Yazı Detayı
10 Kasım 2016 - Perşembe 15:25 Bu yazı 3121 kez okundu
 
ERDEM, İNSAN, ŞEHİR…
S. Ahmet KAYA
seyyidak@hotmail.com
 
 

Şehir ve tabiat içinde kendi duruşunu ortaya koyan daha doğru bir deyimle "en üstün" ve etkileyen/değiştiren bir konumda olduğunu ilan eden insan, kendi rolünü çok iyi biliyor. Aklı, iradesi ve bilgisiyle diğer varlıklardan farklı olduğunu; bunun da kendisine hareketlerinde özgür bir alan bıraktığının farkında. Buna rağmen, diğer insanlarla ilişki kurarken, bunun belli ilkeler çerçevesinde gerçekleşmesi gerektiğine olan inancı, onu bir takım arayışlara itmiştir. Bu arayışları neticesinde ahlak ve görgü diye bir dizi kurallar manzumesi bulup (toplumsal ahlak, iş ahlakı, insan ahlakı vs. gibi başlıklar altında) geliştirdi. Bu kural ve ilkeleri kendi hayatına uygulayan insan, her zaman ve her yerde öteki varlıklardan farklı olduğunu gösterdi ve davranışlarını zapt u rapt altına almış oldu böylece.

İşte bu yüzden insan, kendini kontrol etme, yani davranışlarına hükmedebilme olanağına sahiptir ve diğer insanlarla olan ilişkilerini medeni bir içeriğe büründürebilir bir konumdadır.

İnsan, sadece hemcinslerine karşı mı davranışlarını (belli ilkelerle) kontrol altına alacak? Elbette hayır! İnsanların haricinde yaratılmış olan bütün varlıklara karşı saygılı olmak zorunda. Bu, giderek onun yaşamında önemli bir kilometre taşı olarak, insan-yaratılmış varlık (bu, canlı olduğu gibi cansız da olabilir) ikilemini ahlaki olarak yaratılmış çizgisine çekiyor; böylece yaratılanlar, Yaratan karşısında kul olma bilincini yakalamış oluyorlar. Yaratılmış olmak, Yüce bir varlığa inanmayı zorunlu hale getirmiştir ki, kul'luk, bir bakıma Yüce olana yani Yaratıcı'ya karşı, insanın yücelmeye aday bir varlık haline sokmuştur.

Buradan çıkan sonuca göre saygı ve sevginin iki yönü vardır. Yaratan ve Yaratılan... Yaratan, yaratılanı seviyor zaten. Çünkü yaratılan varlık (canlı, cansız her şey), Yaratan'ın sevgisiyle hayat bulmuştur. O, kendisinde bulunan bazı vasıfları özellikle yaratılmışların en şereflisi olan insana bahşederek, ona olan sevgisini göstermiştir. Bunun tam tersi diğer varlıklara; yani hayvan ve cansız varlıklara insana gösterdiği sevgiyi göstermediği halde insan haricindeki varlıklar Yaratan'a sevgi ve saygı gösterisinde bulundukları halde, insanın bu konuda yetersiz ve isteksiz kalması oldukça düşündürücüdür. Akıl, irade, düşünme gibi faziletler, insanda ihtiras, ihanet, inkâr, vesaire gibi hoş olmayan ve insana ait olan duyguların uyanmasına da sebep olabiliyor. (Bu mevzudaki geniş açıklamayı "İnsan" bölümünde yaptığımız için geçiyorum.)

Yaratılanın, Yaratan'a karşı şükrünü eda edebilmesi bir şekilde gerçekleşecektir. Bu, ister inanarak olsun, isterse inanmayarak olsun. Birinci durumda, yaratılan yaratıldığının farkındadır ve buradan hareketle şükrünü yapabildiği en iyi şekliyle gerçekleştirme pozisyonuna gidecektir. İkinci durumda farkında olmadan hatta kuru bir inkârdan yola çıkarak, yaratılan karşısında hayranlığını gizleyemeyecektir. Bu bile inanmasa da içinde gizli bir tapınmayı (farkında olmadan) ortaya çıkaracaktır. Öyleyse yaratılmış olmak, Yaratan'a karşı gizli veya açık bir tapınmayı yani saygı'yı beraberinde getiriyor demektir.

Yaratılmış olanların içinde sadece insan, tabiata hükmetme olanağına sahiptir. Çünkü o doğduğunda yalnızdır, hiçbir şeyi yapma olanağına sahip değildir. Aklı ve iradesi sayesinde ihtiyaç duyduğu her şeyi yapabilir. Bunun için de öncelikle bir araya gelerek, yeni yeni projeler gerçekleştirmeyi denemek zorunda kalacaklardır. Kurdukları şehirler de bu projelerin hayat bulmasına olanak sağlayan mekânlardır. (Şehir de bu projenin içinde yer alan bir ayaktır.) Bir yaratılmış olarak insan, yaşayacağı mekân olan şehri kurduğuna göre, artık oraya kendi erdemlerini yansıtabilir. Aynı zamanda farkında olmadan kötü hasletlerini de yansıtacaktır. Ki bu, onun aslında istemediği bir sonuçtur. Fakat bilinçsizce şehre yerleşen bu kötü hasletler, artık onun iyi ve kötü kavramları karşısında bir durum değerlendirmesi yapmasını zorunlu hale getirmiştir. Çünkü yaşadığı mekâna karşı sorumludur. Eğer bu sorumluluk görevini yerine getirmediği takdirde şehrin günün birinde kendisinden intikam alacağını bilir. (Şehir, Bir Gün Öç alabilir)

İnsan şehre karşı görevli ve sorumludur. Yaratılanların en şereflisi olan insan orada yaşadığına göre, Yaratan için o şerefli varlığın ihtiyaç duyabildiği her şeyi ona hazırlamak, en iyi şekilde yaşamasını temin etmek, yine insanın kendi görevidir. İnsan bu yüzden şehre karşı görevi olduğunu bildiğine göre, şehrin ruhuna karşı da erdemlerini göstermek zorunda kalacak. Çünkü sahip olduğu erdemlerini şehrin ruhuna yansıtırken, aynı zamanda kötücül taraflarını da yansıtmıştır. Ve şehir, giderek onun yani insanın bir benzeri olarak karşılıklı ilişkilerini sürdüreceklerdir.

Şehirle direkt ilgisi olan insanın tıpkı şehre göstermek zorunda olduğu saygıyı, içinde yaşayanlara karşı da göstermek zorunda olduğunu bilmesi, onun lehine olan bir girişim olacaktır. Şehir, içinde yaşayanlarıyla şehirdir. İnsansız şehir düşünülemeyeceğine göre, şehirli diye tanımladığımız inanların da bir şehirli gibi yani bir medeni gibi ilişkilerini, davranışlarını ortaya koymaları gerekmez mi? Üstelik yaratılmış olmak, Yaradan'a ve kullarına karşı, bir saygı ortamını oluşturması ve geliştirmesi gerekmiyor mu? Ahlak diye tanımladığımız ilkelerin bu saygı ortamını oluşturduğunu, giderek bu saygı ölçüsünün insanların diğer yaratılmışlardan ayırdığını ve özel bir konuma yükselttiğini biliyoruz artık. O halde davranışlarımızı bir şehirli gibi, bir medeni gibi sergilememiz, hem birbirimize, hem de Yaradan'a karşı olumlu ve seviyeli bir ortam oluşturacaktır.

 
Etiketler: ERDEM, İNSAN, ŞEHİR…
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Parçalı Bulutlu
Güncelleme: 19.02.2018
Bugün
- 16°
Salı
- 14°
Çarşamba
- 15°
Şanlıurfa

Güncelleme: 19.02.2018
İmsak
05:41
Sabah
07:03
Öğle
12:46
İkindi
15:47
Akşam
18:17
Yatsı
19:32
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
46
41
4
4
14
22
2
Galatasaray
44
47
6
2
14
22
3
Fenerbahçe
44
44
2
8
12
22
4
Beşiktaş
41
41
3
8
11
22
5
Kayserispor
35
30
5
8
9
22
6
Sivasspor
34
30
8
4
10
22
7
Trabzonspor
33
36
5
9
8
22
8
Göztepe
33
35
6
6
9
21
9
Kasımpaşa
29
34
9
5
8
22
10
Yeni Malatyaspor
28
24
8
7
7
22
11
Bursaspor
27
31
9
6
7
22
12
Akhisarspor
27
28
9
6
7
22
13
Antalyaspor
24
26
10
6
6
22
14
Gençlerbirliği
22
26
9
7
5
21
15
Alanyaspor
21
34
13
3
6
22
16
Atiker Konyaspor
21
23
11
6
5
22
17
Osmanlıspor FK
19
31
13
4
5
22
18
Kardemir Karabükspor
12
15
16
3
3
22
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı