Yazı Detayı
03 Ağustos 2019 - Cumartesi 14:39 Bu yazı 227 kez okundu
 
BİR OKUYUCU MEKTUBU
Ali TUTLUOĞLU
alitutluoglu_1976@outlook.com
 
 

Zaman geçiyor, bizler olgunlaşıyor yada yaşlanıyor çocuklar büyüyor ve gençler ise bizlerin yerlerini alıyor. Bugün sizlerle gelecek vaat eden bir öğrencimin yazısını paylaşmak istiyorum.

 

 GAP Kız Anadolu Lisesi 11-F sınıfı 627 nolu öğrencimiz İrem TURAN bakın ne güzel ifadelerle duygularını ifade etmiş. 

 

Yazının ismi "Kanatsız Hayaller" bakalım beğenecek misiniz. 


"Benim için tarihi önemsiz olduğu günlerden biriydi. Hatırladığım belli belirsiz ufak ayrıntılar aklımın bir köşesinde kol geziyordu. Evet, uzun zaman olmuştu. Aslında çok önceden değinmem gereken bir konuydu. Öyle ki zaman bunu ilmik ilmik işlemiş ve sunuma hazır bir hikâye haline getirmişti.

 

 Sıcak ve aynı zamanda benim fazlasıyla sıkıldığım bir yaz günüydü. Tüm hobilerimi tüketmiştim ve ne yapacağımı bilmiyordum. Sonunda kendimi yine annemin yanında mutfak masasına oturmuş halde buldum. Sandalyede, canı sıkılmış küçük bir kız çocuğu gibi, sallanan ayaklarımı izliyordum. Annemin bu halimi anlaması uzun sürmemişti. Bilirsiniz anneler her şeyi anlarlar. Bugün düşününce fark ettim, annem en iyi filmlerin kahramanları gibiydi. Bütün özelliklerle donatılmış gibiydi. Gözleri her şeyi bilen fakat hiçbir şeyi bilmiyormuşçasına bakardı.

 

 O güne dönersek, işte hatırladığım küçük bir ayrıntı; balkonda kuşumuzun kafesi vardı, üzerine minik bir serçe konmuştu. Neden bilmiyorum ama bana yan yana ancak kavuşamayan âşıklar gibi gelmişti. Bir birlerine bir şey anlatmak ister gibi bakıyorlardı. Birisi zindanda ötekisi ise özgürdü. Kanatları varken uçamıyordu. Hapsolduğu küçük kafeste yalnızca gökyüzünü izleyebiliyordu. Bazen kanatlarının olması uçmak için yetmiyordu.

 

Özgür olmak gerekiyordu. Kanat açmak, sonsuz maviyi kucaklamak. Bu haksızlıktı ancak elimden bir şey gelmiyordu. O sıcak yaz gününde hem sıkılıyor hem de inanılmaz derecede huzur dolu oluyordu içim. İkindi vaktiydi, Güneş bu şehri yavaştan terk etmeye koyulmuştu.

 

Annem yeni demlediği çaydan iki bardak eksiltip masaya bıraktı. Çaylarımızı içerken canımın neden sıkıldığını sordu. Cevap veremedim. Çünkü nedenini henüz ben de bilmiyordum. Ben konuşmadan dalgın bakışlarımdan anladı. Oturduğu yerden kalktı ve gitti. Neden gittiğini anlamamıştım, merakta etmiyordum. Geri gelmesi ne kadar sürdü bilmiyorum. Elinde siyah bir defterle gelmişti. "Bu defteri ben sana hediye etmiştim." dedim.

 

Defteri elinde görmeyeli 4 yıl olmuştu. Sanırım 38. yaş gününde aldığım hediyeydi. Uzun zaman önce defteri doldurup sakladığını söylemişti. Bana doğru uzattı. İçini açtığımda ilk gün ki gibi tertemizdi.

 

Ona bu hediyeyi almak istemiştim çünkü yazarsa düşüncelerinden kurtulur, kalbi biraz hafifler diye düşünmüştüm. Ancak annem tek bir sayfasını bile mürekkeple kirletmemişti. "Al bakalım. İçinin en derin rüzgârlarını bu sayfalara yağmur olarak dök. Ben yazamıyorum; ama senin kaleme ve kelimelere âşık olduğunu biliyorum." dedi. Şaşırmıştım. Herhalde o an beklediğim en son şey bile değildi.

 

 Kalemim ve defterimle dertleşmeyeli çok olmuştu. Annemin benim hakkımda ki bu düşüncelerine ihanet etmiştim. İnsan âşık olduğu işi bırakır mı? Bırakmıştım işte. Belki de tüm bu işsizliğim, başıboş gezinmem bu yüzdendi. Kaybetmiştim. Çocukluğumdan beri yapmayı en çok sevdiğim şeyi kaybetmiştim.

 

Tek tek bırakıyordum ellerini hayallerimin. Onlarsa itiraz etmeden düşüyorlardı. Sessiz çığlıklarını duyamıyordum. Ben fark etmeden küsmüştüm onlara. O gün bunun farkına varmıştım. Annem anlamıştı. Ben her gün aynada ki yansımama baktığım halde görememiştim bunu. Uçurumun kıyısında tutmuştum ellerinden. Annemin uzattığı defteri almıştım elinden. "Ne yazacağımı bilmiyorum. Nereden başlayabilirim ki?" Yazmayı unutmuş olamazdım.
 


"Müziği anlat" dedi annem. "Htiklerini, notalarda kayboluşunu, içini titreten seni kendi dünyasına çeken melodileri yaz. Önce duy, dokun. Hangi notaya ait olduğunu hatırla. Müziğin o eşsiz tonunda nasıl dalgalanıp rüzgâra karıştığını h ve dök sayfalara içini. Bu seni mutlu eden bir tamlama olacak. Çocukken kurduğun hayalleri unutma. Onlara sahip çık senin en değerli hazinen, en büyük servetin bunlar olacak. Bir gün bu dediklerimi çok iyi anlayacaksın." dediğinde anneme ancak şimdi hak veriyordum.

 

O gün yeniden yazmaya başlamasam belki de ertelenmiş olan en büyük hayalim bu olacaktı. Ben buydum ama unutmuştum. İçimden yükselip, taşmıştı sonunda huzurum. Çünkü o gün yeniden kavuşmuştum defterime.

 

 İçten gelen huzurum sebebi buydu. Çok önceden anlatmam gereken bir şeydi bu. Ama hemen yazmamak en iyisiydi. Eğer yaşadığım ilk gün yazmış olsaydım, anlayamadığım bazı şeyler havada kalacaktı ve ben duygularımı tarif edemeyecektim. Ayrıntıları unutmuştum fakat bu şekilde anlatmak, yazmak en iyisi olmuştu. Yaşadıklarınızı zamana bırakın. O sizin için işlesin tüm olayları ve hayatı önünüze hazır olarak sunsun. Bu yazıyı okurken biraz rahatlayın.

 

Bir gün olsun düşünmeyin geleceği. Olacaklara bakmayın, olanlarla yetinin, olmuşlarla mutlu olun. Kötü bir gün geçiriyor olsanız bile baharın ışıltısı bırakın sizi de aydınlatsın. Bugün sizde hep yapmak istediğiniz ama sürekli ertelediğiniz şeyi yapın. İşinize bir süre ara verin kendinize zaman ayırın.

 

 Doğayla iç içe bir hafta geçirin ya da bir enstrüman alın, şarkı söyleyin içinizden gelen her şeyi yapın. Yeni adımlar atın güzelliklerle dolu bir hayat için. Tek düzeleşmiş ev-iş-okul arasında mekik dokumayı bırakın. Bugün hayatınızda bir kez olsun kendiniz için bir şey yapın. Hayallerini gerçekleştirmeden insan hep bir adım eksik oluyor. Hayalleri ertelemeyin.

 

 Onlarında bir ömrü var ve bir zaman sonra tükeniyorlar. Olmazsa olmazım dediğiniz şeyleri bulun. İşte o zaman tamamlanırsınız." Ben yazıyı keyifle okudum, umarım sizlerde beğenmişsinizdir.

 

Vesselam…!!!

 
 
Etiketler: BİR, OKUYUCU, MEKTUBU,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
27 Kasım 2019
SEVMEYİ HEP ERTELEDİK BAŞKA ZAMANLARA
90 Okunma.
12 Kasım 2019
HAK ETTİĞİNİZİ BULURSUNUZ!
153 Okunma.
09 Kasım 2019
ÇOCUK YETİŞTİRMEK BİR SANATTIR
150 Okunma.
25 Eylül 2019
ÇOCUKLAR ÖLDÜ TURNAM SEN ÖLME
332 Okunma.
18 Eylül 2019
NARIN HİKÂYESİ
470 Okunma.
13 Eylül 2019
KÜLTÜR DEĞERLERİMİZDEN...
340 Okunma.
05 Eylül 2019
KIRMIZIDIR AŞKIN RENGİ
563 Okunma.
04 Eylül 2019
DEDE OSMAN AVNİ HAZRETLERİ
288 Okunma.
29 Ağustos 2019
YIKILMIŞ BİR MEZARIM Kİ.!
285 Okunma.
20 Ağustos 2019
KÜLTÜR DİLİ OLARAK TÜRKÇE
190 Okunma.
02 Ağustos 2019
KAHVENİN SERÜVENİ
183 Okunma.
27 Mayıs 2019
SENİ DÜŞÜNMEK
525 Okunma.
08 Nisan 2019
BİR SÜRGÜNDÜR YÜREĞİM
602 Okunma.
19 Mart 2019
GİTMEK GÜZELDİR ÖTELERE
489 Okunma.
12 Mart 2019
CAFE'NİN HİKÂYESİ
403 Okunma.
28 Şubat 2019
KALBİN KIRIK TARAFI
451 Okunma.
20 Şubat 2019
MEDENİYETİN ÇILDIRDIĞI AN
476 Okunma.
11 Şubat 2019
ADALET ÖZGÜRLÜK VE ONUR. HER ŞEY İNSANLIK İÇİN
726 Okunma.
04 Şubat 2019
GİDİŞİNLE...
678 Okunma.
14 Ocak 2019
HOŞ BİR SADÂ..!
1192 Okunma.
04 Ocak 2019
URFALI MEHMET AKİF
831 Okunma.
25 Aralık 2018
MAŞALLAH (!) HERKES KARAKÖPRÜLÜ OLDU
884 Okunma.
14 Kasım 2018
GİTMESEYDİN EĞER
1261 Okunma.
03 Kasım 2018
BİR ÇAĞRIDIR ŞİİR
1095 Okunma.
27 Ekim 2018
GÜL BAHÇESİ
871 Okunma.
26 Eylül 2018
YOKLUĞUN VARLIĞINDA
2042 Okunma.
05 Eylül 2018
ACI HAYAL
1996 Okunma.
30 Ocak 2018
NARIN HİKÂYESİ - 2
6214 Okunma.
29 Ocak 2018
NARIN HİKÂYESİ - 1
968 Okunma.
03 Ocak 2018
DEDE OSMAN AVNİ HAZRETLERİ
1389 Okunma.
29 Aralık 2017
KÜLTÜR ve DİL- 2
975 Okunma.
28 Aralık 2017
KÜLTÜR ve DİL- 1
928 Okunma.
23 Ekim 2017
KARAKÖPRÜ'DE ALİ BABA HAYRATI
1356 Okunma.
13 Eylül 2017
BİR ÇAĞDAŞ OZAN'IN CANDAN TANELERİ
1409 Okunma.
20 Haziran 2017
HERKES KARAKÖPRÜLÜ OLDU
1934 Okunma.
27 Mayıs 2017
BÜYÜKŞEHİR’İN KİTAP TANITIM GÜNLERİ
1668 Okunma.
13 Mayıs 2017
BİRAZ DA NOSTALJİ
1346 Okunma.
14 Şubat 2017
SEVGİLİLER GÜNÜNE DAİR..!
1870 Okunma.
07 Ocak 2017
MEHMET AKİF İNAN ve SENDİKACILIK
2249 Okunma.
10 Ekim 2016
DİL ÜZERİNE BİR DENEME
1789 Okunma.
18 Ağustos 2016
BEN DE SİZİN KADAR BURALIYIM -2
1751 Okunma.
17 Ağustos 2016
BEN DE SİZİN KADAR BURALIYIM -1
1710 Okunma.
23 Haziran 2016
"BU ŞEHRİN GECELERİ"
1882 Okunma.
31 Mayıs 2016
ŞANLIURFA'NIN AK ve karası
1780 Okunma.
25 Nisan 2016
"HAYIRDA YARIŞANLAR OLUN"
1780 Okunma.
16 Nisan 2016
KARAKÖPRÜ’DE ALİ BABA HAYRATI
2043 Okunma.
14 Nisan 2016
GAP KIZ ANADOLU LİSESİ VE AHMET ÖZYAVUZ
1853 Okunma.
03 Mart 2016
YILDIZ YAĞMURU-2
1611 Okunma.
01 Mart 2016
YILDIZ YAĞMURU-1
1560 Okunma.
13 Şubat 2016
AZİZ VALENTİN GÜNÜ…!?
654 Okunma.
15 Ocak 2016
TARİHİ AÇIDAN BAĞIMLILIK
1792 Okunma.
01 Aralık 2015
"M. NİHAT KÜRKÇÜOĞLU FIRÇASINDAN" ŞANLIURFA ALBÜMÜ ÜZERİNE
1397 Okunma.
27 Şubat 2015
YEŞİLAY ve TBM
2216 Okunma.
22 Ağustos 2014
ÖZGÜR DÜŞÜNCEYİ KAVRAMAK
2028 Okunma.
16 Ağustos 2014
ŞAZELİ ŞEYHİ ALİ DEDE
3995 Okunma.
06 Ağustos 2014
HZ. İBRAHİM, DERGÂHTA YAPILAN ZİKİRLER VE İHSAN ÇERMİKLİ
4366 Okunma.
04 Temmuz 2014
ALİ BABA CAMİİ'NDE RAMAZANI YAŞAMAK
2458 Okunma.
21 Haziran 2014
IRMAKLARI KAN AKAN COĞRAFYA
2075 Okunma.
22 Mayıs 2014
URFA’NIN KÜLTÜREL VİZYONU NASIL OLMALI
2737 Okunma.
17 Mayıs 2014
"KÖMÜR KARASIDIR GÖZYAŞI"
2432 Okunma.
09 Mayıs 2014
ŞEHİR VE MEDENİYET
2501 Okunma.
18 Nisan 2014
YENİDEN MERHABA
2530 Okunma.
Haber Yazılımı