Yazı Detayı
07 Ağustos 2019 - Çarşamba 10:55 Bu yazı 505 kez okundu
 
ACILARIN VE İNANÇLARIN GEMİSİ
Merve ASLANOĞLU
 
 

İkinci dünya savaşının karanlık günlerinde Köstence'den yola çıkan Struma adlı bir gemi yüzlerce insana yaşanılabilir bir ülke bulmak için yola çıkar.  Alman soykırımından kurtulmak ve yasaklanmış onca insani özelliği geri kazanmak için yol alır.  Dalgaların kıyıya vuruşundan belliydi olacaklar. Gerçekte yıkık dökük olan gemi, gazetelerde daha farklı fotoğraflarla gösterilmiş. Hareket günü geminin halini gören insanlara ise daha iyi bir gemiye geçileceğine dair sözler söylenmiş. Söylenilen bu yalanlar Nazi baskısından kaçmaya çalışan insanlara yapılan katliamın ilk adımıydı. Sekiz yüze yakın insan ne   tutulmayacak sözlere ne de deniz altında  tabut olmaya giden Strumaya aldırış etmedi.

Struma, 12 Aralık 1941' de 4 bin Yahudi'nin Naziler tarafından katledilmesi sonrasında, ülkeden ayrılmak isteyen sekiz yüz  insanı barış bayrağıyla dolu olan bir kıyıya götürmek için yola çıktı.  Geminin hayvan taşımacılığında kullanıldığını insanlar daha sonra öğrendi.  Gemi, İstanbul' a demir atması ile üçüncü arızasını geçirdi ve zorlukla geçen 9 haftalık bekleyiş de başlamış oldu. İstanbul'un son derece soğuk geçtiği söylenen 1942 kışında gemidekilerin salgın hastalık taşıdığı gerekçesiyle insanların haftalarca ahırdan bozma kamaralarda kalması, tarihe utanç verici bir durum olarak geçmiştir. Gemi Sarayburnu'ndan Karadeniz' e doğru çekilirken yolcular son bir umut olarak çarşaflara ''Yaşasın Türkiye kurtarın bizi.'' yazdığı, sloganlar atığı bazı kaynaklarda geçmektedir. Ancak Türkiye baskı altında kalmış olmasından dolayı yüzlerce masum insanı, sonu belli olan karanlık bir ölüme doğru gönderdi. Haftalar sonra motoru hala çalışmayan gemi Türkiye tarafından şile açıklarına gönderildi. Yahudilerle dolu olan gemi, 24 Şubat sabahı barışa karşı olan caniler tarafından büyük bir patlama  sonucu 768 kişiye mezar oldu. 

 Struma'dan yaşanılabilir halde çıkan sadece iki kişi oldu. Yaşanılabilir diyorum çünkü gerilerinde yüzlerce insanı deniz altında bırakmışlardı. Hayatta kalabilmek için mücadele etme gereksinimi bile duymamışlar. Umutları ve barışa olan güvenleri tükenmişti. İki can arkadaşı bir gün boyunca bir birini tokatlayarak donmamaya çalışmışlar fakat biri tutunup kurtuldukları tahta kirişi bırakıp suya düşünce umutları tükenen   16 yaşındaki David  Stoliar, cebindeki çakıyla bileklerini kesmek istedi. Parmakları donan Stoliar çakıyı açamadı ama ölmek üzereyken Türk kurtarma kayığı tarafından bulundu. Peki bir insan kurtulmuşken, tek bir insan bile olsa ben neden kara kara onun kurtulduğunu düşünüyorum, neden o kadar insan ölmüşken sadece biri kalmıştı geride?,  kafamda dolanan bu soruları cevapsız bırakmayacaktım elbette. İsmail Aslan ne kadar gündelik bir isim değil mi, tıpkı şile kıyılarında balıkçı olan yaşlı bir adam ismi gibi. İsmail amca, bize hayatını kaybedenlerin denizden çıkarılıp defnedildiğini daha dün yaşamış gibi anlatıyor. Ve 2001 yılında Yusuf amcanın barakasına giden bir kadın ve yaşlı bir adam kafamı kurcalayan sorularıma cevap oluyor.. Evet, o yaşlı adam 16 yaşındaki David Stoliar… İsmail amcaya bir kitap yazmak istediğini, acı dolu anılarını, Struma'yı, deniz üstünde kaybettiği onca yol arkadaşını yazmak istediğini söylüyor. Ne acı değil mi ? Yıllar sonra yanında belki de sığınmak istediğin bir kadınla beraber umuda doğru yola çıkan fakat arkadaşlarına mezar olan gemiden bahsetmek. Ve kurtarıldığın anda şile kıyısında seni izleyen İsmail amca. Belki de bunun için Struma'dan tek bir kişi yaşanılabilir halde çıktı.  Yahudi olduğu gerekçesiyle öldürülen  yüzlerce insanı tarihe yazmak  ve arkadaşlarını barışa götürmek umuduyla yola çıkan Struma'yı görmek için . Struma, deniz altında yüzen tek mezar, 58 yıl sonra İstanbul boğazının altı mil kuzeyinde,70- 80 metre derinliğinde bulundu.  baş tarafının belli belirsiz hüznü bir tarafa yatmış, öldürülen onca insanın cesedini omuzlarında taşır şekilde tarihe selam vermekte. Peki ya tarihe adı geçmeyen yüzlerce insan,  saygı ve özlemle deniz kıyısında sevdiğini bekleyenler, gün sayanlar, haftalar, aylar boyu kıyı kenarında diz çöküp ağlayanlar ve kemanını elinden bırakmayan Magimialian Wagner.. Yüzlerce insan arasında yazıya geçirilen Nadia'nın hocası, arkadaşı, aşkı ve kocası. öldükten sonra küllerini şile kıyısına bırakan amca ve yıllar geçse de evlat acısını unutamayan yaralı Yahudi…  tüm bunlar, tüm bu insanlar, Yahudi değil, Hristiyan değil, Müslüman değil, İNSAN sadece İNSAN ama geride kalan bir deniz dolusu kan.

Şimdi çok eski bir dostumu kaybetmişçesine hüzünlüyüm. Hiçbir kolektif kimlikle yan yana getiremediğim insanlara ve kategorilere sığmayan bambaşka bir dünyaya karşı duyduğum derin özlem.  Bu aciz yazıdan sonra kaleme alınmışlardan çok anlatılamayanları anlama gururunu taşıyorum. Anlatılamayanları; şile kıyılarında ölü bedenleri bekleyen insanları diyorum.  

Zülfü Livaneli'nin sözüne bende birkaç meçhul ve mahcup cümle ekleyerek bitirmek istiyorum yazımı;
Böyle bir dünyada yaşıyoruz işte. Bir tarafta yıllar geçse de kıyı kenarında sevdiğini bekleyen müteveffa ruhlar.  Bir tarafta da iktidar tutkusuyla insanların hayatlarını karartan barbarlar. Bir tarafta vahşet, bir tarafta ahlaki ilkeler.

 
Etiketler: ACILARIN, VE, İNANÇLARIN, GEMİSİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
01 Temmuz 2020
VAROLUŞSAL BİR YIKIM
143 Okunma.
22 Nisan 2020
COVİD-19 (HER ŞEYE RAĞMEN KAZANDIRDIKLARI)
638 Okunma.
20 Mart 2020
DENGBEJLERİN SESİNİ DUYMAK İSTEYENLERE
273 Okunma.
12 Mart 2020
İKİ DÜNYAYI BİR ARAYA GETİR VE KOŞ
230 Okunma.
02 Mart 2020
İPEK BÖCEĞİNİN SERÜVENİ
337 Okunma.
12 Şubat 2020
KANADI KOPMUŞ KUŞ
342 Okunma.
10 Şubat 2020
KARABASAN GİBİ BİR GELECEK ATMOSFERİ
271 Okunma.
28 Ocak 2020
KELİMELERİN ÖTESİNDE
283 Okunma.
20 Ocak 2020
NE KADINLAR SEVDİN ZATEN YOKTULAR
244 Okunma.
26 Aralık 2019
BEN TUĞRUL
422 Okunma.
24 Aralık 2019
HİÇSİZLEŞTİREMEDİKLERİMİZ
219 Okunma.
09 Aralık 2019
BİR İNSANI SEVMEKLE BAŞLAR HER ŞEY
350 Okunma.
11 Kasım 2019
BİR ŞEHRİN SESİ
429 Okunma.
07 Kasım 2019
ŞAHSİ BİR ÖZYIKIMDIR
424 Okunma.
05 Kasım 2019
BİR SABAH UYANDIĞIMDA SEN YOKSAN
380 Okunma.
31 Ekim 2019
TUTARSIZ ÇELİŞKİ
421 Okunma.
16 Ekim 2019
RAFLARA SIĞDIRILMIŞ HAYATLAR
411 Okunma.
05 Ekim 2019
DÜNYAYA BENDEN BİR TURNA KUŞU
427 Okunma.
25 Eylül 2019
BİRİLERİ AYAKTA DURMALI
571 Okunma.
24 Eylül 2019
KALEMİME DARBE
333 Okunma.
20 Ağustos 2019
İÇİMİZDE YAŞAYAN GERÇEK MARTI JONATHAN'LARA...
938 Okunma.
05 Ağustos 2019
YENİ BİR DÜNYA İSTİYORUM
430 Okunma.
27 Haziran 2019
AFFETMEK ÜZERİNE
727 Okunma.
17 Haziran 2019
YIL 1961
574 Okunma.
20 Mayıs 2019
…ÜÇ NOKTA…
899 Okunma.
15 Mayıs 2019
BİR VAROLUŞ ANATOMİSİ
670 Okunma.
08 Mayıs 2019
KADİM BİR GELENEK
511 Okunma.
03 Nisan 2019
KADERE HİÇ DE İNANMAZDIM (!)
732 Okunma.
11 Mart 2019
BİZ GÜZELLİKLERİ ESKİLERE EMANET ETTİK
922 Okunma.
07 Şubat 2019
BAZEN VAZGEÇEBİLMEK LAZIM
1182 Okunma.
24 Mart 2018
DUVARDAKİ KOKU VE BİR MEKTUP MESELESİ
8700 Okunma.
Haber Yazılımı