli zuhur etti. " Neo-İslam - Neo- Kur'an - Neo- peygamber bir sürü kulağa hoş gelen içi boş kalıp düzmeceler. Bu düzmecelerin içine;  Tarihselciliği, Meâlciliği , çok güzel bir şekilde sokuşturdular.

Ya hu İslam’ın Tarihselciliği, Evrenselciliği, gelenekselciliğimi olurmuş : Saf , pak arı-duru islam'ı ne hale getirdiniz be hey utanmazlar..!!!

Hz. Peygamberin getirmiş olduğu Ahlâk ilkeleri, yemek – ekmek mi ki Bayatlasın: Miâd-ı doldu, son kullanma tarihi geçti haydi bunu bir kenara atalım yenisini getirelim.

 

BÜTÜNLEŞTİRİCİ OLMADAN VAHDET OLMAZ

 

Allah'ı bir, peygamberi bir, kitabı bir, kıblesi bir, bir dinin müntesipleri en ufak ele avuca sığmaz meseleler yüzünden birbirini tekfir etmeye, sapıklıkla itham etmeye başladı. Birbirini beğenmeyen hatta tekfir eden bir dinin mensupları ve sözde Din adamları mı: İslâm birliğini- İslam ümmetini tek çatı altında birleştirecek?" Vahdet'i İslam’a öncülük edecek?  Bu sizce imkânsız değil mi?

 

TEVHİD DİYENLER İKİLİK ÇIKARIYOR

 

Bir iki kitap okuyan din hocalığına sıvıyor ellerini. Peşine bir kitle takıp bildiği gerçekleri mutlak hakikat diye anlatıyor. Hele de ağzı biraz laf yapıyorsa kim tutar artık o hocayı..

İslam’ın ortak değerlerine saldırmak onun için bir marifet. Kendince Tevhidi savunuyor. Tevhide bulaşan kirleri temizliyor. Bütünleştirici bir dilden ziyade üslup ve yorum, ayrıştırıcı ve tefrikaya mahal veren bir üslup. Kin ve adavet kokan sözler. Eleştirdiği kişi ve kurumlar da Müslüman. Ama tekdüze mantık ve dar bakış açısı onun bir parçası haline geldiğinden düştüğü bataklığın farkına değil. Selefi-i salihinin yolundan gittiğini iddia ediyor fakat, tuttuğu yol o insanların yolundan fersah fersah uzak kalıyor.

 

Mesela; Tutuyor Tasavvufu inkâr ediyor. Sufilere müşrik diyor.  Ona buna kafir deyip duruyor. Kardeş kusura bakma ama işte asıl sapık sen oluyorsun! Din babanın malımı ki: Çıkıp ahkam kesiyor, milleti kafir yapıyor, Onu şunu cehenneme gönderiyorsun. Unutma ki: Bin sene boyunca bu topraklar gönül er'lerinin de içinde bulunduğu dev bir ordu ile haçlı sürülerine karşı mücadele etmiştir. Bir taraftan haşmetli bir biçimde sahada düşmana karşı kılıç sallayan, diğer tarafta da normal hayatta insanlara karşı üsve'i hasene modeli ile on binlerin gönüllerini fethetmiş, sevgisini kazanmış ve İslam’ı seçmelerine vesile olmuş yârenler yetişmiştir. Bütün bunlar senin beğenmediğin ve şirk dediğin tasavvuf'u hayatlarının doğal bir parçası gibi yaşayan erenlerdi. Unutma ki: Bu topraklar Tasavvufun hamuruyla yoğrulmuş Tasavvufun düşünce ikliminde insanlar deruni yaşam biçimini öğrenmiştir. Tasavvufun bağrından saçılan gönül yarenleriyle bu topraklar manevi direklerini ayakta tutmayı başarmıştır. Yüzyıllarca düşmana karşı asil ve heybetli duruşunu korumuştur. Çünkü bilgi kirliliğinin bu kadar yoğun olmadığı o zamanlarda İslam ve tasavvuf bütünün bir parçasıydı zaten. İslam denildiğinde Tasavvuf, Tasavvuf denildiğinde İslam akla gelirdi... Bir hoca olarak tefrikayı körüklemen, uhuvvet ruhunu bitirdiğini bilmemen kara cahil olduğunu göstermeye yeter. Bir iki yüzeysel kitap okumakla ahkam kesmek kolay önemli olan bütünleştirici ruhu korumaktır. Bizi dinleyen olmaz ama siz milyonlara hitap ediyorsunuz. Konuştuğunuz her i'tikadi meselelerin toplumun her katmanında karşılık buluyor.  Ayrıştırmak kolay, bütünleştirici olmak zordu. Onu da siz beceremediniz..

 

Neticede ihtilaf , tekfir ve mezhep kavgaları ve sonunda oluk oluk akan Müslüman kanı !!!

Deccal'in fitnesi dedikleri şey de bu belki. Her mezhep kendi öğretilerini dinleştirip putlaştırdı.

Her hareket kendi liderini en üstün konuma çıkardı.

Her hoca anlattığı şeyleri mutlak hakikat zannetti.

Kendi aralarında uhuvveti ve birlik ruhunu sağlamayan bir din'in mensupları ilelebet muvaffak olmaz, Küfrün ve Batılın oyuncağı olur.

 
Etiketler: GİDİŞAT, NEREYE?,
Yorumlar
Haber Yazılımı