Yazı Detayı
17 Eylül 2020 - Perşembe 10:13 Bu yazı 177 kez okundu
 
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI VE HAYVAN HAPİSHANESİ
Mehmet POLAT
 
 

Toz konmasın sakın sana,
Hakkı geçer halkın sana.
Gücenmesin yakın sana,
Uzak senden incinmesin…
                 -A.Karakoç
 
 Yaşadığımız toplumda dinin sabiteleri ile değişkenlerinin düşünülemez hâle gelmesi, imanımızın icaplarının dönüştürülmeyip, mazeretlere, bahanelere sığınılması, dinimizi hayata müdahale etmeyen bir din anlayışına götürür. Önce çok üzüldüğümüz, İslam dışı hayat tarzına şimdi alıştık, alıştırılıyoruz. Kısaca inandığımız gibi yaşamadığımız için, yaşadığımız gibi inanmaya başladık. Bir avam (sıradanlaşma) dini icat ettik.
 
MTTB döneminden tanışıklığımız nasip oldu. Uzun zaman da beraberliğimiz devam etti. Mevki makamlar değişince "vefa" denilen kavram, biraz uçuklaşıyor. Ve sadece İstanbul'da bulunan bir semt ismi olarak kalıyor. Allah yâr ve yardımcınız olsun. Deruhte eylediğin görevin ne denli zor ve çetin olduğunu iyi bilenlerdenim. Herkesi memnun etmek zaten mümkün değildir. Ancak Hakk davasını yaşamanın ne derece önemli olduğunu da unutmamak lâzım. Hiçbir şeyin fayda etmediği bir günün geleceğini aklımızdan çıkarmamız gerek. Zira sadece amelimizle baş başa kalacağız. Akıl vermiş olmayayım lakin bir kardeşiniz olarak "Tahriklere gelme." diyorum. Zaten dinimiz nasihattir.

 
Hayvanat bahçesi projesiyle uğraşıp, açmayı düşünüyorsunuz. Gaziantep Hayvanat Bahçesi'ni gezip görünce, eğer nasip olur buraya "belediye başkanı" seçilirsem ilk icraatım burayı kapatıp, bu sefalete son veririm diye hayal etmiştim.
 
Uygarlığın geldiği vahşet bağlamında, bir medeniyet göstergesi olabilir. Amma velâkin hayvanın doğa ortamından koparılıp, demir parmaklıklar arkasında tutsak edilmesi barbarlıktan öte bir anlam ifade etmiyor. Boğa güreşlerinde şişlenerek öldürülen hayvanları haz çığlıklarıyla kutsamak nasıl bir medeniyettir? 

Hele söyleyin medeniyet mi bu yoksa vahşetin ta kendisi mi? Aklım şaşıyor, ifade etmekte zorlanıyorum Nasıl bir akıl mantık tutulmasıdır bu? Binlerce mahsum hayvanı, yakalayıp getirerek, daha sonra hazırladığın tel kafes ve dikenli örgülerin arkasına hapset. Neymiş efendim? Seyretmeye gelen ipi kopmuş yığınlar, belediye bütçesine katkıda bulunacaklarmış. Artık sağduyu sahibi olan insanlarımızın takdirine bırakıyoruz.
 

O yerinden yurdundan koparılmış mazlum, çaresiz, bi'kes hayvanlara ağladın mı? Kulak verdin mi içlerindeki feryat figana? Yaşadın mı onlarla bir lahzacık zamanı? Bilir misin bir hüzünlü ayın karanlığa doğru doğduğunu? Duymazdan geldik hep, yüreklerinden yükselen çığlıklara. Görmezden geldik çaresizce akan gözyaşlarına. Çekmedik acısını yüreğimizin depreşen dehlizlerine. Oysaki çok çok yükseklerdedir âh-u zârları. Alırsak mazlumun ahını çıkar aheste aheste. Daha ötesi bizi bir ince maraz gibi eritir anbean. Ne demek saf, temiz, dilsiz hayvanları tut? Tüm özgürlük haklarını gaspet, hürriyetini al. Üstelik bununla övün ve insanlara caka sat. Hani nerelerdesiniz hayvan haklarını savunan sözde hayvan severler? Üzerinize ölü toprağı mı serildi?
 
Henüz yolun başındayken, bir kardeşiniz olarak size tavsiyem, bu sevdadan vazgeçin. Yoksa ruz-i mahşerde sadece amelinle haşrolunursun. Ahiret yurdu pişmanlıklar, nedamet duyma, ah-u vahların ayyuka çıktığı, keşkeklerin havada çarpıştığı yerdir. Vakit eldeyken hürriyetini gaspedeceğin bunca mahlûkatın vebalini taşımak aklı başında olan insanların kârı değil.
 
Ne mutlu ihlâs ve uhuvvet anlayışının gereğini yerine getirebilenlere, ne mutlu şu kısa hayatta en yakın dost, en fedakâr arkadaş, en güzel takdir edici yoldaş, en civanmert kardeş olabilenlere… Selâm olsun verilmemiş hesapların korkusuyla yatıp kalkanlara.

 
Etiketler: BÜYÜKŞEHİR, BELEDİYE, BAŞKANI, VE, HAYVAN, HAPİSHANESİ,
Yorumlar
Haber Yazılımı