Yazı Detayı
28 Nisan 2017 - Cuma 09:43 Bu yazı 521 kez okundu
 
16 NISAN REFERANDUMUNDA GERÇEKLERLE YÜZLEŞMEK-2
Osman GÜLEBAK
o.gulebak@ilkemuhabir.com
 
 

AK Parti, MHP, HÜDA PAR sonradan BBP'nin destek verdiği 'evet' neden beklediği kadar çıkmadı? Ya da AK Parti dışında destek veren partilerin sonuca etkisi ne kadar oldu? Bu sonuç, sosyolojik bir olay olması hasebiyle içerisinde birçok farklı sebebi barındırıyor.

Şimdi tüm bu etkenleri ve bu etkenlerin arka planını hep birlikte irdelemeye çalışalım. Üç bölüm şeklinde yayımlanacak olan bu seçim analizim, bizzat sahada yaptığım bazı tespitlere dayalıdır. Devam edelim…

Çözüm sürecinde yapılan hatalar ve sürecin sona ermesiyle yapılan operasyonlar ve belediyelere kayyum atanması
On binlerce insanın hayatını kaybetmesine yine on binlerce insanın farklı şekillerde sosyal sorunlar yaşamasına sebep olan ve adına 'Kürt Sorunu' denilen sorunun çözümü için atılan yanlış adımlar birçok sorunu da beraberinde getirdi. Gömleğin ilk düğmesinin yanlış iliklenmesinin diğer düğmelerin de yanlış iliklenmesine sebep olduğu gibi bu alanda tüm uyarılara rağmen atılan yanlış adımlar, koca bir bölgenin yıkımına neden oldu. Kürt halkının İslami ve insani haklarının iadesi konusunun PKK'nin elindeki silahı bırakmasına indirgenmesi ve bu konuda sadece elinde silah bulunan PKK'nin muhatap alınması, dindar Kürt halkının tepkisine sebep oldu. Yine bu süreçte durmadan şehirlere silah yığan PKK'nin tüm uyarılara rağmen görülmemesi ve ardından çözüm sürecinin sona ermesiyle yapılan operasyonlarda yine mazlum halkın mağdur edilmesi Kürt halkının hükümete olan inancını zedeledi.

Operasyonlar sırasında -ister bunlara FETÖ deyin ister ulusalcı- bazı güvenlik görevlilerin duvarlara faşist yazılar yazması aynı zamanda bazılarının bu düşüncelerini bizzat uygulamaya koyması dindar Kürt halkını hayır cephesine kaydırdı. Ardından halkın oylarıyla seçilen -her ne kadar aldıkları oy baskı ile olsa da- belediye başkanları yerine atama yoluyla kayyum atanması ve HDP bu uygulamayı hayır için yaptığı çalışmada 'diktatörlük' propagandasına örnek göstermesi Kürt halkını etkiledi. Her ne kadar bazı yerlerde atanan kayyumların çalışmaları oyları arttırsa da -Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesi ve benzeri gibi- genel anlamda bu uygulama oy kaybına sebep oldu. Belki de çukur siyasetinin ardından HDP'nin oylarının kahır ekseriyetini koruması bu yüzdendir.

Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun ani bir kararla görevden alınması ve 'hocacıların' nötr tavrı
Önce Refah Partisi ve daha sonra da Fazilet Partisinin kapatılmasının ardından Recep Tayyip Erdoğan, bir grup arkadaşıyla AK Parti'yi kurdu. Büyük tartışmalara sebep olan bu yeni süreçte Milli Görüş çizgisinin önemli birçok siması Erdoğan'la hareket etti.

Bunların içinde sonradan farklı yerlerde görev alacak Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu da vardı. 2002 yılında Başbakanlık 2007 yılında ise Cumhurbaşkanlığı görevini yürüten Gül, Cumhurbaşkanlığı görevinin ardından bir daha aktif siyasete girmedi. Uzun bir süredir sessizliğe bürünen Gül, Milli Görüş çizgisinin en eskilerinden olması hasebiyle kendisine yakın bir kitleyi etkiledi.

Gül'ün ardından bir zamanlar Dış İşleri Bakanı olan ve daha sonra Başbakan olan Davutoğlu'nun görevinden alınması, AK Parti içinde dışa pek yansımayan gizli bir çatlak oluşturdu. Bu çatlağın ardından Davutoğlu'na yakın 'hocacılar' diye bilinen bu kesim, alttan alta parti içi bir gizli muhalefet oluşturdu. Bu kesim, her ne kadar bu süreçte Erdoğan'ın elinin güçlü olmasından dolayı sessizliğe bürünmeyi tercih ettiyse de alttan alta hayır çıkmasını bekledi. Seçim süreci boyunca Davutoğlu'nun çalışmalara katılmaması, bu konuda hiç konuşmaması buna kanıt olarak gösterilebilir. Bu kesim dört gözle Erdoğan'ın gitmesini beklemektedir.

