Yazı Detayı
25 Ocak 2017 - Çarşamba 07:58 Bu yazı 694 kez okundu
 
BİR ŞEHRİN İKİ UCU
Muhittin BULUT
muhittin_bulut@hotmail.com
 
 

Bir şehrin iki ucu var galiba. İki ucu var, iki kapısı. Doğu ve Batı. Siyah ve beyaz, gece ve gündüz gibi bir şey bu. Karanlık ve aydınlık gibi bir şey. Yalan ve gerçek, rüya ve kabus gibi bir şey. Sonsuza açılan bir yön var bir uçta, diğer uçta daralan, dibe çeken, hızla biten bir şey.

Bir tarafta kentin soğuk ve sevimsiz yüzü, beton binalar, arabalar, göz kamaştıran ışıklar, görmemişlik, israf, şatafat, hırs, tamahkârlık, mutsuzluk ve bencillik boy gösterirken alabildiğine; diğer tarafta şehrin sıcaklığı, sükûneti, tarihi dokusu, kadim kültürü, taş binalar, tarihi çarşılar, bakırcılar, halıcılar, neşe ve sevinç, tevekkül ve kanaat.

Ben her gün doğu ucuna doğru yürümeyi vazife bilirim kendime. Şehre doğru yürürüm, çarşıya, çarşının o tuhaf coşkusuna, kalabalığına, kadim geçmişine doğru yürürüm. Oraya doğru gittikçe kendi tarihime gittiğimi duyarım içimde. Her adım başı başka âlemlere açılır sanki önümde tarih kokan yer ve gök. O sokaklar, o dükkânlar, o camiler, o minareler bambaşka sayfalara açılır. Yeni yeni kapılar açılır önüm sıra. Yeniden keşfe çıkarım sanki hayat denilen o muammayı. Yeni baştan keşfeder sanki beni dünya.

Öbür uçtaki, kentin yeni yakasındaki camiler bile cezbetmez beni ne hikmetse. Hep bir ruhsuzluk, hep bir maneviyat yoksunluğu duyarım oralarda. Devasa büyüklükleri, pahalı avizeleri, bilmem ne kadarlık halıları, mermerleri, çinileri duvarlarımdan öteye geçemez benim. Ben bir ruh ararım. Bir samimiyet, bir huşu, kendimi bıraktığım bir sükûnet ararım.

Duvarlar bile bana bir şeyler anlatır orada. İşlemeli minareler, sütunlar bir şeyler anlatır bana. Köşede oturan, beli bükük, alnı kırış kırış, beyaz sakallı ihtiyar lisan-ı hal ile bana bir şeyler anlatır. Dilinden dökülen dualar gelir kalbime çöreklenir, beni sahilsiz, kıyısız denizlere bırakır. Beni uçsuz bucaksız göklere, bembeyaz kuşlara, rengârenk kelebeklere bırakır.

Çarşıya doğru yürüyünce çocukluğuma giderim sanki. Kendime. Kendi şehrime. Kadim geçmişime. Yani kalbime. Yani bir nevi âdeme giderim. Masumiyetime. Dalga dalga akan ezanlar çocukluğuma bırakır çünkü beni. Anılarıma. Ben şehrimi özlerim, yani kendimi. Kalbimi yani.

Ne zaman bir başka şehre gitsem, o şehrin çarşısına doğru çeker beni adımlarım. Tarihine doğru uzanırım boylu boyunca. Doğuya doğru döner yüzüm. Güneşe doğru yürürüm. Çarşılarında, camilerinde, taş sokaklarında kaybolmak, unutulmak isterim sadece. Oralarda yitirmek isterim kendimi. Oralarda kendimi bulmak yeniden. Oralarda şehrin ruhunu bulmak, şehrin çocukluğunu, şehrin saflığını bulmak yeniden.

Ben her gün yürürüm kalbine kalbine şehrin. Bıkmadan ve usanmadan. Yürüdükçe kaybolduğunu görürüm kendimle kendi ruhum arasındaki mesafelerin. Yürüdükçe şehrin merkezine, bir yolun içime doğru açıldığını görürüm. Şehir benim, şehrin kalbi ben. Doğu benim aslında Batı ben. Nereyi imar edersem, ihya olacak olan yine ben.

 
Etiketler: BİR, ŞEHRİN, İKİ, UCU
Yorumlar
Diğer Yazılar
ŞEHİR, İNSAN VE RAMAZAN (II)
ŞEHİR, İNSAN VE RAMAZAN
ŞAİR, ŞİİR VE ŞEHİR
ZAMAN İÇİNDE ZAMAN
BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ
BİR HAYAT GEÇİYOR İÇİMİZDEN
HÜZÜN İÇİMİZDE
BİZE AİT OLAN NE?
HİKMET ŞAİRİ NÂBİ
BİZE AİT OLAN NE?
BEN HER YAĞMURDA…
KENDİMİZLEYÜZLEŞME
KÖR KARANLIK
DERİN BİR KIRILMA
BİR HAYAT GEÇİYOR İÇİMİZDEN
NEYİ KAZANDIĞINI UNUTMA!
BİLMİYORUM!
KALIPLARI KIRMAK
YOLCULUK
KAYIP RUHLAR
ÇOCUK VE RAMAZAN
UZAK MEVSİMLER
HÜZÜN İÇİMİZDE
ŞAİR, ŞİİR VE ŞEHİR
YOL VE SONSUZLUK
ÜZERİMİZDEN ÇEKİLİYOR SANKİ HAYAT
HUZUR...
ZAMAN GEÇİYOR BE KARDEŞLİK, ZAMAN!
KALABALIKLAR VAR İÇİMİZDE
NEYİ KAZANDIĞINI UNUTMA!
BİTTİĞİ YERDEN BAŞLAMALI HER ŞEY
BİR HAYAT GEÇİYOR İÇİMİZDEN
YİNE BİR YAĞMUR
NEDEN?
BİZE AİT OLAN NE?
BİR ÜLKEDEN BAŞKA BİR ÜLKEYE
HANGİ HALDEYİZ?
VE HER SABAH…
ACININ TARİFİ YOK
YAĞMUR
BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ
HAYATI ANLAMAK
SABAH VE YAĞMUR
“HZ. MUHAMMED: ALLAH’IN ELÇİSİ”
VE’L ASR!
HİÇ!
EY HAYAT!
GİTMEYİ İSTEMEK
DELİ!
SONBAHAR KOKUSU
"BİR DÜŞÜM VAR"
DUR, EY YOLCU!
DENİZE KARŞI SAYIKLAMALAR
İŞGAL EDİLMİŞ RUHLAR MIYIZ?
KALIPLARI KIRMAK
UZAK BİR YER
DÖNÜŞ NE ZAMAN?
YENİ BİR SAYFA
KENDİMİZLE YÜZLEŞME
"TOPARLANIN,GİTMİYORUZ!"
DİNLE DE DUY KÂİNATI
NASIL BAKMALIYIZ?
SÖZÜN GİTTİĞİ YER
NE ZAMAN İÇİMDEN BİR ÇOCUK GEÇSE…
HUZUR İKLİMİ
ZOR BİR YAZI
KÖR KARANLIK
BİR SÜKÛNETİN İÇİNDE VAR OLMA ZAMANI
KAYIP ZAMAN
EY İNSAN!
DAHA NE DURUYORSUN ÖYLE
"NEYİ KAYBETTİĞİNİ HATIRLA"
YOL SENİ İÇİNE ALINCAYA KADAR
TUHAF BİR KORKU
DERİN BİR KIRILMA
BİLMİYORUM!
ACININ YOKTUR RENGİ
“ÖLÜYORUZ, DEMEK Kİ YAŞANILACAK…”
BİR DİPSİZ KUYU
MEN AREFE NEFSEHÛ…
YAĞMURSUZ BİR SABAH
MEVSİM SONBAHAR!
KÜÇÜK PRENS
YAKINLAŞMA ZAMANI
"SÖYLESEM TESİRİ YOK, SUSSAM…"
NEREYE GİDİYORUZ?
BANA ŞEHRİMİ VERİN, BANA RUHUMU…
YANLIŞ HESAP
HANGİ YOLUN YOLCUSUYUZ?
KAR
"DURUN KALABALIKLAR, BU CADDE ÇIKMAZ SOKAK!"
HER YER SONBAHAR
OKUL YOLUNDA BİR ÇIKMAZ SOKAK
VİCDAN!
GAZZE!
ÇOCUK VE RAMAZAN
ACININ TARİFİ YOK
NEREDEYİZ?
ÇIKMAZ SOKAK
HANGİ TARAFTAYIZ?
SİYASET GÜNLÜĞÜ
ZAMAN İÇİNDE ZAMAN
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Sıcak
Güncelleme: 17.08.2018
Bugün
25° - 41°
Cumartesi
26° - 42°
Pazar
28° - 39°
Şanlıurfa

Güncelleme: 17.08.2018
İmsak
04:05
Sabah
05:36
Öğle
12:36
İkindi
16:19
Akşam
19:24
Yatsı
20:47
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı