Yazı Detayı
26 Aralık 2019 - Perşembe 10:23 Bu yazı 195 kez okundu
 
BEN TUĞRUL
Merve ASLANOĞLU
 
 

Ekimi iple çeken çocuklar, o çocuklar ki`, muhafazakâr birer kafes gardiyanı, başkalaşmış gökyüzünün kırmızıya çalan ağlarında takılmış birer kuşkanadı O çocuklar ki günün güneş görmeye yakın saatlerinde belki de ekimden aralık ortasına kadar Florya'da gökyüzünde özgürlük ağını gezdirir.

Toprak üstünde ben, belki varım belki yarım. Yaşlanmış bedenim artık kafesten bir kuş uçurmaya dahi mecalim kalmamış. Daha gün doğmamış, deniz beyaz, ortalık ağardı ağaracak. Yürüyorum eskide kalmış ama kara bıyıkları dudaklarını kaplayan çocuklar arasında. 

Her biri yeni bir kalıba bürünmüş. Ellerinde artık ne kafes var ne de dillerinde 'Azat buzat beni cennet kapısında gözet.' Sloganları… Çünkü artık kimsenin kuş azat etmek istemediklerini gördüklerinde çocukluklarına da yabancılaşmışlardı.

Yaklaş be çocuk, yaklaş bana dedim. İhtiyar bir gardiyanım ben. Çok kafes kırıp attım, çok kuş azat ettim. Bir Allah bir de ben cennet kapısına bu kadar yakınız, tanırsın sen beni, en iyi sen bilirsin beni ve Florya'yı. 

Florya kül rengidir; karaya çalan, bir serçeden az biraz daha küçüktür. Saka sarıdır, ispinoz, iskete… Daha bir sürü küçücük parlak renkli kuş, göğsü sarıda; sarının en parlağı, en güzelinde. Kırmızısı, kırmızının en yalımında. Yeşili de öyle zifiri karanlıkta parıldayarak gözükür.

 Küçücük bir kuş, som mavi gökte uçarken, mavi bir ışık topağı gibi mavisini havada bırakarak, yoğun ışıktan bir çizgi çekerek, yayarak…

Çocuğun çenesi dizleri üzerinde, başı gökte, kulakları bende ama umursamaz bir çehre; belki dargın belki kırgın… Kırgınlığı insanlığa, kuşları azat etmeyen insanlara.

Merhaba çocuk…

Aldırmadı, duymamışçılığa vurdu, yanındaki kafese dayandı, sırtı kabardı kabardı indi. Çelimsiz incecik boynunu azıcık daha içine çekti. Utangaç ince dudakları çatlamış, sıkıntıdan ter içinde kalmış dört parmak etmeyen bedeni.

'Yok bir şey abi.' Dedi. Sonra başını önüne eğdi, yumuşak bir sesle;

Kuşların sert yellerde dikenlere konmalarıyla kalkmaları bir oldu. Ağaçların tepelerini yalayarak, göğün mavisine serpilmiş alacalı lekeler gibi gökyüzünden yiterler. Yazın sarı sarı açan çiçekler arasında saatlerce onları gözlüyorum. Artık Florya da camiler de bir başka. Zaten insanlar bambaşka… Cennet kapısı bugünün insanına bedava abi. 

'Haklısın Tuğrul.' Dedim, zaten Tuğrul hep haklıydı. Çocukken de böyleydi beylik lafları vardı. Oysa Tuğrul, kuşlar değişmez, kuşlar alacakaranlık içinde yitip gitmez diyemedim. 

İnsanları değil, gökyüzünde ağlara kırmızı kanatlarını bırakmayan kuşları suçluyordu. Kuşkuyla bir bana bir de gökteki kuşlara baktı. Birkaç kafes dolusu kuşla geçinip giden çocuk, şimdi kuşlarda suç buluyordu. Ahiret hayatıyla, dünya arasında seçim yapmış ve kafesi boşaltıp cenneti garantiye almış kadar mutluydu ama gökyüzünde bıraktığı kızıllık kadar hüzünlü., ayrılığın vermiş olduğu tecelli kadar düşünceli…

Bu insanlar değişmiş, yumruklarını sıkıyor, dövüşüyor, barışıyor, sarılıyordu ama kimse gökyüzüne kuş salıvermiyordu. 

Tuğrul… Tuğrul sessiz, düşünceli, çocuksu bir suçluluk duygusu. Ekmek parası diyebildi sadece. Azat buzatlık kuşlar ve ekmek parası tıpkı yaşlanmış ben ve yaş almış Tuğrul gibi.

Merhaba Tuğrul… 

Ben Tuğrul… Gecenin al rengi gündüzünde uzun uzadıya bir sohbetimiz vardı seninle. Önümüzde bu şehrin acımasızlığını yitirmişliğinin, kendi kendini, insanlığını unutmuşluğunun, çok şeyler kaybetmişliğin bir anıtı.

Ve içimde birisi durup durup gülüyor, küfür gibi, umut gibi, garip bir bekleyiş ağıtı gibi.

'Tuğrul dedim'

Ta ki gökten bir kuş sürüsü geçinceye, dikenlere kuşlar konuncaya ve çocuklar kapanmış ağa doğru sevinç çığlıkları atarak koşuncaya kadar gökten umudunu kesme.

 
Etiketler: BEN, TUĞRUL,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
20 Ocak 2020
NE KADINLAR SEVDİN ZATEN YOKTULAR
27 Okunma.
24 Aralık 2019
HİÇSİZLEŞTİREMEDİKLERİMİZ
60 Okunma.
09 Aralık 2019
BİR İNSANI SEVMEKLE BAŞLAR HER ŞEY
144 Okunma.
11 Kasım 2019
BİR ŞEHRİN SESİ
230 Okunma.
07 Kasım 2019
ŞAHSİ BİR ÖZYIKIMDIR
240 Okunma.
05 Kasım 2019
BİR SABAH UYANDIĞIMDA SEN YOKSAN
180 Okunma.
31 Ekim 2019
TUTARSIZ ÇELİŞKİ
231 Okunma.
16 Ekim 2019
RAFLARA SIĞDIRILMIŞ HAYATLAR
248 Okunma.
05 Ekim 2019
DÜNYAYA BENDEN BİR TURNA KUŞU
190 Okunma.
25 Eylül 2019
BİRİLERİ AYAKTA DURMALI
329 Okunma.
24 Eylül 2019
KALEMİME DARBE
190 Okunma.
20 Ağustos 2019
İÇİMİZDE YAŞAYAN GERÇEK MARTI JONATHAN'LARA...
574 Okunma.
07 Ağustos 2019
ACILARIN VE İNANÇLARIN GEMİSİ
322 Okunma.
05 Ağustos 2019
YENİ BİR DÜNYA İSTİYORUM
251 Okunma.
27 Haziran 2019
AFFETMEK ÜZERİNE
504 Okunma.
17 Haziran 2019
YIL 1961
382 Okunma.
20 Mayıs 2019
…ÜÇ NOKTA…
522 Okunma.
17 Mayıs 2019
KANADI KOPMUŞ KUŞ
320 Okunma.
15 Mayıs 2019
BİR VAROLUŞ ANATOMİSİ
309 Okunma.
08 Mayıs 2019
KADİM BİR GELENEK
320 Okunma.
03 Nisan 2019
KADERE HİÇ DE İNANMAZDIM (!)
534 Okunma.
18 Mart 2019
İKİ DÜNYAYI BİR ARAYA GETİR VE KOŞ
458 Okunma.
11 Mart 2019
BİZ GÜZELLİKLERİ ESKİLERE EMANET ETTİK
424 Okunma.
07 Şubat 2019
BAZEN VAZGEÇEBİLMEK LAZIM
963 Okunma.
23 Ocak 2019
DENGBEJLERİN SESİNİ DUYMAK İSTEYENLERE
1221 Okunma.
21 Ocak 2019
YARIM KALMIŞ HER ŞEY GİBİ
553 Okunma.
16 Ocak 2019
KARABASAN GİBİ BİR GELECEK ATMOSFERİ
650 Okunma.
03 Ocak 2019
KELİMELERİN ÖTESİNDE
879 Okunma.
24 Mart 2018
DUVARDAKİ KOKU VE BİR MEKTUP MESELESİ
8465 Okunma.
Haber Yazılımı