Yazı Detayı
13 Mayıs 2017 - Cumartesi 10:33 Bu yazı 505 kez okundu
 
BİRAZ DA NOSTALJİ
Ali TUTLUOĞLU
alitutluoglu_1976@outlook.com
 
 

Şiir, tiyatro, hikâye, roman, resim, heykel, film gibi bir sanat veya düşünce eserinin, zayıf ve güçlü yönleri göz önünde bulundurularak gerçek değerini belirleme amacıyla yapılan inceleme sonucunun anlatıldığı yazı türüne eleştiri ya da diğer adıyla tenkit denir. Tabi eleştirinin de kendine özgü kuralları vardır: Bir sanatçı eleştiriliyorsa onun hataları, orijinal yanları belirtilir, sanatını geliştirmesi için yapması gerekenler açıklanır. Eleştirilen eserin sanatçısının orijinal görüş ve duyuşları saptanır. Eserin sanat dünyasına ne gibi bir katkı yaptığı ortaya konur. Eleştirmen, eserin gerçek değerini, güçlü ve zayıf yönlerini, özünü ve önemini belirtir; yeni eserler için sanatçılara kılavuzluk eder vs..! Tabi bunları yaparken diyelim ki bir şiiri eleştirisini yapan kişi şair olmayabilir; ama bu türün bütün özelliklerini çok iyi bilmeli, başka örneklerle karşılaştırarak şiirin gerçek değerini taraf tutmadan belirleyebilmelidir. 2012 Nisan ayında UrfaSembol Yayımları’ndan çıkan “Seni Düşünürken” isimli şiir kitabım hakkında değerli Ağabeyim Misbah Hicri bazı mülahazalarını yazmıştı. Hocamız eleştiri yapmadan önce gerçekten eleştireceği ürünü okuduktan sonra altını çizerek ve karşılaştırmalı bir stille yazılarını kaleme alan bir sanatçı. Yazısını okumuş hoşuma da gitmişti, tabi bazı yerlerin de ben altını çizmiştim. Urfa’da okuyan, yazan ve üreten bir Edebiyatçının beni muhatap kabul edipte kitabım hakkında bir şeyler yazması beni onurlandırmıştı. Tabi ki eleştirileri kabullenmek, hazmetmek biraz zor gelebilir muhataplarına. Ben o günkü şartlarda da çok faydalanmıştım bu yazıdan. Yeni kitabımın çıkması arifesinde bu yazıyı sizlerle paylaşma gereği hasıl olduğu kanaatine vardım. “Kitabın üst başlığına "Seni Düşünürken" ismi verilmiş, alt başlığına da "Bizim Kahveci Çırağı'nın Şiirleri" diyerek yaşamındaki bir gize göndermede bulunmuş. Bana şiirleri yerine "düşleri " deseydi daha sıcak gelirdi. Kitap ismi çocuğa verilen isim gibidir, çok iyi düşünülmeli. Bu kitaba şiir ya da nesir kitabı demenin orta yerindeyim. Şiir kitabından ziyade anılarla süslenmiş bir yumak.

Şiir kitaplarında mülahazalara (düşüncelere) gerek duyulmaz. Kitap için ulusal anlamda yazılmış yazılar olsa rahatlıkla yer verilebilinir. Şiir kitaplarında onca şair, dost ve bürokrat isminin alındığı ilk kitap diyebilirim. Şiir ulusala açılmadıkça dar bir çerçevede sıkışıp kaldığı gibi bende de son kitabiymiş gibi bir imaj bıraktı.

Esas mesleği öğretmenlik olan Ali Tutluoğlu’nun ilk deneme kitabından haberim olmadı. Keşke buna da deneme deseydi. Farklı bir formatta hazırlayarak kitabı bolca yazı ve fotoğraflarla süsleme uğraşına girmiş. 127 sayfadan oluşmuş kitapta şiir ve onun önceki "Hoşça Kal Nisan" ilk deneme kitabı için yazılmış yazılar, röportajlar, haber yorumları ile sayfaları çoğaltmış. Kitapta yer alan yorumlar, köşe yazıları ve röportaj eğer edebiyata, şiire bir katkı sunuyorsa yer vermesinde bir sakınca olamaz. Edebi değeri olmayan yazıların kitap da yer alması çok önemsenmemeli.

Kitapta yirmi şiir mevcut. "Nehir" dediğimiz kimi uzun şiirler yanında,  kısa şiirlerden ve bir türküden oluşmaktadır. Zaten “serenat” ve “mersiyeler” haliyle uzayıp gitmekte. Ali Hoca bir maraton koşucusu gibi ancak çok kelimeyle kendisini ifade etmekten uzak durmalı. Şiirde ki işçilik az sözle çok şey ifade etmekten geçer. Bazı şiirlerden parçalar alıp farklı bir sayfada yer vermesine de bir anlam veremedim.

Kitap yazmak önemli ve  güzel bir davranış olarak önemsiyorum. Önemli bir şahsiyet olan ve bizleri sekiz yüz yıl düşünce denizinde gezdiren  Mevlana'dan alıntılar yaparak özlü sözlerini sayfa aralarına sıkıştırması kitaba bir olgunluk kazandırma, okuyucunun ufkuna huzme düşürme anlamında önemli... Ayrıca "Sana Dair Güncem" isimli şiirini Kürt Dil Bilimcisi Mehmet Aydoğdu Kürtçe çevirisinde kitaba koyarak yazınsal hayata bir yenilik katarken, Kürt diline olan saygısını ve sevgisini de böylelikle belirlemesi takdir edilir.

 

Her şair kendi şiirine şekil verirken teknik ve üsluba fazlasıyla önem vermelidir. Ses, ritim ne kadar şiirle bütünleşirse şiir o kadar ahenkli olur. Şair kendine has dilini geliştirmeli, feyiz aldığı, gölgelendiği yere saygı duymalı, ancak kendini bağımsızlığını kazanarak kişiliğini bulması yetenek ve beceri meselesidir.

Şiir başlı başına bir yetenek olduğu kadar ilahi bir emirle gelen esin perilerinin, şairi duygu seline boğmasıdır. Şairler şiir sanatını tarif etmeseler de her şair sözcüklerle şiirini biçimlendirerek farklılık katma uğraşı verir. Düşünür "Tagore" bakın şair için ne diyor; "şairin kullandığı sözcüklerde insanlar için çeşitli anlamlar vardır. Herkes beğendiğini seçer."

Şair toplum adamı olduğu kadar sanatı icra eden kişidir. Topluma verdiği mesaj fazlasıyla önemlidir. Sıradan şiir, şairi geliştirmez. Şiir düşündürmeli, şiir yazanı ve okuyanı yüreklendirmelidir. Şiir ciğerlere hayat veren bir nefes, şiir insanı mutlu eden sevgi, şiir zulme karşı açılan bayrak olmalı…

Şiirlerinin tamamında sevgi, kadın, anılar ve doğduğu, büyüdüğü köy varsa da, temelde şiirin örgüsü insanlığın erdemi üzerine gerili. Tema olarak acılar, özlemler, gurbet ve sıla şiirlerin olmazı olduğu gibi burada da görüyoruz. Üzüntü hallerini, kederli anlarını, öfkeli kalkışı kadar munis, yakaran anılarını bir arada görürsünüz. Yaslı yaşamı anlatma ihtiyacından doğan edebiyat dilindeki mersiyeleri, kendi yaşadığı topraklar için yazarak gönlündeki kederini dökmüş mısralara. Her ne kadar mersiye ölen birisinin arkasından söylene gelmişse de Ali Tutluoğlu, doğduğu köyün betonlaşması, anılarının yok olmasına neden olduğundan ölümle buluşturarak ağıta dönüştürmüş.

Şairin bir arayış içinde olduğu, zamanla arayışa girerek hareketli bir hal alacağı, daha sonra her şair gibi durulamasını da bilecek. İşte o zaman şiirin gerçeğini özümseyecektir. Etkili imgeler yanında vasat mısralar hayli fazla. Şair kelime tekrarından kaçınmalı… Şiirin hakkını vermek sanata olan saygıdan gelir ki bunu nakış nakış gözlere düşürmek gerek... Şiirleri sıkı duygulardan ziyade günlük duyarlığa cevap olmuş. Bir kilimin dokumasında nasıl kirkit onları sıkıştırarak güç kazandırıyorsa şiire verilen işçilikte kelimelerin sıkı fıkı kaynaşmasından oluşmalıdır.

Şair, duygularını ifade ederken sözcük sanatında, mükemmelliği edinerek başarıyı yakalama uğraşı vermelidir. Şairin tüm mısralarına şairin duygularına karşı çıkmak gibi bir hak sahibi değiliz. Şiirin ilahi bir esin olduğunu bilerek, nakış nakış işleyerek, işçiliğine kendi gücü ile şekillendirmeli, payına düşeni en güzel şekilde yerine getirmeyi de bir sorumluluk olarak kabul etmelidir.

Yazı fazlasıyla uzun olduğundan kitabından örnekler veremedim. Başarı ve mutluluk dileklerimle.” diyor ve eleştirisini noktalıyor. O zaman şu cümlesini yanlış anlamıştım belki de “Şiir ulusala açılmadıkça dar bir çerçevede sıkışıp kaldığı gibi bende de son kitabiymiş gibi bir imaj bıraktı.” diyordu. Biz de Allah ömür verirse yazılarımızı yazmaya devam edeceğiz ve değerli Hocalarımızın eleştirilerine açık olacağımızda ifade ederek sizleri yeni kitabımın söyleşi-imza gününe davet edeceğim. (Bugün) 13 Nisan 2017 Cumartesi saat 14:00-17:00 arasında Karaköprü-Esentepe UrfaCtiy AVM(Mozaik)’de siz değerli kitap sever dostlarımla bulaşacağım, beklerim efendim.

Selam ve dua ile..!  

 

 

 
Etiketler: BİRAZ, DA, NOSTALJİ
Yorumlar
Diğer Yazılar
BİR SÜRGÜNDÜR YÜREĞİM
ACI HAYAL
NARIN HİKÂYESİ - 2
NARIN HİKÂYESİ - 1
DEDE OSMAN AVNİ HAZRETLERİ
KÜLTÜR ve DİL- 2
KÜLTÜR ve DİL- 1
GİDİŞİNLE...
ACI HAYAL
KIRMIZIDIR AŞKIN RENGİ
YOKLUĞUN VARLIĞINDA
SENİ DÜŞÜNMEK
ACI HAYAL
KARAKÖPRÜ'DE ALİ BABA HAYRATI
KALBİN KIRIK TARAFI
GÜL BAHÇESİ
HOŞ BİR SADÂ..!
BİR ÇAĞDAŞ OZAN'IN CANDAN TANELERİ
SEVMEYİ HEP ERTELEDİK BAŞKA ZAMANLARA
GİTMESEYDİN EĞER
GİTMEK GÜZELDİR ÖTELERE
HERKES KARAKÖPRÜLÜ OLDU
NARIN HİKÂYESİ
KAHVENİN SERÜVENİ
BÜYÜKŞEHİR’İN KİTAP TANITIM GÜNLERİ
SEVGİLİLER GÜNÜNE DAİR..!
GİDİŞİNLE...
MEHMET AKİF İNAN ve SENDİKACILIK
ACI HAYAL
DEDE OSMAN AVNİ HAZRETLERİ
ÇOCUKLAR ÖLDÜ TURNAM SEN ÖLME
HAK ETTİĞİNİZİ BULURSUNUZ!
DİL ÜZERİNE BİR DENEME
BİR ÇAĞRIDIR ŞİİR
SENİ DÜŞÜNMEK
YOKLUĞUN VARLIĞINDA
CAFE'NİN HİKÂYESİ
BEN DE SİZİN KADAR BURALIYIM -2
BEN DE SİZİN KADAR BURALIYIM -1
"BU ŞEHRİN GECELERİ"
ŞANLIURFA'NIN AK ve karası
BİR SÜRGÜNDÜR YÜREĞİM
"HAYIRDA YARIŞANLAR OLUN"
KARAKÖPRÜ’DE ALİ BABA HAYRATI
GAP KIZ ANADOLU LİSESİ VE AHMET ÖZYAVUZ
BİR OKUYUCU MEKTUBU
YILDIZ YAĞMURU-2
YILDIZ YAĞMURU-1
AZİZ VALENTİN GÜNÜ…!?
KÜLTÜR DİLİ OLARAK TÜRKÇE
TARİHİ AÇIDAN BAĞIMLILIK
“M. NİHAT KÜRKÇÜOĞLU FIRÇASINDAN” ŞANLIURFA ALBÜMÜ ÜZERİNE
YEŞİLAY ve TBM
ADALET ÖZGÜRLÜK VE ONUR. HER ŞEY İNSANLIK İÇİN
ÖZGÜR DÜŞÜNCEYİ KAVRAMAK
ŞAZELİ ŞEYHİ ALİ DEDE
HZ. İBRAHİM, DERGÂHTA YAPILAN ZİKİRLER VE İHSAN ÇERMİKLİ
YIKILMIŞ BİR MEZARIM Kİ…!!!
ALİ BABA CAMİİ'NDE RAMAZANI YAŞAMAK
MEDENİYETİN ÇILDIRDIĞI AN
IRMAKLARI KAN AKAN COĞRAFYA
URFA’NIN KÜLTÜREL VİZYONU NASIL OLMALI
"KÖMÜR KARASIDIR GÖZYAŞI"
ŞEHİR VE MEDENİYET
YENİDEN MERHABA
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Çok Bulutlu
Güncelleme: 24.05.2018
Bugün
22° - 35°
Cuma
21° - 34°
Cumartesi
19° - 34°
Şanlıurfa

Güncelleme: 24.05.2018
İmsak
03:22
Sabah
05:04
Öğle
12:29
İkindi
16:17
Akşam
19:42
Yatsı
21:14
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı