301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
26 Haziran 2019 - Çarşamba 10:47 Bu yazı 212 kez okundu
 
DOĞU’DAKİ ARAZİ KAVGALARINA ŞAŞI BAKMAK!
Osman GÜLEBAK
o.gulebak@gmail.com
 
 

Geçtiğimiz günlerde Şanlıurfa'nın Siverek ilçesine bağlı Çeltik Köyünde aynı aşiret mensupları arasında arazi anlaşmazlığı yüzünden çocukların gözü önünde içerisinde kadınların da olduğu 4 kişi katledilirken olay yerinden kaçanların çarptığı 2 kişi ile birlikte toplam 6 insanımız hayatını kaybetti. Bu insanlarımız bölgemizde yıllardır devam eden arazi anlaşmazlığı sorununun son kurbanları...

Bu olayın ardından gözler yine bölgeye çevrildi. Sosyal medyada, TV'lerde,  gazetelerde herkes bir şeyler söyledi. Bölge insanına şaşı bakmaya devam eden modernizmden beslenen aydınlar, daha önce olduğu gibi bölgenin tarihsel geçmişini ve yerel dinamiklerini göz önünde bulundurmadan olayı töre, aşiret ve feodal yapı üzerinden okuma gibi ir kolaycılığına kaçtılar.

Elbette sosyolojik olayları tek bir sebeple açıklamak mümkün değildir. Ama en büyük sorun, yaşanan bu toplumsal travmalara yanlış perpesktiften bakmaya çalışmaktır.  Tarihsel ve toplumsal gerçeklerimizle örtüşmeyen Modernizminden aşırdıkları kavramları kullanarak çözüm aramak bırakın sorunu çözmeyi belki de sorunu daha da çıkmaza sokacaktır. 

Peki, bölgede özellikle arazi anlaşmazlığı yüzünden yaşanan bu ve benzer olayların gerçek sebebi nedir? 

Bugün İslam dünyasında yaşanan hangi sorunu araştırırsanız araştırın, bu araştırma sizi; İslam coğrafyasında devletler tarafından uygulanan yanlış Batılılaşma politikalarına götürecektir. Osmanlı'nın Batı karşısında yenilgisiyle başlayıp Türkiye'nin kurulmasıyla devam eden Batılılaşma hareketi, İslam coğrafyasına uymayan ama Batıcı yönetici ve aydınlar tarafından bu halka zorla giydirilen bir deli gömleğidir. Bölgede yaşanan bu toprak kavgalarının sebebiyle bunun ne ilgisi var dediğinizi duyar gibiyim... Biraz sabredin...

İsterseniz biraz geriden başlayalım...

Tanzimat ve 1858 Arazi Kanunnamesi'ne kadar geçen süreçte genelde İslam dünyasında ve Osmanlı'daki toprak düzeni  ve bu düzen üzerinden ortaya konulan beşeri ilişkiler, batıdaki serf-senyör ilişkilerinden farklıdır. Toprağın kontrol hakkı  (rakabe ) yani miri düzende toprağı kullanma hakkı mertebeli olarak tımar sahiplerinindir ki; bunlar, toprak üzerinde yaşayanların maliki değil devletin memurudurlar. Suistimal veya başarısızlık durumunda hemen değiştirilirlerdi. İslam fıkhına uygun olan bu sistem, devletin Batılılaşmasıyla birlikte değişime uğradı. Tanzimat ile başlayan meş'um süreçte çıkarılan 1858 Arazi Kanunnamesi ilk defa toprak üzerinde özel mülkiyete kapı aralamış oldu. 

Bunun yanında devlet otoritesi zayıflayan devlet, yüzyıllardır toplumu aşağıdan yukarıya doğru örgütleyen miri düzeni terk ederek tüm geleneksel-toplumsal birimlere eşit mesafede durdu. 
Batılılaşmanın etkisiyle de bu sefer içlerinden birini yanına alarak diğerleri üzerinde otoritesini sağlama yoluna gitti. Bu da önce toprak düzeninin bozulmasına ardından da buna paralel olarak toplumsal düzen bozulmasına; aşiret ve kabilelerin birbirilerine düşman olmalarına sebep oldu.

Bu sorunun ikinci adımı da Cumhuriyet ile birlikte geldi. Osmanlı bakiyesi olarak kurulan yeni Türkiye Cumhuriyeti,  2. Mahmut dönemi  ile başlayan Batılılaşma sürecini hızlandırarak devam ettirdi. 

Bu kapsamda 1926'da çıkarılan Medeni Kanunu kapsamında birçok miri toprak özel kişilerce düşük bedellerle hazineden satın alınması, giderek fiili işgallere konu olması, büyük değer taşıyan devlet topraklarının sayılı kişilerin eline geçmesine, bunların rantiye durumunu kazanmasına sebep oldu. (1) 

Yine yeni rejimin kurulduğu ilk günlerde rejime karşı ayaklanan kesimleri bastırmak isteyen devlet, yanına almak istediği büyük aşiretlere geniş topraklar dağıttı. Yine aynı dönemlerde, bölgeden tehcir yaşayan Gayri Müslimlere ait toprakların belli aşiretlere verildi. Bu da bugün bölgede oluşan ağalığın temelini oluşturan faktör oldu.

Aynı şekilde bölgede yıllardır yaşanan şiddet odaklı politikalar, ekonomik ve kültürel mahrumiyetler, yaşanan baskılar, göçe zorlanan insanlar, faili meçhul cinayetler, sağlık, eğitim,altyapının yetersizliği, bölge insanının korucu yada örgüt arasında iki tercihten birine zorlanması gibi sebepler toplumun giderek şiddette meyletmesinde etkili faktörlerdir.

Bölgede dinin etkisinin giderek azalması da başka bir faktör olarak önümüze çıkıyor. Cumhuriyetle bitlikte din yeni rejim tarafından büyük baskı altına alınmış, bölgenin alimleri, şeyhleri itibardan düşürülmüş. Bölgede İslami ilimlerde alim olan ve ihtilafları çözen manevi şahsiyetler, sosyal kontrol rolü gören zatlar ve insan yetiştiren medreseler önce Cumhuriyetin takip ettiği sindirmeci politikalar, sonrasında da PKK tarafından tasfiye edildi. Dinin sosyal hayattan bu şekilde tasfiye edilmesi, toplumda ciddi kırılmalara sebep olmuştur.
Bu olayların bir başka sebebi de devletin son dönemlerde bölgede tarım arazileriyle ilgili attığı yanlış adımlar... Geçmiş başbakanlardan Bülent Ecevit döneminde Toprak reformuyla 'Ağa' denilen zengin kişilerden alınan arazilerin usulsüz yollarla geri verilmesi, toplulaştırma ile ilgili yaşanan sorunların çözüme kavuşamaması... 

Peki, bölgede iddia edildiği gibi Feodal yapı var mı? Sözü yazar Ali Bulaç'a bırakalım...

Batılılaşma politikalarının bir sonucu olan bölgedeki ağalık düzeni her ne kadar feodaliteyle benzerlik gösterse de buna feodalite demek mümkün değildir. 

Çünkü feodalite düzeni,  Batı toplumunun bir gerçeğidir ki bunun İslam toplumunda bir karşılığı yoktur. Feodalite, kırın medeniyete, köylülüğün şehre hakimiyet kurmasıdır. Feodal ilişkinin esasını serf-senyör ilişkisi tayin eder. 

Feodaliteden süzeren ile vasallar arasındaki belirli münasebetin olduğu yerde söz edilebilir. İslam coğrafyasında derebeylik sistemi olmadığı gibi feodalite de yoktur. (2)

1-www.nfku.com
2-Ortadoğu'dan İttihadul İslam'a (Ali Bulaç)

 
Etiketler: DOĞU’DAKİ, ARAZİ, KAVGALARINA, ŞAŞI, BAKMAK!,
Yorumlar
Diğer Yazılar
ULUS DEVLETTEN ‘BÖLGESEL ENTEGRASYON’A YENİ BİR SÜREÇ VE KÜRTLER…
1915 OLAYLARI VE MUHACİR BİR AİLENİN YAŞADIKLARI-2
1915 OLAYLARI VE MUHACİR BİR AİLENİN YAŞADIKLARI-1
‘KÜRT YOKTUR' POLİTİKASINDAN ‘KÜRDİSTAN YOKTUR’ POLİTİKASINA KÜRDİSTAN GERÇEĞİ
ÖTEKİLEŞTİRME PROBLEMİ VE TOPLUMSAL ÇÖZÜLME
KAPIMIZDA BEKLEYEN TEHLİKE
TARİH BİZE NELER SÖYLER?
SOROS’UN VAKFI GİTTİ YA YÜRÜRLÜKTEKİ POLİTİKALARI?
HZ. ALİ VE MALİK BİN EŞTER’E GÖNDERDİĞİ MEKTUP-2
HZ. ALİ VE MALİK BİN EŞTER’E GÖNDERDİĞİ MEKTUP-1
CHP, DP VE EZANIN ASLINA DÖNDÜRÜLMESİNİN PERDE ARKASI-2
CHP, DP VE EZANIN ASLINA DÖNDÜRÜLMESİNİN PERDE ARKASI-1
İSLAM DÜNYASINDA KURUMLARIN YENİLENME ZORUNLULUĞU
CADILARIN BİLİM YUVASINDA NE İŞİ VAR BEYLER?
İSLAM DÜNYASI VE ‘GERÇEK CUMHURİYET’ ARAYIŞI -2-
İSLAM DÜNYASI VE ‘GERÇEK CUMHURİYET’ ARAYIŞI -1-
ÂLİMLER BULUŞMASI VE KÜRTLER
İBRAHİM EDHEM EFENDİYİ TANIYAN VAR MI?
BİZ BU ÜLKENİN NESİ OLUYORUZ?
HÜKÜMDAR BEHRAM VE BAYKUŞUN HİKÂYESİ
BASRA OLAYLARI ANALİZİ - 2
BASRA OLAYLARI ANALİZİ - 1
21. YÜZYILDA MUSAB OLABİLMEK
"EN KÖTÜ BARIŞ, EN HAKLI SAVAŞTAN DAHA İYİDİR"
ELMA KOKUSUYLA GELEN ÖLÜM: HALEPÇE-2
ELMA KOKUSUYLA GELEN ÖLÜM: HALEPÇE-1
TÜRKİYE’DE YAŞANAN DARBELER, ABD VE CHP-2
TÜRKİYE'DE YAŞANAN DARBELER, ABD VE CHP-1
ABD İLE TÜRKİYE ARASINDAKİ 'STRATEJİK MÜTTEFİK' İLİŞKİLERİ -2
ABD İLE TÜRKİYE ARASINDAKİ 'STRATEJİK MÜTTEFİK' İLİŞKİLERİ -1
KÜRTLER ÜZERİNDEKİ EMPERYALİST OYUNLAR VE PKK-2
KÜRTLER ÜZERİNDEKİ EMPERYALİST OYUNLAR VE PKK-1
KÜRTLER ÜZERINDEN OYNANAN EMPERYALIST OYUNLAR (2)
KÜRTLER ÜZERINDEN OYNANAN EMPERYALIST OYUNLAR (1)
MÜNİR ÖZKUL VE KAYBOLAN MERHAMETİMİZ...
KUDÜS VE YOL AYRIMINDAKİ İNSANLIK…
ALİYA’NIN GÖZÜNDEN FİLİSTİN MESELESİ -3
BİLGE KRAL ALİYA VE FİLİSİTN MESELESİ-2
ALİYA’NIN GÖZÜNDEN FİLİSTİN MESELESİ-1
GÖRMEZ’İN VEDA KONUŞMASINDAKİ ACI HAKİKATLER…
DİYANET VE GÖRMEZ, SİYASETE KURBAN MI EDİLİYOR?
16 NİSAN REFERANDUMUNDA GERÇEKLERLE YÜZLEŞMEK-3
16 NISAN REFERANDUMUNDA GERÇEKLERLE YÜZLEŞMEK-2
16 NISAN REFERANDUMUNDA GERÇEKLERLE YÜZLEŞMEK-1
11 NİSAN KURTULUŞ ETKİNLİKLERİ VE (ÖZ)ELEŞTİRİLER
HÜDA PAR NEDEN HEDEF SEÇİLİYOR?
KONYA'NIN MEVLANA'SI VAR, YA URFA'NIN?
HALK HİZMET İÇİN İLLA YOL MU KAPATSIN?
AÇILIŞLAR HİZMET Mİ YOKSA EZİYET Mİ?
OKULLARIN AÇILMASI VE SORUMLULUKLARIMIZ
CEMAATLERE SALDIRI YA DA MAYIN MERKEPLİĞİ
DARBE KARŞITI KÜRTLER VE TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ ÜZERİNE…
BİRECİK'TE HALKI DAĞITMA EMRİNİ KİM VERDİ?
ÜMMET ŞUURU OLMADAN KUDÜS ÖZGÜRLEŞMEZ
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Sıcak
Güncelleme: 15.07.2019
Bugün
22° - 35°
Salı
22° - 37°
Çarşamba
22° - 38°
Şanlıurfa

Güncelleme: 15.07.2019
İmsak
03:28
Sabah
05:09
Öğle
12:36
İkindi
16:26
Akşam
19:52
Yatsı
21:27
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı