Yazı Detayı
26 Haziran 2019 - Çarşamba 10:47 Bu yazı 742 kez okundu
 
DOĞU’DAKİ ARAZİ KAVGALARINA ŞAŞI BAKMAK!
Osman GÜLEBAK
o.gulebak@gmail.com
 
 

Geçtiğimiz günlerde Şanlıurfa'nın Siverek ilçesine bağlı Çeltik Köyünde aynı aşiret mensupları arasında arazi anlaşmazlığı yüzünden çocukların gözü önünde içerisinde kadınların da olduğu 4 kişi katledilirken olay yerinden kaçanların çarptığı 2 kişi ile birlikte toplam 6 insanımız hayatını kaybetti. Bu insanlarımız bölgemizde yıllardır devam eden arazi anlaşmazlığı sorununun son kurbanları...

Bu olayın ardından gözler yine bölgeye çevrildi. Sosyal medyada, TV'lerde,  gazetelerde herkes bir şeyler söyledi. Bölge insanına şaşı bakmaya devam eden modernizmden beslenen aydınlar, daha önce olduğu gibi bölgenin tarihsel geçmişini ve yerel dinamiklerini göz önünde bulundurmadan olayı töre, aşiret ve feodal yapı üzerinden okuma gibi ir kolaycılığına kaçtılar.

Elbette sosyolojik olayları tek bir sebeple açıklamak mümkün değildir. Ama en büyük sorun, yaşanan bu toplumsal travmalara yanlış perpesktiften bakmaya çalışmaktır.  Tarihsel ve toplumsal gerçeklerimizle örtüşmeyen Modernizminden aşırdıkları kavramları kullanarak çözüm aramak bırakın sorunu çözmeyi belki de sorunu daha da çıkmaza sokacaktır. 

Peki, bölgede özellikle arazi anlaşmazlığı yüzünden yaşanan bu ve benzer olayların gerçek sebebi nedir? 

Bugün İslam dünyasında yaşanan hangi sorunu araştırırsanız araştırın, bu araştırma sizi; İslam coğrafyasında devletler tarafından uygulanan yanlış Batılılaşma politikalarına götürecektir. Osmanlı'nın Batı karşısında yenilgisiyle başlayıp Türkiye'nin kurulmasıyla devam eden Batılılaşma hareketi, İslam coğrafyasına uymayan ama Batıcı yönetici ve aydınlar tarafından bu halka zorla giydirilen bir deli gömleğidir. Bölgede yaşanan bu toprak kavgalarının sebebiyle bunun ne ilgisi var dediğinizi duyar gibiyim... Biraz sabredin...

İsterseniz biraz geriden başlayalım...

Tanzimat ve 1858 Arazi Kanunnamesi'ne kadar geçen süreçte genelde İslam dünyasında ve Osmanlı'daki toprak düzeni  ve bu düzen üzerinden ortaya konulan beşeri ilişkiler, batıdaki serf-senyör ilişkilerinden farklıdır. Toprağın kontrol hakkı  (rakabe ) yani miri düzende toprağı kullanma hakkı mertebeli olarak tımar sahiplerinindir ki; bunlar, toprak üzerinde yaşayanların maliki değil devletin memurudurlar. Suistimal veya başarısızlık durumunda hemen değiştirilirlerdi. İslam fıkhına uygun olan bu sistem, devletin Batılılaşmasıyla birlikte değişime uğradı. Tanzimat ile başlayan meş'um süreçte çıkarılan 1858 Arazi Kanunnamesi ilk defa toprak üzerinde özel mülkiyete kapı aralamış oldu. 

Bunun yanında devlet otoritesi zayıflayan devlet, yüzyıllardır toplumu aşağıdan yukarıya doğru örgütleyen miri düzeni terk ederek tüm geleneksel-toplumsal birimlere eşit mesafede durdu. 
Batılılaşmanın etkisiyle de bu sefer içlerinden birini yanına alarak diğerleri üzerinde otoritesini sağlama yoluna gitti. Bu da önce toprak düzeninin bozulmasına ardından da buna paralel olarak toplumsal düzen bozulmasına; aşiret ve kabilelerin birbirilerine düşman olmalarına sebep oldu.

Bu sorunun ikinci adımı da Cumhuriyet ile birlikte geldi. Osmanlı bakiyesi olarak kurulan yeni Türkiye Cumhuriyeti,  2. Mahmut dönemi  ile başlayan Batılılaşma sürecini hızlandırarak devam ettirdi. 

Bu kapsamda 1926'da çıkarılan Medeni Kanunu kapsamında birçok miri toprak özel kişilerce düşük bedellerle hazineden satın alınması, giderek fiili işgallere konu olması, büyük değer taşıyan devlet topraklarının sayılı kişilerin eline geçmesine, bunların rantiye durumunu kazanmasına sebep oldu. (1) 

Yine yeni rejimin kurulduğu ilk günlerde rejime karşı ayaklanan kesimleri bastırmak isteyen devlet, yanına almak istediği büyük aşiretlere geniş topraklar dağıttı. Yine aynı dönemlerde, bölgeden tehcir yaşayan Gayri Müslimlere ait toprakların belli aşiretlere verildi. Bu da bugün bölgede oluşan ağalığın temelini oluşturan faktör oldu.

Aynı şekilde bölgede yıllardır yaşanan şiddet odaklı politikalar, ekonomik ve kültürel mahrumiyetler, yaşanan baskılar, göçe zorlanan insanlar, faili meçhul cinayetler, sağlık, eğitim,altyapının yetersizliği, bölge insanının korucu yada örgüt arasında iki tercihten birine zorlanması gibi sebepler toplumun giderek şiddette meyletmesinde etkili faktörlerdir.

Bölgede dinin etkisinin giderek azalması da başka bir faktör olarak önümüze çıkıyor. Cumhuriyetle bitlikte din yeni rejim tarafından büyük baskı altına alınmış, bölgenin alimleri, şeyhleri itibardan düşürülmüş. Bölgede İslami ilimlerde alim olan ve ihtilafları çözen manevi şahsiyetler, sosyal kontrol rolü gören zatlar ve insan yetiştiren medreseler önce Cumhuriyetin takip ettiği sindirmeci politikalar, sonrasında da PKK tarafından tasfiye edildi. Dinin sosyal hayattan bu şekilde tasfiye edilmesi, toplumda ciddi kırılmalara sebep olmuştur.
Bu olayların bir başka sebebi de devletin son dönemlerde bölgede tarım arazileriyle ilgili attığı yanlış adımlar... Geçmiş başbakanlardan Bülent Ecevit döneminde Toprak reformuyla 'Ağa' denilen zengin kişilerden alınan arazilerin usulsüz yollarla geri verilmesi, toplulaştırma ile ilgili yaşanan sorunların çözüme kavuşamaması... 

Peki, bölgede iddia edildiği gibi Feodal yapı var mı? Sözü yazar Ali Bulaç'a bırakalım...

Batılılaşma politikalarının bir sonucu olan bölgedeki ağalık düzeni her ne kadar feodaliteyle benzerlik gösterse de buna feodalite demek mümkün değildir. 

Çünkü feodalite düzeni,  Batı toplumunun bir gerçeğidir ki bunun İslam toplumunda bir karşılığı yoktur. Feodalite, kırın medeniyete, köylülüğün şehre hakimiyet kurmasıdır. Feodal ilişkinin esasını serf-senyör ilişkisi tayin eder. 

Feodaliteden süzeren ile vasallar arasındaki belirli münasebetin olduğu yerde söz edilebilir. İslam coğrafyasında derebeylik sistemi olmadığı gibi feodalite de yoktur. (2)

1-www.nfku.com
2-Ortadoğu'dan İttihadul İslam'a (Ali Bulaç)

 
Etiketler: DOĞU’DAKİ, ARAZİ, KAVGALARINA, ŞAŞI, BAKMAK!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
14 Mayıs 2020
‘ROMALILAŞAN HIRİSTİYANLIK’TAN DERS ÇIKARMAK
158 Okunma.
11 Nisan 2020
CORONAVİRÜS VE DÜNYANIN SİYASAL GELECEĞİ-3
304 Okunma.
07 Nisan 2020
CORONAVİRÜS VE DÜNYANIN SİYASAL GELECEĞİ-2
172 Okunma.
02 Nisan 2020
CORONAVİRÜS VE DÜNYANIN SİYASAL GELECEĞİ-1
189 Okunma.
23 Mart 2020
TARİH BİZE NELER SÖYLER?
145 Okunma.
14 Şubat 2020
KUDÜS DAVASI VE MAYIN MERKEPLERİ
486 Okunma.
21 Ocak 2020
İSLAM DÜNYASI YOL AYRIMINDA: ADALETLİ BİRLİKTELİK Mİ KAOS MU?
444 Okunma.
18 Ocak 2020
ÖTEKİLEŞTİRME PROBLEMİ VE TOPLUMSAL ÇÖZÜLME
186 Okunma.
23 Eylül 2019
‘GÜVENLİ BÖLGE’Yİ BEKLEYEN TEHLİKE
751 Okunma.
12 Eylül 2019
KERBELA, SALTANAT VE ÜMMET
870 Okunma.
29 Ağustos 2019
MALAZGİRT'İN GÖRÜLMEYENLERİ: KÜRTLER
978 Okunma.
16 Ağustos 2019
KEŞMİR: BİRLİKTE YAŞAYAMAMANIN ACI MEYVESİ
572 Okunma.
10 Ağustos 2019
SURİYE SAVAŞI, EMPERYALİST PLANLAR VE KÜRTLERİN GELECEĞİ- 2
451 Okunma.
09 Ağustos 2019
SURİYE SAVAŞI, EMPERYALİST PLANLAR VE KÜRTLERİN GELECEĞİ- 1
500 Okunma.
05 Ağustos 2019
HÜKÜMDAR BEHRAM VE BAYKUŞUN HİKÂYESİ
465 Okunma.
09 Mayıs 2019
ULUS DEVLETTEN ‘BÖLGESEL ENTEGRASYON’A YENİ BİR SÜREÇ VE KÜRTLER…
793 Okunma.
03 Mayıs 2019
1915 OLAYLARI VE MUHACİR BİR AİLENİN YAŞADIKLARI-2
702 Okunma.
29 Nisan 2019
1915 OLAYLARI VE MUHACİR BİR AİLENİN YAŞADIKLARI-1
722 Okunma.
15 Mart 2019
‘KÜRT YOKTUR' POLİTİKASINDAN ‘KÜRDİSTAN YOKTUR’ POLİTİKASINA KÜRDİSTAN GERÇEĞİ
1109 Okunma.
14 Ocak 2019
KAPIMIZDA BEKLEYEN TEHLİKE
1667 Okunma.
03 Aralık 2018
SOROS’UN VAKFI GİTTİ YA YÜRÜRLÜKTEKİ POLİTİKALARI?
1624 Okunma.
27 Kasım 2018
HZ. ALİ VE MALİK BİN EŞTER’E GÖNDERDİĞİ MEKTUP-2
1085 Okunma.
26 Kasım 2018
HZ. ALİ VE MALİK BİN EŞTER’E GÖNDERDİĞİ MEKTUP-1
2749 Okunma.
20 Kasım 2018
CHP, DP VE EZANIN ASLINA DÖNDÜRÜLMESİNİN PERDE ARKASI-2
1113 Okunma.
19 Kasım 2018
CHP, DP VE EZANIN ASLINA DÖNDÜRÜLMESİNİN PERDE ARKASI-1
836 Okunma.
12 Kasım 2018
İSLAM DÜNYASINDA KURUMLARIN YENİLENME ZORUNLULUĞU
1126 Okunma.
05 Kasım 2018
CADILARIN BİLİM YUVASINDA NE İŞİ VAR BEYLER?
1283 Okunma.
01 Kasım 2018
İSLAM DÜNYASI VE ‘GERÇEK CUMHURİYET’ ARAYIŞI -2-
986 Okunma.
31 Ekim 2018
İSLAM DÜNYASI VE ‘GERÇEK CUMHURİYET’ ARAYIŞI -1-
901 Okunma.
19 Ekim 2018
ÂLİMLER BULUŞMASI VE KÜRTLER
1404 Okunma.
09 Ekim 2018
İBRAHİM EDHEM EFENDİYİ TANIYAN VAR MI?
1239 Okunma.
25 Eylül 2018
BİZ BU ÜLKENİN NESİ OLUYORUZ?
1927 Okunma.
11 Eylül 2018
BASRA OLAYLARI ANALİZİ - 2
1383 Okunma.
10 Eylül 2018
BASRA OLAYLARI ANALİZİ - 1
855 Okunma.
04 Haziran 2018
21. YÜZYILDA MUSAB OLABİLMEK
7587 Okunma.
29 Mayıs 2018
"EN KÖTÜ BARIŞ, EN HAKLI SAVAŞTAN DAHA İYİDİR"
1323 Okunma.
21 Mart 2018
ELMA KOKUSUYLA GELEN ÖLÜM: HALEPÇE-2
5518 Okunma.
20 Mart 2018
ELMA KOKUSUYLA GELEN ÖLÜM: HALEPÇE-1
1176 Okunma.
28 Şubat 2018
TÜRKİYE’DE YAŞANAN DARBELER, ABD VE CHP-2
2217 Okunma.
27 Şubat 2018
TÜRKİYE'DE YAŞANAN DARBELER, ABD VE CHP-1
1358 Okunma.
20 Şubat 2018
ABD İLE TÜRKİYE ARASINDAKİ 'STRATEJİK MÜTTEFİK' İLİŞKİLERİ -2
1696 Okunma.
19 Şubat 2018
ABD İLE TÜRKİYE ARASINDAKİ 'STRATEJİK MÜTTEFİK' İLİŞKİLERİ -1
1134 Okunma.
16 Şubat 2018
KÜRTLER ÜZERİNDEKİ EMPERYALİST OYUNLAR VE PKK-2
1288 Okunma.
15 Şubat 2018
KÜRTLER ÜZERİNDEKİ EMPERYALİST OYUNLAR VE PKK-1
1167 Okunma.
06 Şubat 2018
KÜRTLER ÜZERINDEN OYNANAN EMPERYALIST OYUNLAR (2)
1514 Okunma.
05 Şubat 2018
KÜRTLER ÜZERINDEN OYNANAN EMPERYALIST OYUNLAR (1)
1397 Okunma.
10 Ocak 2018
MÜNİR ÖZKUL VE KAYBOLAN MERHAMETİMİZ...
1350 Okunma.
26 Aralık 2017
KUDÜS VE YOL AYRIMINDAKİ İNSANLIK…
1331 Okunma.
18 Aralık 2017
ALİYA’NIN GÖZÜNDEN FİLİSTİN MESELESİ -3
1373 Okunma.
18 Ağustos 2017
BİLGE KRAL ALİYA VE FİLİSİTN MESELESİ-2
1811 Okunma.
11 Ağustos 2017
ALİYA’NIN GÖZÜNDEN FİLİSTİN MESELESİ-1
1740 Okunma.
04 Ağustos 2017
GÖRMEZ’İN VEDA KONUŞMASINDAKİ ACI HAKİKATLER…
1647 Okunma.
28 Temmuz 2017
DİYANET VE GÖRMEZ, SİYASETE KURBAN MI EDİLİYOR?
1613 Okunma.
04 Mayıs 2017
16 NİSAN REFERANDUMUNDA GERÇEKLERLE YÜZLEŞMEK-3
1868 Okunma.
28 Nisan 2017
16 NISAN REFERANDUMUNDA GERÇEKLERLE YÜZLEŞMEK-2
1541 Okunma.
24 Nisan 2017
16 NISAN REFERANDUMUNDA GERÇEKLERLE YÜZLEŞMEK-1
1646 Okunma.
15 Nisan 2017
11 NİSAN KURTULUŞ ETKİNLİKLERİ VE (ÖZ)ELEŞTİRİLER
1591 Okunma.
19 Aralık 2016
HÜDA PAR NEDEN HEDEF SEÇİLİYOR?
2203 Okunma.
15 Aralık 2016
KONYA'NIN MEVLANA'SI VAR, YA URFA'NIN?
1597 Okunma.
03 Aralık 2016
HALK HİZMET İÇİN İLLA YOL MU KAPATSIN?
1643 Okunma.
28 Kasım 2016
AÇILIŞLAR HİZMET Mİ YOKSA EZİYET Mİ?
1639 Okunma.
19 Eylül 2016
OKULLARIN AÇILMASI VE SORUMLULUKLARIMIZ
2086 Okunma.
02 Eylül 2016
CEMAATLERE SALDIRI YA DA MAYIN MERKEPLİĞİ
1855 Okunma.
05 Ağustos 2016
DARBE KARŞITI KÜRTLER VE TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ ÜZERİNE…
1631 Okunma.
22 Temmuz 2016
BİRECİK'TE HALKI DAĞITMA EMRİNİ KİM VERDİ?
2325 Okunma.
30 Haziran 2016
ÜMMET ŞUURU OLMADAN KUDÜS ÖZGÜRLEŞMEZ
1842 Okunma.
Haber Yazılımı ipt>