15 Temmuz'dan sonra AK Parti içinde bulunan kripto FETÖ'cülerin gizli 'hayır' çalışması
Kapatılan Fazilet Partisinden ayrılan Erdoğan ve ekibi, her ne kadar Milli Görüş geleneğinden gelse de yeni kurdukları partinin, sosyal bir tabanının olmaması insan kaynağı ihtiyacını karşılamaya çalışan AK Partiyi farklı arayışlara yönlendirdi. O dönem Batı ile iyi geçinmeye çalışan AK Partinin yolları, bir anda daha önceleri çeşitli yollarla devletin birçok kurumuna sızan FETÖ ile çakıştı. FETÖ, AK Parti'nin insan kaynağı yükünü karşılarken AK Parti'de hükümet olması hesabıyla devletin tüm imkânlarını FETÖ'ye seferber ediyordu. Uzu süre devam eden, karşılıklı menfaatler ilişkisine dayalı bu süreç, alttan alta yaşanan sorunlarla 'öküz öldü ortaklık bitti' sürecine dönüşüverdi. 17-25 Aralık operasyonuyla ile su yüzüne çıkan kavgalı süreçte kılıçlar kınından çekildi. Fakat AK Parti ve FETÖ'nün tabanının iç içe olması birçok sorunu da beraberinde getirdi. Ayrışmanın başlangıcı kabul edilen bu süreçte Erdoğan, çağrıda bulunarak çeşitli sebeplerle FETÖ ile ilişkisi olanların bu ilişkisini kesmesini istedi.

Birçok insan bu süreçte FETÖ'den ayrılarak hükümetten yana tavır koyarken birçoğu da 'garantici' davranarak -ki bunlara kripto FETÖ'cü deniliyor- AK Parti içinde görünmesine rağmen FETÖ ile olan ilişkisini gizliden devam ettirdi. Derken 15 Temmuz darbesi ile her şey her açıdan yepyeni bir süreç başladı.

Hükümet, sadece darbeye katılanları değil 17-25 Aralık'tan itibaren FETÖ ile her açıdan ilişkisi olan herkese operasyon yaptı. Fakat hükümet her ne hikmetse FETÖ'nün siyasi ayağına hiç karışmadı. Kulislerde konuşulanlara göre, AK Parti milletvekillerinden 80'i FETÖ'nün gizli iletişim ağı olan 'Bylock' kullandığı öne sürüldü. Bu milletvekilleri ve bunlara yakın kesimler, seçimlerde 'evet' çıkması durumunda sıranın kendilerine geleceği kaygısıyla ya 'hayır'a çalıştılar ya da nötr pozisyonuna geçerek 'evet' çalışmasına katılmayarak sandıktan 'hayır' çıkmasını beklediler. AK Parti içindeki bu kesimin etkisi azımsanmayacak kadar çoktur.

Sosyal bir tabana sahip olmayan AK Parti'nin teşkilatları ile ilgili yaşanan sorunlar
Sosyal bir tabana sahip Milli Görüş'ten ayrılan -fikri olmasa da en azından teşkilat olarak- AK Parti, 28 Şubat sürecinin halkta oluşturduğu baskıya tepkinin yansıması sonucu beklenmedik bir şekilde seçimleri kazanarak iktidar oldu. Bu beklenmedik gelişme karşısında sorumluluk altına giren AK Parti, hızlı bir teşkilatlanmaya gitmek zorunda kaldı. Bu da AK Parti'de heterojen teşkilat oluşturdu. Özellikle AK Partinin iktidar olmasını gören siyaseti bir menfaat kapısı gören birçok kesim, soluğu AK Partide aldı. Teşkilatı ve milletvekillerini seçerken liyakat yerine daha çok oy potansiyelini göz önünde bulunduran AK Parti, kısa sürede mücahitlerin partisi beklentilerinin aksine müteahhitlerin partisine dönüştü. Bu da parti içinde bulunan samimi birçok insanın kırılmasına ya da geri çekilmesine sebep oldu.

Yine parti kadrolara yerleşen ihaleci kesimlerin, bölgede mağdur halkın birçok hakkını akrabalarına ve çevresine peşkeş çekmesi, birçok hukuki olmayan işlere adlarının karışması ve bunun karşısında adalet mekanizmasının harekete geçmemesi toplumda AK Parti'ye ve adaletine olan güveni sarstı.

Örneğin; Şanlıurfa'da birçok köyün arazilerinin hukuki olmayan yollarla bazı 'ağa' diye tabir edilen şahıslara peşkeş çekilmesi. Bu sorun gündeme gelmesine rağmen hükümetin sessiz tutum sergilemesi… Seçim çalışmaları boyunca parti teşkilatlarının yeni süreci halka anlatamadı. Dava bilinci olmayan teşkilatlar, seçim sürecinde sokak sokak gezip oy toplaması gerekirken sadece resmi açılışlardaki protokolde yer almayı yeğledi.

Hayırcılar daha çok birebir propaganda yaparken AK Partililer ise daha çok resmi programlarla 'evet'i anlatmaya çalıştı. Halka inemeyen AK Parti, yeni anayasa konusunda halkı ikna edemedi. Hükümet, bu saatten sonra teşkilatlar konusunda bir arınma sürecine girmemesi halinde daha kötü günler yaşaması kaçınılmaz olacaktır.
Devam Edecek…

 
Etiketler: 16, NISAN, REFERANDUMUNDA, GERÇEKLERLE, YÜZLEŞMEK2
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Şanlıurfa
Çok Bulutlu
Güncelleme: 26.05.2018
Bugün
20° - 33°
Pazar
21° - 35°
Pazartesi
23° - 33°
Şanlıurfa

Güncelleme: 26.05.2018
İmsak
03:20
Sabah
05:02
Öğle
12:29
İkindi
16:17
Akşam
19:43
Yatsı
21:17
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı